AK Parti TBMM Grup Toplantısı...(2)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Türkiye'de Her Ailede En Az 3 Çocuk Olmalı' Sözlerinin Arkasında Olduğunu Belirterek, "2040-2050 Türkiyesi'ni Düşünerek Samimi Tavsiyede Bulunuyorum. Bilimsel Olarak, İnançlı Olarak Söylüyorum. Türkiye, 2037'de Yaşlanan Bir Nüfus Dönemine Girecek. Ben Halimden Memnunum, Keşke 5-6 Olsaydı Ama 4'te Kaldı" Dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Türkiye'de her ailede en az 3 çocuk olmalı' sözlerinin arkasında olduğunu belirterek, "2040-2050 Türkiyesi'ni düşünerek samimi tavsiyede bulunuyorum. Bilimsel olarak, inançlı olarak söylüyorum. Türkiye, 2037'de yaşlanan bir nüfus dönemine girecek. Ben halimden memnunum, keşke 5-6 olsaydı ama 4'te kaldı" dedi.Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Başbakan Erdoğan, muhalefeti hedef aldı. CHP lideri Deniz Baykal'ın AB'ye yönelik 'Kendi işinize bakın' çıkışını sert bir dille eleştiren Erdoğan, "Türkiye eğer AB'ye üye olacaksa bu demode olan muhalefet anlayışını gözden geçirmelidir. Sivas'ın ötesine geçemeyenlerin, batıdaki yatırımları doğuya taşıyamayan bu zihniyetin çağdaşlığı konuşması mümkün mü? Mümkün değil. Bunlara Türkiye nedir diye sorduğunuz zaman, Ankara'nın Kızılay'ı, Çankayası'dır derler, İzmir'in Konak'ıdır derler ama Kadifekale'yi görmezler. Orada bir ilkelliği görürsün ama şimdi AK Parti kentsel yönetimle orayı da abat etti. Bunu göreceksiniz. Ama göremezler. Çünkü gözleri var ama görmüyorlar" diye konuştu.Türkiye'nin iktidarı ile kurumlarıyla AB standartlarına yaklaştığını, ancak muhalefetin değişmemekte ayak dirediğini belirten Erdoğan, muhalefete 'gelin siz de kendinizi gözden geçirin' diye seslendi. Bugünün Türkiyesi'nin eski siyasi alışkanlıklar için uygun bir zemin olmaktan uzaklaştığını dile getiren Erdoğan, Baykal'ın 'Biz 30 yıl önce neysek şimdi de oyuz' sözlerine atıfta bulunarak, "İyi güzel, o zaman aynı yerde patinaj yapmaya devam et" dedi. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletin Baykal'a hiçbir zaman iktidar yolunu açmayacağını kaydeden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:"Kendi partinde bile iktidar olmayacaksın. Yüzde 20 baraj koyacaksın, Türkiye'deki yüzde 10 barajını eleştireceksin. Eğer insanımızın gönlüne girebiliyorsanız, benim milletim vefakardır. Seni de gelir iktidara taşır. Çalış, dürüst ol, muhabbet sahibi ol. Bak bu millet seni de iktidar yapar, o zaman senin de olur. Son günlerde özellikle Avrupa Birliği'ne yapılan itiraz Türkiye'nin haysiyetini korumaya dönük bir itiraz değildir, laikliği korumaya dönük bir itiraz da değildir. AB'nin laiklik karşıtı olduğunu söylemek akla ziyan bir hezeyandır. AB, zaten demokratik laik değerlerin kurumsallaşması demektir. Biz bu değerleri savunduğumuz için cumhuriyetin temel yönelişi olarak kararlılıkla ilerliyoruz. Türkiye'nin ait olduğu değerler dünyası burasıdır diyoruz. Buradaki itiraz, kendisini yenilemeyen bir parti siyasetinin çelişkilerini örtbas etmeye yöneliktir. Türkiye'nin saygınlığını korumayı dert edinenlerin asıl yapması gereken demokrasiyi müdafaa etmektir. Evrensel değerleri özümsemeden saygın olamayacağımızı bilmeliyiz. Evrensel standartları Türk milletine layık görmeyenler Türkiye'nin saygınlığını koruyamazlar. Tam aksine zedelerler. Gelin mugalatayı bırakın, zihinleri bulandırmaktan vazgeçin. Türkiye'yi her alanda daha da ileriye götürecek siyasi rekabet içinde ülkenin geleceğine birlikte katkı yapalım. Bu boş tartışmalarla Türkiye'yi zaman kaybettirmekten başka birşey elde edemeyeceğimiz açıktır." 'KEŞKE 6 ÇOCUĞUM OLSAYDI' Başbakan Erdoğan, konuşmasında evlilere yönelik yaptığı 'En az 3 çocuk yapın' tavsiyesine yönelik eleştirilere de cevap verdi. Aile Haftası'nın kutlandığını hatırlatan Erdoğan, siyasi anlayışlarında, muhafazakar demokrat kimliklerinde hedefe aileyi koyduklarını söyledi. Aileyi yok etme anlayışına hiçbir zaman sıcak bakmadıklarının altını çizen Erdoğan, 'Türkiye'de her ailede en az 3 çocuk olmalıdır' tavsiyesini bu düşünceyle dile getirdiğini bildirdi. Erdoğan, "Bunu söylerken 2040-2050 yıllarının Türkiyesi'ni düşünerek söylüyorum. Genç ve dinamik bir Türkiye'yi daha ileri götürme anlayışıyla söylüyorum. Bu kuru sıkı bahaneler var ya, bu bahanelerin hepsi farklı yerlerden taşınan ve ülkemin geleceğini karartmaya yönelik düşüncelerdir. Ben düşüncelerimin de arkasındayım. Bazıları çıkıp edep adap dışı yaklaşımlar sergileyebilirler. Şu anda dünyada gelişmiş ülkelerde bile bunun ne denli önemli olduğunu o yaşayanlar kendileri söylüyorlar. Üste para veriyorlar, yeter ki nüfusu artıralım gençleştirelim, diyorlar. Biz ülkemizi bu duruma düşürmeyelim diye. 'Biz güçlüyüz, çünkü nüfusumuz genç' diyoruz. Bunu o zaman kullanma. O zaman lafla olmaz" diye konuştu.Şu andaki hesaplarla artış oranının bu hızla devam etmesi halinde 2037 yılında yaşlanan bir nüfus dönemine girileceğine işaret eden Erdoğan, bunun bedelinin Türkiye'ye çok ağır olacağını ifade etti. Bu hassasiyeti milletten özellikle istediğini ve kişisel tavsiyesini yaptığını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:"Kabul edenler olur, olmayanlar olur. Bunun bir mecburiyeti yok. Ben sadece söylüyorum. Ben halimden memnunum. Keşke 5-6 olsaydı ama 4'te kaldı. Bütün bunları da samimi dileğim olarak söylüyorum, inançlı olarak söylüyorum, bilimsel olarak söylüyorum. Bu işin bilimsel temeli var, diğerleri bilimsel konuşmuyorlar. Tam aksine bilim dışı konuşuyorlar. Türkiye'nin geleceği yaşlı diyorlarsa o ayrı mesele. Yunanistan'da nüfus azaldı, şimdi nasıl artar diye hesap yapıyorlar. Toplumsal dokumuzun sağlamlığı aile yapısının gücüyle doğru orantılıdır. Evvelallah bu ülke patlayacak, göreceğiz. Ama şu anda Anadolu'da her yerde adımlarımızı atıyoruz, tohumlamayı yapıyoruz. Neticelerine de alacağız. Güçlü ve geniş aile yapısını korumamız, aile değerlerini korumamız büyük önem taşıyor. Bu milletin kendi değerlerinden taviz vermemesi gerekir. Türk milletinin gelenekleri var, görenekleri var. Bunları sağlam, diri tutmamız lazım ki ayaklarımız yere bassın. Taklitçi değil kendi özbenliğini koruyan bir millet olarak, aile yapısı olarak ortada olmamız lazım. Aslolan budur. Bunu korumamız lazım. Tüm Türkiye olarak 'Biz de aileyiz' dediğimiz oranda birlik ve bütünlüğümüzü koruyabiliriz." BAYKAL'A 'ANTALYA' SALVOSU Başbakan Erdoğan, AK Parti kurulduğundan bu yana Türkiye'nin her iline gitmeye özen gösterdiğini söyledi. Başbakanlığı döneminde Antalya'ya 25 kez gittiğini hatırlatan Erdoğan, bu gidişlerinin hepsinde açılış yaptığını, yatırımları hayata geçirdiklerini bildirdi. "Antalya'ya turistik seyahat yapmadım" diyen Erdoğan, Baykal'a şu sözlerle yüklendi:"Sayın Baykal Allah hastaneye düşürmesin ama hasta ziyareti için Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi'ne yolunuz düşerse, hastaneyi de görme şerefine erişmiş olursunuz. Ara sıra iktidara geldin, şu Antalya'ya bişeyler yapsaydın. Aynı zihniyetten belediyeniz oldu. Niye yapmadınız? Bunlar laf üretir, biz ise iş üretiriz. Farkımız bu. Milletimiz de bu tarz siyasetin aktörlerini çok iyi tanıyor. Türkiye'ye kazandırdıkları tek eser var mı, tahribattan başka. Biz yol yapıyoruz, onlar kuyu kazıyor. Biz eser üretiyoruz, onlar kriz üretiyor. Biz sorun çözdük, onlar sorun çıkarttı. Biz Türkiye'ye aydınlık bir ufuk çizdik, onlar karartma içinde oldu." VEKİLLERİN UYARISI ÜZERİNE GALATASARAY'I KUTLADI Konuşmasının sonunda Turkcell Super Lig'e yükselen Kocaelispor ve Antalyaspor'u tebrik eden Başbakan Erdoğan, bazı milletvekillerinin ve partililerinin uyarısı üzerine Galatasaray'ı da kutladı. Galatasaray'ı geçen hafta kutladığını, hem Galatasaray Başkanı'nı hem takım kaptanını arayarak tebrik ettiğini anlatan Erdoğan, "Biz bu noktada vefakarız, merak etmeyin. Galatasaraylılar bu arada Seyrantepe'yi de unutmasınlar tabii" dedi.(DA-NÇ-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA