AK Parti TBMM Grup Toplantısı
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de Esas Meselenin, Siyasetin Alanını Daraltmaktan Medet Uman, Erkler Arasında Yetki Çatışması Çıkartmak İçin Her Vesileyi Fırsat Bilen Bir Anlayışın Yine Siyasetin İçinde Hala Varolması Olduğunu Belirterek, "CHP Sözcüleri Anayasamızda Yetki Sınırları Açıkça Çizilen Yasama ve Yetki Erklerini Karşı Karşıya Getirmek İstiyorlar" Dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de esas meselenin, siyasetin alanını daraltmaktan medet uman, erkler arasında yetki çatışması çıkartmak için her vesileyi fırsat bilen bir anlayışın yine siyasetin içinde hala varolması olduğunu belirterek, "CHP sözcüleri Anayasamızda yetki sınırları açıkça çizilen yasama ve yetki erklerini karşı karşıya getirmek istiyorlar" dedi.Erdoğan, Türkiye'nin demokrasi tarihinin, rakiplerine kuyu kazmaya çalışırken kendi bindiği dalı da kesen siyasi aktörlerle dolu olduğunu vurguladı.AK Parti TBMM Grup Toplantısında bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin, üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasına ilişkin Anayasa değişikliğini iptal etmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan sözlerine şöyle başladı: "Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi. Türk milletinin, 70 milyon vatandaşımın iradesinin tecelli ettiği kutlu çatı. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ilkesi 23 Nisan 1920'de burada hayat buldu. Kurtuluş Savaşını yöneten, Cumhuriyetimizi kuran irade burada şekillendi. İstiklalimizin sembolü olan bu Meclis bugüne kadar hiçbir vesayeti, hiçbir gölgeyi kabul etmedi. Bundan böyle de kabul etmeyecektir. Zira bu Meclis hür iradesiyle bu aziz milletin kurtuluş destanını yazdı. Evet burası milletimizin evidir, harim-i ismetidir. Bu evin 70 milyon sahibi vardır. Bu çatının altında bu ülkenin hiçbir vatandaşı unutulmaksızın, ihmal edilmeksizin, hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın herkesin hukuku savunulur, korunur, herkesin iradesi burada temsil edilir. Bu ülkenin izzeti için, bu milletin şerefi için aklı selimin, sağduyunun yolundan ayrılmadan metanetle, vakarla bir ve bütün olarak milletimizin hukukunu ilelebet koruyacağız. Milletimizin iradesini hakkıyla temsil edeceğiz. Birliğini beraberliğini savunacağız bu çatının altında. Kendimizi geri çekmeden, başkalarını da dışlamadan milli irademize, müşterek hukukumuza hep beraber sahip çıkacağız. Milletimizle aynı üslubu kullanacağız. Milletimizle aynı vefa ve kader çizgisinde yürüyeceğiz. Ne milletimizin bir adım ilerisinde olacağız, ne milletimizden bir adım geride kalacağız." Başbakan Erdoğan, Türk milletinin istisnasız tamamının adaletten, hakkaniyetten yana olduğunu vurguladı. Milletvekillerini, bu milletin emanetine sadakatle sahip çıktıkları için kutlayan eden Erdoğan, yalnızca AK Parti grubunu ve AK Parti'ye oy verenleri değil bu ülke için, bu toplumun düzeni için, demokrasi, adalet, refah ve huzur için hakkaniyetten ayrılmayan, daima vicdanının sesine kulak veren diğer parti gruplarını ve kişileri de aynı duyguyla andığını, aynı samimiyetle selamladığını söyledi. Dönemsel sorunların istikametlerini çeviremeyeceğini dile getiren Erdoğan, AK Parti'nin konjonktüre göre, esen rüzgarlara göre yönünü belirlemediğini vurguladı. Bu istikametin milletin istikameti olduğunu ifade eden Erdoğan, rotalarını milletin belirlediğini kaydetti. Milletimizin tarihi yürüyüşüne ortaklık ettiklerini, milletle beraber yürüdüklerini dile getiren Erdoğan, milletin umutlarını, rüyalarını, özlemlerini temsil ettiklerini söyledi. Türk milletinin kendi ülkesinde, kendi bayrağı altında kendi devletini yönetenlerden adalet ve demokrasi istediğini belirten Erdoğan, "Ne bir eksik, ne bir fazla adalet ve demokrasi" dedi. Hiçbir zaman bulundukları makam ve mevkileri kendi mülkleri zannetmediklerini ifade eden Erdoğan, AK Parti'ye oy versin, vermesin, istisnasız bütün vatandaşların hukukunu koruyacaklarını, bütün vatandaşların emanetini emanetleri bileceklerini vurguladı. Erdoğan, "Bu sözlerimizi siyaseten söylenmiş sözler olarak görenler, hissiyatımızı paylaşmayanlar olabilir. Olacaktır da. Çoğulcu demokrasinin gereği de farklılıklarımızın ahenk içinde birarada olmasıdır. Hükümetimiz döneminde milletimizin, devletimizin zarar göreceği yanlış adım atmamaya gayret ettik. Aksine Türkiye'yi bir kaostan çıkardık, emniyete kavuşturduk, güven ve istikrarı yakaladık. Yürüyüşümüz milletimizle beraber devam ediyor. Dün de sorunlarımız vardı, bugün de sorunlarımız var. Evet ama şu kısacık hayatımızda bile gölgelerin üstümüze geldiği en sıkışık, en zor zamanlarda güneşin doğuşuna binlerce kez şahit olduk.Ümitlerimizi taze tutmak, heyecanımızı diri tutmak zorundayız. Zor zamanlarda defalarca sınanan bu milletin aklına, vicdanına, sağduyusuna güveniyoruz, güveneceğiz. Bu güven zemininde siyaset yapıyoruz. Bu güven atmosferinde milletimizin ufkunu açmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.Türkiye'de esas meselenin, siyasetin alanını daraltmaktan medet uman, erkler arasında yetki çatışması çıkartmak için her vesileyi fırsat bilen bir anlayışın yine siyasetin içinde hala varolması olduğunu, sıkıntının buradan kaynaklandığını kaydeden Başbakan Erndoğan, özellikle anamuhalefet partisinin siyaseti içerden kuşatmaya, Meclis'i içerden zayıflatmaya yönelik girişimlerinin, gayretlerinin ortada olduğunu vurguladı. Erdoğan şu değerlendirmelerde bulundu: "Herkes 'Meclis'in yasama yetkisi daraltılıyor' derken bir tek CHP sözcülerinden Meclis'in yetkilerini aştığı iddiasını duyarsınız, başkasından duyamazsınız. Bunu da yargının bağımsızlığını savunur görünerek yapıyorlar. Oysa geçen bu zamanları hatırlayın. O zaman da onların istediği yönde karar vermezse Türkiye'nin çatışma ortamına sürükleneceğini söyleyerek Yüksek Mahkeme'yi tehdit ediyorlardı. Dün Yüksek Mahkeme'ye yönelttikleri söylemlerin hedefinde bugün yasama yetkilerini kullanmaktan başka birşey yapmayan bu yüce Meclis var. Dün Mahkemeye söylediklerinin benzerlerini bugün Meclis'e söylüyorlar. Peki bu CHP sözcüleri ne istiyor allah aşkına? Ben size söyleyeyim. Anayasamızda yetki sınırları açıkça çizilen yasama ve yetki erklerini karşı karşıya getirmek istiyorlar. Erkler arasında hiç yeri yokken, Türkiye'nin çözüm bekleyen ağır meseleleri varken, uyum ve ahenk içinde birlikte çalışmaları gerekirken bir yetki çatışması meydana getirmek istiyorlar. Bunu yaparken siyasetin ülke meselelerine çözüm üretme kabiliyetinin kırılması, yargı kurumlarının güven kaybetmesi, Meclis'in etkisiz hale getirilmesi, demokrasinin zaafa uğraması onları ilgilendirmiyor. CHP'nin milletvekili dokunulmazlığı talebinin altında yatan da budur. Türkiye'nin demokrasi tarihi rakiplerine kuyu kazmaya çalışırken kendi bindiği dalı da kesen siyasi aktörlerle doludur. Gelenekselleşen bu kuyu kazma siyaseti yüzünden siyasi kutuplaşma ve gerilimin ağır bedeli her zaman bu aziz millete ödettirilmiştir. Siyasi rekabetin meşruiyet çizgisini aşmak, yapıcı değil yıkıcı siyaset tarzı yürütmek ne Türkiye'ye, ne siyaset kurumuna, ne de bunu yapan siyasetçilere bugüne kadar hiçbirşey kazandırmamıştır. Bugün de böyle bir sınavdan geçiyoruz. Bu millet bugünlerin de çetelesini gün gün tutuyor. CHP'nin millete, demokrasiye, evrensel hukuka karşı yürüttüğü siyaset bu ülkeyi tahrip ediyor. Bütün demokratik açılımları korku siyasetiyle durdurma çabası Türkiye'ye ciddi zararlar veriyor. Bu gölge oyunları, bu korku siyaseti halkımızın ekmeğini aşını büyütmez. Büyütmüyor. Ülkemizin itibarını yükseltmez. Yükseltmiyor. Böyle korku ve vehimlerden beslenen hiçbir siyaset, özgürlüğü, adaleti getirmez. İdeolojik hukuk yorumlarıyla TBMM'nin iradesini bloke etmeyi muhalefet zannetmek, doğrudan doğruya halkın taleplerine, milli iradeye açıkça tavır almaktır. Objektif hukuk kurallarını sabote etmektir".(ZÇ-ÖK-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA