Albüm Eylül Gibi Çıkacak

Albüm Eylül Gibi Çıkacak

12 Yıldır Sezen Aksu'nun Vokali ve Perküsyoncusu Olan Cihan Okan 'Savcının Karısı' ile Başladığı Oyunculuk Hayatına 'Yaban Gülü' ile Devam Ediyor. Okan, Eylül Ayında Sezen Aksu Destekli İlk Solo Albümünü Çıkarmaya Hazırlanıyor..

Albüm Eylül Gibi Çıkacak

12 YILDIR SEZEN AKSU'NUN VOKALİ VE PERKÜSYONCUSU OLAN CİHAN OKAN 'SAVCININ KARISI' İLE BAŞLADIĞI OYUNCULUK HAYATINA 'YABAN GÜLÜ' İLE DEVAM EDİYOR. OKAN, EYLÜL AYINDA SEZEN AKSU DESTEKLİ İLK SOLO ALBÜMÜNÜ ÇIKARMAYA HAZIRLANIYOR..

12 yaşında başladığı müzik hayatında 1975'te profesyonelleşen perküsyonist, yorumcu, oyuncu ve vokal koçu Cihan Okan on parmağında on marifet olan bir isim. Bugüne kadar Sibel Egemen, Leman Sam ve son olarak da Sezen Aksu'yla çalışan Okan, bu süre içinde birçok ünlüye de vokal koçluğu yapmış. AKM'de 15 senedir 'Modern Folk Müzik Topluluğu' isimli orkestranın da solisti olan sanatçı, yakında ilk solo albümünü çıkarmaya hazırlanıyor. 48 yaşındaki Okan, atv'nin sevilen dizisi 'Yaban Gülü'nde de 'Selim' adlı bir işadamını canlandırıyor.

* Senelerce kameraların arkasındayken önüne geçmek nasıl bir duygu?

-Sanatın dallarını birbirinden ayırmıyorum. Sanatçı ruhlu insan diğer dallara da yatkın oluyor. Oyunculuk benim için çok büyük renk oldu. 'Savcının Karısı' dizisinden teklif aldığımda beş ay oyuncu koçuyla çalıştım. Dizinin yönetmeni Aydın Bulut'un da çok büyük emeği vardır üstümde.

* Oyuncu koçunuz kimdi?

-Yeşim Ceren Bozoğlu diye bir hanım. Çok iyi bir koçtur. İğneyle kuyu kazdı resmen. İki senelik çalışmayı beş ayda yaptık.

* İlk dizinizde başrol oynadınız. Bu sadece şans mı?

-Galiba. İyi ki de öyle oldu. Diğer türlü, daha çok kasacaktım kendimi. Anlayamayacaktım, ileride daha iyi bir rol olur mu, diye hep sürüncemede kalacaktım.

* Son diziniz 'Yaban Gülü'nün teklifi nasıl geldi?

-Yapım şirketinden aradılar. Nuran Devres'in senaryosu. Onun senaryoları bana çok uygun oluyor. Kendisi de benimle çalışmak istemiş. İki kişinin üzerine kurulan senaryoları pek sevmiyorum. Birbiriyle girintili çıkıntılı olan ve üç-dört kişinin etrafında dönen rolleri seviyorum ki, ben müzikle de uğraştığım için haftanın altı gününü sette geçiremem. Bu yüzden tam bana uygun oldu. Canlandırdığım 'Selim' karakteri psikolojik olarak enteresan bir tip. Çok başarılı bir işadamı, yatalak bir karısı var, karısını seviyor ama evlilikleri sadece kağıt üzerinde. Adam da genç ve diğer güzel kadınlar ilgisini çekiyor. Sanırım biraz çapkın bir adam.

* Biraz mı?

-(Kahkahalar) Biraz ufak kalıyor sanırım. Ben bu kadarını beklemiyordum açıkçası. Onun yaptıklarında bir kötülük yok. Sekreteriyle uzun süre beraber çalıştıkları için ister istemez bir elektriklenme oluyor aralarında. Ama Laçin onun için çok farklı. Ona aşık oluyor. Görüntüde çapkın, ona buna asılan bir tip olarak gözüküyor. Ama öyle biri değil. Bu özellikleri beni cezbediyor. Bu tarz bir rolü oynamak güzel.

* Selim zengin bir adam olduğu için kadınlar çevresinde olmasın...

-Öyle tabii. Adam hem karakter olarak, hem maddi olarak güçlü. Parası olan insanların karakterinde ister istemez bir güç oluyor. Bakışı bile farklı oluyor. Ezici bir gücü var ve ortağı bile ondan korkabiliyor. Ama karısı son zamanlarda, 'Senin elinden her şeyini alırım' diye enteresan laflar etmeye başladı. Ben de bilmiyorum ama ileride beş parasız da kalabilirim!

* Siz hiç karınızı aldattınız mı?

-Aldatmadım! Evlilikten önce hareketli yaşadım ama tek evlilik yapmak istedim. Ve tek evlilik de yaptım. 1994'te evlendik. Evlenip ayrılmak bana göre değildi. Tabii ki evlenip ayrılanların kendilerince haklı yanları vardır ama evliliğin özveri gerektirdiğine inananlardanım. 'Her istediğimi yapayım hem de evli olayım'... Böyle bir şey yok! Kadın için de erkek için de bu geçerli. Ben zaman zaman kendimle bile kavga eden bir adamım ki karımla haydi haydi ederim. Ama evlilikte daha temkinli düşünüyorsun her şeyi.

* Setteki diyaloglarınız nasıl? Hatice Şendil de yeni bir oyuncu. Onunla anlaşabiliyor musunuz?

-Dışarıdan çok soğuk biri gibi duruyor ama Hatice dünyanın en komik, en şeker, en problemsiz kızı. İşini çok ciddiye alan biri. Hatice dışındaki oyuncular da çok başarılı, ki İpek Tenolcay'ın adını söylememe bile gerek yok.

* Hayal ettiğiniz bir rol var mı?

-Aslında ben oynamak istediğim karakteri 'Savcının Karısı' dizisinde bulmuşum. Savcı, tam benim oynamak istediğim bir karakterdi. Ben yine güçlü, otoriter, kararlı, birtakım değerleri olan ve bunlar için ölümü dahi göze alan, iyi niyetli karakterleri seviyorum. Köyde yaşayan bir karakteri de oynayabilirim. Egeli olduğum için o tarafın da diyalektini çok iyi yapabiliyorum. Aslında içimde yatan, bir komedi dizisinde oynamak. Normalde çok komik bir insanım, böyle ciddi durduğuma bakmayın...

* Oyunculuk ve müzisyenliğin benzer tarafları var mı?

-İkisi de ne yapacaksan onu özümseyip içine sindirmekle ilgili. Duygularını en iyi şekilde anlatabiliyorsan hem oyunculukta hem şarkıcılıkta başarılı olabiliyorsun zaten. Ayrıca ben vokal koçluğu da yapıyorum. Ferhat Göçer'e hatta Ajda Pekkan'a bile yaptım.

* Albüm hazırlıklarına başlamışsınız. 33 senedir müzikle uğraşıyorsunuz. Neden daha önce çıkarmadınız bu albümü?

-Müzikte arka tarafı daha çok seviyorum. Orada daha renkli şeyler oluyor. Şarkıcı önde, sadece şarkısını söylüyor. Ama arkada çalmak, vokal yapmak aslında şarkı söylemekten çok daha keyifli. Şarkıcılar bizim aldığımız keyfi yaşayamazlar. Sonuçta şarkı söylemek bir anlatım ve ben de artık bir şeyler söylemek istiyorum. Bu konuda Sezen Hanım'ın da çok baskısı oldu. Hep yan çizdim ama artık kaçmıyorum. Yılların getirdiği bir birikim var ve bunu insanların da duymasını istiyorum.

* Albümünüzün tarzı nasıl olacak?

-Moda, popüler, özenti bir tarz olmayacak. Yani on sene sonra da dinleyebileceğiniz şarkılar olacak. Sezen Hanım'ın albümünde 'Yine mi Çiçek' isimli bir parça söylemiştim. Onun orkestrasyonunu düşünürsek; o Arap kemanlar, darbukalar, tefler yok. Melodiler Türk kokacak. Bundan on sene önce de böyle bir müzik olsa dinlersiniz, bundan on sene sonra da... Eylül ayı gibi çıkmasını planlıyoruz.

Günaydın