Amerikalı öğrenciler, üniversite üçüncü sınıftan sonra maneviyata ilgi duyuyor

Amerikalı öğrenciler, üniversite üçüncü sınıftan sonra maneviyata ilgi duyuyor

Amerika'da yapılan bir kamuoyu yoklaması, üniversite son sınıflara doğru öğrencilerin dini yaşam ve aktivitelerine katılımının arttığını ortaya koydu. Uzmanlar, bunun öğrencilerin dine ve manevi değerlere ilgisinin az olduğu anlamına gelmediğini belirtiyor.

Amerikalı öğrenciler, üniversite üçüncü sınıftan sonra maneviyata ilgi duyuyor

Amerika'da yapılan bir kamuoyu yoklaması, üniversite son sınıflara doğru öğrencilerin dini yaşam ve aktivitelerine katılımının arttığını ortaya koydu. Uzmanlar, bunun öğrencilerin dine ve manevi değerlere ilgisinin az olduğu anlamına gelmediğini belirtiyor.

Prof. Alexander Astin ve Helen Astin'in üniversite öğrencileri arasında "manevi gelişimi" ölçmek için yaptığı araştırma ilginç sonuçlar verdi. USA Today gazetesinde yayınlanan araştırmaya göre manevi konulara duyarlı öğrencilerin sayısı belirgin bir şekilde artış gösterdi. Üniversite son sınıfa gelen öğrenciler, hayatın gerçek amacını daha fazla anlamaya çalışıyor. Ahlaki ve toplumsal değerlere sahip çıkanların oranı ise belirgin şekilde yükseliyor.

2004 yılında 136 kampüste, 14 binden fazla lise birinci sınıf öğrencisi arasında anket yapıldı. Benzer çalışma 2007 yılı bahar ayında üçüncü sınıf üniversite öğrencilerine uygulandı. İki anketin karşılaştırması ile elde edilen sonuçlar ise bazı ortak varsayımları değiştirdi. Üç yılın sonunda öğrencilerin manevi konulara ilgisinin daha da arttığını ortaya çıktı. Hayattaki hedefler için "çok önemlidir" diyenlerin oranı da belirgin bir şekilde yükseldi. 2004'de hayatıma maneviyatı sokmak, "çok önemli" diyenlerin oranı yüzde 41,8 iken, 2007'de oran yüzde 50,4 oldu.

Üniversite üçüncü sınıf öğrencilerinin yüzde 74,3'ü, zor durumda olanlara yardım etmeyi "çok önemli", "olmazsa olmaz" kabul ediyor, Birinci sınıflarda ise bu soruya "çok önemli" diyenlerin oranı yüzde 62,1'de kalıyor. Araştırma dini kuruluşların etkinliklerine katılımın ise düşük olduğunu ortaya koyuyor. Üniversite birinci sınıf öğrencilerinin yüzde 43,7'si dini aktivitelere katıldığını söylerken, üniversite üçüncü sınıfta bu oran yüzde 25,4'e düşüyor. Üçüncü sınıf öğrencilerinin yüzde 37,5'i de dini etkinliklere katılmadığını belirtiyor.

MÜFREDAT GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Araştırma sonuçları eğitim çevrelerinde sürpriz etkisi yaparken, müfredat programlarının öğrencilerin ihtiyaçlarına göre yeniden gözden geçirilmesi gündeme geldi. Kendisine soru yöneltilen öğrencilerin yüzde 60'ı profesörlerin derslerde dini ve manevi konulara hiç değinmemesinden yakındı. Çalışmayı yapan Prof. Astin, yüksek öğrenimde manevi gelişimin, ahlaki değerlerin ve dini eğitimin ihmal edildiğini söyledi. Üniversitelerin sekülerliğin kalesi olarak görüldüğünü belirten Astin, "Öğrencilerdeki bu değişimin sebepleri üzerinde durmak lazım. Bir geçiş dönemindeyiz." dedi.

Prof. Astin'in yaptığı araştırma önceki araştırmalardan farklı olarak ilk defa üniversitelerde, manevi değerlere karşı ilginin kayda değer bir şekilde büyüdüğünü ortaya çıkardı. Ülke genelinde öğrenciler, ruhi konulardaki araştırmalarla meşgul, dini değerlerinin dünya genelinde gelişmesini de önemsiyorlar. Üniversite üçüncü sınıf öğrencilerinin yüzde 66,6'sı dünyada acı ve ızdırabı azaltmak, "çok önemli ve şart" derken, birinci sınıf öğrencilerinde bu soruya "çok önemli" diyenlerin oranı; yüzde 54,6.

ÖĞRENCİLERİN MANEVİ HEDEFLERİ

Amerika'daki üniversite öğrencileri, üç yıldan sonra, manevi konularla daha ilgili oluyor. Hayattaki hedefler "çok önemli" diyenlerin oranı 2004'e göre 2007'de artmış. Araştırma sonucunda ortaya çıkar rakamların bazıları şöyle:

Hayatıma maneviyatı sokmak çok önemli:

2004 yılı: yüzde 41,8

2007 yılı: yüzde 50,4

Daha çok seven bir insan olmak:

2004 yılı: yüzde 67,4

2007 yılı: yüzde 82,8