AK Parti Milletvekili, Cumhurbaşkanı Gül'ün Geri Gönderdiği Vakıflar Yasasını Savundu

AK Parti Milletvekili, Cumhurbaşkanı Gül'ün Geri Gönderdiği Vakıflar Yasasını Savundu

TBMM Adalet Komisyonu Üyesi ve AK Parti Bartın Milletvekili Avukat Yılmaz Tunç, 5555 Sayılı Vakıflar Kanunu'nun Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Tarafından Bir Kez Daha Görüşülmek Üzere Meclis'e Geri Gönderilmesiyle İlgili Cumhurbaşkanı'nın Gerekçelerine Katılmadığını Belirtti. Yılmaz Tunç, Vakıflar Yasası'nın Önemli Bir Reform Olduğunu Söyledi.

AK Parti Milletvekili, Cumhurbaşkanı Gül'ün Geri Gönderdiği Vakıflar Yasasını Savundu

TBMM Adalet Komisyonu Üyesi ve Ak Parti Bartın Milletvekili Avukat Yılmaz Tunç, 5555 sayılı Vakıflar Kanunu'nun Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından bir kez daha görüşülmek üzere Meclis'e geri gönderilmesiyle ilgili Cumhurbaşkanı'nın gerekçelerine katılmadığını belirtti. Yılmaz Tunç, Vakıflar Yasası'nın önemli bir reform olduğunu söyledi.

Ak Parti Bartın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Avukat Yılmaz Tunç, 5555 Sayılı Vakıflar Kanunu'nun Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilen 68. maddesi hakkında, Cumhurbaşkanı'nın geri gönderme gerekçelerine katılmadığını söyledi.

Yılmaz, Vakıflar Yasası'nın önemli bir reform olduğunu, muhalefetin kasıtlı olarak yasayı içeriğinden farklı bir şekilde kamuoyuna yansıtmaya çalıştığını, eleştirilerin yersiz olduğunu, azınlıklara ait cemaat vakıflarının çoğalacağını ve uluslararası faaliyette bulunabilecekleri yönündeki iddiaların gerçek olmadığını söyledi. Tasarının 5. maddesinde yeni vakıfların Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulabileceğinin belirtildiğini söyleyen Tunç, şöyle konuştu: "Türk Medeni Kanunumuzun 101. maddesine göre, Cumhuriyet'in Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasa'nın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, milli birliğe ve milli menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz. Medeni Kanunumuzdaki bu genel hüküm varken, tasarıda da yeni cemaat vakfı kurulacağına dair hiçbir hüküm bulunmazken, konuyu bu şekilde kamuoyuna yansıtarak halkımızın kafasını karıştırmanın hiç kimseye faydası olmayacaktır." Muhalefetin yeni vakıfların uluslararası faaliyette bulunabileceği ve yurt dışında şube ve temsilcilik açabileceği ve bundan cemaat vakıflarının da faydalanacağı yönündeki iddialarının da tutar bir tarafı olmadığını anlatan Tunç, sözlerine şöyle devam etti: "Tasarının 25. maddesinde, cemaat vakıflarının vakıf senetlerinde yer almak kaydıyla uluslararası faaliyette bulunabileceği düzenlenmiştir. Cemaat vakıflarında vakıf senedi yok. Bunların beyannameleri vardır. 161 adet cemaat vakfının hiçbirinin beyannamesinde uluslararası faaliyette bulunacağı yönünde bir kayıt yoktur. Bu durumda cemaat vakıflarının vakıf senetleri olmadığından uluslararası faaliyette bulunması mümkün olmadığı halde böyle bir iddiayı öne sürmek doğru değil. Cemaat vakıflarının vakfiyeleri olup olmadığına bakılmaksızın, mal edinmelerine Ak Parti iktidarından önce 2002 yılında çıkarılan 4771 sayılı Kanunla imkan sağlanmıştır. Bu tasarı bu anlamda yeni bir düzenleme getirmemektedir." Tasarı kanunlaşırsa, kurucularının çoğu yabancı olan vakıfların taşınmaz alacağı ve ülkemizin yabancılara peşkeş çekileceği ve Türkiye'nin bir felakete sürükleneceği iddiasına da değinen Tunç, sözlerine şöyle devam etti: "Yabancı bir gerçek veya tüzel kişi yürürlükteki mevzuatımıza göre zaten gayrimenkul edinebilmektedir. Cumhuriyet tarihi boyunca çeşitli hükümetler döneminde milyonlarca metrekare taşınmaz satılmıştır. Yabancı kişilerin gayrimenkul edinebildiği bir hukuk düzeninde yabancıların kurucu olduğu vakıfların gayrimenkul edinmesine karşı çıkmanın hiçbir hukuki mantığı yoktur." Yılmaz Tunç, kurucularının çoğunluğu yabancı uyruklu olan vakıfların taşınmaz mal edinmeleri hakkında Tapu Kanunu'nun 35. maddesindeki kısıtlamaların uygulanacağını da söyledi. Tunç, konuşmasını şöyle tamamladı: "Karşılıklılık ilkesine göre kendi ülkesinde Türk vatandaşlarına gayrimenkul edinme hakkını tanıyan bir ülkenin vatandaşına ülkemizde üyesi olduğu, Türk hukukuna göre kurulmuş bir vakfın taşınmaz edinememesini savunmak ne insafla ne de hukukla bağdaşır. Yabancı ülkelerde yaşayan 4 milyon vatandaşımız var o zaman bunların da yabancı ülkelerde vakıf kurmasına, taşınmaz edinmesine karşı mı çıkıyorsunuz. Son derece önemli olan bu tasarının hukuki bir mesnedi olmadan, tasarı ile getirilmediği halde getiriliyormuş izlenimi vererek, milletimizi yanıltarak, siyasi rant sağlayacağını umanlar maalesef yanılmaktadırlar." (MAO-SD-HO-Y)