Ağar: "Amerika'ya İhale Ederek Terör Mücadelesi Yapılmaz"

Ağar: "Amerika'ya İhale Ederek Terör Mücadelesi Yapılmaz"

Demokrat Parti (Dp) Genel Başkanı Mehmet Ağar, "Amerika'ya İhale Ederek Terör Mücadelesi Yapılmaz" Dedi.

Ağar:

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, "Amerika'ya ihale ederek terör mücadelesi yapılmaz" dedi.

Partisince Kocaeli Perşembe Pazarı'nda düzenlenen mitingde konuşan Ağar, Hükümet'in özelleştirme politikasını eleştirerek, son olarak özelleştirilen PETKİM'in adeta ''peşkeş'' çekildiğini ileri sürdü.

Ağar, 12'den fazla fabrikası, bir santral ve limanı olan PETKİM'in sadece Aliağa'daki arazisinin 2 milyar dolar edeceğini, yıllık cirosunun 1,5 milyar dolar olduğunu belirterek, tesisin 2 milyar dolara ''şüpheli'' şekilde özelleştirildiğini savundu. Ağar, şöyle konuştu:

''Halbuki biz İzmir'in eski Belediye Başkanı Burhan Özfatura ile birlikte seçim döneminin başında açıkladık, Aliağa önemlidir. Çünkü Türkiye'de petrokimya sanayi yapmak için ondan daha müsait ve fizibilitesi yapılmış tesis yoktur. Biz burada 450 bin kişiye istihdam sağlayacak projeyi açıkladıktan 15 gün sonra bu özelleştirmeyi yaptılar, seçime 15 gün kala Allah'tan korkun, Allah'tan.

Bu tesisleri memlekete biz kazandırdık. Merkez sağ neyi yaptıysa SEKA'dan, PETKİM'e kadar her şeyi satarak bir yere varabileceklerini sanıyorlar. Türkiye'nin alınteri, göz nuru olan, Türkiye'de yetişen tüm malları ihraç mallarının arasına koydunuz. Türkiye'de 'yeşil mazotu' diye diye 4,5 yıldır gezen benim. Ucuz mazotu, tohumu, sulamayı, elektrik, su paralarının hepsinin desteğini söyleyen benim. Seçimden seçime çiftçiyi, köylüyü oyuna getirip, uyduruk gazete reklamlarıyla çiftçinin, köylünün onuruyla oynanamaz. 60 senelik bir haysiyetli çizgidir burası, buranın iktidar olduğu, merkez sağın iktidar olduğu bir dönemde çiftçi hiç kimseye muhtaç olmaz. Onun için Kocaeli'nin her yerine, her köşesine gidin deyin ki 'Kırat geliyor, Demokrat Parti geliyor'. Hiç kimsenin en ufak bir endişesi olmasın DP orta sınıfın, orta direğin, Türkiye'de toplumun omurgasının güçlü olmasıyla huzurun geleceği partidir.''

-"Anket ve medya bülbülleri sustu"-

Türkiye'de yapamayanın gidip, yapanın geleceği bir dönem başladığını anlatan Ağar, "Bu dönem Türkiye'de yeniden bolluğun, bereketin, işin, aşın, haysiyetin, onurun, gururun, adaletin olduğu Demokrat Parti geliyor. Anketler, medya sayfaları... Biz bunları hep gördük... Türkiye'nin en büyük anketçileri 2004 yılının 28 Mart'ında bize yüzde 2 veriyorlardı, yüzde 10 çıkınca utanıp işlerini bırakmadılar ama bu seçimlerde bırakmazlarsa ben onlara bıraktıracağım. Onun için diyorum ki artık anket bülbülleri, medya bülbülleri sustu, meydanların vicdanı konuşuyor" dedi.

-Terörle mücadele-

Ağar, üzerinde George Bush, Olmert, Recep Tayyip Erdoğan, Talabani ve Barzani'nin yan yana fotoğraflarının bulunduğu ve ''Beraber yürüdük biz bu yollarda, durmak yok, yola devam'' yazan bir pankartı işaret ederek şunları söyledi:

''İktidar perişan halde. Arkadaşın terörü önlemede yol arkadaşları var. Terör o yol arkadaşlarıyla önlenemez. Amerika'ya ihale ederek terör mücadelesi yapılmaz. Bu terör meselesini hem iktidara, hem de bilboard asarak terör mücadelesini yapacağını zanneden, yumruklar vurarak, masaları kırarak terörle mücadele edebileceğini sanan, kendi tabanının beni onlardan daha iyi tanıdığı birilerine de cevap vereyim buradan. Öyle ucuz kahramanlığa pabuç bırakacak Mehmet Ağar daha yok Türkiye'de. Siz hepiniz rahat koltuklarda, Ankara'nın, İstanbul'un lüks otel odalarında basın toplantıları yaparken, biz bu ülkenin dağında, bayırında, mezrasında, şehrinde, sokağında milletle beraber Türkiye'nin üzerine sıkılan kurşuna göğüs geriyorduk.

Başbakan zaten bu işlerden anlamaz. Bir gün Türkiye'deki terörist sayısına '3 bin' der, bir gün '5 bin' der. Dışarıdakine bir gün 'böyle', bir gün 'öyle' der. Mazur görüyorum anlamaz, bildiği bir konu değil. Anlattığın vakit kavraması da mümkün değil.''

Terör konusunda kendileri dışında tedbiri, projesi bulunan parti olmadığını öne süren Ağar, şöyle devam etti:

''Terör konusunda bizim dışımızda projesi olan parti var mı? Tüm bunları ortaya koyan biziz, birileri çıktı 'yahu sen af mı demek istiyorsun?' dedi. Ben Mehmet Ağar'ım, Allah'ın dışında kimseden korkum yok, af diyecek olsam onu da derim. Türkiye'de son affı, bunların tasfiye olduğu Meclis çıkardı. Millet bunları barajın altında, Meclis'in dışında bıraktı. Niye? Millete sormadan af çıkardılar, elin katilini, canisini saldılar sokaklara, masum canlara kıydılar. Bundan sonra affı sadece millet çıkarır, Meclis çıkartamaz.''

Türkiye'nin, milletin önemsediği en önemli meselesinin çözümlenmesinin iki yolu olduğunu belirten Ağar, ''Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünün, milli sınırlarının hangi köşesinde doğarsa doğsun, doğan, büyüyen, yaşayan ve ülkenin şerefli nüfus kağıdını taşıyan hiç bir çocuk benim iktidarımda silaha sarılıp, kendi askerine, polisine karşı gelmeyecek, okulda olacak, işte olacaktır, ülkenin bütünlüğünde olacaktır'' dedi.

Ağar, eline kına yakılarak askere gönderilen ülkenin her evladının, asker dönüşü davul ve zurna ile karşılanacağını, hiç bir gencin cenazesinin musalla taşına getirtmeyen hükümet sahibi olmak kararlılığında olduklarını kaydetti. Ağar, meselenin içeride güven veren, sınırların ötesinde söylediği her şeyi yapacağına milletin inandığı, dirayetli, kararlı cesur bir iktidarla, bir başbakanla çözülebileceğini söyledi.

-"Ben Başbakan olmak istiyorum"-

Ağar, ''Bu meydanlar milletin demokratik baş kaldırışının, demokratik isyanının, haksızlığa, adaletsizliğe karşı Türkiye'nin geleceğinin, birlikteliğinin, gücünün teminatıdır, Allah razı olsun hepinizden'' diyerek, şöyle devam etti:

''Ben açıkçası bunlar gibi kenardan köşeden gitmem. Ben Başbakan olmak istiyorum ama Başbakan olmak için Başbakan olmak istemiyorum. Ben bir hayatı eşimle birlikte kaderimizi paylaşarak yaşadım. Türkiye'nin dört ilçesinde Kaymakamlık, Ankara ve İstanbul'da Emniyet Müdürlüğü, Erzurum'da Valilik yaptım, devletin, milletin başı sıkıştı Emniyet Genel Müdürlüğü görevine getirildim. Türkiye'nin en büyük mücadelesini yapmak bize nasip oldu, yüce Allah görevimizi başarıyla sonuçlandırdı. Geldim İçişleri ve Adalet bakanlıkları yaptım, Doğru Yol Partisi'ne, Türk siyasetinde milletin derman, hacet, çare kapısı olmuş partiye milletin gücüyle Genel Başkan seçildim. Bugün önümüzde Türkiye'nin çok önemli meseleleri vardır. Irak'ın kuzeyinden kaynaklanan tehdit, Türkiye'nin içindeki sıkıntılar, adaletli kalkınması, gelir adaletinin sağlanması, Türkiye'nin rantiye, faiz sarmalından yeniden üretime, yeniden işsizliğe çare bulacak istihdama, yeniden milletin dengesizliğini ortadan kaldıracak yepyeni bir iradeyle iktidara, başbakana ihtiyacı var.''