Başbakan'dan Önemli Açıklamalar
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Partisinin Güngören İlçe Kongresinde Konuştu.
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da partisinin Güngören ilçe kongresinde konuştu.GÜNGÖREN İLÇE KONGRESİ'NDEN FOTOĞRAFLAR İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları: - Bu ülkeye gönül verenler olarak gençler olarak kadınlar olarak çocuklar olarak büyükler olarak sizlerin gayretinizde fedakârlığınızda azminizle iftihar ediyoruz. Siz bu ülkenin kara bahtını bir gül bahçesine çevirdiniz. Siz sönen umutları yeniden yeşerttiniz. Milyonların umutlarını tazelediniz. Bu ülke sizlerin sayesinde karanlık tünelleri geride bıraktı. - Sizin tutuşturduğunuz meşale ile bu ülkenin her köşesini aydınlatacağız. Allah gücümüze güç katsın. Yolunuzu bahtınızı daima açık eylesin..- Yakın zaman önce yaşadığımız acı olay sadece Güngören’e değil bu ülkeye yapılan haince saldırının ardından, sizlerin umutlarınızı hiç eksilmediğini görmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz.- Milletimize yakışan budur. Güngören daha nice güzel günler görecektir ancak Güngören’e o acıyı yaşatanlar bunun utancıyla yaşayacaktır.- Bize o büyük acıyı yaşayan teröristleri de bir kez daha lanetliyoruz.- Masumiyete kastedenlerden tuzak kuranlardan daha zararlı kim olabilir ? Bugün burada Türkiye üstüne oyun oynayanlar, Türkiye’mizin üstünde kara bulutları dolaştırmak isteyenler ne kadar kirli tuzaklar tezgahlar içerisinde olduklarını işte bu hareketleriyle ortaya koymuşlardır.- Millet olarak bu oyunları çok gördük. Bağlarımızı daha da sıkılaştırarak atlarıyoruz. Güngören halkının saldırının ardından gösterdiği metanet takdire şayandır. Ben bu duruşta bu aklıselim ile gurur duyuyorum.- Hiç kimse bu milletin aydınlık yarınlarına yürüyüşünü durduramaz. Bu dünde böyleydi, bugünde böyle, yarınlarda da böyle olacak. Türkiye karanlıklara asla geri dönmeyecek.- Türkiye yaşadıkları zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, bugün artık huzur ve istikrarından asla taviz vermiyor.- Bu çapta değişim geçiren her ülkenin bazı uyum güçlükleriyle karşılaşması doğaldır.- Bu değişim iradesi bir siyasi partinin ortaya koyduğu bir irade değil, doğrudan milletin iradesidir. Türkiye’nin her alanında gelişen, geleceğini planlayabilen bir ülke haline gelmesi milletimizin iradesidir.- Esasen içinde bulunduğu topluma yabancı kalan anlayışların siyasette tutunması mümkün değildir.- 3 Kasım 2002 tarihinin Türkiye fotoğrafı ile bugünün fotoğrafı arasındaki devasa farklar, AKP’nin kendisinden önceki yönetimlerden farkını da ortaya koymaktadır.- Geçen süre içinde önemli imtihanlardan geçtik. Böyle zamanlarda halkımız gördü ki AKP ne Türkiye’nin istikrarından ne milletimizin beklentisinden zerre kadar taviz vermiyor. Bugün beni en çok mutlu eden şey, milletimiz ne yaşarsa yaşasın umutlarını kaybetmiyor oluşudur.- Türkiye uzun yıllar bu sağlam zemini yaşayamadı. Biz yola çıktığımız ilk gün, bu ülkenin en acil ihtiyacının istikrar olduğunu güven olduğunu söyledik.- Bu cefakar millet yıllar yılı bu ağır krizlerin faturasını ödemek için çalışıp çabaladı. Zenginle fakir arasında denge bir türlü kurulamadı. Bu ülkenin köyleri yol beklerken içme suyu beklerken okul beklerken ilçeleri şehirleri hastane beklerken, devletin parası hırsıza arsıza peşkeş çekildi.- Çalışan kesimlerinin kronik problemlerine el atan olmadı. Sonunda ülke iflasın eşiğine geldi. Bu ülke hiç hak etmediği felaketlere sürüklendi. İşte bu durumda millet iradesi duruma el koydu. Sorumsuz çapsız yönetimlere dur dedi. İşte AKP burada doğdu. - Bugün milletçe biliyoruz ki eğer birbirimize ve ülkemize inanırsak eğer gücümüzü enerjimizi ortak hedeflerde birleştirirsek eğer istikrarımızı koruyabilirsek Türkiye’nin o büyük şahlanışını kimse durduramaz.- Bir ülke o büyük felaketlerin eşiğinden 6 yıldan kısa bir zaman içinde bugünlere geliyorsa, bundan sonra neler yapar bunu düşünün.- Bu sinerji bizi kısa bir zaman içinde Avrupa’nın en büyük ekonomisi durumuna getirdi. Türkiye sadece sorunlarını çözmüyor, geleceğin yatırımlarını da yapıyor. Sadece üretmiyoruz, üretimlerimizi dünyaya satıyoruz. Sadece istikrar değil, onun sonucu olarak ortaya çıkan bu özgüvende çok önemli. Bu özgüven Türkiye’yi daha ileriye taşıyor.- Türkiye’nin nereden nereye gedildiğini daha iyi anlayabilmemiz için- 1923 yılında toplam ihracatı 51 milyon dolar. - 1930’da 71 milyon dolar.- 1940 yılında ihracatımız ancak 81 milyon dolara ulaşıyor.- 1980 yılı ihracatımız 2 milyar 910 milyon dolar.- 1990 ‘da 13 milyon dolar- 2002 yılında ihracatımız 32 milyar dolar..- Hepsini toplayın 79 senede ihracatımız 36 milyar dolara ulaşmış.- 2002 yılı Kasım ayında iktidara geliyoruz. Kolları sıvadık ve 2007 yılı sonu itibarı ile ihracatımız tam 107 milyar dolar.- Şimdi geçen ay sonu itibarı ile olan rakam 130 milyar dolar. 6 yılda gördüğünüz gibi 94 milyar dolar üzerine ilave etmişiz. 79 senede 36 milyar dolar, 6 yılda 94 milyar dolar. İşte AKP’nin farkı bu. Artış aynı hızla devam ediyor. Sadece ihracatta değil, üretimde rekabette artış devam ediyor. İşte Türkiye’nin geleceğinden bu kadar umutlu olmasının dayanağı bu. Bu kadar zorluklarla bu ekonomiyi buralara taşımışsak millet olarak neden daha iyi noktalara ulaşacağımıza inanmayalım ? Yeter ki inanalım. Birbirimize düşmeyelim. Birbirimizi sevelim, bunu başarırız.- Onların Türkiye’si kabuslar ülkesiydi. Bu tabloyu anlamakta güçlük çekiyorlar. Bizim arkamızdan gelecekler. Çünkü bu istikamet Türkiye’nin değişmez istikametidir.- Türkiye’nin büyük kazanımlarını iyi bilmemiz lazım. Rehavete kapılarak şunu unutmamamız şart. Bu ülke o krizlerden felaketlerden bugün uzaktır. Ama bugünün kazanımlarının kalıcı hale gelmesi daha da geliştirilmesi için daha çok işimiz bar. Bir kere bu ülkenin insanların refah seviyesini yükseltmeliyiz. Bugün gelinen seviye düne göre iyi de olsa yeterli değildir. Şehirlerimiz arasında kalkınma ve gelir farklarını asgari seviyeye indirmemiz lazım. Başta doğu illerimiz olmak üzere daha çok yatırım yapmamız lazım.- Büyükşehirlerimizin büyüyen problemlerini çözmemiz lazım.- Göreve geldiğimizde İstanbul’un en problemli bölgelerinden biriydi Güngören. Şimdi biliyorsunuz ki çok şey değişti. NE zaman yağmur yağsa Güngören’i su basılıyordu. Belediyemiz alt yapıyı tamamladı. Yağmur Güngören’e çile değil bereket getirecek.- Güngören yapılan hemzemin kavşaklar sayesinde trafik sıkıntısı indirildi. Şu anda 1’i aktif olan 2 metro hattı da Güngören’den geçiyor. 100 bin Güngörenli metro ve tramvay hatlarına yürüme mesafesinde yaşıyor. Güngören’in çehresi her gün biraz daha gelişiyor değişiyor.- Güngören’de sadece 3 sağlık ocağı vardı şimdi 11. bu sayı 14’e ulaşacak. Güngören’de 2004 yılında 27 olan okul sayısı bugün 32’ye yükseldi.- Biz bütün illerimize ilçelerimize köylerimize en adil şekilde en yüksek standartlarda hizmetler verelim istiyoruz. - Sizlere layık bir Güngören için çalışmaya heyecanla devam edeceğiz.- Türkiye’yi mutlu yarınlarına taşımak için aynı azimle aynı kararlılıkla gayretlerimizi sürdüreceğiz.Bütün bunlar devam ederken, son zamanlarda AKP’yi yaralayamayanlar AKP üzerinde yalan yanlış iftira kampanyalarıyla bir şeyler yapma çalışmalarına girdiler. Bunu açıkça söylemek istiyorum. Doğan Medya Grubu yapıyor. Açıkça söylüyorum Aydın Doğan yapıyor. Şimdi kimse bana beni hedef gösteriyorsunuz demesin. Siz AKP’yi hedef gösterirken oluyor da ben söylerken mi olmayacak? Bir taraftan iyi niyet elçileri göndereceksin, ondan sonra her türlü iftiraları şahsıma aileme partime yapacaksın. Ondan sonra da Tayyip Erdoğan çok sinirli diyeceksin ve daha da ileri giderek şu anda ABD’deki başkanlık mücadelesinde bulunan McCain’in yardımcısının Erdoğan kullandığını söylüyorlar. AKP alışılmış bundan önceki siyasi partilerden biri değil. Tayyip Erdoğan’da alışılmış başbakanlardan değil. Onlar Aydın Doğan’la pazarlık yapmış olabilirler. Ama Tayyip Erdoğan ile masaya oturamadıkları için böyle çılgınlıklar yapıyor. Bunların nedeni Hilton’dur. İstediği planları bana ve belediye başkanlarıma yaptıramadığı için bunları yapmaktadır. Bizzat bana bunu teklif etmiştir ve istediğini alamadığı içindir. Bundan sonra artık saygılı götürelim gizli götürelim yok. her şeyi açık ve net millete duyuracağız. Deniz Feneri Derneği olayında benim para aldığımı iddia ediyorlar. Ben şimdi Aydın Doğan’a sesleniyorum. Eğer bunu ispat edemezseniz, ahlaki değerler noktasında nasibini almamış birisiniz. Bunu hangi yüzle anlayışla söylüyorsun. Birileri bizim adımızı vererek bu tür şeyler yapabilirler. Ama sen nasıl bunu kullanırsın? Kusura bakma Aydın Doğan sen bütün çamurları kabullenebilirsin, ama biz kabullenemeyiz. Diğer konu. Diyor ki efendim biz Alman makamlarına baskı yapmışız. Nitekim bugün Alman Savcı aynı gazetede, bize hiçbir Türk makamından baskı gelmedi zaten yapamaz diye açıklama yapamaz. Bunlar nasıl insan? Üstü şişhane altı kaval. Bunları anlamak mümkün değil. Vurdukça güçleniyoruz. Onlar bize iftira atıyor biz güçleniyoruz.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA