Erdoğan: "Faiz Enflasyonu Tahrik Ediyor" (2)

Güncel Haberler

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 5.5 Yıl Önce Türkiye'de İşsizlik Oranının Yüzde 10.7 Olduğunu Anımsatarak, "Şu Anda Yine O Civardayız. 2007 Sonu İtibariyle 2.4 Milyon İşsiz İnsanı İş Sahibi Yaptık. Türkiye Ciddi Manada Sanayileşiyor. Göreve Geldiğimizdeki Tarım Sektörüyle, Bugünkü Tarım Sektöründeki İstihdama Baktığımızda 10 Puan Burada da Kazanımımız Var" Dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 5.5 yıl önce Türkiye'de işsizlik oranının yüzde 10.7 olduğunu anımsatarak, "Şu anda yine o civardayız. 2007 sonu itibariyle 2.4 milyon işsiz insanı iş sahibi yaptık. Türkiye ciddi manada sanayileşiyor. Göreve geldiğimizdeki tarım sektörüyle, bugünkü tarım sektöründeki istihdama baktığımızda 10 puan burada da kazanımımız var" dedi.


Erdoğan, göreve geldiklerinde Akdeniz sahilinin bulanık halde olduğunu söyleyerek, "Ama şimdi Antalya sahilleri hemen hemen her yerinde denize girilebilir hale geldi. Bu bir ufuk meselesiydi. Bu gerçekten bütün oradaki insan unsurunun bu işe hassasiyetle yaklaşmasını gerektiriyordu. Antalya sahillerinin denize girilebilir hale getirilmesiyle turist sayısının yılda 8 milyona ulaştığını kaydederek, Belediyeler Yasasının, belediyelerde böyle imkanların oluşması amacıyla çıkarıldığını anlattı.


Ekonomist Conferences'ın "Türk Hükümeti ile Yuvarlak Masa Toplantısı"nda yaptığı konuşmanın ardından yerli-yabancı katılımcıların sorularını yanıtlayan Erdoğan, kayıtdışının önlenmesi için ne gibi tedbirlerin alınması gerektiğine yönelik bir soruya, kayıtdışıyla mücadele etmek için yasal düzenlemenin yanı sıra ahlaki değerlere önem veren insan sayısının da önemli olduğunu aktardı. Erdoğan, ahlaki değerlere önem veren insan sayısının artmasıyla kayıtdışı ekonomiden kurtulabilineceğini dile getirerek, "Ama yetişmiş insanınız ve ahlak değerlere önem vermeyen insanlar olduğu sürece yasal düzenlemeniz ne kadar olursa olsun kayıtdışılık devam edecektir. Engelleyen yasal düzenlemeler var ama ara ara bakıyoruz ki, kayıtdışılık devam ediyor. Neden? Çünkü, rekabeti kayıtdışılığın üzerine inşa eden bir anlayış var. Ben bunları ahlaki bulmuyorum" diye konuştu.





-"İŞSİZLİK ORANI 5.5 YIL ÖNCEKİYLE HEMEN HEMEN AYNI"-





Satışı tamamen ihracata dayalı olan, aramalda ithalatı olmayan firmaların Anadolu'da ciddi bir sıkıntı içinde olduğunu belirterek, bunun için hükümetin ne gibi önlemler alacağı ve işsizlik sorununun nasıl çözüleceğinin sorulması üzerine Erdoğan, işsizliğin sadece Türkiye'nin değil, tüm dünyanın sorunu olduğunu ifade etti. Erdoğan, gelişmiş ülkelerin de işsizlik sorunuyla mücadele gayreti içinde olduğunu anlatarak, dünyanın artık emek yoğun istihdam anlayışından, teknoloji yoğun istihdam anlayışına doğru kaydığını söyledi. 5.5 yıl önce Türkiye'de işsizlik oranının yüzde 10.7 olduğunu anımsatan Erdoğan, "Şuanda yine o civardayız. 2007 sonu itibariyle 2.4 milyon işsiz insanı iş sahibi yaptık. Türkiye ciddi manada sanayileşiyor. Göreve geldiğimizdeki tarım sektörüyle, bugünkü tarım sektöründeki istihdama baktığımızda 10 puan burada da kazanımımız var. Yani tarım sektöründen sanayi sektörüne bir geçiş söz konusu. Bunlarla birlikte KOBİ'lere de çok ciddi bir destek veriyoruz. Dikkat ederseniz işsizlik oranı yine aynı durumda koruyabiliyoruz, istihdam alanında yeni iş alanları açmamıza rağmen koruyoruz. Bu başarıdır" diye konuştu.


Erdoğan, KOBİ'lere desteğin devam edeceğini belirterek, tarımda da artık teknoloji ağırlıklı yapıya önem verildiğini kaydetti. Türkiye'nin tarımda teknoloji ağırlıklı yapıya kavuşmasının gerekli olduğunu ifade eden Erdoğan, "Aksi taktirde ülkemizin tarımdaki ve gıdadaki ihtiyacını karşılamakta bu sıkıntıları aşmamız mümkün değil ve bu sıkıntıları da aşacağız. Şimdi GAP, DAP ve KOP dediğimiz bu projeler dikkat ederseniz buna yöneliktir" dedi. Hem tarım-gıdayla ilgili barajların yapımına, hem de sulamayla ilgili çalışmaların hızla devcam ettiğini belirten Erdoğan, bilişim teknolojisiyle donanımlı ve bütün toprakların yağmurlama, damlama sistemiyle sulanması suretiyle, toprağın tuzlanmasından, çatlamasına kadar ortadan kaldıracak bir tedbirle derinliliği arttıracak bir anlayışın amaçlandığını anlattı. Erdoağn, "Bugüne kadar başarılamayan bu süreci inşallah önümüzdeki beş yıl içerisinde başarmak suretiyle Türkiye artık sadece gıdada, tarımda kendi ihtiyacını karşılayan değil, tüm komşu ülkelerin de ihtiyacını karşılayan bir ülke konumuna gelecektir" diye konuştu.


Erdoğan, söz alan bir katılımcının, yurtdışından gelen yabancı yatırımcıların perakende, endüstri sektörlerinde, gayrimenkulle iç içe oldukları ve bu durumun Türkiye'nin ciddi sorunlarından biri olduğunu söylemesi üzerine şunları kaydetti:


"Ben arkadaşımın tespitini paylaşıyorum. Buna yönelik olarak yerel yönetimlerle mi, yoksa merkezi yönetim mi, bu işin ü,zerine nasıl gidelim? Çünkü yerinden yönetim anlayışıyla mesela emlakta özellikle, beyanı mı esas alacağız yoksa rayiç bedeli tespit etmek suretiyle mi bu işin üzerine gideceğiz, bunlar aramızda hep aramızda tartışma konusu. Tabi ki, burada çok ciddi çelişkiler var. Bir zamanlar biliyorsunuz, beyan esas alınsın dendi. Fakat beyanın esas alınması aslında çok ciddi suistimallere yol açtı. Çünkü kimse beyanda oranın rayicini vermediği gibi, üzüntümüz şudur, bir kamulaştırma yaptığınızda da orası bakıyorsunuz, yargıya gittiğinde bire 10 bedelle geri dönüyor yani 10 fazlasını vermek durumundasınız. Bu neyi gösteriyor, buralardaki suistimal bitmiyor. Ama rayiç bedel üzerinden eğer bu beyanlar gerçekleştirilecek olursa ve yasal düzenlemeye de bu şer düşecek olursa ki, şuanda onun üzerinde de çalışıyoruz, o zaman kimse o gayrimenkulun bedelini kolay kolay düşük gösteremeyecektir. Onun hakkı neyse onu göstermek durumunda kalacaktır. Bu konuda bir çalışma hazırlığını da yapıyoruz."





-"AKDENİZ'E ÇEKİLEN TURİST SAYISI YILDA 8 MİLYONA ULAŞTI"-





Yatırımcıların turisttik bölgelerdeki yol üzerlerinde çorak olarak kalmış, sulanması imkansız, bataklık haline dönüşmüş yerlerde oteller değil de, halka dönük hizmetler yapabilmesi için önerisi sorulan Erdoğan, çıkarılan belediyeler yasasını anımsatarak, belediyeler yasasının böyle işlere ufuk getirmek için atılan bir adım olduğunu kaydetti. Beldelerin olduğu yerlerin belediyelerinde ufuk kazandırabilecek bir mimar, bir çevre mühendisi, bir mühendis ve bir arkeologun bulunmadığını belirterek, "Bunların hiçbiri yoktur. Sadece oradaki yazışmaları sürdürecek birkaç tane eleman vardır, onlarla beraber bu işler götürülür, sürdürülür veya birkaç kişi o belediyeye dadanır ve onların kendilerine vermiş olduğu akılla oralarda ilkel, çağdışı şeyler yapılır. Örneğin 5.5 yıl önce bizim sadece Akdeniz sahiline baktığımız zaman, o pırıl pırıl olması gereken Akdeniz'in birçok yerinin bulanık halde olduğunu görürdünüz ve kirlilik almış başını gidiyordu. Ama şimdi Antalya sahilleri hemen hemen her yerinde denize girilebilir hale geldi. Bu bir ufuk meselesiydi. Bu gerçekten bütün oradaki insan unsurunun bu işe hassasiyetle yaklaşmasını gerektiriyordu. Bu adımlar atılınca şimdi Antalya sahilleri rahatlıkla denize girilebilir noktaya getirildi ve takdir topluyor" diye konuştu.


Erdoğan, Antalya sahillerinin denize girilebilir hale getirilmesiyle turist sayısının yılda 8 milyona ulaştığını kaydederek, bu durumum Türkiye'nin her yeri için geçerli olduğunu bildirdi. Belediyeler Yasasının, belediyelerde böyle imkanların oluşması amacıyla çıkarıldığını anlatan Erdoğan, küçük belediyelerin ilçe belediyelere bağlanması suretiyle güçlü kadroların oluşmasının hedeflendiğini ve oluşacak güçlü kadrolarla da bu yelerdeki yapılanma noktasındaki adımların ideal şekilde atılmasının amaçlandığını söyledi.


Uluslararası sermayenin Türkiye'ye çekilmesi için çok büyük gayret sarf ettiklerini belirten Erdoğan, Yatırım Promosyon Ajansı'nın bu konudaki çalışmalarının hızla devam ettiğini dile getirdi. Erdoğan, konuya ilişkin yasal düzenlemeler noktasında da birçok adım atıldığının aktararak, bazı engellemelerle de hala karşılaşıldığını bildirdi.


(ANKA)


(DG/NB/ZG)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler