Bakan Çağlayan: Türkiye Kesin Olarak Avrupa ve Avrasya'nın Üretim Üssü Olacak
Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Üreticiyi, Tüketiciyi, Sanayiciyi, Ticaret Erbabını, Esnaf ve Sanatkarı, Kobi'leri Koruma Amacı ve Ticaret ve Sanayi Hayatını Küresel Ekonominin Gereklerini Karşılayacak Hale Getirme Hedefi Doğrultusunda 25 Kanun Tasarısı Hazırladıklarını ve Bu Kanunların 4'ünün TBMM Genel Kurul'unda Görüşmeyi Beklediğini Söyledi.
-Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, üreticiyi, tüketiciyi, sanayiciyi, ticaret erbabını, esnaf ve sanatkarı, KOBİ'leri koruma amacı ve ticaret ve sanayi hayatını küresel ekonominin gereklerini karşılayacak hale getirme hedefi doğrultusunda 25 kanun tasarısı hazırladıklarını ve bu kanunların 4'ünün TBMM Genel Kurul'unda görüşmeyi beklediğini söyledi.-Bakan Çağlayan, "Türkiye rekabet gücünü kaybetmekte olan ve yaşlanan nüfusu nedeniyle üretkenliği de düşen Avrupa için hem üretim hem de ortak akıl ve hizmet üssü olacak. Avrupa'lı yatırımcı ya 12 saat uzaklıktaki Uzakdoğu'yu -tercih edecek ya da 2-3 saat uzaklıktaki Türkiye"ye gelecek. Biz bu konuda tercihin kesinlikte Türkiye'den yana olduğunu görüyoruz. Yaptığımız analizler Türkiye'nin bu konuda en rekabetçi ülke olduğunu gösteriyor"dedi.
-Çağlayan, her kanunun hazırlanmasının çok uzun süre ve emek, kurumlar arası mutabakat gerektirdiğine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü; "Kanun yapmak çok uzun ve meşakkatli bir süreç. Günleri, geceleri ve ayları alan bir süreç. Her bir kanunun hazırlığı en az 6-8 ay alıyor. Her kanunla ilgili en az 30 değişik yerden görüş alınıyor. Bakanlar Kurulu görüşmeleri, komisyonlar ve Meclis Genel Kurulunu da saydığınız zaman oldukça uzun bir maraton. Yoksa işi gücü bırakıp da piyasaları düzenleyelim ekonomik hayata sürekli düzenlemeler getirelim diye mazoşist bir tavrımız yok. Kendi kendime dayak atmaktan da hoşlanmam" diye konuştu.
İSTANBUL (ANKA) Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, üreticiyi, tüketiciyi, sanayiciyi, ticaret erbabını, esnaf ve sanatkarı, KOBİ'leri koruma amacı ve ticaret ve sanayi hayatını küresel ekonominin gereklerini karşılayacak hale getirme hedefi doğrultusunda 25 kanun tasarısı hazırladıklarını ve bu kanunların 4'ünün TBMM Genel Kurul'unda görüşmeyi beklediğini söyledi.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Çağlayan, 27 yıllık sanayi geçmişi olduğunu ve serbest pazarın içinden gelen biri olarak ekonomide düzenlemelerden çok piyasa ekonomisinin serbestleştirici uygulamalarından yana olduğunu ifade ederek, "Birçok kanun hükmünde kararname var ve bunlar şimdiye kadar kanunlaştırılmamış. Eski model kanunlar var ve bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermiyor. Tüketicinin, üreticinin, işadamının, KOBİ'lerin OSB'lerin, esnafın-sanatkarın beklentilerinin karşılanması gerekiyor ve biz de bu ihtiyaçlara ve mevcut sorunlara çözüm olacak şekilde yasal düzenlemeler yapmak zorundayız " dedi.
-"KANUN YAPMAK ZOR BİR SÜREÇ, MAZOŞİST DEĞİLİM"
Çağlayan, her kanunun hazırlanmasının çok uzun süre ve emek, kurumlar arası mutabakat gerektirdiğine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü; "Kanun yapmak çok uzun ve meşakkatli bir süreç. Günleri, geceleri ve ayları alan bir süreç. Her bir kanunun hazırlığı en az 6-8 ay alıyor. Her kanunla ilgili en az 30 değişik yerden görüş alınıyor. Bakanlar Kurulu görüşmeleri, komisyonlar ve Meclis Genel Kurulunu da saydığınız zaman oldukça uzun bir maraton. Ben her bir yasa üzerinde 3-4 kez incelemek ve ilgili yerlerde değerlendirmeleri ve sunumları yapmak durumundayım. Bu kanunların çıkması gerektiği için bu kadar düzenleme yapıyoruz. Her kanunun bir maddesinin Meclis Genel Kurulu'nda görüşmesi 1 saat 20 dakika sürüyor. Yoksa işi gücü bırakıp da piyasaları düzenleyelim ekonomik hayata sürekli düzenlemeler getirelim diye mazoşist bir tavrımız yok. Kendi kendime dayak atmaktan da hoşlanmam" diye konuştu.
İstanbul'da Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) üyeleriyle bir araya gelen ve Türkiye'nin gerçek Gündemi" başlığı altında bir konuşma yapan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan bakanlığının çalışmalarıyla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yaptı.
-"TÜRKİYE AVRUPA'NIN VE AVRASYA'NIN ÜRETİM VE HİZMET ÜSSÜ OLACAK"
Genel ekonominin iyi bir görüntü verdiğini, yıllarca çift haneli enflasyonla yaşanan ekonominin şimdi tek haneli enflasyona alışma çabası içinde olduğunu, ekonomik büyümenin iyi bir seyir izlediğini Türkiye'nin coğrafi, bölgesel ve genç nüfus itibariyle küresel alanda en çekici yatırım ülkelerinden biri olduğunu ifade eden Çağlayan, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı: " Türkiye rekabet gücünü kaybetmekte olan ve yaşlanan nüfusu nedeniyle üretkenliği de düşen Avrupa için hem üretim hem de ortak akıl ve hizmet üssü olacak. Avrupa'lı yatırımcı 12 saat uzaklıktaki ya Uzakdoğu'yu tercih edecek ya da 2-3 saat uzaklıktaki Türkiye"ye gelecek. Biz bu konuda tercihin kesinlikte Türkiye'den yana olduğunu görüyoruz. Son dönemde gelen yatırımlar da bunun en güzel örneği. Türkiye'yi doğudan, batıdan güzeyden, kuzeyden üç saatlik uçuş mesafesi içinde aldığınızda ihracatın yüzde 85'inin bu daire içinde olduğunu görüyoruz. Artık Avrupa Türkiye'yi yatırım konusunda çok ciddiye alıyor.Yaptığımız analizler Türkiye'nin bu konuda en rekabetçi ülke olduğunu gösteriyor.
-"25 FABRİKAM OLUNCA HEMEN DEVRETMEYE KARAR VERDİM"
Bakanlığın çalışmaları hakkında bilgi veren Çağlayan "Bakanlıktan önce 2 fabrikam vardı. Bakan olduktan sonra gördüm ki 25 fabrikam da daha varmış. Hem hakem hem oyuncu olmak söz konusu olmayacağı için kısa bir süre sonra Şeker fabrikalarını ve Sümer Holding'i özelleştirme sürecine dahil olması için Özelleştirme idaresine devrettik. Birçok siyasi imkan yaratmasına rağmen tercihimiz bu yönde oldu. Çünkü sanayici olmam ve özelleştirmeye sıkı sıkıya bağlı ve inanan bir insan olarak bu özelleştirmelerin yapılması gereğine inanarak bu devirleri Özelleştirme İdaresi'ne yaptık " dedi.
-"KOSGEB'İ SİL BAYŞTAN YENİLİYORUZ"
KOSGEB'in değişim ve dönüşümün yönetilmesi ve intibak sürecinin kolaylaştırılması konusunda çok önemli düzenlemeler yaptıklarını kaydeden Çağlayan, " KOSGEB'in atıl duran 100 milyon YTL civarındaki kaynağını KOBİ'lerin hizmetine sunduk. Bir istihdam oluşturulması kaydıyla sıfır faizli ve 18 ay vadeli finansman desteği sağladık. 2007'nin son iki ayında başlayan bu çalışma sonucunda KOBİ'lere 1.2 milyar YTL civarında bir kaynak yarattık. Bunun karşılığında 16 bin 500 kişi istihdam edildi. Ve bunların yüzde 50'sinden fazlası ilk defa istihdam edilen kişilerden oluştu" diye konuştu.
-ESNAF VE SANATKAR DÜZENLEMESİ
Türkiye'de 1.9 milyon esnaf ve sanatkar olduğunu, bu kesimin ekonomide yaşanan değişim ve dönüşüm sürecine intibaklarının çok önemli olduğunu vurgulayan Çağlayan " 199 YTL'ye gömlek kravat, ayakkabı dahil takım elbise satılıyor. Sadece elbiseyi 200-250 YTL'ye diken bir terzinin artık yaşama şansı yok. Biz bu kesimleri yeniden organize ederek ortak tedarik zincirleri oluşturacak ve güç birliği ortamını yaratacak yapılar kuracağız. Bir ay içinde bu yönde bir düzenleme yapmayı planlıyoruz" dedi.
-"SANAYİ ENVANTERİ OLUŞTURUYORUZ"
Türkiye'nin sanayileşme politikası oluşturması açısından önem taşıyacak bir sanayi envanteri çalışması içinde olduklarını anlatan Çağlayan, yeni stratejide bu sistemi3 Y olarak adlandırdıklarını ve yeni bir teşvik modeli oluşturacaklarını söyledi. 3Y kavramını yüksek teknoloji, yüksek rekabet gücü ve yüksek katma değer olarak sıralayan Çağlayan " Eylül sonuna kadar bu çalışmayı bitirme hedefindeyiz. Tek tek bütün sektörleri tarıyoruz. Bölgesel, sektörel, coğrafi ve ölçek bazında bir sanayi stratejisi belirleyeceğiz. Böylece nasıl bir sanayileşme olmalı sorusuna da gerçek bir yanıt ortaya koymuş olacağız" şeklinde konuştu.
-"TÜRKİYE'NİN SANAYİLEŞMEDEN BAŞKA ŞANSI YOK"
Türkiye'nin sanayileşmekten başka şansı olmadığını, ama aynı zamanda ticaret ve hizmetler alanında da üretimi arttırmak zorunda olduğunun kalın harflerle altını çizdiğini söyleyen Bakan " Hedefimiz daha rekabetçi bir sanayi sektörü oluşturabilmek ve yatırım ortamını iyileştirmek. Bu bulgular ortaya çıktığında ezber bozacak bir tablo ortaya çıkacak" derken somut bir veriyi de basın mensuplarıyla paylaştı. Örnek olarak 2007 yılını incelediklerini belirten Çağlayan, bu çalışmada hangi sektörlerin hangi sektörlerle ilişkisi ve alışverişi olduğunu karşılıklı olarak incelediklerini belirterek şu bilgileri verdi; 2007 sonunda 530 bini kurumlar vergisi mükellefi ve 1 milyon 570 bini de gelir vergisi mükellefi olmak üzere toplam 2 milyon 100 bin kayıtlı işletme var. Bu rakama serbest meslek erbabı ve ücretliler dahil değil. Birinci sınıf defter tutan 778 bin işletmeyi incelememizde esas aldık. 2007 sonunda toplam mükellef sayısı itibariyle 1.7 trilyon YTL net satış hasılatı elde edildiğini ve 98 milyar YTL de kar rakamı oluştuğunu gördük. Karın satış hasılatına oranına bakıldığında karlılığın yüzde 6'yı yakalayamadıklarını anladık. Sektörel karlılıkta yüzde 15-20'yi bulanlar olduğu gibi yüzde 6-7 karlılık rakamlarında olanlar da vardı. Ancak bazı sektörlerin bırakın kar elde etmeyi cepten yediklerine tanık olduk. Ayrıca bu 98 milyar YTL'lik karın 95 milyar YTL'si 778 bin mükellef tarafından eled edilmiş. 3 milyar YTL'si ise geriye kalan 1 milyon 322 bin işletme tarafından. Daha da önemlisi bu karın 50 milyar YTL'si en büyük bin 546 kuruluşa ait. Yani yüzde 48'i. Bu kuruluşların aktif toplamı da 100 milyon YTL'nin üzerinde".
-"OSB'LER İHTİSASLAŞACAK"
Birçok kanunla ilgili düzenlemeye başladıklarını belirten Çağlayan " Organize Sanayi Bölgeleri ile(OSB) ilgili çok acil bir yönetmelik çıkardık. OSB'lerin kurulması ve yer seçimi için 23 ayrı yer seçme heyeti vardı ve biz bunların sayısını 9'a indirdik. Bu heyetlerin olumlu ya da olumsuz karar sürecini de 30 güne düşürdük. Türkiye'de şu anda 253 OSB var ve bunların 107'si yoğun ve modern tesislerle faaliyet halinde. İhtisas sanayi bölgeleri kavramı getiriyoruz. Tarım, seracılık ve hayvancılık gibi lojistik alanında da OSB'ler kurulmasına imkan vereceğiz"dedi.
Bankaların OSB'lerdeki tesislere kredi açma konusunda isteksiz olduklarını ve bu durumu değiştirmek için yeni bir düzenlemeye gittiklerini kaydeden Çağlayan " Bankalar OSB'lerdeki şirketlere kredi vermek için fabrika ipoteği almakta çekingen davranıyorlardı. Şimdi yaptığımız düzenleme ile bankalar artık fabrikaları ipotek olarak alabiliyorlar ve eğer borç ödenmezse de fabrikanın sahibi olabiliyor. Ancak iki yıl içinde bu tesisleri yeniden satışa sunması şartını getirdik. Bu şekilde OSB'lere ciddi kredi verilebilme fırsatı yarattık" bilgisini verdi.
AR-GE KANUNU DEVRİM NİTELİĞİNDE, TEKNOPARKLAR HUMMALI ÇALIŞIYOR
Bakan Çağlayan, AR-GE alanında devrim niteliğinde bir kanun çıkardıklarını, bu alandaki yatırımlar ve istihdam için yüksek oranlı vergi muafiyetleri getirdikleri belirterek, Teknoparklar konusuna değindi. Çağlayan " Şu anda 30 Teknopark var ve 18'i faal durumda. 876 işletme var ve hepsinde hummalı bir çalışma yürüyor. Bu parklarda 165 patent alındı. 452 milyon dolarlık yabancı sermaye girişi oldu. 10 bin kişi toplam 2 bin 671 proje üzerinde çalışıyor" bilgisini verdi. Çağlayan, yeni düzenlemeyle Teknoparklarda bacalı üretim yapılabileceğini belirterek 2023'e kadar buradaki projelerin vergiden muaf tutulduklarını söyledi.
-TSE ÖZERKLEŞECEK
Türk Standartları Enstitüsü'nün (TSE) 1960'da kurulduğunu günün ihtiyaçlarına ve küreselleşmenin getirdiği rekabet ortamına uygun olmadığını savunan Çağlayan " Biz TSE'yi yurtdışında ilgili kuruluşlarla ortaklığa ve iştiraklerde bulunmaya yönelik bir özerkleştirme çalışması içindeyiz. Eli kolu bağlı olan TSE'yi böylece yarışın içine sokmuş olacağız. Özerk yapısıyla AB Standartlar Birliği'ne üye olmasını sağlayacağız. Böylece AB yapıları içinde en fazla üyeyle temsil edilen kuruluş TSE olacak. Bu şekilde TSE başka ülkelerde de standart veren kurum olacak" şeklinde konuştu.
-TÜKETİCİ KORUNACAK
Tüketici Koruma Kanunu çerçevesinde önemli düzenlemeler yaptıklarını ifade eden Çağlayan bu konuda şudeğerlendirmeyi yaptı: " Hem tüketiciyi hem de üretici koruyan düzenlemeler olacak bunlar. Ayıplı mallar, garanti süreleri, devre tatil ve devre mülk, paket turlarla ilgili teminat mekanizmaları getiren düzenlemeler yapıyoruz. Örneğin ön ödemeli ve kampanyalı satışlarda,özellikle de konut satışlarında yasal bir teminat verilmesini sağlayacağız. Çünkü para toplanıyor ve konut teslim edilmiyor gibi tüketiciyi mağdur eden sorunlarla karşılaşılıyor.Kapıda satışlar ilgili olarak da 50 bin YTL'lik sermaye zorunluluğu getiriyoruz. " dedi.
-KREDİ KARTLARINDA GÜCÜN GÜCE YETTİĞİ BİR SİSTEM VAR
Kredi kartlarından yıllık aidat alınması ilişkin düzenleme hakkında bilgi veren Çağlayan bankaların bir defaya mahsus bir ücret aldıktan sonra bir daha yıllık aidat almamalarından yana olduklarını kaydederek şunları söyledi; " Serbest piyasa ekonomi kuralları gereği faiz konusunda bir sınır getirilmesini istemiyoruz. Çünkü olumlu bir sonuç getirmez. Bu konu bankaların kararına ve tüketicilerin tercihine bırakılması gereken bir konu.Tüketici bu konuda bankalar arasında seçim yapabilir. Ancak kredi kartı konusunda Yargıtay'ın da içtihatları oluşmaya başladı. Bunu önemli buluyoruz. Gücün güce yettiği bir sistem olmasın. Çünkü insanlar bu konudan muzdarip".
-İNDİRİMLİ SATIŞLAR İNANDIRICI DEĞİL
İndirimli satışlar ve kampanyalar konusunda da tüketicinin korunmasını amaçlayan düzenlemeler getireceklerini dile getiren Bakan Çağlayan " Artık indirimli satışlar mevcut haliyle tüketicide güven ve inanç bırakmadı. Ben bile inanmıyorum bu kampanyaların güvenirliğine. İndirimlerin şekli sektörün itibarını azaltan bir uygulama haline geldi. Biz bu kampanyaların mevsim değişimlerinin olduğu yılda iki kez yapılması yönünde bir düzenleme getiriyoruz. Birincisi 15 Ocak-1 mart arasında kış kampanyası ve ikincisi de 15 Temmuz-1 Eylül arasında da yaz kampanyası şeklinde olacak. Etiketlerde indirim öncesi ve indirim sonrası fiyatlar ve indirim oranı yazılı bulunacak. Eski fiyatın gerçek fiyat olup olmadığı konusunda da envanter kayıtlarına bakacak bir mekanizma kuracağız. Ayrıca tasfiye halinde satışlar için de düzenleme getiriyoruz. Bu şekildeki indirimler iki ayı geçemeyecek ve izin alınması halinde de en fazla altı ayda temizlenecek" diye konuştu.
-"YAŞ SEBZE VE MEYVEDE KAYITDIŞILIGĞI ÖNLEYECEĞİZ"
Toptancı Hal yasası için yeni düzenlemeler yapacaklarını ve bu çerçevede amacın kayıt dışılığı önlemek olduğun kaydeden Çağlayan " Yaş sebze-meyve pazarı kışlık ürünlerde 71 milyar YTL ve yaz sezonu ürünlerinde de 38 milyar YTL olarak hesaplanıyor. Bu pazarın yüzde 30'ı kayıt altında, ama yüzde 70 gibi çok önemli kısmı kayıtdışı durumda. Ayrıca saklama koşullarından dolayı yüzde 25'e varan ürün kaybı oluyor ve bu da tüketicilere enflasyon olarak yansıyor. Artık her ürünün künyesi olacak. Hal içi ve hal dışı satışlar için de rüsum oranları gözden geçiriliyor. Üretim noktasındaki miktarlar ile hal çıkışları arasındaki miktarları tespit edecek mekanizmalar kurulacak" dedi. (ANKA)
(NÇ/NB/ZG)
-Çağlayan, her kanunun hazırlanmasının çok uzun süre ve emek, kurumlar arası mutabakat gerektirdiğine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü; "Kanun yapmak çok uzun ve meşakkatli bir süreç. Günleri, geceleri ve ayları alan bir süreç. Her bir kanunun hazırlığı en az 6-8 ay alıyor. Her kanunla ilgili en az 30 değişik yerden görüş alınıyor. Bakanlar Kurulu görüşmeleri, komisyonlar ve Meclis Genel Kurulunu da saydığınız zaman oldukça uzun bir maraton. Yoksa işi gücü bırakıp da piyasaları düzenleyelim ekonomik hayata sürekli düzenlemeler getirelim diye mazoşist bir tavrımız yok. Kendi kendime dayak atmaktan da hoşlanmam" diye konuştu.
İSTANBUL (ANKA) Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, üreticiyi, tüketiciyi, sanayiciyi, ticaret erbabını, esnaf ve sanatkarı, KOBİ'leri koruma amacı ve ticaret ve sanayi hayatını küresel ekonominin gereklerini karşılayacak hale getirme hedefi doğrultusunda 25 kanun tasarısı hazırladıklarını ve bu kanunların 4'ünün TBMM Genel Kurul'unda görüşmeyi beklediğini söyledi.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Çağlayan, 27 yıllık sanayi geçmişi olduğunu ve serbest pazarın içinden gelen biri olarak ekonomide düzenlemelerden çok piyasa ekonomisinin serbestleştirici uygulamalarından yana olduğunu ifade ederek, "Birçok kanun hükmünde kararname var ve bunlar şimdiye kadar kanunlaştırılmamış. Eski model kanunlar var ve bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermiyor. Tüketicinin, üreticinin, işadamının, KOBİ'lerin OSB'lerin, esnafın-sanatkarın beklentilerinin karşılanması gerekiyor ve biz de bu ihtiyaçlara ve mevcut sorunlara çözüm olacak şekilde yasal düzenlemeler yapmak zorundayız " dedi.
-"KANUN YAPMAK ZOR BİR SÜREÇ, MAZOŞİST DEĞİLİM"
Çağlayan, her kanunun hazırlanmasının çok uzun süre ve emek, kurumlar arası mutabakat gerektirdiğine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü; "Kanun yapmak çok uzun ve meşakkatli bir süreç. Günleri, geceleri ve ayları alan bir süreç. Her bir kanunun hazırlığı en az 6-8 ay alıyor. Her kanunla ilgili en az 30 değişik yerden görüş alınıyor. Bakanlar Kurulu görüşmeleri, komisyonlar ve Meclis Genel Kurulunu da saydığınız zaman oldukça uzun bir maraton. Ben her bir yasa üzerinde 3-4 kez incelemek ve ilgili yerlerde değerlendirmeleri ve sunumları yapmak durumundayım. Bu kanunların çıkması gerektiği için bu kadar düzenleme yapıyoruz. Her kanunun bir maddesinin Meclis Genel Kurulu'nda görüşmesi 1 saat 20 dakika sürüyor. Yoksa işi gücü bırakıp da piyasaları düzenleyelim ekonomik hayata sürekli düzenlemeler getirelim diye mazoşist bir tavrımız yok. Kendi kendime dayak atmaktan da hoşlanmam" diye konuştu.
İstanbul'da Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) üyeleriyle bir araya gelen ve Türkiye'nin gerçek Gündemi" başlığı altında bir konuşma yapan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan bakanlığının çalışmalarıyla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yaptı.
-"TÜRKİYE AVRUPA'NIN VE AVRASYA'NIN ÜRETİM VE HİZMET ÜSSÜ OLACAK"
Genel ekonominin iyi bir görüntü verdiğini, yıllarca çift haneli enflasyonla yaşanan ekonominin şimdi tek haneli enflasyona alışma çabası içinde olduğunu, ekonomik büyümenin iyi bir seyir izlediğini Türkiye'nin coğrafi, bölgesel ve genç nüfus itibariyle küresel alanda en çekici yatırım ülkelerinden biri olduğunu ifade eden Çağlayan, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı: " Türkiye rekabet gücünü kaybetmekte olan ve yaşlanan nüfusu nedeniyle üretkenliği de düşen Avrupa için hem üretim hem de ortak akıl ve hizmet üssü olacak. Avrupa'lı yatırımcı 12 saat uzaklıktaki ya Uzakdoğu'yu tercih edecek ya da 2-3 saat uzaklıktaki Türkiye"ye gelecek. Biz bu konuda tercihin kesinlikte Türkiye'den yana olduğunu görüyoruz. Son dönemde gelen yatırımlar da bunun en güzel örneği. Türkiye'yi doğudan, batıdan güzeyden, kuzeyden üç saatlik uçuş mesafesi içinde aldığınızda ihracatın yüzde 85'inin bu daire içinde olduğunu görüyoruz. Artık Avrupa Türkiye'yi yatırım konusunda çok ciddiye alıyor.Yaptığımız analizler Türkiye'nin bu konuda en rekabetçi ülke olduğunu gösteriyor.
-"25 FABRİKAM OLUNCA HEMEN DEVRETMEYE KARAR VERDİM"
Bakanlığın çalışmaları hakkında bilgi veren Çağlayan "Bakanlıktan önce 2 fabrikam vardı. Bakan olduktan sonra gördüm ki 25 fabrikam da daha varmış. Hem hakem hem oyuncu olmak söz konusu olmayacağı için kısa bir süre sonra Şeker fabrikalarını ve Sümer Holding'i özelleştirme sürecine dahil olması için Özelleştirme idaresine devrettik. Birçok siyasi imkan yaratmasına rağmen tercihimiz bu yönde oldu. Çünkü sanayici olmam ve özelleştirmeye sıkı sıkıya bağlı ve inanan bir insan olarak bu özelleştirmelerin yapılması gereğine inanarak bu devirleri Özelleştirme İdaresi'ne yaptık " dedi.
-"KOSGEB'İ SİL BAYŞTAN YENİLİYORUZ"
KOSGEB'in değişim ve dönüşümün yönetilmesi ve intibak sürecinin kolaylaştırılması konusunda çok önemli düzenlemeler yaptıklarını kaydeden Çağlayan, " KOSGEB'in atıl duran 100 milyon YTL civarındaki kaynağını KOBİ'lerin hizmetine sunduk. Bir istihdam oluşturulması kaydıyla sıfır faizli ve 18 ay vadeli finansman desteği sağladık. 2007'nin son iki ayında başlayan bu çalışma sonucunda KOBİ'lere 1.2 milyar YTL civarında bir kaynak yarattık. Bunun karşılığında 16 bin 500 kişi istihdam edildi. Ve bunların yüzde 50'sinden fazlası ilk defa istihdam edilen kişilerden oluştu" diye konuştu.
-ESNAF VE SANATKAR DÜZENLEMESİ
Türkiye'de 1.9 milyon esnaf ve sanatkar olduğunu, bu kesimin ekonomide yaşanan değişim ve dönüşüm sürecine intibaklarının çok önemli olduğunu vurgulayan Çağlayan " 199 YTL'ye gömlek kravat, ayakkabı dahil takım elbise satılıyor. Sadece elbiseyi 200-250 YTL'ye diken bir terzinin artık yaşama şansı yok. Biz bu kesimleri yeniden organize ederek ortak tedarik zincirleri oluşturacak ve güç birliği ortamını yaratacak yapılar kuracağız. Bir ay içinde bu yönde bir düzenleme yapmayı planlıyoruz" dedi.
-"SANAYİ ENVANTERİ OLUŞTURUYORUZ"
Türkiye'nin sanayileşme politikası oluşturması açısından önem taşıyacak bir sanayi envanteri çalışması içinde olduklarını anlatan Çağlayan, yeni stratejide bu sistemi3 Y olarak adlandırdıklarını ve yeni bir teşvik modeli oluşturacaklarını söyledi. 3Y kavramını yüksek teknoloji, yüksek rekabet gücü ve yüksek katma değer olarak sıralayan Çağlayan " Eylül sonuna kadar bu çalışmayı bitirme hedefindeyiz. Tek tek bütün sektörleri tarıyoruz. Bölgesel, sektörel, coğrafi ve ölçek bazında bir sanayi stratejisi belirleyeceğiz. Böylece nasıl bir sanayileşme olmalı sorusuna da gerçek bir yanıt ortaya koymuş olacağız" şeklinde konuştu.
-"TÜRKİYE'NİN SANAYİLEŞMEDEN BAŞKA ŞANSI YOK"
Türkiye'nin sanayileşmekten başka şansı olmadığını, ama aynı zamanda ticaret ve hizmetler alanında da üretimi arttırmak zorunda olduğunun kalın harflerle altını çizdiğini söyleyen Bakan " Hedefimiz daha rekabetçi bir sanayi sektörü oluşturabilmek ve yatırım ortamını iyileştirmek. Bu bulgular ortaya çıktığında ezber bozacak bir tablo ortaya çıkacak" derken somut bir veriyi de basın mensuplarıyla paylaştı. Örnek olarak 2007 yılını incelediklerini belirten Çağlayan, bu çalışmada hangi sektörlerin hangi sektörlerle ilişkisi ve alışverişi olduğunu karşılıklı olarak incelediklerini belirterek şu bilgileri verdi; 2007 sonunda 530 bini kurumlar vergisi mükellefi ve 1 milyon 570 bini de gelir vergisi mükellefi olmak üzere toplam 2 milyon 100 bin kayıtlı işletme var. Bu rakama serbest meslek erbabı ve ücretliler dahil değil. Birinci sınıf defter tutan 778 bin işletmeyi incelememizde esas aldık. 2007 sonunda toplam mükellef sayısı itibariyle 1.7 trilyon YTL net satış hasılatı elde edildiğini ve 98 milyar YTL de kar rakamı oluştuğunu gördük. Karın satış hasılatına oranına bakıldığında karlılığın yüzde 6'yı yakalayamadıklarını anladık. Sektörel karlılıkta yüzde 15-20'yi bulanlar olduğu gibi yüzde 6-7 karlılık rakamlarında olanlar da vardı. Ancak bazı sektörlerin bırakın kar elde etmeyi cepten yediklerine tanık olduk. Ayrıca bu 98 milyar YTL'lik karın 95 milyar YTL'si 778 bin mükellef tarafından eled edilmiş. 3 milyar YTL'si ise geriye kalan 1 milyon 322 bin işletme tarafından. Daha da önemlisi bu karın 50 milyar YTL'si en büyük bin 546 kuruluşa ait. Yani yüzde 48'i. Bu kuruluşların aktif toplamı da 100 milyon YTL'nin üzerinde".
-"OSB'LER İHTİSASLAŞACAK"
Birçok kanunla ilgili düzenlemeye başladıklarını belirten Çağlayan " Organize Sanayi Bölgeleri ile(OSB) ilgili çok acil bir yönetmelik çıkardık. OSB'lerin kurulması ve yer seçimi için 23 ayrı yer seçme heyeti vardı ve biz bunların sayısını 9'a indirdik. Bu heyetlerin olumlu ya da olumsuz karar sürecini de 30 güne düşürdük. Türkiye'de şu anda 253 OSB var ve bunların 107'si yoğun ve modern tesislerle faaliyet halinde. İhtisas sanayi bölgeleri kavramı getiriyoruz. Tarım, seracılık ve hayvancılık gibi lojistik alanında da OSB'ler kurulmasına imkan vereceğiz"dedi.
Bankaların OSB'lerdeki tesislere kredi açma konusunda isteksiz olduklarını ve bu durumu değiştirmek için yeni bir düzenlemeye gittiklerini kaydeden Çağlayan " Bankalar OSB'lerdeki şirketlere kredi vermek için fabrika ipoteği almakta çekingen davranıyorlardı. Şimdi yaptığımız düzenleme ile bankalar artık fabrikaları ipotek olarak alabiliyorlar ve eğer borç ödenmezse de fabrikanın sahibi olabiliyor. Ancak iki yıl içinde bu tesisleri yeniden satışa sunması şartını getirdik. Bu şekilde OSB'lere ciddi kredi verilebilme fırsatı yarattık" bilgisini verdi.
AR-GE KANUNU DEVRİM NİTELİĞİNDE, TEKNOPARKLAR HUMMALI ÇALIŞIYOR
Bakan Çağlayan, AR-GE alanında devrim niteliğinde bir kanun çıkardıklarını, bu alandaki yatırımlar ve istihdam için yüksek oranlı vergi muafiyetleri getirdikleri belirterek, Teknoparklar konusuna değindi. Çağlayan " Şu anda 30 Teknopark var ve 18'i faal durumda. 876 işletme var ve hepsinde hummalı bir çalışma yürüyor. Bu parklarda 165 patent alındı. 452 milyon dolarlık yabancı sermaye girişi oldu. 10 bin kişi toplam 2 bin 671 proje üzerinde çalışıyor" bilgisini verdi. Çağlayan, yeni düzenlemeyle Teknoparklarda bacalı üretim yapılabileceğini belirterek 2023'e kadar buradaki projelerin vergiden muaf tutulduklarını söyledi.
-TSE ÖZERKLEŞECEK
Türk Standartları Enstitüsü'nün (TSE) 1960'da kurulduğunu günün ihtiyaçlarına ve küreselleşmenin getirdiği rekabet ortamına uygun olmadığını savunan Çağlayan " Biz TSE'yi yurtdışında ilgili kuruluşlarla ortaklığa ve iştiraklerde bulunmaya yönelik bir özerkleştirme çalışması içindeyiz. Eli kolu bağlı olan TSE'yi böylece yarışın içine sokmuş olacağız. Özerk yapısıyla AB Standartlar Birliği'ne üye olmasını sağlayacağız. Böylece AB yapıları içinde en fazla üyeyle temsil edilen kuruluş TSE olacak. Bu şekilde TSE başka ülkelerde de standart veren kurum olacak" şeklinde konuştu.
-TÜKETİCİ KORUNACAK
Tüketici Koruma Kanunu çerçevesinde önemli düzenlemeler yaptıklarını ifade eden Çağlayan bu konuda şudeğerlendirmeyi yaptı: " Hem tüketiciyi hem de üretici koruyan düzenlemeler olacak bunlar. Ayıplı mallar, garanti süreleri, devre tatil ve devre mülk, paket turlarla ilgili teminat mekanizmaları getiren düzenlemeler yapıyoruz. Örneğin ön ödemeli ve kampanyalı satışlarda,özellikle de konut satışlarında yasal bir teminat verilmesini sağlayacağız. Çünkü para toplanıyor ve konut teslim edilmiyor gibi tüketiciyi mağdur eden sorunlarla karşılaşılıyor.Kapıda satışlar ilgili olarak da 50 bin YTL'lik sermaye zorunluluğu getiriyoruz. " dedi.
-KREDİ KARTLARINDA GÜCÜN GÜCE YETTİĞİ BİR SİSTEM VAR
Kredi kartlarından yıllık aidat alınması ilişkin düzenleme hakkında bilgi veren Çağlayan bankaların bir defaya mahsus bir ücret aldıktan sonra bir daha yıllık aidat almamalarından yana olduklarını kaydederek şunları söyledi; " Serbest piyasa ekonomi kuralları gereği faiz konusunda bir sınır getirilmesini istemiyoruz. Çünkü olumlu bir sonuç getirmez. Bu konu bankaların kararına ve tüketicilerin tercihine bırakılması gereken bir konu.Tüketici bu konuda bankalar arasında seçim yapabilir. Ancak kredi kartı konusunda Yargıtay'ın da içtihatları oluşmaya başladı. Bunu önemli buluyoruz. Gücün güce yettiği bir sistem olmasın. Çünkü insanlar bu konudan muzdarip".
-İNDİRİMLİ SATIŞLAR İNANDIRICI DEĞİL
İndirimli satışlar ve kampanyalar konusunda da tüketicinin korunmasını amaçlayan düzenlemeler getireceklerini dile getiren Bakan Çağlayan " Artık indirimli satışlar mevcut haliyle tüketicide güven ve inanç bırakmadı. Ben bile inanmıyorum bu kampanyaların güvenirliğine. İndirimlerin şekli sektörün itibarını azaltan bir uygulama haline geldi. Biz bu kampanyaların mevsim değişimlerinin olduğu yılda iki kez yapılması yönünde bir düzenleme getiriyoruz. Birincisi 15 Ocak-1 mart arasında kış kampanyası ve ikincisi de 15 Temmuz-1 Eylül arasında da yaz kampanyası şeklinde olacak. Etiketlerde indirim öncesi ve indirim sonrası fiyatlar ve indirim oranı yazılı bulunacak. Eski fiyatın gerçek fiyat olup olmadığı konusunda da envanter kayıtlarına bakacak bir mekanizma kuracağız. Ayrıca tasfiye halinde satışlar için de düzenleme getiriyoruz. Bu şekildeki indirimler iki ayı geçemeyecek ve izin alınması halinde de en fazla altı ayda temizlenecek" diye konuştu.
-"YAŞ SEBZE VE MEYVEDE KAYITDIŞILIGĞI ÖNLEYECEĞİZ"
Toptancı Hal yasası için yeni düzenlemeler yapacaklarını ve bu çerçevede amacın kayıt dışılığı önlemek olduğun kaydeden Çağlayan " Yaş sebze-meyve pazarı kışlık ürünlerde 71 milyar YTL ve yaz sezonu ürünlerinde de 38 milyar YTL olarak hesaplanıyor. Bu pazarın yüzde 30'ı kayıt altında, ama yüzde 70 gibi çok önemli kısmı kayıtdışı durumda. Ayrıca saklama koşullarından dolayı yüzde 25'e varan ürün kaybı oluyor ve bu da tüketicilere enflasyon olarak yansıyor. Artık her ürünün künyesi olacak. Hal içi ve hal dışı satışlar için de rüsum oranları gözden geçiriliyor. Üretim noktasındaki miktarlar ile hal çıkışları arasındaki miktarları tespit edecek mekanizmalar kurulacak" dedi. (ANKA)
(NÇ/NB/ZG)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA