'Akreditasyondan geçmemiş yapılar, afet turizmi oluşturuyor'

'Akreditasyondan geçmemiş yapılar, afet turizmi oluşturuyor'

'Akreditasyondan geçmemiş yapılar, afet turizmi oluşturuyor'
Demirören Haber Ajansı / Nursima Özonur - Haberler | Güncel

TBMM Depremlere Karşı Alınabilecek Önlemleri Araştırma Komisyonu'nda sunum yapan AKUT Seminer Birimi Sorumlusu Murat Harun Öngören, depremde arama kurtarma çalışmalarında yaşanan sıkıntıya değinerek, "Herhangi bir şekilde akreditasyondan geçmemiş yapılar da sahaya geliyor ve bu afet...

TBMM Depremlere Karşı Alınabilecek Önlemleri  Araştırma Komisyonu'nda sunum yapan AKUT Seminer Birimi Sorumlusu Murat Harun Öngören, depremde arama kurtarma çalışmalarında yaşanan sıkıntıya değinerek, "Herhangi bir şekilde akreditasyondan geçmemiş yapılar da sahaya geliyor ve bu afet turizmini oluşturuyor. Üzerinize her kırmızıyı giydiğinizde o sahaya gidebileceğinizi düşünmemelisiniz. AFAD'ın işini zorlaştırıyorsunuz" dedi.

TBMM Depremlere Karşı Alınabilecek Önlemleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Sakarya Milletvekili Recep Uncuoğlu başkanlığında toplandı. Komisyonda sunum yapan AKUT Seminer Birimi Sorumlusu Murat Harun Öngören, deprem sonrası enkazda arama kurtarma çalışmalarında yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. Sahaya çok fazla ekip indiğine işaret eden Öngören, "AFAD bu konuda son derece organize. Dolayısıyla ekipleri de STK'ları da sahada iyi bir koordinasyon çerçevesinde yönlendiriyor; ama saha tecrübemiz bize gösterdi ki herhangi bir şekilde akreditasyondan geçmemiş, arama kurtarmayla ilgili sahada çalışabileceğini düşünen yapılar da sahaya geliyor ve bu afet turizmini oluşturuyor" dedi.

'AFAD'IN İŞİNİ ZORLAŞTIRIYORSUNUZ'İzmir ölçeğinde 7 bin arama kurtarma personelinin sahada çalıştığına dair rakam verildiğini vurgu yapan Öngören, "Bu milli kapasitenin yönetilmesi açısından çok önemli. İzmir ölçeğinde baktığınız zaman çok daha kompakt sayılarla bunun yönetileceğini biliyoruz. Ama herkes yardım etme isteğiyle geldi, pandemi de var. Başka riskler doğmaya başlıyor. İyi bir akreditasyon uygulanabilir ise sahaya inecek ekiplerin kapasiteleri ölçülür, değerlendirilir. Bunun için STK'lardan, üniversitelerden, AFAD bünyesindeki eğitmenlerden bir heyet kurularak bu akreditasyonlar gerçekleştirilir. Böylelikle sahaya giriş çıkış daha kontrollü hale getirilebilir. Üzerinize her kırmızıyı giydiğinizde o sahaya gidebileceğinizi düşünmemelisiniz. AFAD'ın işini zorlaştırıyorsunuz. Silahlı Kuvvetlerimiz sahada çok üstün çalışmalar yürütüyor, akredite mi evet, AFAD evet, AKUT evet; ama sonrasını mutlaka kontrol altına almalıyız. Sahada yetkinliği olmayan arkadaşlar bilgi vermeye başlıyorlar. Kamera her kırmızı gördüğüne mikrofon uzattığında sıkıntı başlıyor" ifadelerini kullandı.'AFET ÖNCESİNE ODAKLANMALIYIZ'Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık ise Türkiye Afet Müdahale Planı çerçevesinde Kızılay'ın afetlerle ilgili hazırlık, müdahale ve iyileştirme safhasında beslenme hizmet kümesinden sorumlu koordinatör kuruluş olduğuna dikkat çekti. Kınık, afet olmadan önce risk azaltma faaliyetlerinin önemine dikkat çekerek, "Uluslararası yayınlar ve ölçümler var. Afet öncesinde yaptığınız 1 liralık harcamayla afet sonrası yaptığınız 7 liralık harcama aynı değerde sonuç oluşturuyor. Koruyucu hekimlik gibi, hastalanmadan önce aşılama yapmak gibi afet öncesine odaklanırsak bu hem can ve mal kayıplarını azaltıyor hem de maliyeti daha düşük ve sosyal etkisi daha yüksek bir ortam sağlıyor. Devletimizin vizyonu ve stratejisi bu yöndedir" dedi.'BÜTÜNLEŞİK AFET YÖNETİMİ'

Kınık, geliştirilmesi gereken alanlardan birinin de 'bütünleşik afet yönetim' yaklaşımı olduğunu vurgulayarak, "Kastımız şudur; afet sadece AFAD'ın veya afet kurumlarının sorumluluğunda olan bir durum değildir. Afet, vatandaşımızdan başlayacak ve bütün organizasyonların içinde bulunması gereken ve bütünleşik olarak aynı stratejik, taktiksel çerçevede takip edilmesi gereken bir hazırlık, müdahale ve iyileştirme sürecini içinde bulundurmaktadır. Bizim özellikle vatandaşın sorumluluklarına yönelik mevzuatsal birtakım geliştirmeler yapmamız gerekiyor. Vatandaşta şöyle bir psikoloji oluşuyor zaman zaman; afet devletin işidir, afet olduğunda bu devletin işidir. Afet Müdahale Planında da vatandaş sadece 'afetzede' olarak geçiyor. Yani vatandaşın rol ve sorumlulukları tanımlanmıyor. Bu alan geliştirilmesi gereken bir alan" ifadelerini kullandı.

Nursima ÖZONUR/ ANKARA,


Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Nursima Özonur

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title