'Dava, Başbakana Yeni İstismar Malzemesi Verdi'

Güncel Haberler

Bahçeli, Kapatma Davasının Siyasi Bakımdan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a 'Demokrasi Mücahidi' Olduğunu Söyleyerek Mağduriyet Edebiyatı Yapmak İçin Yeni Bir İstismar Malzemesi Verdiğini' İddia Etti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''hukuki bakımdan Anayasaya uygun olsa bile AK Parti'ye açılan kapatma davasının siyasi bakımdan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a 'demokrasi mücahidi' olduğunu söyleyerek mağduriyet edebiyatı yapmak için yeni bir istismar malzemesi verdiğini'' iddia ederek, ''Başbakan olmasında yargı süreçlerinin ve siyaset dışı müdahalelerin önemli payı olan Sayın Erdoğan, şimdi de bu yolla 'demokrasi kahramanı' olma hevesi peşinde'' dedi.

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Bahçeli, AK Parti'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesinde açılan davaya değindi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın ''laikliğe aykırı fiillerin odağı olduğu'' gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde açtığı davanın, siyasi gündemi temelden sarstığını ve değiştirdiğini dile getiren Bahçeli, şöyle konuştu:

''Demokratik hayatımızın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, Anayasada çizilen sınırlar içinde faaliyet göstermeleri, demokratik meşruiyetin bir gereğidir. Bu alanda Anayasanın vaaz ettiği ilkeler bütün siyasi partiler için bağlayıcı ve emredici temel normlardır. Bunlara uyulmaması halinde uygulanacak yaptırımlar Anayasada belirlenmiş, siyasi partilerin hangi hallerde temelli kapatılacağı ve bunun şartları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bu konuda bir değerlendirme yapmış ve buna dayalı olarak Anayasa Mahkemesinde hukuki bir süreç başlatmıştır. Dava süreci şimdi kendi mecrasında yürüyecektir. Bu aşamadan sonra Yüce Mahkemenin vereceği karar beklenecektir. Konunun hukuki yönleri ve herkesi bağlayan hukuki çerçeve budur. Bu bakımdan açılan davanın içeriği ve iddianamede yer alan tespit ve suçlamalar hakkında yorum ve değerlendirme yapmak, bu noktadan sonra siyaset kurumunun değil, Yüce Mahkeme yargıçlarının görev ve yetkisine giren bir husustur. Yargıya intikal eden bu konu hakkında dışardan hukuki fetvalar vermek, bu yolla Anayasa Mahkemesini yönlendirme ve etkileme çabalan içine girmek, hukuka saygısızlığın açık bir göstergesi olacaktır.''



-''Siyasi etkileri olacak''-



Bahçeli, iktidar partisinin kapatılması için açılan davanın sonuçları ve yansımalarının, hukuki alanla sınırlı kalmayacağını, bu sürecin çok derin siyasi etkilerinin olacağını belirterek, ''Kapatma davası, hukuki bir süreç olmakla birlikte, bunun çok ciddi siyasi sonuçlar doğurması kaçınılmazdır'' dedi.

Davanın açılmasının ardından yaptığı yazılı açıklamaya değinen Bahçeli, bu açıklamada somut önerilerde bulunduğunu söyledi. ''Siyasi gündemi etkileyen konularda soyut değerlendirmelerin ötesine geçilerek, kriz ve gerginliklerin ortak akıl ve çabalarla aşılması süreçlerinin önünü açmak ve bunun için yol göstermek, MHP'nin sorumlu siyaset ve muhalefet anlayışının dayandığı temel ilkedir'' diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

''22 Temmuz 2007 seçimlerinden bu yana geçen süre içinde, bunun rehberliğinde hareket eden MHP, Türkiye'nin çıkarına olduğuna inandığı bu anlayışa bundan sonra da sürdürmeye kararlıdır. İktidar partisinin kapatılması konusundaki tavrımız da bu anlayışa uygun olarak çok açık bir biçimde ortaya konulmuştur. Bu konudaki siyasi duruşumuz; Türkiye'nin geleceğini her düşüncenin üstünde tutan milliyetçilik ülkümüzün, demokrasi ve milli irade anlayışımızın ve siyasi kaosun önüne geçilmesi hassasiyetimizin doğal bir icabı ve sonucudur. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kapatılması için başlatılan hukuki süreç siyasi gündemi altüst etmekle kalmamış, bu konuya kilitlenen Türkiye, çalkantılı bir döneme girmiştir. Bu yüksek gerilim ve tedirginlik, ne kadar zaman alacağı kestirilemeyen mahkeme süreci boyunca, devlet ve toptum hayatımızı derinden etkileyecektir. Hukuki süreçle eş zamanlı gelişecek ve ağır tahribatı olacak bir siyasi kriz dönemi yaşanabilecektir. Türkiye'nin siyasi, ekonomik, sosyal ve güvenlik alanlarında esasen çok ağır sorunlarla yüklü gündeminin böylesine bir ilave siyasi kriz tehlikesine açık hale gelmesi, sonuçları kontrol edilemeyecek bir kaos ortamını karşımıza çıkarabilecektir.''



-''Sorumlu AKP ve Başbakandır''-



Devlet Bahçeli, Türkiye'nin; siyasi güvenlik, ekonomik ve sosyal alanlarda ve politikada bugün geldiği karanlık noktanın başlıca sorumlusunun AK Parti ve Başbakan Erdoğan olduğunu savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sayın Erdoğan, bugüne kadar Türk milletine hesap vermekten kaçmış, hayali başarı senaryolarıyla bu sorumluluktan kurtulmaya çalışmış ve herkesi suçlayarak kendisini temize çıkarmak amacıyla beyhude bir çırpınış içine girmiştir. 14 Mart 2008 tarihi, bu anlamda da Sayın Başbakan için bir dönüm noktası olmuş ve önüne hiç beklemediği geniş bir istismar ve manevra alanı çıkarmıştır. Siyasi gündemin bu şekilde sapması, siyasi hesabın ertelenmesi konusunda AKP'ye ümit vermiştir. Hukuki bakımdan Anayasaya uygun olsa da açılan kapatma davası, siyasi bakımdan Sayın Başbakana demokrasi mücahidi olduğunu söyleyerek mağduriyet edebiyatı yapmak için yeni bir istismar malzemesi vermiştir. Başbakan olmasında yargı süreçlerinin ve siyaset dışı müdahalelerin önemli payı olan Sayın Erdoğan, şimdi de bu yolla 'demokrasi kahramanı' olma hevesi peşindedir. Sayın Erdoğan, Yargıtay Başsavcısının iddianamesini Türk milleti nezdinde bir 'ibranameye' dönüştürmek ve mağdur ve mazlum edebiyatıyla Türk milletinin merhamet duygularına sığınarak siyasi sorumluluğunu unutturmak hesabı yapmaktadır.''
Kaynak: AA / Güncel

, Haberler