Almanya'ya Ambargo Uygula
Baykal, "Başbakan, Deniz Feneri'yle İlgili Gelişmeleri Aktaran Basın Organlarına Kızacağına, Alman Mahkemesi'ne Kızsın. Gücü Yetiyorsa Almanya'ya Ambargo Uygulasın" Tepkisi Gösterdi.
CHP Lideri Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan’ın gazetelere boykot çağrısına "Başbakan, Deniz Feneri’yle ilgili gelişmeleri aktaran basın organlarına kızacağına, Alman Mahkemesi’ne kızsın. Gücü yetiyorsa Almanya’ya ambargo uygulasın" tepkisi gösterdi.CNN Türk’te konuşan Baykal, "Bu bir dikta anlayışının ifadesidir" diyerek, şunları söyledi:Sonrası yayın engeliBaşbakan, düşünce özgürlüğünü kullanan bir kısım medyaya karşı, vatandaşın haber hakkına saygı gösteren bir kısım medyayı ’Evinize sokmayın’ diyor. Düşman ilan ediyor, ayırıyor. Bunun bir sonraki aşaması imkan bulursan onların yayınlanmasını engellemektir. Bir Başbakan’ın çıkıp, yayın organlarını ’Almayın’ diye kampanya yapması, Başbakan sıfatı üzerindeyken kabul edilecek şey değildir. Çünkü Başbakan’ın görevi o yayın organlarının da hukukuna sahip çıkmaktır. Başbakanlık görevinde bulunduğunu unutarak, kızgınlıkla, hırsla davranıyor; başbakanlık yetkileriyle ortalığa nizam vermeye çalışıyor.Demokrasinin gereğidirHepimiz zaman zaman işimize hiç gelmeyen, bizi rencide eden, üzen, çoğu kere de belki haksız olan yayınlara muhatap olabiliriz. Ama bu demokrasinin gereğidir. Bunların çaresi demokrasi, basın özgürlüğü olanakları içerisinde gerçekleri anlatmaya çalışmaktır. Oyunun kuralı, demokrasinin icabı bu. Herkes senin gibi düşünmek zorunda değil, herkes senin uygun gördüğünü söylemek zorunda değil.Ambargo istemi işlemezBasına ambargo istemi işlemez. İnsanlar gazeteleri ihtiyaçtan dolayı alıyor. Vatandaşların "Başbakanımızın uygun gördüğü haberler dışında biz haberleri okumak istemiyoruz. Başbakanımız öyle söyledi almayacağız" diyeceklerini sanmıyorum.Husumet, bölücülük varHusumetle demokrasi, basın özgürlüğü bağdaşmaz. Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarında, husumet, bölücülük, hukuka saygısızlık, ambargo ve dışlama isteği, istibdat ruh hali var. Oy verirken vatandaşın vicdanını günlük küçük çıkarlarla baskı altına almaya göz yuman bir sistem varsa bu sistem çağdaş demokrasilerde işleyemez, Türkiye’de bunlar işliyorsa demokrasi yok demektir. İktidar kendisini güçlendirmiş, palazlanmış hissedince, "Şunu almayın, bunu satmayın, bunu yazdırmayın’ diyorsa üniversiteleri, yargıyı kendi kafasına göre şekillendirmek istiyorsa orada demokrasinin varlığından söz edilemez. Bu bir aldatmacadır.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA