Ak Partili Ünal: En İyi Sağlık, Eğitim ve Turizm Altyapısına Sahibiz (2)

Ak Partili Ünal: En İyi Sağlık, Eğitim ve Turizm Altyapısına Sahibiz (2)

SEÇİM BÜROSUNU ZİYARET ETTİAK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Kahramanmaraş'ta Onikişubat seçim bürosunu ziyaret etti.

Ak Partili Ünal: En İyi Sağlık, Eğitim ve Turizm Altyapısına Sahibiz (2)

SEÇİM BÜROSUNU ZİYARET ETTİ

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Kahramanmaraş'ta Onikişubat seçim bürosunu ziyaret etti. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek, Ak Parti İl Başkanı Ömer Oruç Bilal Debgici, Onikişubat İlçe Başkanı Fırat Görgel ile birlikte partililerle sohbet eden Ünal, milletin 24 Haziran'da yeni sistemi Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'a emanet edeceğini belirtti. Ünal, şöyle dedi:

"Bütün sözleri, değerlendirmeleri, afaki olan, herhangi bir deneyime, tecrübeye, birikime, dayanmayan, adeta doldur boşalt atış serbest şeklinde konuşan, 'Dördüncü köprüyü ben yapacağım' diyen fakat gazeteci 'Dördüncü köprüyü nereye yapacaksınız?' dediğinde 'Yav söz gelimi söylemiştim' diyen, söz gelimi konuşan, sabah söylediğinden akşam vazgeçen bir ana muhalefet Cumhurbaşkanı adayı var. Cumhurbaşkanımız ona demişti ki, 'Genel başkanına benzeme.' Ama görüyoruz ki genel başkanını da maalesef çarkçılık konusunda geçmiş durumdadır."

Muharrem İnce'nin Bilecik'teki mitinginde çok çirkin bir konuşma yaptığını ifade eden Mahir Ünal, şunları söyledi:

"Daha da çirkini Bilecik'te yaptığı konuşmada Muharrem İnce'nin kullandığı bir ifade var. O da şudur, bütün mebusları, bütün milletvekillerini, çalıcı, hırsız, gibi nitelendirerek altını çizerek söylüyorum eski Türkiye'de vesayetçilerin siyaseti ve siyaset kurumunu itibarsızlaştıranların, siyasetçiyi, iradesini, milleti temsil hakkını pespayeleştirmek için her türlü girişimde bulunanların dönemini Ak Parti bitirdi. Ama görüyoruz ki Muharrem İnce'nin kafasında hala 1970'lerin, 80'lerin Türkiye'si var. Milletin temsilcisi olarak bütün siyasetçiler muteber insanlardır. İnsan şunu söylemeye utanır, 'Bir ayakkabı boyacısıyla konuşuyordum. Ayakkabı boyacısı bana bütün mebuslar hırsızdır dedi. Ben de ona dedim ki birisi hariç, ben hariç dedim.' Bu nasıl bir ifadedir, bu nasıl bir ötekileştirmedir, bu nasıl bir bühtandır, ayrımcılıktır. Bilinçaltında kendisini iyi, kendisinden başka herkesi kötü ve hırsız olarak gören bir insanın bu ülkeye katacak herhangi bir şeyi olabilir mi?"

'BU ÜLKENİN YARGISI, GENELKURMAY'DA TALİMAT ALIRKEN NİYE SESLERİNİ ÇIKARMADILAR?'

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Ünal, Muharrem İnce'nin bir komutanın apoletlerini sökeceğini söylemesiyle ilgi olarak, "Cumhurbaşkanımız orada bir siyasi faaliyette, yani genel başkan sıfatıyla bir siyasi faaliyette değil, Cumhurbaşkanı sıfatıyla bir esnaf odasının davetinde. Tabi ki bu ülkenin askeri, bu ülkenin Cumhurbaşkanını siyasi olmayan bir faaliyette alkışlayacak. Bunlar geçmişte bu ülkenin yargısı, Genelkurmay'da vesayet odaklarından talimat alırken niye seslerini çıkarmadılar? Bu milletin iradesi ayaklar altına alınırken sesini çıkarmayanlar geçmişte bu ülkenin yargıçları geçmişte askerlerden talimat alırken, bu ülkenin seçilmiş siyasetçileri askerlerden talimat alırken sesini çıkarmayanlar bugün bu ülkenin asker, bu milletin seçtiği Cumhurbaşkanını alkışlamasından rahtsız oluyorlarsa onların bu milletle de, bu milletin hassasiyetleriyle de, demokrasiyle de uzaktan, yakından bir ilgileri yok demektir" diye konuştu.

'EY DEMİRTAŞ, BU ÜLKEYE İHANET ETMEKTEN BAŞKA NE YAPTIN?'

Türkiye'nin güvenliğine, milletin huzur ve güvenine teşkil eden terör örgütlerine yönelik olarak hem içeride hem dışarıda gerek orduyla gerekse de diplomasiyi kullanarak mücadelesini sürdüreceğini ifade eden Mahir Ünal, terörden temizlenen Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde huzurun hakim olduğunu söyledi. Ünal, şöyle devam etti:

"Ama şimdi yine kafalarını uzatıyor birileri. Selahattin Demirtaş, o Kandil'den gelen emirle. Kandil'e emir nereden geliyor? Avrupa'daki, ABD'deki ağabeylerinden geliyor. Kandil'den gelen emirle halkı isyana çağırıp 50 vatandaşımızın canına mal olan, terör sevici Kandil'den aldığı emirlerle hareket eden Selahattin Demirtaş şimdi çıkmış diyor ki, 'Demokratik siyaseti egemen kılmak için mücadele vereceğiz.' Haydi ya. Biz sana 'Silahla arana mesafe koy' derken, biz sana 'Demokratik siyasetle silah bir arada olmaz' derken, biz sana 'PKK terör örgütünden uzak dur' derken, biz sana 'İradene sahip çık, milletin sana emanet ettiği iradeye sahip çık. Bu iradeyi PKK'ya, Kandil'e peşkeş çekme' derken sen ne yapıyordun? Kandil savunuculuğu, PKK savunuculuğu, şiddet ve silah savunuculuğu yapıyordun. Şimdi, demokratik siyasetten bahsediyor. Siz utanmadan kalkıp bu eli kanlı teröristler savunduğunuz sürece demokratik siyasetten bahsedemezsiniz. Sizin Kütlerle hiçbir ilginiz, işiniz olamaz. Siz, Kürtlerin düşmanısınız. Çünkü siz; Kürtlere gözyaşından, kandan şiddetten, ölümden başka ne sundunuz. Siz, Kürtlerin o küçük çocuklarını, kız çocuklarını alıp dağa çıkarmaktan ve eline silah vermekten başka ne yaptınız. Biz, iktidara geldiğimiz günden beri Kürt'ün de, Türk'ün de Alevi'nin de, Müslüman'ın da her kesimin demokratik haklarını, refahını, temel hak ve özgürlüklerini kendi meselemiz ve derdimiz bildik, 16 yıldan beri bunun mücadelesini veriyoruz. Şu anda bölge teröristlerden, PKK'dan temizlendi. Hamdolsun herkes işinde, aşında, ekmeğinde, çocuklar parklarda oynuyor, baba işine gidiyor, anne işine gidiyor. Niye? Çünkü sizin o çok sevdiğiniz. Ey Selahattin Demirtaş, gece gündüz o çok sevdiğin, övdüğün, savunduğun, TBMM'de övgüler dizdiğin o teröristler artık olmadığı için. O teröristlerin inine girdiğimiz için o eli kanlı alçakları temizlediğimiz için şu anda bölgede huzur ve güven var. Peki, sen bugüne kadar Kürtlere ne verdin? Bugüne kadar Kürtler üzerinden Türkiye'yi Avrupa'ya, dünyaya şikayet etmek ve bu ülkeye ihanet etmekten başka ne yaptın?"