8 Mayıs Dünya Talasemi Günü

Yerel Haberler

Mersin Devlet Hastanesi Başhekimi Suat Özer Öner, Talaseminin (Akdeniz Anemisi) Dünyada Çok Sık Görülen ve Önlenmesi de En Kolay Olan Kalıtsal (Taşıyıcı Anne Babadan Çocuklarına Geçen) Bir Grup Kan Hastalığı Olduğunu Söyledi.

Mersin Devlet Hastanesi Başhekimi Suat Özer Öner, talaseminin (Akdeniz anemisi) dünyada çok sık görülen ve önlenmesi de en kolay olan kalıtsal (taşıyıcı anne babadan çocuklarına geçen) bir grup kan hastalığı olduğunu söyledi.

Öner, '8 Mayıs Dünya Talasemi Günü' nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, talasemi taşıyıcılarının tamamen sağlıklı bireyler olup, ancak kendileri gibi taşıyıcı bir bireyle evlendiklerinde, her gebelikte yüzde 25 oranında hasta çocuk dünyaya getirme olasılıklarının bulunduğunu belirtti.

Taşıyıcılığın hastalık olmadığını kaydeden Öner; " Taşıyıcı bireyler fiziksel ya da zihinsel olarak geri değildir. Taşıyıcılık, yapılan işi ve niteliğini etkilemez. Talasemi hastası birey, yaşam boyu hastane ile bağını sürdürmek durumundadır. İlk tanı konulduktan sonra 3-4 haftada bir kan nakline gereksinim duyarlar. Var olan anemiyi düzeltmek için yapılan yoğunlaştırılmış kan nakilleri vücutta demir birikimine yol açar ve çeşitli organların fonksiyonları bozulur. Demir birikimini önlemek amacıyla özel bir pompa ile haftanın hemen her günü 10-12 saat boyunca cilt altına yerleştirilen iğne aracılığıyla vücuttan demir atılımını sağlayan ilaç kullanmak zorundadırlar. Son zamanlarda gündeme gelen tabletler ile hastalarımızın yaşamı daha da kolaylaştırılmaya çalışılmaktadır. Uygulanan tedavi yöntemleri ile hastalarımızın yaşam kalite ve süreleri artmıştır" dedi.

Talaseminin pahalı ve bir o kadar da hasta ve ailesi için zor bir hastalık olduğunun altını çizen Öner, "Ancak önceden önlem alarak önlenebileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Hastalarımıza uygulanan ek tıbbi tedavi yöntemleri ile birlikte yıllık maliyet 12-15 bin YTL civarındadır. Oysa ki, bu maliyet ile 2 bin kişi taranabilir ve doğum öncesi tanı yöntemleri kullanılarak yaklaşık 25 hasta bebeğin doğumu önlenebilir. Böylece yeni hasta bebek doğumunu önlemekle yapılacak tasarrufla, mevcut hastalarımızın daha iyi tedavi almaları, iş ve sosyal problemlerinin çözülmesi ile daha iyi yaşam koşullarına sahip olmaları ve toplumun başka kesimlerinin de problemlerinin çözümü sağlanabilecektir" diye konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre dünyada yaklaşık 270 milyon taşıyıcının bulunduğunu ve her yıl yaklaşık 300 bin hasta çocuğun dünyaya geldiğini ifade eden Öner, şu bilgileri verdi; "Ülkemizde ise Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre talasemi sıklığı genelde yüzde 2.1 olup 1 milyon 400 bin taşıyıcı ve 4 bin 500 civarında hasta bulunmaktadır. Orak hücreli anemi sıklığı ise yüzde 0.3 ‘tür. İlimizde ise talasemi sıklığı yüzde 2.3 olup orak hücreli anemi sıklığı yüzde 13.3'tür. Bu oranlarda Türkiye'de ilk defa talasemi tanısı konulmuş il olan Mersin'deki durumun ciddiyetini göz önüne sermektedir. 8 Mayıs 2003 tarihinde Sağlık Bakanlığı tarafından Mersin'de riskli il olarak kabul edilen 33 ilin Sağlık Müdürleri ve yetkilileri ile ilk toplantı yapılarak Hemoglobinopati Önleme Projesi başlatılmıştır. Aynı gün Mersin Devlet Hastanesi Hemoglobinopati Tanı ve Tedavi Merkezi kurulmuştur." (HK-HK-Y) 08.05.2008 18:45 TSİ
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel

, Haberler