Akbank Sanat, Sezonu "Siyah Gürültü" ile Açtı

Akbank Sanat, Sezonu "Siyah Gürültü" ile Açtı

Akbank Sanat, yeni sanat sezonuna ses ile sessizlik arasındaki karmaşık ilişkiyi ele alan güncel sanat projesi "Siyah Gürültü" sergisiyle başladı.

Akbank Sanat, Sezonu

Akbank Sanat, yeni sanat sezonuna ses ile sessizlik arasındaki karmaşık ilişkiyi ele alan güncel sanat projesi "Siyah Gürültü" sergisiyle başladı.

Küratörlüğünü Ekmel Ertan ve Işın Önol'un yaptığı, Burak Arıkan, Servet Cihangiroğlu, Didem Erk, Richard Jochum, Mirko Lazovic, Cengiz Tekin ve Anna Vasof'un eserlerinin yer aldığı sergi, Beyoğlu'ndaki Akbank Sanat'ta izlenime sunuldu.

Serginin ön gösteriminin ardından AA muhabirine açıklamada bulunan Önol, sergide 7 sanatçının 8 eserinin bulunduğunu aktararak, "Siyah Gürültü, bizim, aslında bir fizik tanımından ödünç aldığımız bir kavram. Birazcık ondan esinlendik diyebiliriz. Fizikte sessizliğin olduğu frekansı sembolize ediyor. Pembe ve beyaz gürültü gibi çeşitli frekanslar var. Biz de sessizlik, ses, sessizleşme ve sesle tepki verme konularında yoğunlaşıyorduk. Buradaki sanatçılar da sesi bilerek sessizleştiren ya da sesi ön plana alan sanatçılar. Böyle bir bağlantı kuruyoruz." dedi.

Önol, sergide çok karışık malzeme ve medyanın kullanıldığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

"Örneğin Mirko Lazovic'in eseri için gerçek bir havuz kurduk. Onun içinde mikrofonlarından pompalarla yukarı taşınan su, tavandan damlayan su damlaları, su damlalarının karşı duvara yansıtılması gibi birçok malzeme ve görsel efekt bir arada kullanıldı. Sanatçılar çok genç ama dün ortaya çıkmış da değiller. Her birinin bir sanat geçmişi var. Çok yeni ve yaratıcı malzemelerle çalışıyorlar. Örneğin Anna Vasof'un sergideki animasyon işi, bir animasyon tekniğinden çok uzak. Bir çöp tenekesi, bir ahşap top, kağıt bardaklar gibi farklı malzemelerden çıkarılmış bir animasyon. Sanatçıların eserlerinin tamamında alışık olmadığımız malzemeler var."

Serginin eş küratörü Ekmel Ertan ise yaşanılan çağda etrafta bir yandan çok ses olduğunu bir yandan da çok büyük bir sessizlik bulunduğunu aktardı.

Sesin çoğaldığında gürültüye dönüştüğünü dile getiren Ertan, "Gürültü aslında var olan sesi baskılıyor. Yeniden bir sessizlik yaratıyor. Dolayısıyla, ses ve sessizlik arasında sürekli gidip gelen, Burak Arıkan'ın işinde görüldüğü türden bir 'kasılma' ve 'gevşeme' hali var. Sürekli sessizlikten gürültüye, gürültüden sessizliğe bir hareketin içindeyiz. Biz de sergide, ses ve sessizlik arasındaki bu ilişkiyi ve gerilimi anlatmaya çalıştık. Bu gerilim aslında bizce üretken bir gerilim. Ses ve sessizlik sonunda bir dengeye kavuşacak ve gerçekten sesin duyulabildiği bir noktaya gelecek." ifadelerini kullandı.

Sergi 18 Kasım'a kadar ziyaret edilebilecek.