Başbakan Erdoğan, Ulusa Seslendi Açıklaması
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim daha katedecek uzun bir yolumuz var.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim daha katedecek uzun bir yolumuz var. Daha yapacağımız çok iş, Türkiye'ye kazandıracağımız çok hizmet, milletimizi sevindirecek çok daha fazla rekorlarımız ve hedeflerimiz var" dedi. Erdoğan, televizyonlarda yayımlanan Ulusa Sesleniş programında yaptığı konuşmada hüznüyle, sevinciyle, 2011 yılına artık veda edildiğini, büyük umutlarla ve büyük heyecanlarla da 2012 yılını karşılamaya hazırlandıklarını ifade etti. "Bu Ulusa Sesleniş programı vesilesiyle, 2012 yılının, aziz milletimize, ülkemize, tüm insanlığa huzur, barış, bereket ve hayırlar getirmesini Allah'tan temenni ediyorum" diyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: "2012 yılının, her bir vatandaşımız için, hayallerin gerçeğe dönüştüğü, ayrılıkların son bulduğu, küslüklerin, husumetlerin kaybolduğu, sağlık ve afiyet dolu bir yıl olmasını diliyorum. Aynı şekilde, 2012'nin, bölgemizde ve dünyamızda artık çatışmaların dindiği, savaşların sona erdiği, yoksulluğun eridiği ve barışın, muhabbetin, kucaklaşmanın egemen olduğu bir sene olmasını yürekten arzuluyorum. Bu Ulusa Sesleniş programı vesilesiyle, sizlere, siz aziz milletimize, vatandaşlarımıza olan bir vefa borcumu da burada dile getirmek istiyorum. Sizlerin de bildiği gibi, 26 Kasım'da bir operasyon geçirdim. Doktorlarımızın tavsiyeleri doğrultusunda bir süre istirahat ettim ve artık işimin başına döndüm, rutin programlarımızı yürütmeye başladım. Ameliyat ve sonrasında, telefon, telgraf, e posta yoluyla, bizzat evimin önüne gelerek veya sair şekillerde geçmiş olsun mesajlarını ileten tüm dostlarıma, kardeşlerime, vatandaşlarıma, milletime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Yurt dışından, komşu, dost, kardeş ülkelerden, o ülkelerin vatandaşlarından gelen sıhhat temennileri için ayrıca teşekkür ediyorum. Özellikle, bizlerden hayır dualarını eksik etmeyen, dualarıyla, temennileriyle, gönülden muhabbetleriyle bizlere samimi hissiyatlarını ileten herkese de aynı şekilde şükran ve minnet duygularımı ifade etmek istiyorum." -"2023 için hedeflediğimiz 2 trilyon dolar milli gelire ulaşacağız"- 2012 yılı bütçesinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan yoğun müzakerelerin ardından kabul edildiğini anımsatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hükümetlerimiz tarafından hazırlanan önceki 9 bütçe gibi, bu 10'uncu bütçemiz de, büyüyen, gelişen, bölgesinde ve dünyada ağırlığı her geçen gün artan bir Türkiye vizyonuyla hazırlandı. Yine bu bütçemizde, sosyal politikalar, sosyal yardımlar, eğitime, sağlığa, adalet ve emniyete yapılan yatırımlar öne çıkarıldı, sosyal boyutu yüksek bir bütçe hazırlandı. Şuraya dikkatinizi çekiyorum: Şu anda, bütün dünyada, özellikle de ABD gibi, Japonya gibi, Avrupa Birliği ülkeleri gibi gelişmiş ekonomilerde, küresel krizin etkisiyle sosyal politikalarda ciddi kesintilere gidiliyor. Birçok ülke, memur maaşlarında, emekli maaşlarında kesintiye gidiyor ya da artış yapmıyor. Sağlık harcamaları, eğitim harcamaları, diğer sosyal harcamalarda bu ülkelerde artık ciddi oranlarda tasarruflar yapılıyor. Bu ülkelerde bütçe açıkları artıyor, işsizlik oranları yükseliyor ve kamunun borcu tarihi seviyelere çıkıyor. Yanı başımızda, Avrupa'da bunlar yaşanırken, biz, hiçbir kesintiye, kısıtlamaya gitmeden, tam tersine sosyal harcamaları artırarak yolumuza devam ediyoruz. Yine bu ülkelerde büyüme oranları yavaşlarken, Türkiye dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer almaya, oradaki konumunu muhafaza etmeye devam ediyor. 2011 yılının 3'üncü dönemine ilişkin büyüme oranları 12 Aralık tarihinde açıklandı. Dünyanın, Avrupa'nın, gelişmiş ekonomilerin ciddi darboğaz yaşadıkları bir süreçte, Türkiye ekonomisi 3'üncü çeyrekte yüzde 8,2 oranında büyüme kaydederek, dünyanın, Çin'den sonra en hızlı büyüyen ekonomisi oldu. 2011 yılının ilk 9 ayındaki büyüme oranımız ise yüzde 9,6 olarak gerçekleşti. 2010 yılını, 735 milyar dolarlık bir milli gelirle kapatmıştık. Şu anda, geriye dönük 4 dönemlik toplam milli gelirimiz 793 milyar dolara ulaştı. Bu yılın son çeyreğindeki büyüme ile bu rakamın da üzerine çıkacağız. Yani milli gelir rakamında, kriz öncesi dönem olan 2008 seviyesini de aşarak, cumhuriyet tarihimizin yeni bir rekorunu daha elde ettik. İnşallah, bize ait olan bu rekorun üzerine yenilerini ekleyerek, milli gelirimizi her dönemde artırarak, 2023 için hedeflediğimiz 2 trilyon dolar milli gelire hep birlikte milletçe ulaşacağız." -"2,9 milyar dolara kadar indirdik, şu anda istesek tamamen sıfırlarız"- Başbakan Erdoğan, büyümeyle birlikte sevindirici gelişmelere şahit oldukları bir başka alanın da işsizlik olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi: "2011 yılı eylül döneminde işsizlik oranı yüzde 8,8 gibi gerçekten rekor bir seviyeye geriledi. Bu düşüşü de devam ettirecek, inşallah işsizliği de makul seviyelere düşüreceğiz. Milletçe hepimizi sevindiren bir başka gelişmeyi de burada sizlere açıklamak istiyorum. Şu anda, dünyanın birçok ülkesi, kamu borçlarını çevirmek amacıyla Uluslararası Para Fonu'ndan yüksek faizlerle kredi çekmek için sıraya girmiş durumda. Türkiye'de ise durum tam tersi. 2002 yılı sonunda, görevi devraldığımızda, önceki hükümetlerden 23,5 milyar dolarlık IMF borcunu devralmıştık. Bu borcu ödedik, ödedik ve şu anda, 2,9 milyar dolara kadar indirdik. IMF ile yeni stand-by anlaşması yapmadığımız gibi, borçlarımızı da artık tamamen kapatıyoruz. Şu anda istesek tamamen sıfırlarız. Fakat 2013 Nisanı'na kadar bu işin bir takvimi var, bu takvim içerisinde ödemeye devam edeceğiz. İkinci bir devraldığımız rakamı da açıklıyorum: 2002'de 27 buçuk milyar dolar olarak devraldığımız Merkez Bankası döviz rezervi de, şu anda 92 milyar dolar seviyesinde. Bunu da sizlere hatırlatmak istiyorum. Biz, tedbiri elden bırakmıyoruz. Dünyadaki, Avrupa'daki gelişmeleri çok yakından takip ediyor, popülizme tevessül etmeden, milletin ve ülkenin kaynaklarını büyük bir hassasiyetle koruyarak, gerektiğinde de cesaretle kararları alıp uygulayarak yolumuza devam ediyoruz. Yere sağlam basıyoruz vesselam." -"2011 yılında sadece Ocak-Kasım döneminde, 2 milyon 72 bin adet buzdolabı satışı gerçekleşti"- Erdoğan, ekonomideki iyileşmenin sokağa, çarşıya, pazara, günlük yaşama ne ölçüde yansıdığına dair birkaç örneği de vatandaşlarla paylaşmak istediğini ifade ederek, şöyle devam etti: "Küresel bir kriz ortamında dahi, Türkiye'de, esnafın, tüccarın, sanayicinin kullandığı kredi miktarı ciddi oranlarda artış kaydetti. 2010 yılının tamamında, ticari kredilerin toplam tutarı 224 milyar lira iken, bugün bu tutar 304 milyar liraya ulaştı. 2002 yılında Türkiye'de toplam 91 bin adet otomobil satılmıştı. 2010 yılında bu nereye ulaştı biliyor musunuz- 510 bin adet otomobil satıldı ve bu alanda bir rekor kırıldı. Yoksullaşan bir ülkede bu olabilir mi- Şu anda, aralık ayı satışları hariç, yani ilk 11 ayda, 504 bin adet otomobil satılmış durumda. Son bir örnek olarak da buzdolabı satışlarını aktarmak istiyorum: 2002 yılında, bir yıl içinde Türkiye'de 1 milyon 88 bin adet buzdolabı satılmıştı. 2011 yılında ise, dikkatinizi çekiyorum, sadece Ocak-Kasım döneminde, yani Aralık ayı hariç, 2 milyon 72 bin adet buzdolabı satışı gerçekleşti. İnşallah, aralık ayı satışları da belli olduğunda, tüm zamanlara ait yeni bir rekorun elde edildiğini hep birlikte göreceğiz. Bunlar, sizlere aktardığım sadece birkaç sembolik örnek. Ben eminim ki, sizler, ekonomideki gelişmeyi zaten çok daha yakından takip ediyorsunuz. 10 yıl öncesi yaptığınız harcamalarla bugün yaptığınız harcamaları kıyaslarsanız, inanıyorum ki kaydedilen farkı sizler de göreceksiniz." "Bunları asla ve asla yeterli görmüyoruz. Bizim daha katedecek uzun bir yolumuz var. Daha yapacağımız çok iş, Türkiye'ye kazandıracağımız çok hizmet, milletimizi sevindirecek çok daha fazla rekorlarımız ve hedeflerimiz var" diyen Erdoğan, şunları kaydetti: "İnşallah, istikrarla, güvenle, birlik, dayanışma ve kardeşlik içinde tüm bu hedeflere, bu rekorlara da ulaşacak, Türkiye'yi çok daha farklı seviyelere ulaştıracağız. Türkiye'nin bu istikrarlı yürüyüşünü kesmek, engellemek ve yavaşlatmak isteyenlere de millet olarak asla fırsat vermeyeceğiz. Burada şu noktayı özellikle vurgulamak istiyorum: Türkiye'nin son 9 yılda elde ettiği başarılar, rekorlar, tarihi seviyeler, istikrar, güven, huzur ve kardeşlik ortamının tabii bir neticesidir. Demokratikleşme alanında attığımız adımlar, dış politikadaki aktif tavrımız, içeride istikrarı, güveni, güvenliği, huzur ve kardeşliği pekiştirmek için gayretlerimiz Türkiye'yi bu noktalara taşımıştır. Şunu herkes bilmelidir ki, aktif dış politikadan, barışçı dış politika anlayışından vazgeçmek, geriye gitmek, hiç kuşkusuz Türkiye'yi, ekonomiyi, istikrar ve güveni geriye götürecektir. Aynı şekilde, demokratikleşme adımlarından, demokratik haklardan, özgürlüklerden geriye gitmek, reformları yavaşlatmak da Türkiye'yi geriye götürecek, milletimize haksızlık olacaktır." - ANKARA
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA