AK Parti Adana Milletvekili Adaylarının Seçim Hazırlıkları

AK Parti Adana Milletvekili Adaylarının Seçim Hazırlıkları

Arti Adana Milletvekili Adaylarının Seçim Hazırlıkları

AK Parti Adana Milletvekili Adaylarının Seçim Hazırlıkları

ARTİ ADANA MİLLETVEKİLİ ADAYLARININ SEÇİM HAZIRLIKLARI

- TARIM, ORMAN VE KÖY İŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI, ADANA MİLLETVEKİLİ ADAYI VAHİT KİRİŞCİ:

- "TARIMI SADECE MAZOTA İNDİRGEMEK, TARIMA YAPILACAK EN BÜYÜK HAKSIZLIKTIR"

- "TARIM, UCUZ VE POPÜLİST POLİTİKALARIN ALANI, ARENASI OLMUŞTUR"

- "YEŞİL MAZOTU, 1 YTL'YE MAZOTU KİMSE CİDDİYE ALMIYOR"

(FOTOĞRAFLI)

DURAN FİDAN - FATİH KEÇE

ADANA(İHA)- TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Adana Milletvekili Adayı Prof. Dr. Vahit Kirişci, üreticiye, çiftçiye vaat edilen "1 YTL'ye mazot" ya da "Yeşil Mazot"un ucuz ve popülists politikaların ürünü olduğunu belirterek, sağduyulu vatandaşın da bunu ciddiye almadığını söyledi.

Seçim çalışmalarını sürdüğü Adana'da bugün de Doğankent beldesi ile Yenidoğan Mahallesi'ni ziyaret ederek esnaf, üretici ve vatandaşların sorunlarını dinleyen Komisyon Başkanı Prof. Dr. Kirişci, onlardan sabırlı olmalarını, çözüm için de yeniden destek vermelerini istedi.

AK Parti Hükümeti olarak bugüne kadar olduğu gibi yeniden iktidar olduklarında da ülkenin meselelerini çözmeye devam edeceklerini belirten Kirişçi, mazotu 1 YTL'ye indireceğini, ÖTV'si, KDV'si düşürülmüş mazot satacaklarını söyleyenlerin de popülist politika yaptıklarını ifade etti. Kirişçi, "Tarımı sadece bir mazota indirgemek aslında tarıma yapılacak büyük bir haksızlık. Tarımın problemleri, tarımla ilgili konularda yapılması gerekenler sadece ucuz mazot olarak nitelendirilebilecek bir uygulama ile

sınırlı olmamalı. Türkiye'yi 2002 yılında devraldığımızda, bir varil akaryakıta ödenen petrol fiyatı ile bugünkü ödemiş olduğumuz petrol fiyatı ile kıyasladığımızda 3/1 nispetinde kalıyor. Bizimkinin 3 katına çıkmış olması, aslında bu konuların ne kadar popülist ortamda ele alındığını da ortaya koyuyor. Tarım sadece akaryakıttan oluşmuyor. Tarımın temel konularıyla ilişkin bir takım yasal düzenleme eksikleri vardı. Yani tarımda bir YTL'ye mazot kullanıldığında tarladaki ürün doludan, selden,

kuraklıktan, herhangi bir doğal afetten korunuyor olacak mı? asla olmayacak. İşte onun korunması için Tarım Sigortaları Kanunu'nu gündeme getirdik" dedi.

Tarım memleketi Adana'nın, ürün çeşitliliği bakımından da Türkiye'de çok farklılık arzettiğini, fındık, çay üreticisinin mazotla çok fazla ilişkisinin olmazken, Çukurova'da yoğun mazot kullanıldığına dikkat çeken Kirişci," Çukurova gibi bölgede elbette ki mazot yoğun olarak kullanılıyor. Ama çiftçilerimizin bu mazot, gübre gibi temel girdilerinden kaynaklı üretim maliyetlerindeki yükseklik aslında bizim bu Tarım Kanunu'ndaki pazar fiyatı ile üreticiye mal olduğu fiyat arasındaki farkın ödenmesi yoluyla

daha makul bir şekilde çözülebilir. Yani mazotu, gübreyi pahalı alabilir, bir kilo buğdayı pahalı üretebilir, ama ürettiği buğdayın pazar fiyatı ile kendine mal oluş fiyatı arasındaki farkı eğer bugünkü devlet, hükümet ödeyecek noktada ise ki, bizim Tarım Kanunu'muz bunu emretmektedir, mesele çözülmüştür" diye konuştu.

Muhalefet partilerinin ucuz politika yaptığını, tarımın da hep popülist politikaların alanı, arenası olduğuna işaret eden Kirişci, "Tarım üzerinde sürekli bu popülist politikalar gündeme getirilmiştir. Bunu getirenlere baktığımızda geçmişte iktidar olmamış, siyasi partiler değil. Örneğin 1999 - 2002 dönemindeki o 3.5 yıllık sürenin bitiminde seçim kararı alanlar, daha 1.5 yıllık süreleri varken, bırakıp gidenler, acaba böyle bir 'Hayırlı uygulama'yı gündeme getirebilecek durumdayken niye getirmediler.

Halbuki biz 2002 Kasım'ında önceki hükümet döneminde borç yüzünden haciz ve hapis kıskacına girmiş 765 bin insanı devraldık, onların borçlarını yapılandırdık. Yani onların iddia ettiği gibi kendileri döneminde tarım güllük gülistanlık değildi. Eğer güllük gülistanlık yapmak istiyorlardı ise ellerinden o iktidarı kimse almadı. Birbuçuk yıl daha süreleri vardı, bu işleri pekala yapabilirlerdi. Adana tarım başkenti, 2002 yılında tüm Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'nın destekleme prim vs aldığı destek miktarının

toplamı 57 trilyon lira. Sıralamamız Türkiye'de 15'incilik. Bugün 3. sıraya yükseldik ve 236 trilyon destek alıyoruz. 4 katın üzerinde bir artış var. Doğrudur, mazot ve gübrede dünya piyasalarından kaynaklı bir yükselme vardır, ama bunu telafi edici destekleme uygulamalarında da 4 kat artış vardır" dedi.

Kirişci, mazot fiyatlarının yarı fiyatına indirilmesi halinde akaryakıt üzerinden alınan doğrudan ve dolaylı vergilerin düşeceğini, bunun da bütçenin 6/1'ini oluşturan gelirlerin ortadan kalkması anlamına geleceğini ifade ederken, "Vatandaşlarımız bilsinler ki, elbette ki biz çiftçilerimizi mutlu etmek adına, gerekirse başka sübvansiyonları da gündeme getirebiliriz. Ama getirmiş olduğumuz sübvansiyonların bu memlekete, bu millete bir maliyeti var. Bugün ilköğretimdeki öğrencilerimize bedava kitap

dağıtıyoruz. Bunun maliyeti 280 trilyon, bedava kömür dağıtıyoruz, bunun karşılığı 277 trilyon, 18 milyon yeşil kartlı var. Bütün sosyal güvenlik kurumlarının üyelerine, bağlılarına vermiş olduğu bütün hizmetleri alır hale geldiler. Bütün bunlardan vazgeçiyor olmamız lazım başka bir kaynak ortaya koyamadığımız sürece. Bunu da makul düşünen insanlarımız çok makul düşünüyorlar. Bize mazotu siz de 1 YTL'ye verin diyen yok. Bunları ciddiye almıyorlar. Popülist ve ucuz politika olarak görüyorlar.

Buradan verirlerse başka yerlerden alırlar. 765 bin üretici Yunan, Suriyeli, Irak'lı, İran'lı, Ermeni, Azeri, Bulgar üretici değildi, bunlar Türkiye'de faaliyette bulunan, zar zor şartlarda yüzde 59 gibi yüksek kredi faizleriyle kredi kullanan ve bunu geri ödeyemeyen çiftçilerimizdi ve bunların sayısı da 765 bindi. 2.7 katrilyon gibi yüklü bir meblağa garkolmuşlardı. Bunların 1.5 katrilyonunu silip 1.2 katrilyona indirdik. Madem o zaman mutlulardı, bu borçlular nereden geldi. AK Parti iktidarının ilk 3

ayında mı ortaya çıktı? Daha önce mutlu edilmeleri mümkün de bunu niye yapmadılar" şeklinde konuştu.

Kirişçi, Cumhuriyet tarihinde belki de ilk kez yaz sıcağında yapılan seçimin hem vatandaşa, hem adaylara büyük zahmet verdiğini, buna rağmen gezdikleri her yerde sıcak ilgiyle karşılandıklarını, bunun da morallerini daha da artırdığını kaydetti.

(DF-MEF-MEF-Y)