AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, tevazuyu kendisine ilke edinmiş bir insanlar topluluğu olduklarını, bundan taviz vermemeleri gerektiğini belirterek, "Kimseye tepeden bakamayız ve tepeden bakmacı bir anlayışla da yürüyemeyiz.

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, tevazuyu kendisine ilke edinmiş bir insanlar topluluğu olduklarını, bundan taviz vermemeleri gerektiğini belirterek, "Kimseye tepeden bakamayız ve tepeden bakmacı bir anlayışla da yürüyemeyiz. Bu hareketin içinde 'ben' olamaz. Bu hareketin içinde 'biz' var. Biz bunu, bu şekilde değerlendirerek yolumuza yürüyeceğiz. Aksi takdirde bizden öncekiler nasıl yerle yeksan olduysa bizde yerle yeksan oluruz. Kimse 'ben bakiyim' demesin, hepimiz faniyiz." dedi.

Erdoğan, partisinin 27. Dönem'deki ilk TBMM Grup Toplantısı'nda milletvekillerine hitap etti.

Pazartesi günü yapılacak Cumhurbaşkanı yemin töreniyle Türkiye'nin yeni bir döneme adım atacağını anımsatan Erdoğan, Meclisteki törenin ardından Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhteşem bir göreve başlama töreni gerçekleştireceklerini söyledi.

-Törene 22 cumhurbaşkanı, 17 başbakan katılıyor

Erdoğan, şu ana kadar kesinleşen haliyle söz konusu törene 22 cumhurbaşkanı ile 17 başbakan, cumhurbaşkanı yardımcısı, meclis başkanı düzeyinde katılım olacağını bildirerek, çok sayıda uluslar arası kuruluş başkanı, bakanlar, diplomatik temsilcilerin göreve başlama törenine katılacağını kaydetti.

Ülke içinden de kurumlardan farklı mesleklere ve sivil topluma kadar milletin her kesiminden temsilcileri törene davet ettiklerini anlatan Erdoğan, "Böylece yeni yönetim sistemimize geçişimizin sevincini hem dünya ile hem de halkımızla, milletin evinde paylaşmış olacağız." dedi.

-"Pazartesi saat 21.00'de kabineyi açıklayacağız"

Erdoğan, aynı gün yeni yönetim mimarisini ihdas eden ilk Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ni de yayınlayacaklarına işaret ederek, yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı sıfatıyla pazartesi akşamı saat 21.00'de de kabineyi açıklayıp, hemen kolları sıvayıp çalışmaya başlayacaklarını vurguladı.

Şahsının başkanlığında Mecliste milletvekilleriyle, Külliye'de bakanlarla, genel merkezde yetkili kurullarındaki arkadaşlarıyla yakın iş birliği ve dayanışma içinde ülkeyi yöneteceklerini dile getiren Erdoğan, "Böylece ülkemizi yıllardır patinaj yaptıran, sürekli krizlere, kaoslara, müdahalelere yol açan eski sistemi geride bırakarak yepyeni bir dönemin kapılarını aralamış olacağız." dedi.

-"Siyasetteki büyüklerimiz bu işi başaramadılar"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"En büyük sevincim şudur; on yıllardır böyle bir yönetim sistemine geçmenin kararlılığı içinde olan siyasetteki büyüklerimiz bu işi başaramadılar. Ne kişisel ne kadrolarıyla. Ama bu işi başarmak hamdolsun AK Parti Grubuna nasip oldu. İşin sistem bazında bu değişikliği yapmaktan öte şimdi asıl olan bunun meyvelerini milletimize tattırmaktır. Bu adımı atarken de çok kararlı olacağız. Burada enaniyetin olması asla kabul edilemez. Burada biz ortak akılla, kolektif akılla hareket etmek suretiyle hedefe kilitlenecek ve neticeleri de alacağız. Bütün mesele grup toplantısında, il başkanları toplantısında söylediğimi gibi biz tevazuyu kendisine ilke edinmiş bir insanlar topluluğuyuz. Bundan taviz vermemeliyiz. Kimseye tepeden bakamayız ve tepeden bakmacı bir anlayışla da yürüyemeyiz. Bunu ayaklarımız altına alacağız ve bir kardeşler topluluğu olarak, bir davanın mensupları olarak yolumuza devam edeceğiz.

Bu hareketin içinde 'ben' olamaz. Bu hareketin içinde 'biz' var. Biz bunu, bu şekilde değerlendirerek yolumuza yürüyeceğiz. Aksi takdirde bizden öncekiler nasıl yerle yeksan olduysa bizde yerle yeksan oluruz. Kimse 'ben bakiyim' demesin, hepimiz faniyiz. Hepimiz fani olduğuna göre bizler Rabb'imin bizlere lütfettiği ömür çerçevesinde, 'baki kalan bu kubbede hoş bir sedaymış meğer' anlayışıyla yola yürüyüşümüzü devam ettireceğiz. Aksi takdirde bedelini ağır öderiz. ve bunda da hakkımız yok."

-"Önemli bir imtihan"

Erdoğan, 26 milyon kişinin, kendilerine bir güven bağışladığını dile getirerek, bunun geçerli 50 milyon oyun içeresindeki 26 milyon olduğunu söyledi. Erdoğan, bunun önemli bir imtihan olduğunu, bu imtihanı başarıyla vermeleri gerektiğini ifade etti.

Salı günü devlet geleneğine uygun şekilde ilk yurt dışı ziyaretini, dost ve kardeş ülkeler Azerbaycan ile KKTC'ye gerçekleştireceğini açıklayan Erdoğan, günübirlik ziyaretle birlikte bu geleneği yerine getireceklerini söyledi.

Erdoğan, çarşamba günü de Brüksel'e gideceğini, NATO Zirvesi'nde Türkiye'yi temsil edeceğini, 2 günlük çalışmanın ardından yurda döneceğini anlattı.

-"Laf olsun diye değil"

Daha sonra buradaki çalışmaları yoğun şekilde sürdüreceklerini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Milletimiz bizim nasıl çalıştığımızı, 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildiğimiz günden beri gayet yakından görüyor, biliyor, takip ediyor. Seçimlerde gördünüz; bizlerle ilgili 'yorgun bir cumhurbaşkanı adayı' gibi yakıştırmaları yapanların hali ortada. Biz azim ve kararlılıkla bu yola devam ediyoruz. Bize yorgun yakıştırması yapanlar, bizim ne denli antrenmanlı olduğumuzdan haberleri yok. Aslında onlar zihinsel yorgunluğun içindeler. Bizler hamdolsun böyle bir durumun içinde değiliz. Çok daha güçlü şekilde, çok daha güçlenerek bu yola devam ediyoruz. Bundan sonra inşallah yeni yönetim sistemimizden aldığımız güçle daha çok çalışacak, daha etkin faaliyetler yürütecek, daha hızlı ve kesin neticeler elde edeceğiz. Seçim kampanyamız boyunca hep söylediğimiz gibi bizim hedefimiz güçlü Meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye'dir. İnşallah hep birlikte, irade, erdem ve cesaretle Türkiye'yi şahlandıracağız.

Biz bu kavramlarla milletimizin karşısına, başkaları gibi laf olsun diye değil, yürekten inandığımız ve uygulamaya kararlı olduğumuz için çıktık. 2002'de 'Tek başına, iş başına' demiştik, Allah nasip etti, sözümüzü tuttuk. 2007'de 'Durmak yok yola devam' demiştik, yine mahçup olmadık. 2011'de, 'Haydi bir daha' dedik ve daha güçlü şekilde yola devam ettik. Kasım 2015'te 'İlk günkü aşkla' sözüyle milletimizin desteğini kazandık. 24 Haziran'da da yeni yönetim sistemiyle milletimizin huzurundaydık. Biz sözümüzü tuttukça milletimiz de bizi el üstünde tuttu. Hatta 15 Temmuz'da olduğu gibi yeri geldi, gövdesini bize siper etti. Böyle bir milletin hizmetkarı olmak bizim için şereflerin en büyüğüdür. Milletvekillerimizden bakanlarımıza, parti teşkilatımızdan belediyelere kadar tüm AK Parti'lilerden, bizim milletten başka gücümüz ve milletten başka sığınağımız olmadığının bilinciyle çalışmalarını bekliyorum."

(Sürecek)