Almanya'da Uyum Zirvesi Toplantısı

Almanya'da Uyum Zirvesi Toplantısı

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Öncülük Ettiği Federal Uyum Zirvesi Grubu, Dördüncü Toplantısını Yaptı.

Almanya'da Uyum Zirvesi Toplantısı

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in öncülük ettiği Federal Uyum Zirvesi grubu, dördüncü toplantısını yaptı.

Federal Güvenlik ve Çalışma Bakanlığı Müsteşarlığı Başkanlığı'nda 2 ayda bir toplanan uyum zirvesi çalışma grubunun dördüncü toplantısı, Federal Çalışma Bakanlığı'nda gerçekleşti. Federal Güvenlik ve Çalışma Bakanlığı Müsteşarı tarafından yönetilen toplantıda, Avrupa'dan yayın yapan Almanya lisanslı TGRT-EU'nun Direktörü Kenan Kubilay da hazır bulundu. Kubilay, toplantıda TGRT-EU'nun uyum politikası ve yayınlarını yansıtan bir de konuşma yaptı. Göçmen kökenli yayın gruplarının uyumda oynadığı rol hakkında, TGRT-EU'nun yayınları ile önemli bir boşluğu doldurduğunun altını çizen Kubilay, ilgiyle izlenen konuşmasının genelinde medyanın uyumda önemli bir yeri olduğu üzerinde durdu. Toplantıya çok sayıda sivil toplum kuruluşunun yanısıra eğitim uzmanları ve politikacılar da katıldı. Toplantıda ele alınan görüşlerin yasaya dönüşmesi de bekleniyor. Yabancı kökenlilerin iş bulmaları ve eğitimlerinin daha iyi bir düzeye gelmesi de komisyonda ele alınan konular arasında.

Toplantıda konuşan Almanya'nın tanınmış işadamlarından Kemal Şahin, entegre olmanın en iyi anahtarının Almanya'daki gelişmeden pay almaktan geçtiğini söyledi. Şahin, uyum sağlayan göçmenlerin Almanya ekonomisine katkı sağlayacaklarını, aynı zamanda kendi geleceklerini de garanti altına alacaklarını ifade etti. Şahin, "Yabancı öğrencilerin iyi okullarda okuma oranı düşük. Okulları bırakma oranları ise oldukça yüksek. İyi okullardan mezuniyetleri Almanlar'ın yarısı kadar. Ana lisanlarının iyi olmayışı, tanıdıklarının çok olmaması ve Almanlar'ın yabancılara olan ön yargısı önemli bir engel oluşturuyor" dedi. Sanayideki ağır işlerin azaldığını anlatan Şahin, Türkler arasındaki işsizlik oranının yüzde 35'lerde seyrettiğine işaret etti. Meslek eğitiminin önemi üzerinde duran Şahin, "Gençlerimiz babalarının, dedelerinin iş yerlerinde artık çalışamazlar. Devir değişti. O yüzden meslek eğitimi almaları kaçınılmaz. Almanya'nın nüfusu azalıyor. Almanya'ya artık göçte gelmiyor. Alman nüfusu aşağı doğru iniyor. Gelecekteki işgücü potansiyeli yabancılara doğru yöneliyor. Almanya bu açıdan bir çıkmaza doğru sürükleniyor" şeklinde konuştu.

Bu ve benzeri projelerle Almanya'nın geleceğine ışık tutmaya çalıştıklarını ifade eden Şahin, uzman öğretmenlerin de okulu terk edenlerle daha fazla ilgilenmeleri zorunluluğu üzerinde durdu. Bir diğer amacın da Alman toplumunu göçmenler konusunda daha duyarlı hale getirmek olduğuna işaret eden Şahin, yabancıların buradaki iş gücünden pay alan insanlar olmalarının şart olduğuna vurgu yaptı.

Alman-Türk İşadamları Derneği'nden (ATİAD) Cüneyt Kandemir ise, böyle bir çalışma grubu oluşturulmasını yararlı bulduğunun altını çizdi. Kandemir, "Bazı problemlerin bir günde çözülmesi mümkün değil. Çünkü meslek eğitim sorunları yıllardır süregeliyor. Ulusal Uyum Programı çerçevesinde böyle bir çalışma grubunun oluşmuş olmasını takdirle karşılıyorum. Sonuçta burada iş dünyasından temsilciler ve sendikadan temsilciler var. Eğitim konusunda uzmanlar var. Bu dördüncü toplantımız. Biz ATİAD olarak kendi sunumumuzu yaptık. Göçmen olarak meseleyi en iyi bilenleriz. Buradakiler bizim çocuklarımız. İşyerlerimizde hem Alman işçileri, hem de göçmen çalıştırdığımızı, bu sayede katkıda bulunduğumuzu anlattık" dedi.

"TÜRKLER ARTIK RESMİ KURUMLARDA DA ETKİN OLACAK"

Berlin Senatosu Göç ve Uyum görevlisi Günter Piening, son yıllarda göçmen gençlerdeki meslek eğitiminin dramatik bir şekilde kötüleştiğine işaret etti. Piening, "Yabancı gençlerdeki meslek eğitimi yüzde 5'lere dek düştü. Bunun altında yatan neden ise yabancı gençlerin sayısının da artış göstermesidir. Bu durum da mutlaka önlem alınması gerekiyor. Okul yada işverenler bu konuda acil ve hızlı önlem almak mecburiyetindedir" açıklamasını yaptı.

Almanya Türk Toplumu (ATT) Genel Başkanı Kenan Kolat, sorunları yavaş yavaş somutlaştırmaya başladıklarını söyledi. Kolat, "Bu toplantılarda sunulan öneriler, Ulusal Uyum Planı'nın içinde ele alınacak. Bu grupta özellikle meslek eğitimi, okuldan meslek eğitimine geçiş dönemi ve iş piyasa ile ilgili konular ele alınıyor. Alman gençlerinin yüzde 65'i meslek eğitimi görürken, Türkler'de bu oran yüzde 25'lerde seyrediyor. Bunun nedenleri var. İş piyasasında ise Almanlar'da işsizlik yüzde 10 iken, Türkler'de bu oranın yüzde 25'lerde olduğunu görüyoruz. Artık hemen hemen tüm Alman kurumları sorunların bilincine vermış durumda" dedi. Göçmenlerin iş piyasasında önemli bir grup olarak saptanmasının gerekliliği üzerinde durduklarını belirten Kolat, "Özellikle bu konuda bir adım attık. İkincisi bugün önemli bir başarı elde ettik. Çalışma ajansı bundan böyle Türkler'e yapacağı programlarda artık göçmen örgütleriyle çalışmayı koşul olarak getirmek istiyor ve bu çok çok önemli" diye konuştu.

Yapılacak tüm programlara göçmenlerin davet edileceklerini de aktaran Kolat, Alman devletinin Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gibi kurumlarına, göçmen kökenlilerinin alınması konusunda belirli sözler aldıklarına dikkat çekti. Toplantıya 3 kesimden katılım sağlandığını belirten Kolat, "Birinci kesim federal hükümet, ikinci kesim eyalet hükümetleri ve üçüncü kesim sivil toplum örgütleri. Tüm kesimler kendi üstlerine düşen görevin ne olduğunu tanımlayacaklar ve kendi kendilerine 'biz bunu yapacağız' diyecekler" açıklamasında bulundu.

Almanya'nın başkenti Berlin'de, öğrencilerinin yüzde 90'ı yabancı olan bir okul müdürü Kagerer Hildburg, 19 yıldan bu yana farklı bir konseptte çalıştıklarını belirterek, "Okul giderek daha çok göçmen kökenli öğrencilerden oluştu. 1988'de biz bu okulda 'yabancılaşma' yaşadık ve bu, bölgede sorun oluşturdu. Gençlerin kökenlerinden soyutlandığını ve büyük sorunlar yaşadıklarını keşfettik. Ben terapist olarak o dönemler okulda çalıştım. Çocuklara 'ne yapabilirsin?' sorusunu sorduğumuz da, 'hiçbir şey' yanıtını aldık. Toplumda hiçbir işe yaramamakvfd problemlerin bir günde ç duygusunu yaşamak önemli bir sorun" dedi. Tüm bunların değişimi ve çocukların eğitimi için sanat etkinlikleri yaptıklarını, bunun olumlu bir sonuç doğurduğunu aktaran Hildburg, Almanya çapında 'örnek' bir okul oluşturduklarına da dikkat çekti.

Federal İş Ajansı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Heinrich Alt, Federal Çalışma Ajansı ve Almanya'da medyanın uyumda önemli bir rol oynayacağını söyledi. Alt, "Medya, uyumda yabancı kökenli vatandaşlarımızın bilgilendirilmesi açısından önemli bir rol oynayabilir. Federal Almanya Devleti'nin yaptırım gücünü gösterme açısından da medya önemli bir rol oynayabilir. Bence iyi bilgilendirilmiş bir yabancı kökenli, başarılı olma şansını elde eder. İyi bilgilendirilmemiş yabancı kökenlinin ise başarısız olacağını ve uyum şansını yitireceğine inanıyorum. Mesela Federal İş Ajansı, yabancı medyayı doğrudan iletişim açısından henüz keşfetmiş durumda değil. Bizim bu alanda atmamız gereken daha büyük adımlar var" dedi.

Federal Düzeydeki İşveren Yönetim Kurulundan Peter Clever, yabancı gençlerin Almanya için bir şans olduğunu söyledi. Özellikle işverenlerin yabancı kökenli gençlerin iki dilli durumlarını fırsat olarak algılanması gerektiğini de altını çizdi.

Son olarak, bu çalışmalardan olumlu sonuçlar çıkacağına inandığını söyleyen Federal Güvenlik ve Çalışma Bakanlığı Müsteşarı Heinrich Tiemann, "Sendikaların başkan ve başkan yardımcıları, sivil toplum örgütleri ve Caritas gibi hayır kurumlarının üst düzey yöneticileri, eyalet hükümet temsilcileri, bakanlıkların temsilcileri katılıyor. Rus ve Yunan işveren kuruluşlarının yanısıra çok sayıda katılımcı, ulusal uyum politikasının nasıl olması gerektiği yönünde çaba sarf ediyor" şeklinde konuştu.

(SE-OYK-OYK-OK-D)