22 Mart Dünya Su Günü
Türkiye Ziraat Odaları (Tzob) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Dünyanın Plansız Sanayileşme ve Onun Oluşturduğu Sorunlar Nedeniyle Yaşanmaz Bir Geleceğe Doğru Hızla Sürüklendiğini Söyledi.
Türkiye Ziraat Odaları (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünyanın plansız sanayileşme ve onun oluşturduğu sorunlar nedeniyle yaşanmaz bir geleceğe doğru hızla sürüklendiğini söyledi.Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, kontrolsüz sanayileşmenin meydana getirdiği gaz salınımları ve onun etkisiyle oluşan sera etkisi gelecek nesilleri değil artık günümüz insanının yaşamını da tehdit eder nitelik kazandığını, bu tehdidi gören tüm dünya ülkeleri en önemli üretim faktörü olan toprak ve su gibi doğal kaynaklarını muhafaza etme telaşına girdiğini belirtti. TZOB Başkanı Bayraktar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 1992 yılında Rio de Jenerio'da düzenlenen BM Çevre ve Kalkınma Konferansı'nda dünyada suyun giderek artan öneminden dolayı her yıl 22 Mart gününün "Dünya Su Günü" olarak kutlanmasına karar verildiğini kaydetti. Konferansın sonuç metni olan "Gündem 21'in 18. bölümünü referans alan bu karar gereğince bütün ülkelerin su kaynaklarının rasyonel kullanımının önemini belirten etkinlikler düzenlediğini vurgulayan Bayraktar, "Dünya Su Günü 1992 tarihinden bu yana her yıl farklı temalarla kutlanmaktadır. Bu yıl tema 'Sanitasyon' olarak belirlenmiş ve konuyla ilgili tanıtım çalışmalarında uluslararası sorumluluk Dünya Sağlık Teşkilatı'na verilmiştir. Bu yılki temanın halk sağlığı anlamına gelen 'Sanitasyon' olması 2008 yılının BM Genel Kurulu'nca 'Uluslararası Halk Sağlığı' yılı olarak kabul edilmesiyle de ilgilidir. TZOB, 2008 Dünya Su Günü münasebetiyle ülkemiz insanları ve özellikle kırsal kesimde yaşayanlar için son derece önem taşıyan suyun tasarruflu kullanımı ve hijyen konusunda duyarlı ve akılcı politikaların uygulanmaya konulmasına bir kez daha vurgu yaparak, tüm ilgililerin üzerlerine düşen sorumluluk bilinci ile "Dünya Su Günü'nü" idrak etmesini beklemektedir" dedi.Türkiye'nin sanıldığı gibi su zengini bir ülke olmadığına dikkat çeken TZOB Genel Başkanı Bayraktar şunları kaydetti:"Kullanılabilir su potansiyelimizin kişi başına düşen payı (1588 m3) göz önüne alınırsa, uluslararası normlara göre su fakiri ülkeler grubuna girmektedir. Dolayısıyla su kıtlığı ile mücadelede en etkili önlem, mevcut su potansiyelimizi en duyarlı ve akılcı şekilde kullanmaktır. Ülkemizde su kaynakları ise ciddi bir kirlenme sorunu ile karşı karşıyadır. İçme sularımız bakteriyolojik ve kimyasal kalitesi açısından kabul edilemez sınırlara gelmiştir. Ayrıca kentleşme ve sanayileşme bazlı olarak milyonlarca ton kirleticinin akarsulara ve denizlere bırakılması sonucunda Gediz, Büyük Menderes, Ergene, Meriç, Susurluk, Ankara Çayı ve Sakarya nehirlerinde kirlilik ciddi boyutlara ulaşmıştır. Atık suyun yüzde 55'i endüstri tesislerinden kaynaklanmaktadır. Endüstriyel nitelikteki atık suların sadece yüzde 9'u arıtılmaktadır. Yapılan bir araştırmaya göre dünyada yeraltı sularını en çok kirleten ülke olarak Bangladeş, denizleri ise en çok kirleten ülke Meksika (Körfez) olarak belirtilmektedir. Ülkemizin 'Suları Kirletme Hızı Değerleri'nin bu ülkelerle yarışıyor olmasından endişe duymaktayız. Ülkemiz ekonomisi açısından gündemden düşürülmemesi gereken en önemli konu, sulama alanlarımızın artırılması ve sulamaya açılmış alanlarımızın geliştirilmesidir. Sulamanın her iki boyutu da aynı derecede önem taşımaktadır. Bir taraftan yeni sulama alanlarının oluşturulması sürdürülürken, diğer tarafta da su ile buluşmuş alanların korunması ve geliştirilmesi çalışmaları büyük bir gayretle sürdürülmelidir. Ülkemiz su kaynakları, su toplama ve boşaltım alanları olarak 26 büyük havzaya ayrılmıştır. Bu havzalardaki yıllık yağış ortalaması 653 mm olup, su olarak bu değerin yıllık karşılığı 509 milyar metreküp'tür. AB Su Çerçeve Direktifi'nde 'Bütüncül Havza Yönetimi' olarak tanımlanan su kaynakları yönetimi anlayışı ülkemizin su kaynakları yönetimi anlayışındaki önceliklerle tam anlamıyla örtüşmemektedir. Su kaynakları yönetimi yapısı, su kaynaklarının ülkedeki sosyal ve ekonomik kalkınma faaliyetleri bütünlüğünden ayrılmadan koordineli bir şekilde yönetilmesini sağlayacak bir yapı olmalıdır. Bu yapı entegre yönetim anlayışı ile arz ve talebin her ikisine de yönelik uyumlu faaliyetlerde bulunacak güçlü ve etkili bir kamu yönetimi kurumsal yapısı olmalıdır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün kapatılması ile su kaynaklarının verimli kullanılması için koruma ve geliştirme çalışmaları engellenmiştir. Ülkemizde su kaynaklarının korunması ve kullanılmasında kurumsal bir koordinasyon bulunmamaktadır. Tarım ve Köyişleri, Çevre ve Orman, Bayındırlık ve İskan, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Kültür Bakanlıkları ile yerel yönetimler yasal sorumlulukları doğrultusunda görev üstlenmişlerdir. Her siyasi hükümetin programında olmasına rağmen su ve toprak kaynaklarımızın yönetimini üstlenecek TOPRAKSU teşkilatının halen kurulmamış olması büyük eksikliktir. Ülkemiz su kaynaklarını korunması ve sınır aşan sular ile ilgili uluslararası sorunların bilinci ile pek çok "su" ve su kaynakları konulu uluslararası toplantıya ev sahipliği yapmaktadır. Nitekim bu alanda en kapsamlı organizasyon olan 5. Dünya Su Forumu 2009 yılında İstanbul'da yapılacaktır. 'Farklılıkların Birleştirilmesi' teması ile Avrupa ile Asya, Ortadoğu ile Afrika, Güney ve Kuzey arasındaki coğrafi kavşak noktalarının altını çizmesinin yanında dünyanın zengin ve fakir, gelişmiş ve gelişmekte olan bölgeleri gibi çeşitli su kültürleri arasındaki kavramsal ayrılıklara da gönderme yapmaktadır. TZOB 2009'da yapılacak olan bu organizasyonun hazırlık çalışmalarına katılmakta ve IFAP'ı (Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu) bu çalışmalarda temsil etmektedir." (YZE-NÇ-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA