'Aile İçi Şiddete Son' Kampanyasının Bilgilendirme Toplantısı Berlin'de Yapıldı

'Aile İçi Şiddete Son' Kampanyasının Bilgilendirme Toplantısı Berlin'de Yapıldı

Hürriyet Gazetesi Tarafından Düzenlenen 'Aile İçi Şiddete Son' Kampanyasının 6'ncı Toplantısı Almanya'nın Başkenti Berlin'de Önceki Gün Yapıldı. Toplantıya Federal Hükümetin Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer de Katıldı. Böhmer, Hürriyet Gazetesi'nin Bu Kampanya ile Kadına Yönelik Şiddetin Engellenmesi Konusunda Bir Tabuyu Yıktığını ve Konuda Bir Platform Oluşturduğunu Söyledi. B...

'Aile İçi Şiddete Son' Kampanyasının Bilgilendirme Toplantısı Berlin'de Yapıldı

Hürriyet Gazetesi tarafından düzenlenen 'Aile İçi Şiddete Son' kampanyasının 6'ncı toplantısı Almanya'nın başkenti Berlin'de önceki gün yapıldı. Toplantıya Federal Hükümetin göç ve uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer de katıldı. Böhmer, Hürriyet Gazetesi'nin bu kampanya ile kadına yönelik şiddetin engellenmesi konusunda bir tabuyu yıktığını ve konuda bir platform oluşturduğunu söyledi. Böhmer, "Aile içi şiddete kayıtsız kalamayız. Bu nedenle Hürriyet'in başlattığı bu kampanyanın himayesini hiç düşünmeden kabul ettim" dedi.

Berlin Eyalet Parlamentosu'nda önceki gün düzenlenen toplantıya, Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, Berlin Eyalet Parlamentosu Başkanı Walter Momper, Başkonsolos Ahmet Alpman, Doğan Medya International Genel Müdürü Sevda Boduroğlu, Türk kökenli eyalet milletvekilleri CDU'dan Emine Demirbüken, SPD'den Dilek Kolat, Ülker Radziwill, Canan Bayram, Yeşiller'den Özcan Mutlu ve Bilkay Öney ile Sol Parti.PDS'den Gıyasettin Sayan ve avukat Seyran Ateş ile yaklaşık 300 izleyici katıldı. Sinema oyuncusu Sibel Kekilli ile R&Besk kralı Muhabbet de

katılarak kampanyaya destek verdi.

‘ALMAN KADINI DA MAĞDUR’

Göç ve uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer, yaptığı açılış konuşmasında Almanya'da 30 yıl önce ilk kez Berlin'de kadın yurtlarının açıldığını ifade ederken, kadın hakları ve aile içi şiddete karşı bir takım yasal düzenlemeler yapıldığını kaydetti. Kadına karşı şiddetin bugün de var olduğuna değinen Böhmer, şöyle dedi:

"Her dört Alman kadından biri dayak yiyor. Burada yaşayan Türkler arasında ise neredeyse her iki kadından biri şiddete maruz kalıyor. Hedefimize henüz ulaşamadık. Ancak Hürriyet Gazetesi'nin başlattığı bu kampanyayı tüm kalbimle destekliyorum. Bakan Böhmer, Türkiye'ye yaptığı ziyarette, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun şiddete karşı mücadelede erkekleri hedef seçtiklerini söylediğini kaydederken, bu konuda karşılıklı tecrübelerden faydalanmak istediklerini de belirtti. Böhmer, şiddetin her ülkede var olduğunu kaydederken, "Onur şiddetle korunamaz" dedi.

MEDENİYET SINAVI

Şiddetin insanlık tarihinin en eski ve en ilkel yönü olduğunu kaydeden Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı ise şunları kaydetti: “Bugün bizleri burada buluşturan konu insanlık tarihinin en eski ve en ilkel sorunu olan şiddete karşı olan mücadele ruhudur. İnsanlık tarihine bakıldığında çok yol katetmiş gibi dursa da insanlık, hâlâ 2006’da dünyada aile içi şiddet konusundaki büyük sorun medeniyet açısından yüz kızartıcı boyuttadır. Durumun vahametine rağmen dünya kamuoyunda hak ettiği ölçekte bir duyarlılıkta sorunun üzerine gidilmiyor. Acaba neden? Duymadığımız, görmediğimiz kapalı kapılar ardına ittiğimiz ve gizlice yapıldığı için mi? Vicdanımız sadece şiddet gözümüzün için sokulduğu zaman mı rahatsız oluyor? 2000’li yıllarda medeniyet sınavımızı aile içi şiddete karşı vereceğiz. Ancak bu şekilde medenileştiğimizi ispatlayacağız. Aile içi şiddet global bir sorundur. Tüm araştırmalar gösteriyor ki, bu sorun ne coğrafi ne de sos yo kültürel anlamda sınır tanımıyor. Sebepleri farklı da olsa en gelişmiş ülkelerden en geri kalmış ülkelere kadar aile içindeki şiddet maalesef büyük boyutta. Bu nedenle küreselleşmenin sağladığı olanakları kullanmalıyız. Dünyanın bu büyük sorununun çözümü ile uğraşırken iki şeyi gözden kaçırmamalıyız. Birincisi sorunu siyasallaştırmamalıyız. Ötekinin sorunu haline getirmemeliyiz. Bu sorunla uğraşırken tüm politik acendalardan kendimizi sıyırabilmeliyizö

AVRUPALI HÜRRİYET

Berlin Eyalet Parlamentosu Başkanı Walter Momper de kadınlara karşı şiddeti engellemenin sadece devletin değil herkesin görevi olduğunu söyledi. Hürriyet Gazetesi'nin kampanyasını öven Momper, "Türkiye'nin en önemli gazetesinin ve Almanya'daki en önemli Türk gazetesinin başlattığı sivil angaje çok büyük bir olay. Meclis adına bu kampanyadan dolayı teşekkür ediyorum" dedi. Momper sözlerini, "Avrupalı bir gazete, Avrupa temasını işleyen bir konuya el atıyor. Bu, sadece Hürriyet'in değil, Türkiye'nin de Avrupalı olduğunu gösterir" diye tamamladı.

İNSANLIK GÖREVİ

Berlin Başkonsolosu Ahmet Alpman ise 21. yüzyılda bile vahşi şiddet olaylarının olduğuna dikkati çekerek, her türlü şiddete karşı mücadele edilmesi gerektiğini, kadına yönelik şiddetin de bir insan hakları ihlali olduğunu ifade etti. Şiddetin sadece fakir ailelerde ortaya çıkmadığına da işaret eden Alpman, aile içinde şiddet gören çocukların gelecekte kendilerinin de şiddet uygulamalarına neden olduğunu sözlerine ekledi.

SİBEL KEKİLLİ KRİZİ

Ünlü oyuncu Sibel Kekilli’nin yaptığı konuşma ise küçük çaplı bir krize yol açtı. Kekilli, şiddetin daha çok Müslüman kültürlerde görüldüğünü söylerken, "Müslüman ailelerde şiddet kültürün bir parçasıdır" dedi. Şiddet gören bir çok Türk kadınının, ‘erkektir döver’ mantığıyla olaya yaklaştığını kaydeden Kekilli, çoğunlukla Müslüman ailelerde kadınların baskı altında olduğunu, hatta kadınların evde hapsedildiklerini kaydetti.

Başkonsolos Ahmet Alpman ise Sibel Kekilli'nin konuşması sırasında salondan ayrıldı. Toplantıyı izleyen bazı izleyiciler de Kekilli'nin konuşmasına tepki gösterdi.

İnsan hakları savunucusu ve eski avukatlardan Seyran Ateş de, panelde yaptığı konuşmada, Başkonsolos Alpman'ın, Kekilli'nin sözlerine sinirlendiği için salondan ayrıldığını öne sürerek, "İşte biz bu tür tutumlardan dolayı bu konuda konuşamıyoruz" dedi. Avukatlık yaptığı dönemde kadınlara yönelik bir çok şiddet olayı davasına baktığını, hatta öfkeli bir kocanın saldırısına uğradığını anlatan Ateş, bu nedenle bu konuda hassas olduğunu, ancak Müslüman aileleri eleştirdiği için İslam düşmanı olarak gösterilmemesi gerektiğini söyledi.