AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı
Anadolu Ajansı - Haberler | Güncel

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan: (2) "Devlet kurumlarının hiçbirini topyekun töhmet altında bırakmayız, çürükleri temizleriz ya da temizlenmesi için gerekeni yaparız" "Gezi olayları denilen sokak eylemleri başladı.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Devlet kurumlarının hiçbirini topyekun töhmet altında bırakmayız, çürükleri temizleriz ya da temizlenmesi için gerekeni yaparız" dedi.

Erdoğan, partisinin genel merkezindeki Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'ndaki konuşmasında, operasyon başlayıncaya kadar CHP'nin  hukuk sistemine, hakimlere, savcılara, polislere demediğini bırakmadığını belirtti.

Silivri'de yargıya yaptıkları hakaretleri herkesin bildiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

"Polisimize yaptığı hakaretleri hepiniz biliyorsunuz. Şimdi maşallah yargıyı da çok iyi savunuyor, polisimizi de çok iyi savunuyor. İnşallah böyle kalırsın. Hatta CHP'nin genel müdürü, hakkında hakimlere hakaretten, mahkemeye hakaretten fezleke hazırlandı. Aynı CHP genel müdürü, şimdi çıkmış bu savunmayı yapıyor. Daha bir hafta öncesine kadar polise demediğini bırakmayan CHP, şimdi sözüm ona polise sahip çıkıyor.  CHP'nin milletvekili polisimize, affedersiniz, kameraların önünde ana avrat sövdü. Buna karşı ne yaptı? Hiç. CHP'nin bir milletvekili kameraların önünde elindeki taşı polisimize fırlattı. Ne yaptılar? Hiç. CHP milletvekilleri, barikatların en önünde oturdular, görevi  başındaki polisi engellediler. Ne yaptılar? Koca bir hiç. Hani hukuka, polise saygınız? Hukuk sisteminde aksayan bir şey varsa hükümet olarak biz yetkilerimiz, sınırlarımız dahilinde onun üzerine gideriz. Devlet kurumları içinde görevini yapmayan, yetkisini kötüye kullanan varsa eğer devlete paralel örgütlenme söz konusuysa biz onun da üzerine gideriz ve gideceğiz. Biz ilkelerle hareket eden bir partiyiz, iktidarız. Hukukla hareket edeceğiz, etmeye devam edeceğiz. Anayasayla yasalarla hareket edeceğiz. Devlet kurumlarının hiçbirini topyekun töhmet altında bırakmayız, çürükleri temizleriz ya da temizlenmesi için gerekeni yaparız."

"Şu olay, ulusal bir operasyon değildir. Bu olayın uluslararası boyutu vardır"- 

Bu sene çok farklı bir mayıs ayının yaşandığını dile getiren Başbakan Erdoğan, "Küresel finans krizinin etkileri tüm dünyada çok ağır şekilde devam ederken mayıs ayında biz Türkiye olarak tarihte örneği görülmeyen başarılara, rekorlara imzamızı attık" diye konuştu.

Bunların çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Çünkü şu olay, ulusal bir operasyon değildir. Bu olayın uluslararası boyutu vardır. Uluslararası boyutta bunun en tepe noktası vardır ve onun altında da bunun çeşitli yerlerdeki taşeronları vardır. Olay basit olarak ele alınmasın, bu AK Parti iktidarının, Türkiye'nin büyümesine olan öncülüğü sebebiyle yapılan bir operasyondur" ifadelerini kullandı.

 İstanbul'da 46 milyar dolarlık üçüncü havalimanı ihalesini gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, dünyanın en büyük havalimanını yapmak için kolları sıvadıklarını söyledi. "Bakın bu, çeşitli mahfilleri ciddi manada rahatsız etmiştir. Bu havalimanına yönelik her türlü olumsuzluğu her an yapabilirler bunu da bilmenizi istiyorum" ifadelerini kullanan Erdoğan, yapılan projenin dünyada ilk üç içine girebilecek bir proje olduğunu söyledi.

"Bu da hazmedilemedi" - 

Ankara'da Japonya Başbakanını ağırladıklarını ve Japonya ile Türkiye'de 22 milyar dolarlık bir yatırımla nükleer santral kurulması için ilk adımları attıklarını hatırlatan Erdoğan, "Burayla ilgili de bunu engellemek için her şeyi yapabilirler" dedi.

İstanbul Boğazı'na 2,5 milyar dolarlık bir yatırımla üçüncü köprünün temelini attıklarını dile getiren Erdoğan, "Başından itibaren bunu engellemeye de gayret ediyorlar. Yok imar, yok orman, yok şu, yok bu; söylenmedik şey bırakmadılar" diye konuştu. İstanbul Borsasının 93 binin üzerine çıkarak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını aktaran Başbakan Erdoğan, "Bu da hazmedilemedi. Dikkat edin borsaya müdahaleler, borsanın yavaş yavaş inmesi oldu" ifadelerini kullandı.

Merkezi Bankası rezervini 2002'de 27,5 milyar dolar olarak devraldıklarını belirten Erdoğan, Merkez Bankası rezervinin mayıs içinde 135 milyar dolara ulaşarak rekor kırdığını söyledi. Erdoğan, şu anda onun da üzerine çıkarak 136 milyar doları yakaladığını ama bu arada yine bir düşüşün olduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, gösterge faizini yüzde 63 seviyesinde devraldıklarını, mayıs içinde bunun tarihin en düşük seviyesi olan yüzde 4,6 indiğini belirterek, "Eğer o gidiş devam etseydi, bu 2,5'a kadar düşebilirdi. Ama tahammül edemediler, dayanamadılar. Oradaki müdahaleyle bir anda tekrar çıkmaya başladı ve 9,5'a kadar tırmandı" diye konuştu.

Türkiye'nin kredi notunun mayıs ayı içinde 4 kredi derecelendirme kuruluşunca artırıldığına dikkati çeken Erdoğan, "Bu da tabii onları ciddi manada rahatsız etti" dedi.

IMF ile ilişkilerde tarihi bir gelişme yaşanarak 23,5 milyar dolardan devralınan borcu 14 Mayıs'ta ödeyerek defteri kapattıklarını bildiren Başbakan Erdoğan, "IMF ile borcumuzu sıfırladık. 'Sen mı sıfırlarsın', işte burada uluslararası o güçler devreye girdi. 'Hayır sen her zaman borçlu kalacaksın.' Çünkü borç alan emir alır olaya böyle baktılar" ifadelerini kullandı.

"Çözüm sürecinin nasıl hızlı yol aldığını, nasıl güçlendiğini görenler sevindiler, umutlandılar" -

Sanayi üretiminde ve dış ticarette yeni rekorlara şahit olunduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Buna da katlanamadılar. İşte tüm bunları sadece bir ay içinde peş peşe yakaladık ve bunu yaşadık. Peki sonra ne oldu? 'Gezi olayları' denilen sokak eylemleri başladı. Uluslararası medya İstanbul'a, Ankara'ya adeta kamp kurdu. Bir yandan uluslararası medya, bir yandan ulusal medya, bir yandan sosyal medya Türkiye'yi dünyaya karalamaya başladı. Bu bir ihanettir, bu vatana ihanettir ve bunu acımasızca yaptılar. Apaçık bir ihanete, apaçık bir ekonomik suikaste bu dönemde şahit olduk. Sadece faizin yükselmesinden Türkiye'nin kaybı 2 milyar doları aştı. Allaha hamdolsun, Gezi'de istedikleri başarıyı elde edemediler, Türkiye'ye daha ağır bedeller ödetemediler. Ekim ayından beri Türkiye, çok parlak bir dönem yaşıyor. Turizmde, ihracatta rekorlar kırdık. Merkez Bankamızın rezervi 136 milyar dolara çıktı. Orada da yine tarihi bir rekoru kırmış olduk. Diyarbakır'da son derece muhteşem, coşkulu, heyecanlı, umut verici bir açılış töreni yaptık. Gerek Sayın Mesut Barzani'nin, 38 yıldır vatanından ayrı kalmış Şivan Perver'in, değerli sanatçımız İbrahim Tatlıses'in katılımıyla unutulmaz bir Diyarbakır tablosu ortaya çıktı."

Diyarbakır'da insanların o meydanda ağladığını, Bismil'e, Ergani'ye gittiklerini oralarda da insanların ağladığını ifade eden Erdoğan, "Ekranların başında 81 vilayette insanlar sevinç gözyaşları döktüler. Çözüm sürecinin nasıl hızlı yol aldığını, nasıl güçlendiğini görenler sevindiler, umutlandılar" diye konuştu.

"Bu aynı zamanda bizim içerideki barışımıza bir suikasttır" - 

"Geçen hafta başından itibaren en başta çözüm sürecine yönelik, kardeşliğimizi hedef alan bir suikast girişiminde bulunuldu, ayrıca bunu da görmemezlikten gelemeyiz" diyen Başbakan Erdoğan, açıklamalarına şöyle devam etti:

"Gezi'de mayıs ayının başarıları sabote edilmek istendi, 17 Aralık'ta Diyarbakır tablosuna da suikast düzenlendi. Bu aynı zamanda bizim içerideki barışımıza bir suikasttır. Burada hedef sadece çözüm süreci de değil. Bir paket hazırladılar, içine birbirinden farklı, birbiriyle ilgisi olmayan dosyaları koydular ve kamuoyunu etkilemek için bu paketi yolsuzluk ambalajıyla sundular. Manşetlere yolsuzluk iddiasını sundular. CHP'yi, MHP'yi, TÜSİAD'ı diğer bir takım sivil toplum örgütlerini, sermaye kuruluşlarını yolsuzluk üzerinden sahaya iteklediler. Kamuoyunu yolsuzluk iddialarıyla meşgul ederken arka planda Diyarbakır'ın, Mavi Marmara'nın, Oslo'nun, 7 Şubat'ın, bunun yanında Halkbank'ın intikamını almak için tezgah kurdular. Şu anda Halkbank'ın ederi 25 milyar dolara çıkmıştır, daha önce bu eder yüz milyonlarla ifade edilirken şimdi 25 milyar dolara ulaşmıştır. Bu tabii belli mahfilleri rahatsız ediyor ama ne yazık ki içerideki taşeronlar görevlerini bu süreç içerisinde maalesef bir ihanet anlayışı içerisinde haince yaptılar, yapıyorlar.

Bu süreçte 9 gün içinde sadece Halkbank'ın uğradığı değer kaybı 1 milyar 625 milyon dolardır. Şimdi buna ne diyeceğiz? 'Çok güzel bir iş mi yaptınız' diyeceğiz. Eğer sizin elinizde hakikaten hukuka uygun ciddi belgeler varsa bunları önce bizimle paylaşırsınız, gereği neyse bunun gereğini biz yaparız. Ama şu anda borsaya kota olan bir Halkbank'ı ve dünyada değişik ülkelerde misyonu olan bir Halkbank'ı çökerttiğiniz zaman, bir genel müdürü çökertmiyorsunuz, ülkeyi çökertiyorsunuz." 

- Ankara

Kaynak: Anadolu Ajansı

Manşet Haberler

title