Devlet Bakanı Yazıcıoğlu: "Camiler Bir Kompleks Olmalı"
Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, inşa edilen camilerin çocuklara internet hizmeti veren birimleri, kütüphanesi ve diğer bölümleriyle bir kompleks olması gerektiğini söyledi. Yazıcıoğlu, Camiler ve din görevlileri haftası'nın başlaması dolayısıyla düzenlenen törende, yaptığı konuşmada, "Camiler, doğru ve yararlı bilgiyle gençlerimizi donatan, maneviyatıyla kuşatan yapılar halinde ortaya konm...
Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, inşa edilen camilerin çocuklara internet hizmeti veren birimleri, kütüphanesi ve diğer bölümleriyle bir kompleks olması gerektiğini söyledi. Yazıcıoğlu, Camiler ve din görevlileri haftası'nın başlaması dolayısıyla düzenlenen törende, yaptığı konuşmada, "Camiler, doğru ve yararlı bilgiyle gençlerimizi donatan, maneviyatıyla kuşatan yapılar halinde ortaya konmalıdır. Bu sebeple camilerin yapılmasında belli kriterlerin esas alınması gerekir" dedi. Din hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve doğru dini bilgilerin insanlara aktarılabilmesinin, yetkin din görevlisi yetiştirilmesine bağlı olduğuna işaret eden Yazıcıoğlu şunları söyledi: "Eğitim konusu ciddiyetle ele alınmalıdır. Din görevlisi, topluma rehberlik eden, sevgi, saygı ve toplumsal dayanışma temelinde hizmet eden gönül insanıdır. Günümüzde bilgi ve teknoloji insanlığa yeni ufuklar açmıştır. Buna bağlı olarak gelişen iletişim ve bilim dünyasının dışında kalan kişilerin başarı elde etme şansları oldukça azalmıştır. O halde, din görevlilerimiz, gerek alan bilgisine vakıf olma, gerekse çağdaş bilgi ve teknoloji ile donanım bakımından topluma öncülük etme durumundadırlar. Sosyal olaylara kayıtsız, kendi kabuğuna çekilmiş din görevlisi profilinin giderek değişmesi sevindiricidir."-DİN GÖREVLİLERİ ARAPÇA DIŞINDA BİR YABANCI DİL DAHA BİLMELİDİR-Son yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın İlahiyat fakülteleri ile sıkı işbirliği içinde olmasının sevindirici olduğunu belirten Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: "Bu daha da geliştirilmelidir. Ayrıca Kur'an dili olan Arapçayı ve en az bir yabancı dili bilmek din görevlilerimiz için ideal olmanın ötesinde bir zaruret halini almıştır. Cami görevlilerimizi beş vakit namaz dışında bekleyen çok önemli görev alanları bulunmaktadır. Bu alanlara daha çok yoğunlaşmak gerekmektedir."-BARDAKOĞLU'NUN KONUŞMASI-Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu da yaptığı konuşmada, 'Ekonomik Krizin ilahi bir uyarı' olmadığını savunarak, "Kriz Allah'ın bir cezası değil. İnsanın kendi eliyle ürettiklerinin yine kendine dönmesidir" dedi. Bardakoğlu, konuşmasında tüm dünyada etkisini gösteren ekonomik krizin ilahi ceza olup olmadığı yönündeki tartışmaya da son noktayı koyarak değerlendirmelerde bulundu. Bardakoğlu geçtiğimiz gün kendisini ziyareti sırasında "Krizi Tanrı'nın bir cezası olarak da görmek mümkün" diyen Viyana Kardinali Christoph Schönborn'ün aksine krizin ilahi bir uyarı olmadığını bildirdi. Bardakoğlu şunları söyledi: "Bugün dünyada sadece ekonomik kriz değil, çevre sorunu gibi pek çok sorun var. Bunlar Allah'ın verdiği nimetlerin sorumsuzca kullanılmasının sonuçlarıdır. Allah'ın bize bir cezası değil, insanın kendi elleriyle ürettiklerinin kendisine yönelen bir sonucudur. İnsanoğlunun hırsı, ihtirası, bir diğerinin omzuna basarak çıkma mantığı bu sonuçları getirmiştir. Yaptığımız yorumların hiç biri ekonomik krizin dini yorumu değildir. Ekonomik kriz var, durum kötü gidiyor, çevre kirliliği artıyor gibi konuların hiç biri dini yorumlar yapılacak konular değil. Bunlar kendi alanlarında çözülecek konulardır. Büyük sermaye şirketlerin, uluslararası şirketlerin gökdelenlerde oturup, yolda yürüyenleri karınca gibi görüp kárını ikiye katlaması da zarar içinde olması da bizim değerlendirmelerimizi değiştirmez. Bizim dünyaya bakışımızı değiştirmez. Biz dünyayı üzerinde yürümemiz, üzerinde olmamız için yaratılan yer olarak görürüz. Kur'an bize soruyor: "Ey insanlık nereye koşuyor, nereye gidiyorsunuz?" bu çok önemli bir sorudur. Dünyanın geçici, paylaşmanın ise en büyük mutluluk olduğunu bilmemiz gerekiyor. İnsanlar kendi yapıp ettiklerini çekiyor. Hırs ve ihtiraslarının altında kalıyor. Allah'ın nimetlerini hoyratça kullanıyor ve kendi ayağına pranga oluyor."-CAMİLERİN YAPIMINDA DİYANET SÖZ SAHİBİ DEĞİL-Türkiye'de camilerin yapımında Diyanet İşleri Başkanlığı olarak hiçbir katkılarının olmadığını söyleyen Bardakoğlu "Diyanet İşleri Başkanlığı yapılan camilere sadece din görevlisi atıyor. Halbuki yerin seçiminden mimarisine kadar ülkenin birikimini katarak en güzel eseri meydana getirmek zorundayız. Gönül ister ki camiler sadece Cuma günleri toplanılan yer olmaktan öte; herkesin çoluk çocuk kaynaştığı alanlar olsun" diye konuştu. Bardakoğlu şöyle devam etti: "Biz camilerde para toplanmasını ve din görevlilerimizden her vaazdan sonra para istenmesini doğru bulmuyoruz. Bu hem din görevlisinin itibarını sarsıyor hem de vaazın etkisini bırakmıyor. Cami avlusunda toplanan paralar Diyanet İşleri Başkanlığı'nın arzusunda, bilgisinde olan şeyler değildir. Biz bazı konularda kampanya açıyoruz. O da zaten son kuruşuna kadar gerekli yerlere ulaştırıyoruz. Asıl hizmet camileri yapmak, minareleri yükseltmek değil; asıl hizmet içinde dini hizmeti her kesime ulaştırabilmektir. Birkaç yıldır sosyal açılımlı din hizmetine yöneldik. Bacası tütmeyen evlerin, yoksul insanlarımızın, okuyamayan kızlarımızın çocuklarımızın, kadınlarımızın yanında olmak din hizmetinin bir parçasıdır ve elimizden geleni, üstümüze düşeni yapmaya çalışıyoruz. Camiler toplayan, birleştiren, bütünleştiren, ayrım gözetmeksizin herkese kapılarını açan bir yerdir. 70 milyon içinde kimseye sırt dönemeyiz. Diyanet İşleri Başkanlığı milletin diyanetidir. Herkese eşit mesafede hizmet götürürüz." (ANKA)(DNZ/BÜN)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA