Ankara: "yolsuzluk Ve Postmodern Terör" Roman Konusu
Gazeteci-Yazar Uğur Becerikli'nin ikinci romanı, "Yüzde 50" adıyla yayınlandı. Destek Yayınevi'nden çıkan kitapta, Türkiye'deki yolsuzluklar ve bunların olası sonuçları işleniyor.
Gazeteci-Yazar Uğur Becerikli'nin ikinci romanı, "Yüzde 50" adıyla yayınlandı. Destek Yayınevi'nden çıkan kitapta, Türkiye'deki yolsuzluklar ve bunların olası sonuçları işleniyor.Kitapta; medya, siyaset, yerel yönetimler, hukuk, spor, sanat, akademi gibi alanlarda yaşanan yozlaşma; sistemin, yolsuzluğun işleyişini ve yayılışını nasıl kolaylaştırdığı anlatılıyor. Kitabın kahramanı olan bir grup genç, yolsuzluğa "dur" demek için son dönem sinema filmlerinde görmeye başladığımız postmodern terörist eylemlere yöneliyor ve kendiliklerinden mücadele başlatıyor. Kitabın kahramanları olan gençlerin daha gerisinde ise önce çekirdek aileye ardından topluma ulaşılıyor. Kitapta "hayal ürünü" olduğu belirtilmesine rağmen okuyuculara çok tanıdık gelen bir çok konu ve öykü de yer alıyor. Kıran kırana yolsuzluk mücadelesi ve mayın döşemek, silahlı saldırı yapmak yerine daha ilgi çekici usullerle terör uygulayan bir örgütle, aşk, arkadaşlık, sevgi, kardeşlik gibi ilişkilerin birbirine girdiği kitapta, polisle gençler arasında amansız kovalamaca yaşanıyor. Asıl büyük kovalamaca ise birbirinden habersiz ama yan yana yaşayanlar arasında ortaya çıkıyor. Kitabın kahramanlarından Gökhan ve Şahane, birbirinden habersiz ama aynı çevre içinde yaşayan 2 kişi, hem de farklı saflarda. Kitabın arka kapağında İsmet İnönü'nün dürüst insanlara cesaret vermek için sarf ettiği sözlere yer verilirken, daha sonra gelen diyalogda ise adeta kitabın özeti yapılıyor.Becerikli, kitabın aslında insanlar için bulunmaz bir nimet olan Cumhuriyet ve onun nimetlerinin yolsuzluğa nasıl kurban edildiğini, kıymeti bilinmeyen değerlerin nasıl kaybolup gittiğini göstermek için yazdığını söyledi. 2005 yılında yayınlanan romanı "Lokman Hekim'in Kayıp Kitabı" ile polisiye-macera türünde ilk eserini veren Becerikli, yine polisiye bir öykü yazdığını ancak bu kitabın aynı zamanda toplumcu-gerçekçi roman kalıbında ele alınması gerektiğini söyledi. Becerikli, şöyle konuştu:"Yüzde 50 ismi bu açıdan önemli. Bir toplum kirlenmeye başladıysa, geleneksel olarak doğulu bir bakış açısıyla hemen bir kurtarıcının çıkması, topluma liderlik edip, alıp götürmesi, kurtuluşa erdirmesi bekleniyor. Oysa toplum biziz. Toplumda ne varsa onlar da bizim eserimiz. Yine toplumda bir kirlenme varsa onu temizlemek de bizim işimiz diyor kitap. Ancak kitabın sonuçta yalnızca bir masal evreni oluşturmaya çalıştığı da unutulmamalı. İnsan kendi kendine sorular sorar, acaba şu olsa ne olur, bu olsa nasıl olur diye. Fakat her düşündüğünü yapmaz. Ben bu kitapla biraz beyinleri düşünmeye itmek istedim. Tabii bir de cesur olsunlar. İnönü'nün de söylediği gibi, dürüstler de en az yolsuzluk yapanlar kadar cesur olursa, elimizdeki güzellikleri kaybetmeyiz"
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA