AKP ile MHP Arasında Savcı Polemiği

AKP ile MHP Arasında Savcı Polemiği

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 3 Kasım 2002'den Sonraki 116 Gün İçin Gündeme Getirdiği "Karanlık Oda" İddiasına, Yasaklı Dönemde Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Avukatlığını Yapan Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı Yanıt Verdi. O Süreci Başından Sonuna Kadar Götüren Kişi Olduğunu Belirten Yazıcı, "Bahçeli Önüne Ne Verilmişse Onu Veri Kabul Ediyor, Fikri Teşevvüş (Şaşkınlık) Halinde" Dedi.

AKP ile MHP Arasında Savcı Polemiği

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 3 Kasım 2002'den sonraki 116 gün için gündeme getirdiği "karanlık oda" iddiasına, yasaklı dönemde Başbakan Tayyip Erdoğan'ın avukatlığını yapan Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı yanıt verdi. O süreci başından sonuna kadar götüren kişi olduğunu belirten Yazıcı, "Bahçeli önüne ne verilmişse onu veri kabul ediyor, fikri teşevvüş (şaşkınlık) halinde" dedi.

Yazıcı, Bahçeli'nin iddialarını Hürriyet'e şöyle değerlendirdi: "Bir hukukçu olarak ne kimseyle konuşmam ne de yardım talebim oldu. Biz mutlaka hukukun egemen olacağı inancını taşıdık, sonunda da neticesini gördük. Tamamen iftira niteliğinde, kendisine yakışmıyor. 'Başbakan olunca bunu ispat edeceğim' demek, 'İspatlayamayacağım' demektir. Çünkü Başbakan olamayacağını kendisi de biliyor. Hayal kuruyor.

Başsavcı kimdir açıkla

Parti yöneticileri 'Savcıdan söz etmedi' diyor, ama konuşma metinlerini çıkardım. 'O dönemde bir başsavcıyla nasıl destek bulduğunu anlat' diyor. Çıksın kendi söylesin. Kimdir başsavcı? Kesinlikle böyle bir şey olmadı. İddia ettiği halde kim olduğunu söylemezse ya yalancıdır ya da müfteridir.

Bizde karanlık oda yok

En iddialı olduğumuz nokta, bizim iktidarımızda kesinlikle karanlık oda yoktur. Türk siyasetinde bazı partiler programıyla, projeleriyle halkın önüne çıkar, hizmet ürettikleri oranda destek alırlar. Bazı siyasi örgütler de hep kaotik ortamlardan, karmaşadan, insanların kafasını karıştırmaktan beslenirler. Bu şekilde yapay konular oluşturmak onlar için politik hayat tarzıdır. Bazıları bunu yapıyor.

Erdoğan nasıl seçildi?

Kasım 2002'de henüz itiraz süreleri sona ermeden Siirt'te iki sandıkta seçim hatalarının olduğu anlaşıldı. Seçim sonuçlarını etkileyince YSK, yenilenmesine karar verdi. O zaman milletvekili adaylarımızdan Mervan Gül geldi, konuyu bana anlattı. Dosyaları inceledim. Dedim ki; 'Bu seçim iptal olur. Ama sizin mazbatalarınız da iptal olur.' 'Genel Başkanımız aday olabilir mi' diye sordu. 'Muhtemelen olur' dedim. 'O zaman başım gözüm üstüne, adaylıktan çekiliyorum' dedi.

Bahçeli, fikri şaşkın

Bu konu hiçbir şekilde tartışma konusu olmamıştı. O süreçte herkes bunu soğukkanlılıkla takip etmişti. Şimdi seçim kampanyası içinde herhalde Sayın Bahçeli'nin söyleyeceği argümanlar tükendi, saldırganlığın prim yapacağı kanaatine vardı. Önüne sürülen notları doğru-yanlış irdelemeden meydanlarda okuyor. İddialar doğru olmadığı için bu bir fikri teşevvüş (şaşkınlık) halidir.

Beraat etse suçlarlar

Dokunulmazlık dosyalarını söylüyor. Sayın Başbakan'ın yargılandığı davada asli failler beraat etti ve Yargıtay da onayladı. Şimdi diyelim Başbakan yargılansın, beraat etsin, bu defa 'Başbakan olduğu için beraat etti' derler."