Devlet Bakanı Yılmaz: 2009'un Sonunda Ekonomi Büyüme Eğilimine Girecek

Güncel Haberler

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, 2009'un İlk Çeyreğinde Yüzde 13.8 Küçülen Türkiye Ekonomisinin Yıl Sonunda Büyüme Eğilimine Gireceğini İleri Sürdü. Türkiye Ekonomisinin Bütün Dünyayı Etkileyen Küresel Krizde Önemli Bir Aşamayı Geride Bıraktığına Dikkat Çeken Bakan Yılmaz, 3 Aylık Daralmanın Ardından, Küçülmeyi Hafifleten Bir Süreç Yaşandığını Vurguladı.

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, 2009'un ilk çeyreğinde yüzde 13.8 küçülen Türkiye ekonomisinin yıl sonunda büyüme eğilimine gireceğini ileri sürdü. Türkiye ekonomisinin bütün dünyayı etkileyen küresel krizde önemli bir aşamayı geride bıraktığına dikkat çeken Bakan Yılmaz, 3 aylık daralmanın ardından, küçülmeyi hafifleten bir süreç yaşandığını vurguladı.

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) tarafından düzenlenen İNTES ve Dünya Gazetesi'nin sponsorluğunda düzenlenen "Dünyayı İnşa Edenler" toplantısında konuşan Cevdet Yılmaz, yılın ilk çeyreğinde küçülen Türkiye ekonomisinin, yılın sonlarına doğru büyüme eğilimine gireceğini söyledi. Küresel krizin tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye'yi de olumsuz etkilediğine dikkati çeken Yılmaz, krizin yarattığı depremin etkilerinin kısa sürede ortadan kalkmayacağını vurgulayarak, önemli bir aşamanın atlatıldığının altını çizdi. Türkiye'nin yıl sonunda büyüme eğilimine gireceğini belirten Yılmaz, dünya krizden çıkarken Türkiye'nin trendini artırıp, ülke ekonomisinin daha üst noktaya taşınacağını kaydetti. 2009'un ilk çeyreğinde inşaat sektörünün yüzde 18.9 daraldığına dikkat çeken Yılmaz, ekonominin genel olarak bu dönemde yüzde 13.8 küçüldüğünü belirterek, "3 aylık dönem geride kalmış dönem. Ocak-Şubat-Mart dönemindeki küçülmeyi giderek hafifleten bir süreç yaşandı. Biz Türkiye ekonomisinin yılın sonlarına doğru büyüyen bir eğilim içinde olduğunu düşünüyoruz. Kamu politikaları bu yönde oluşturuluyor. Teşvik ve istihdam paketi, Kredi Garanti Fonu, ÖTV ve KDV indirimlerini bu çerçevede değerlendiriyoruz. Dünyadaki gelişmelerle birlikte, özellikle ikinci çeyrekten itibaren bu politikalar etkilerini gösterecektir. Elbette ki dünyadaki deprem çok kısa vadede ortadan kalkmayacak. Fiziki depremlerde olduğu gibi güven oluşumu belirli bir zaman alacak. Finansal mimari, ekonomik canlanma, talep canlanması elbette zaman alacak. Bu sürece reformlarını yapmış ülke olarak girmiş, finansal piyasasını düzenlenmiş olmanın ve tek parti hükümeti olarak girmenin etkileri var. İnşallah krizi fırsata çevireceğiz, dünya krizden çıkarken biz hızla çıkacağız amacımız bunu yapmak" dedi.

-"İNŞAAT SEKTÖRÜNDEN 1 MİLYON KİŞİ EKMEK KAZANIYOR"-

İNTES tarafından düzenlenen "Dünyayı İnşa Edenler" toplantısını, 9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz katıldı. Dünyayı İnşa Edenler Toplantısında konuşan Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, inşaat sektörünün ülke ekonomisi için ne kadar önemli olduğunu bildiklerini dile getirdi. Yılmaz, "İnşaat sektörünün birçok sektörle girdi çıktı ilişkisi içinde olduğunu, özellikle de işgücü ve istihdam anlamında lokomotif sektör olduğunun farkındayız. İnşaat sektörü büyüme döneminde büyümeyi sürükleyen bir sektör. 2001 krizinin ardından inşaat sektörü 2004'te büyüme eğilimine girdi. 2005 yılında yüzde 21,5, 2006 yılında yüzde 18.5, 2007 yılında ise yüzde 5.7 büyüyen inşaat sektörünün, 2008'den itibaren krizin etkisiyle durgunluk dönemine girdiğini görüyoruz. İstihdam içindeki payına baktığımızda yüzde 5-6'lık bir sahip olduğunu görüyoruz. 2009 Mart ayı itibariyle 1 milyon 62 bin kişi inşaat sektöründe ekmek yiyor" dedi.

"Dünyayı İnşa Edenler" vizyonunun sektöre, Türkiye'ye yakışan bir vizyon olduğunu ifade eden Bakan Yılmaz, bunun başarılı olmaması için hiçbir neden olmadığını vurguladı. Yılmaz, Hükümet olarak da bu vizyonun arkasında olduklarını kaydetti.

-"KALİTE FAKTÖRÜ ÖNE ÇIKACAK"-

Bundan sonraki dönemde sektörde hizmetlerin yaygınlaştırılmasının ötesinde kalite faktörünün çok etkin olacağına dikkat çeken Yılmaz, "Altyapı, üst yapı şehirleşmede kalite odaklı politikalar öne çıkacak. Sektörümüzde dünya ve Türkiye'de kalite ile öne çıkmalı. Türkiye'nin tanıtımı için de çok önemli. Bu sektör ülkemizin tanıtımı ve markalaştırılması anlamında önemli bir katkı veriyor. Bu kalite anlayışı içinde şehirlerimizde kaliteli yaşam koşulları anlamında, akıllı binalar, akıllı kentler olması anlamında sektörün büyük katkı vermesini bekliyoruz. Bunu yaparken yönetişim kavramından hareket etmemiz lazım. Bugünkü dünyada sektör kamu süreçleri birlikte yürütmek durumunda hiç kimse tek başına ben yaparım dememeli. Politikaları şekillendirme anlamında formüle etme anlamında yoğun bir işbirliğine ihtiyaç var. Kamu özel sektör yeni finansman modelleriyle çalışmalar yapıyoruz. Kamu özel sektör işbirliği çalışmaları önümüzdeki dönemde daha sık gündeme gelecek" dedi. Türkiye'nin cumhuriyetin kuruluşunun 100'üncü yılında Türkiye'nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesini hedeflediklerini söyleyen Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, ekonominin lokomotifi sektörlerinden olan ve büyümeyi sürükleyen inşaat sektörüne, dün olduğu gibi bugünde destek vermeye devam edeceklerini söyledi.

-KAMU YATIRIMLARI HIZLANDIRILACAK-

Bunu özel sektörle birlikte yapacaklarını söyleyen Yılmaz, DPT olarak kamu yatırımlarını olabildiğince hızlandıracaklarını belirtti. GAP, DAP gibi bölgesel programlar başta olmak üzere, ulaştırma, tarım, eğitim, sağlık, enerji sektörleri başta olmak üzere altyapı yatırımlarına devam edildiğini aktaran Yılmaz, içinden geçilen kriz ortamında bunun sektöre katkı verdiği yönünde değerlendirme yaptıklarını ifade etti. 56 milyar TL'lik kamu yatırım bütçesi bulunduğunu belirten Yılmaz, "Kamu hızlı biçimde yatırımlara devam ediyor. Uyguladığımız politikalar, konut sektörü başta olmak üzere etkisini gösteriyor. Dünyanın krizden çıkışıyla bu sektör de sorunlarını çözecektir. Türkiye altyapıda büyük ihtiyaçlar duyan bir ülke, sektörün orta ve uzun vade geleceği parlaktır. Türkiye artık hizmetleri yaygınlaştırma anlamında belirli bir noktaya geldi" diye konuştu.

-BAKAN ÇAĞLAYAN: "SEKTÖR OLARAK KOŞMAYACAĞIZ, YARIŞACAĞIZ"-

"Dünyayı İnşa Edenler" toplantısında konuşan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ise, hükümet olarak inşaat sektörüne her türlü desteği verdiklerini belirterek, "Şimdi artık sektör olarak koşmayacağız, yarışacağız. Gidemediğiniz yer sizin değil. Kapı kapı gezmeye başlamalıyız. Bavulları hazırlayın, eşlerinizle vedalaşın. 3 kıtada 33 ülke ile Daimi Ticaret Komitesi görüşmeleri yapıyoruz. Kanada, Kosova, Türki Cumhuriyetler, Libya ve Çin'le müzakere devam ediyor.

-"TEMİNAT MEKTUBU SORUNU EKK'DA GÖRÜŞÜLECEK"-

Önümüzdeki 3 yıl içinde Türk firmalarının yurt dışında 50 milyar dolar müteahhitlik hizmeti gerçekleştirebileceğini belirten Bakan Çağlayan, "Bize yeni hedef lazım. Sektöre inanıyorum. Kendimizi ve hükümetimizi tanıyorum. Nasıl yapacağız? Bugün 50 milyar için 10 milyar dolarlık mektuba ihtiyaç var. İlgili arkadaşlar görüştük. Gelecek hafta pazartesi günü Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında ilgili bakan arkadaşlarla beraber yurtdışı müteahhitlik sektörünü görüşeceğiz. Bakanlığın teklifi üzerine, teminat mektubu sorununu ve yurt dışında çalıştırılan işçilerin sosyal güvenlik sorunları konusunu görüşmek için toplanacağız. Bankacılık sektöründe düzenleme için, politik risk görülen yerlerde devreye girilmesi noktasında ilerleme kaydedilmesi için bunlar yapılmalı.

-SEKTÖRE HER YERDE EKMEK VAR, YETER Kİ HAZIRLIKLI OLALIM"-

Çin ve ABD'den sonra Türk müteahhitlerin dünyada üçüncü sırada yer almasının ve dünyanın önde gelen 225 uluslararası müteahhitlik firmasından 23'ünün Türk şirketi olmasının gurur verici olduğunu söyleyen Bakan Çağlayan, "Türkiye ekonomisi dünyada 17'inci sırada yer alıyor. 2023 Vizyonunda ortaya konulan satın alma gücü paritesine göre Türkiye'nin en az dünyanın 10 ülke ekonomisinden biri olacak. 1 trilyon dolarlık dış ticaret hacmi ve 20 uluslar arası marka hedefini gerçekleştireceğiz. Bu noktada müteahhitlik sektörüne de güveniyoruz. Hep birlikte Kuzey Afrika ülkelerine gideceğiz. Bazı ülkelerin engelleme çabalarına rağmen bu ülkelere gireceğiz. Hindistan 10 yılda 500 milyar dolarlık yatırım yapacak. Singapur, Irak aynı şekilde. Bunun yanı sıra Asya Pasifik'te 5 yıl içinde 50 milyar dolarlık altyapı yatırımı gerçekleşecek. Her yıl Java ve Sumatra'da 3.5 milyar dolarlık yol inşaatı var. Irak'ta en son yapılan 10 hastane ihalesinin 5'ini Türk şirketleri kazandı. Sektöre dünyanın her yerinde ekmek var. Yeter ki hazırlıklı olalım" dedi.

-"SEKTÖRE AKREDİTASYON GELECEK"-

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, uluslararası müteahhitlik hizmetlerinde akreditasyon mekanizmasının kurulmasını istediklerini söyledi. Ülkede çantasını alıp, yurtdışında macera arayanlarla, sektörün güçlü ciddi firmalarını mutlaka ayıracaklarını açıklayan Çağlayan, akreditasyon sistemine geçilmesi konusunda çalışmaların sürdüğünü belirtti. Bakan Çağlayan, Dış Ticaret Müsteşarlığı'nda (DTM) işlemlerin daha hızlı yürütülmesi için yeni bir yapılanmaya gideceklerini açıkladı. Yeni dönemde DTM'de her ülkenin bir masasının olacağını, bu masalarda da "ülke uzmanlarının" görev yapacağını söyleyen Çağlayan, "Artık dış ticaret uzmanları değil, ülke uzmanları olacak. Uzmanlar hangi ülkeyle ilgiliyse, o ülkeyle ilgili bilgi sahibi olacak ve projeksiyon yapacak" dedi.

-DEMİREL, İŞ ADAMLARINA "MACERACI OLMAYIN" UYARISI YAPTI-

Toplantıda konuşan 9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel cumhuriyet döneminden bugüne sektörde ve ekonomide yaşanan gelişmeleri karşılaştırarak iş adamlarına önerilerde bulundu. İş adamlarına maceracı olmamalarını tavsiye eden eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümete de iş adamlarına yönelik olarak, "dışarı çıkın döviz getirin" demenin yeterli olmayacağı uyarısında bulundu. İş adamlarına dış ülkelere gitmeden önce tutarlı proje geliştirmeleri gerektiğini söyleyen Demirel, "İyi uygulama yapacak deneyim ve ekipman olmadan, tutarlı sözleşme yapmadan asla yurtdışına gidip, maceraya atılmayın" dedi. Yeni iş olanakları için Türk iş adamlarıyla dünyayı gezeceklerini söyleyen Devlet Bakanı Zafer Çağlayan'ın konuşmasına atıfta bulunan Demirel, hükümetin iş adamına dışarı çıkın, döviz getirin demesinin yeterli olmayacağını vurgulayarak, "Adamınıza sahip çıkacaksınız" uyarısında bulundu. Dışarılara giden işadamlarının büyük sıkıntılar çektiğini belirten Demirel, "İnsanlarımı koruyamayacağımız yerlere göndermeyelim" diye konuştu.

-"MAKSİMUM KIRIMLARLA GEREKSİZ RİSK ALMAYIN"-

Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türk inşaat sektörünün gelişiminden övgüyle bahsederek, dünyanın sayılı müteahhitlik firmaları arasında Türk şirketlerinin bulunmasının, yurt dışı iş hacminin 130 milyar dolara ulaşmasının oldukça önemli olduğunu vurguladı. Sektör temsilcileri işlerin zamanında bitirilmesi ve maksimum kırımlarla gereksiz risk alınmaması yönünde uyaran Demirel, "Yapılan işler kazanç getirmeli. İşi almak için maksimum kırımlarla, sahip olunan birikimleri riske atacak yaklaşımlardan uzak durulması gerekir. Projeler zamanında bitirilmeli. Ortalama 4-6 yılda bitirilmesi gereken inşaat projelerinin 6-12 yılda tamamlanırsa, kimse bir şey kazanamaz" dedi.

-KOÇOĞLU: "SEKTÖRDE YAPIM BACAĞI HEP EĞRİ"-

İNTES Başkanı Şükrü Koçoğlu, 7 yılda Türk müteahhitlerinin büyük başarılara imza attıklarını söyleyerek, yurt dışında Türk şirketlerinin toplam 130 milyar dolarlık iş aldıklarını belirtti. Sektörün hedef zirvesinin 50 milyar dolarlık iş hacmi olduğunu vurgulayan Koçoğlu, "Bu yıl pas geçtik ama 2010 da yakalayacağımıza inanıyorum" dedi. Koçoğlu, Sektörün mevcut durumu ve sorunlarına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Şantiyelerde sertifikasız işçi çalıştırılmaması gerektiğini söyleyen Koçoğlu, "İNTES, Türk inşaat işçisinin, ustasının standartlarının belirlenmesi işlemini yapacak. Artık işçilerimize de standart geliyor. Bu belgeler, herhangi bir yer değil, eli taşın altındakiler tarafından verilecek. Sektörde yapım işlerine baktığımızda, bu bacak biraz eğri duruyor hep. Neden eğri? Çünkü denetim mekanizması işlemiyor ve sektöre herkes elini kolunu sallayarak giriyor. Bu sorunun da çözülmesi gerekiyor" diye konuştu. Teminat mektubu sorununun çözülmesi gerektiğine dikkat çeken Koçoğlu, Eximbank'ın çıkardığı köprü kredilerin kullanımının zor olduğunun altını çizdi. Sektörün diğer bir sorununun ise ikili sosyal güvenlik anlaşmasının yapılmadığı ülkelerde çifte ödenen sosyal güvenlik primleri olduğunu vurguladı. (ANKA)

(HGS-GLC/YLD/NK)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler