AK Parti Erzurum 6. Olağan İl Kongresi

AK Parti Erzurum 6. Olağan İl Kongresi

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Amerika eğer teröre karşı bizimle gerçekten birlikte çalışmak istiyorsa Fırat'ın doğusundaki teröristleri oradan çıkartarak bu işe başlamalı. Biz, o teröristleri işgal ettikleri yerlerden mutlaka çıkartacağız." dedi.

AK Parti Erzurum 6. Olağan İl Kongresi

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Amerika eğer teröre karşı bizimle gerçekten birlikte çalışmak istiyorsa Fırat'ın doğusundaki teröristleri oradan çıkartarak bu işe başlamalı. Biz, o teröristleri işgal ettikleri yerlerden mutlaka çıkartacağız." dedi.

Erdoğan, Yakutiye Buz Hokey Salonu'nda düzenlenen AK Parti Erzurum 6. Olağan İl Kongresi'ndeki konuşmasında, Münbiç konusunda ABD'nin yeni bir yöntem önerdiğini, ancak ABD'nin yönetiminde sürekli değişiklik olduğu için yeni gelen kadronun nasıl bir yol izleyeceğini bilemediklerini belirtti.

Bu konudaki yaklaşımlarını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Amerika, Münbiç'te niye vardı? DEAŞ'ı oradan kovmak için değil mi? Peki şu anda Münbiç'te DEAŞ var mı? Sayın Başkan bana dedi ki 'Yok'. 'Peki kim var Sayın Başkan?' PYD/YPG. Onları çıkarıyor musunuz? 'Üç ayda çıkarırız.' Çıktı mı, hayır. Onlar da çıkmadı. Kendilerine dedik ki 'Bunları Fırat'ın doğusuna sürün.' Sayın Obama'ya da aynı şeyi söyledim. Fakat Fırat'ın doğusuna bunları sürmediler. Yine aynı yerde bunları tuttular. Ama biz oyalanmaya gelemeyiz. 'Ne siz oraya girin ne biz girelim. Oranın sahibi Araplar. Bırakalım onlar gelsin girsin. Biz onlara güvenlik yardımı verelim' bunu söyledik."

Cerablus, Bab, Azez'de ve güvenliğin sağlanmasıyla Afrin'de sadece teröristleri oradan kovmakla kalmadıklarını, aynı zamanda bu bölgeleri asli sahipleri Suriyeliler için yaşanabilir hale getirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, elektriğinden suyuna, yolundan hastanesine, okulundan konutlarına kadar tüm yerleşim yerlerini baştan aşağıya onarıp, sahiplerine teslim edeceklerini vurguladı.

Bunun yanında güvenlikten belediye hizmetlerine kadar bölgeyi yönetecek kurumsal yapıları da oluşturacaklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz oralara işgal için değil, Suriyeli kardeşlerimizi zulümden kurtarmak ve kendilerine güvenli bir gelecek inşa etmelerine yardımcı olmak için gittik. Diğerlerinden farkımız bu. Münbiç'te de aynısını yapacağız. Şayet Amerika, terör örgütü mensuplarıyla birlikte Münbiç bölgesini tümüyle boşaltırsa bu işi çok daha hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştiririz. Bunların zaten bu faaliyetlerimize en küçük bir yardımları, en küçük bir destekleri olmayacak, yükümüzü paylaşmayacaklar. Onlardan ihsan istemiyoruz, gölge etmesinler yeter. Amerika, eğer teröre karşı bizimle gerçekten birlikte çalışmak istiyorsa Fırat'ın doğusundaki teröristleri oradan çıkartarak bu işe başlamalı. Biz, o teröristleri işgal ettikleri yerlerden mutlaka çıkartacağız. Bu konuda her türlü iş birliği teklifine açığız."

DEAŞ'ın zaten bulunmadığı bir yerde, diğer teröristlerin de tahliye edilmesi durumunda tek muhataplarının bölgede yaşayanlar olacağını dile getiren Erdoğan, bölgedeki vatandaşların da hasretle kendilerini beklediğini ve el birliği ile bölgeyi ayağa kaldırılmayı beklediklerini bildirdi.

"Münbiç'teki kardeşlerimizi daha fazla bekletmeyeceğiz." diyen Erdoğan, "Afrin'de bugün buraya gelirken aldığım rakam şu; etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3530'a ulaştı. Kontrolümüze geçen alanı net olarak söylüyorum, bin 320 kilometrekare. Burası da bizim kontrolümüze geçti. Şimdi yavaş yavaş artık siviller yerlerine yerleşiyor. Ayn el Arab, Tel Abyad, Resulayn ve Kamışlı'daki kardeşlerimizin de en kısa sürede yanlarında olacağız." diye konuştu.

"Her birinin geçmişinde çok kanlı ve karanlık sömürge lekesi var"

Sınırlar boyunca terör koridoru oluşturmaya çalışanların, Türkiye sahaya girdiğinde birden bire "barışsever ve hümanist" kesildiklerine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Irak'ta son çeyrek asırda 2 milyon, Suriye'de son 7 yılda bir milyon masum insanın ölümüne yol açan bunlar değil miydi? Sanki öyle değilmiş gibi bize her gün 'Afrin'de zarar gören siviller' diskuru çekiyorlar. Bunların her birinin geçmişinde çok kanlı ve karanlık sömürge lekesi var. Hal böyleyken gittiği her yere merhametten, ihsandan, sevgiden başka bir şey götürmeyen Türkiye'nin hedef alınması ne kadar acıdır. Bunlar değil miydi, daha dün Cezayir'de 5 milyon insanın kanına girenler, Bunlar değil mi aynı şekilde Suriye'de 1 milyon insanın kanına girenler? Bunlar değil mi Filistin'de yüz binlerce insanın kanına girenler? Libya'da aynı şekilde. Eğer Afrin'de zarar gören sivil görmek istiyorlarsa terör örgütünün silah zoruyla şehirden çıkmalarına izin vermediği, karşı çıkanları infaz ettiği insanlara baksınlar."

Terör örgütünün sırf bölgeden çıkışları engellemek için yollara kurduğu tuzaklı bombalarla hayatlarını kaybeden çok sayıda çocuk olduğunu vurgulayan Erdoğan, bunların görüntülerine bakıp da hala Türkiye'yi suçlayanların vicdanlarının nasır tuttuğunu, söylediklerinin kendilerini artık ilgilendirmediğini söyledi.

"Bunlar için insan hakları, sadece kendi vatandaşları söz konusuysa anlamlıdır"

Yıllarca 'Acaba bunlarla bir şeyler yapabilir miyiz? Sorunları beraber çözebilir miyiz' diye çok sabrettiklerini, çok beklediklerini, çok uğraştıklarını ama bunların her şeylerinin lafta olduğunu gördüklerini belirten Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

"İş uygulamaya gelince sadece ve sadece kendi çıkarlarına bakıyorlar. 'Petrol var mı, elmas var mı, platin var mı?' Varsa oradalar. Masum insanların hayatıymış, müttefiklerinin hassasiyetiymiş, yapılan fedakarlıklara vefa göstermekmiş, hiçbiri umurlarında değil. Bunlar için insan hakları, sadece kendi vatandaşları söz konusuysa anlamlıdır. Ülkemizde üstelik de işledikleri suçlar sebebiyle gözaltına alınan, tutuklanan, mahkum edilen üç beş batılı için kopartılan yaygaranın binde birinin, katledilen milyonlarca masum için de yapıldığını görmedik. Biz denizlerden altı yılda 170 bin kişiyi topladık. Onlar, bu insanların bindikleri botları delerek ölüme terk ettiler, sınırlarına tel örgüler çekiyorlardı. Son yıllarda yaşadığımız her hadise, bunların yüzündeki makyajı biraz daha dökmüştür."

Demokrasiyi sadece kendisi için isteyen, insan haklarına sadece kendi insanıysa saygı duyan, ekonominin kurallarını sadece kendi çıkarlarına göre belirleyen, ırkçılığa bir adım mesafede duran bu anlayışın devrinin sona ermek üzere olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Önce zincirli kölelerin, sonra modern kölelerin sömürülmesi üzerinden kurulan sahte düzenin her yeri çatırdıyor. İnşallah gelecek, insanı 'eşrefi mahlukat' yani yaratılmışların en şereflisi olarak kabul eden bizim medeniyetimizin ışığıyla aydınlanacaktır." dedi.

Erdoğan, bu büyük yükselişte doğunun lokomotifi Erzurum'a yine çok önemli görevler düşeceğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:

"Rahmetli Cemil Meriç ne diyor, 'Işık doğudan yükselir.' Erzurum'dan yükselecek ışık, hüzme hüzme, dalga dalga tüm Anadolu'yu kat edip, Balkanlar'a, Avrupa'ya kadar uzanacaktır. Aynı şekilde Orta Asya'dan Afrika'ya kadar tüm coğrafyamız bu büyük yükselişte yerlerini alacaklardır. Bunun için önce bizim güçlü olmamamız lazım. Bunun için önce bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız."

"Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet." vurgusu yapan Erdoğan, "81 milyon tek millet. Bayrağımız burada. 780 bin kilometrekare tek vatan ve tek devlet, böldürmeyeceğiz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerden de mart ve kasım 2019'da yapılacak seçimlerin kazanılması için söz istedi. Erdoğan, "Mart ve kasım seçimleri için yeni bir uyanışı yeni bir dirilişi teşvik etmeye hazır mıyız? Tarihimizin her döneminde 2019'da da Erzurum sağlam durursa Allah'ın izniyle Türkiye de sağlam durur." ifadesini kullandı.

Erdoğan, pazartesi "üç aylar"ın da başlayacağını hatırlatarak, "Mübarek üç aylarınızı tebrik ediyorum. Şehidimiz Muhammed kardeşimize, onun şahsında tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Kongremizde yeni görev alacak arkadaşlarımıza başarılar diliyorum." dedi.

Notlar

Kongre öncesinde salonda yapılan anonsta Erzurum'da Şehit Piyade Teğmen Muhammed Kır'ın cenazesi olduğu hatırlatılarak, müzik çalınmayacağı duyuruldu. Salonda, 15 Temmuz ve Zeytin Dalı Harekatı'nda şehit olan Erzurumlu asker, polis ve sivil şehitlerin fotoğraflarının asıldığı görüldü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından tribünden kendisine seslenen bir vatandaşı yanına sahneye çağırarak bir süre sohbet etti.

Kongrenin yapıldığı salonda "Yanılıyorsunuz! Toprak değil gönüller fethediyoruz", "Yeis yok, Reis var", "Her adım bir yüzyıl her bakışın mazlumlara umuttur", "Söz konusu vatan son sözümüz vatan", "Uyandık, dirildik, yürüdük, şimdi de koşma zamanı", "Sen yürüyorsun ardından tarih yürüyor" ve "Yer gök, dağ taş seninle yürüyecek Dadaş" şeklindeki pankartlar dikkati çekti.

Kongreye, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mustafa Ataş, Mahir Ünal, Öznur Çalık ve Vedat Demiröz, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, milletvekilleri, AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Öz ile Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de katıldı.

(Bitti)