Babacan:terör Örgütüne Karşı Ciddi Duruş Sergilenmeli

Güncel Haberler

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye'nin, Irak'ın Kuzeyindeki Yerel Yönetimle Temaslarından En Önemli Beklentisini "Terör Örgütü PKK Konusundaki Söylemini, Fiillerini, Yaptıklarını Değiştirmeye Devam Etmesi" İfadesiyle Açıkladı. "Irak'ın Kuzeyindeki Yerel Yönetimin Kendi Kontrolünde Olduğunu İddia Ettiği Alanlarda Terör Örgütüne Karşı Çok Daha Somut, Çok Daha Ciddi Bir Duruş Sergilemesi Gerekir" Dedi.

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye'nin, Irak'ın kuzeyindeki yerel yönetimle temaslarından en önemli beklentisini "terör örgütü PKK konusundaki söylemini, fiillerini, yaptıklarını değiştirmeye devam etmesi" ifadesiyle açıkladı. "Irak'ın kuzeyindeki yerel yönetimin kendi kontrolünde olduğunu iddia ettiği alanlarda terör örgütüne karşı çok daha somut, çok daha ciddi bir duruş sergilemesi gerekir" dedi.

Babacan, 17 Ekim'de yapılacak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyelik seçimlerinden önce geldiği New York'ta TRT'2 kanalının "Açılım" programına katılarak, seçimler ve dış politikayla ilgili soruları yanıtladı.



-IRAK-



Türkiye'nin Irak Özel Temsilcisi Elçi Murat Özçelik başkanlığındaki heyetin Irak ziyaretinin içeriğiyle ilgili soru üzerine Babacan, Irak'taki merkezi hükümetle zaman içerisinde iyi ilişkiler geliştirildiğine işaret etti.

Babacan, geçen yıl Ekim ayındaki Bağdat ziyaretinin, Türkiye'den Saddam rejimi sonrasında Irak'a bakan düzeyinde ilk ziyaret olduğunu vurgulayarak, "Dolayısıyla biz Bağdat'la orada eşik aştık" dedi. Ardından Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin Türkiye'ye geldiğini, daha sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı bakanlarla birlikte Bağdat'a gittiğini anlatan Babacan, özellikle terörle mücadele çerçevesinde "Irak merkezi hükümetiyle terör örgütü PKK arasındaki mesafeyi oldukça açtıklarını" vurguladı.

Türkiye'nin terör örgütüyle mücadelede temel hedefin "terör örgütünün yalnızlaştırılması ve siyasi desteklerinin yavaş yavaş kesilmesi" olduğuna dikkat çeken Babacan, Türkiye'nin bu hedefi doğrultusunda da önce Arap ülkeleriyle, Avrupa ülkeleriyle, ardından ABD ve Bağdat'la yapılan mutabakatlarla yol aldığını anlattı.

Babacan, "Terör örgütünü siyasi açıdan yalnızlaştırdık mı diye sorduğumuzda geriye bir faktör kalıyor, o da Irak'ın kuzeyindeki yerleşim. Bizim Irak'ın kuzeyindeki yerel yönetimle direkt diyalog kurmamız, biraz da bu hedefe yöneliktir" diye konuştu.

Terör örgütünün artık Türk-Irak ilişkilerinin gündeminden düşüp düşmeyeceği konusunun önemli olduğunu vurgulayan Babacan, "terör örgütünün varlığını sonlandırma kararlılığının herkeste olup olmadığını" görmek istediklerini söyledi.

Babacan, TSK operasyonlarına da değinerek, "dünyada askeri literatüre geçecek değerde" değerlendirmesi yaptı ve terörle mücadelede "diplomasi, diyalog, ekonomik ve sosyo-kültürel uygulamalar"ın da son derece önemli olduğunu vurguladı.

Bir soru üzerine, terör örgütü PKK'nın Türkiye, ABD ve Irak'ın ortak düşmanı olduğunu söyleyen Babacan, son terör saldırısının ABD'nin bilgi paylaşmamasından kaynaklandığı yönündeki yorumların doğru olmadığını yineledi.

Babacan, Irak'ın kuzeyinde terörle mücadelede tampon bir bölge oluşturulmasına yönelik önerilerle ilgili bir soru üzerine ise bu konuda muhalefet partilerinden bazı öneriler geldiğini, bu noktada önemli olanın yetkili ağızlardan yapılacak nihai kararlara itibar gösterilmesi olduğunu belirtti.

Irak'ın kuzeyinde yaşayan Türkmenler ve Kerkük ile ilgili soru üzerine, Türkiye'nin Irak'ın kuzeyinde yaşayan 4 milyon insanla hiçbir sorunu bulunmadığını vurgulayan Babacan, Kerkük'te sorunun 7 kişilik komitenin mutabakatıyla çözüleceğini ifade etti.

ABD'nin, seçimlerin ardından gelecek yeni dönemde Irak'tan çekilme planının anımsatılması üzerine Babacan, ABD varlığının azalmasının bölge ülkelerinin Irak'la olan ilişkilerini daha önemli hale getireceğini, Irak'taki grupların da Türkiye ile ilişkileri geliştirmeyi ve desteğini almayı kendilerinin isteyeceğini söyledi.



-BMGK SEÇİMLERİ-



BMGK geçici adaylığı seçimleriyle ilgili olarak Türkiye'nin 2004 yılından bu yana BMGK'ya üyelik yolunda yoğun çalışmalarda bulunduğunu anlatan Babacan, bugün itibariyle bakıldığında Türkiye'ye verilen desteğin iyi durumda olduğunu belirtirken, ancak oylamanın gizli yapılacağına dikkat çekti.

Babacan, bu hafta içinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bazı ülkelerin devlet başkanlarını, Başbakan Erdoğan'ın da bazı ülkelerin başbakanlarını, kendisinin de muhatabı olan dışişleri bakanlarını arayarak destek taleplerini yineleyeceğini bildirdi.

Türkiye'ye destek veren ülkelerin 3 gruba ayrıldığını belirten Babacan, bu ülkeleri "karşılıklı destek anlaşmasıyla söz alınan ülkeler, karşılıksız yazılı destek alınan ülkeler ve sözlü destek veren ülkeler" olarak sıraladı.

Babacan, yürütülen kampanyayla ilgili "Bizim kampanyamız pozitif bir kampanya, negatif kampanya değil" derken, kampanyanın "diğer ülkelerin zayıflıklarını, eksikliklerini anlatmaya" yönelik olmadığını ifade etti.

Diğer adayların, "Türkiye'nin BMGK'nın önüne İran'ın nükleer programı geldiğinde Türkiye'nin tarafsız kalamayacağı ve Türkiye'nin kolay kolay çekip çevrilemeyecek kadar ağır bir ülke olduğu" söylemlerinin anımsatılması üzerine Babacan, Türkiye'nin bölgesinde nükleer silah istemediğini, aynı zamanda nükleer enerjinin barışçıl yollardan kullanılmasının da her ülkenin doğal hakkı olduğu görüşünü anımsattı.

Babacan, ayrıca çok az ülkenin taraf olmadığı Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi anlaşmasına (NPT) İran'ın taraf olduğunu anımsatarak, Türkiye'nin önemli rol üstlendiği altı ülke(ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya) ve İran arasında devam eden müzakerelere işaret etti. Babacan, bu kapsamda kuşkuların kalkması için müzakere sürecinde karşılıklı güvenin tesis edilmesi gerektiğini bildirdi.



-ABD SEÇİMLERİ-



Babacan, ABD'deki seçimler ve Demokratlar'ın başkan yardımcısı adayı John Biden ile ilgili bir soru üzerine, Biden'ın Ermeni meselesi ve Irak'ın toprak bütünlüğüyle ilgili olarak Türkiye'den dönem dönem farklı yaklaşımları olduğunu söyledi. Biden'la ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi başkanıyken geçen Haziran ayındaki ABD ziyaretinde görüştüklerini kaydeden Babacan, tüm meseleleri konuştuklarını ifade etti.

ABD ve Türkiye'nin birbirini dost ve müttefik olarak gördüğünü belirten Babacan, "ABD'de bundan sonraki yönetim Demokrat da olsa Cumhuriyetçi de olsa Türkiye olarak amacımız ABD ile daha iyi ilişkiler geliştirmektir. Yeni Başkan kim olursa olsun bizim temel amacımız daha iyi ilişkiler ve işbirliğidir" dedi. Babacan, bu kapsamda ABD'de şu anki yönetimle yeni yönetim arasında "geçiş sağlayacak kadrolar" olduğunu, Türkiye'nin bu kadrolarla da temas halinde bulunduğunu bildirdi.



-TÜRKİYE-ERMENİSTAN İLİŞKİLERİ-



Babacan, Türkiye'nin Ermenistan'la son 1 yıldır diplomatlar düzeyinde sorunları konuştuklarını, Cumhurbaşkanı Gül'ün Erivan ziyaretinin ardından ise siyasi diyalog kapısının açıldığını söyledi.

Ermenistan'la ikili ilişkilerin devam edeceğini ama bu ilişkilerin Azerbaycan-Ermenistan ilişkileriyle de bağlantılı olduğunu bildiren Babacan, Ermenistan ve Azerbaycan'daki seçimlerin önemine işaret etti.

Babacan, Ermenistan'da Serj Sarkisyan'ın Ermenistan Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Azeri-Ermeni temaslarının da hızlandığını belirterek, Azerbaycan'daki seçimlerin ardından da bu sürecin belki yine hızlanabileceğini söyledi. Babacan, bunun olması halinde Türk-Ermeni ikili ilişkilerinin de bundan olumlu etkileneceğini belirtti.

ABD'deki Ermeni diasporasıyla ilgili bir soru üzerine ise Babacan, Ermenistan'da siyasi liderliğin çok önemli olduğuna dikkat çekti.



-KİİP VE YENİ RUSYA-



Babacan, Türkiye'nin Kafkaslar İşbirliği ve İstikrar Platformu (KİİP) önerisiyle ilgili bir soru üzerine, bu önerinin Gürcistan krizinin yaşandığı günlerde ortaya atılan yegane pozitif gündem maddesi olduğunu, bu fikre Rusya'nın, Azerbaycan'ın, Ermenilerin güçlü destek verdiklerini, Gürcistan'ın da Rusya'nın kendi topraklarından çekilmesinin arkasından öneriye destek vereceğini söylediğini, bu kapsamda Gürcistan'dan artık daha somut adım atmasını beklediklerini söyledi.



-AB-



Dışişleri Bakanı Babacan, AB'nin 5 Kasım'da yayınlayacağı İlerleme Raporuyla ilgili bir soru üzerine de ilerleme raporlarının hazırlanma nedeninin Türkiye'deki olumlu gelişmelerden çok eksiklikleri vurgulamak ve neler yapılması gerektiğini belirtmek olduğunu söyledi.

AB ile ilişkilerde yaşanan sıkıntılarla ilgili bir soru üzerine ise Babacan, özellikle Fransa'da ve Almanya'da seçimlerde Türkiye'nin AB'ye üye olamayacağı yönünde söylemlerin tabiatıyla Türkiye-AB ilişkilerini olumsuz etkilediğini, Türk halkının AB heyecanını kırdığını, ama AB yolunda yapılanları Türk halkının sevdiğini, benimsediğini belirtti.
Kaynak: AA / Güncel

, Haberler