Almanya, Türkiye'nin Nüfuzundan Korkuyormuş!

Almanya, Türkiye'nin Nüfuzundan Korkuyormuş!

ALMANYA İçişleri Bakanı Horst Seehofer ile BfV Başkanı Hans Georg Maassen tarafından geçen hafta Berlin'de açıklanan BfV'nin geçen yıla ait raporunda, merkezi Köln'de bulunan Uluslararası Demokratlar Birliği'nin de (UID) istihbarat takibi altında olduğu ortaya çıkmıştı.

Almanya, Türkiye'nin Nüfuzundan Korkuyormuş!

ALMANYA İçişleri Bakanı Horst Seehofer ile BfV Başkanı Hans Georg Maassen tarafından geçen hafta Berlin'de açıklanan BfV'nin geçen yıla ait raporunda, merkezi Köln'de bulunan Uluslararası Demokratlar Birliği'nin de (UID) istihbarat takibi altında olduğu ortaya çıkmıştı.

Basın toplantısına katılan bir Türk gazetecinin, "UID'yi neden rapora aldınız?" sorusuna yanıt veren Maassen, UID'nin 'milliyetçi' bir örgüt olduğunu belirtti ve "Faaliyetleri Almanya'nın özgürlükçü demokratik düzeniyle uyuşmuyor" dedi. Maassen, "UID'yi izliyor musunuz?" sorusuna, sadece "Evet" yanıtını vermekle yetindi. Böylece kamuoyu UID'nin istihbarat tarafından izlendiğini ilk kez bir soru üzerine öğrenmiş oldu.

SAYFA 287'Yİ İŞARET ETTİ

Hürriyet, "UID'nin Alman istihbaratı tarafından izlenmesine kim, hangi gerekçeyle karar verdi?" sorusunu hem İçişleri Bakanlığı'na, hem de BfV'ye sordu. Bakanlık soruyu iç istihbarat teşkilatına havale etti. BfV'den Hürriyet'e gelen yanıtta, şöyle denildi:

"Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV), Anayasayı Koruma Yasası'nın 3'üncü maddesinin 1'inci ve 2'nci şıklarına dayanarak, güvenliği tehdit eden unsurlar veya yabancı bir devlet adına istihbarat faaliyetleri üzerine bilgi toplar. BfV raporunda Türk devletinin nüfuz etme faaliyetleri ile bağlantılı olarak sayfa 287'de UETD (UID) üzerine bilgi vermektedir. Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın bu bağlamda UETD'yi (UID) niçin izlemeye aldığı gerekçesi orada genişçe yer almaktadır."

Bu açıklamaya göre BfV, Alman yasalarına göre kurulmuş bir dernek olan UID'yi yabancı bir devlet adına çalıştığı gerekçesiyle izlediğini savunuyor.

O SAYFADA NELER VAR?

Raporun adı geçen 287'nci sayfasında eski Başbakan Binali Yıldırım'ın fotoğrafıyla birlikte "Memleket Sevdalıları Evet Diyor" yazılı seçim afişi yer alıyor. Raporun bu sayfasında özetle şöyle deniliyor:

"Türk diaspora örgütünün merkezi Köln'deki çatı kuruluşu Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD), Türk hükümetinin Almanya ve Avrupa'daki çıkarlarının kuvvetli bir savunucusu. AK Parti hükümetinin yurt dışındaki gayriresmi bir örgütü. 16 Nisan 2017 Türk anayasa referandumunda UETD burada yaşayan Türk seçmenler arasında tartışmalı anayasa reformuna onay vermeleri için yoğun çalışma yürüttü. Bunun yanında AKP'li bakanların katıldığı seçim kampanyaları düzenledi. Başbakan Binali Yıldırım'ın katıldığı 18 Şubat 2017 tarihinde Oberhausen'deki seçim konuşması için ücretsiz otobüs seferleri düzenledi. Etkinliğe 10 bine yakın insan katıldı. UETD Alman dernek yasasına göre kurulmuş Türklere ait hükümet ve devlet yanlısı bir dernek. Merkezi Köln'deki çatı örgütü Erdoğan'ın girişimleriyle kuruldu."

Raporda tüzüğünde kendisini sivil toplum kuruluşu olarak tanıtan, siyasi bir amaç taşımadığı, tarafsız olduğu belirtilen UID'nin aslında AKP'nin çıkarları için lobi çalışması yaptığı ileri sürülüyor.

YENEROĞLU: İLİŞKİLERİ YENİDEN ZORA SOKAR

AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, UID'nin istihbarat tarafından takip altında tutulmasına, yaptığı yazılı açıklamayla sert tepki göstermişti. Yeneroğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:

"Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın UID'yi izlemesi meşru değildir. Uluslararası Demokratlar Birliği'nin çalışmalarının istihbarat faaliyeti kapsamında izlenmesiyle, Federal İçişleri Bakanlığı toparlanmaya başlayan Türk-Alman ilişkilerini yeniden zora sokmaktadır. Aşırı sağcı parti AfD'yi 'nasyonalist' olarak nitelemekten kaçınan bir Anayasayı Koruma Teşkilatı'ndan ne beklenebilir ki?

UETD/UID, 'siyasi ve toplumsal düzeyde, AK Parti'nin çıkarları doğrultusunda lobi yapan', 'Türk diasporasındaki kanaat oluşumunu ve eylemi etkileyen' ve 'Almanya'daki siyasal katılım süreçlerine doğrudan nüfuz eden' hükümete yakın ve onun uzantısı olan bir kuruluş olarak tanımlanmaktadır. Uluslararası Demokratlar Birliği'nin bu tanımlamayı kabul edip etmediği sorusundan bağımsız olarak, anayasaya aykırı tutumun neye dayandırıldığı gizemini korumaktadır. Özellikle raporda kalın puntoyla öne çıkarılan 'uzantı kuruluş ifadesi, her türlü keyfi yoruma ve uygulamaya kapı aralar niteliktedir."

Kaynak: Hürriyet