Afad Kampındaki Suriyeli Kadın ve Çocukları Davutoğlu'na Sordu

Afad Kampındaki Suriyeli Kadın ve Çocukları Davutoğlu'na Sordu

04.12.2015 11:55 | Son Güncelleme: 04.12.2015 11:55
Afad Kampındaki Suriyeli Kadın ve Çocukları Davutoğlu'na Sordu

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun cevaplandırması istemiyle AFAD kampı konusunda Meclis Başkanlığı'na soru önergesi verdi.

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun cevaplandırması istemiyle AFAD kampı konusunda Meclis Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Türkiye’ye sığınan Suriyeli mültecilerin yüzde 50'den fazlasını kadınlar ve kız çocuklarının oluşturduğunu belirten Toğrul, bunun yanı sıra kadınlar ve kız çocuklarının mülteci toplulukları arasında dezavantaj grup olarak nitelendiğini ifade etti.

"Mülteci kadınlar, taciz, tecavüz gibi pek çok eril şiddet biçimlerinin hedefindedir." diyen Toğrul, "Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığının son verilerine göre, Türkiye’deki 22 geçici barınma merkezinde yaklaşık 300 bin mülteci yaşıyor. Bu insanların 107 binini kadınlar oluştururken, 18 yaş üstü kadın sığınmacı sayısının 50 bini aştığı kaydediliyor. Evli kadınların çoğunun ise, savaşta eşlerini kaybettiği belirtiliyor. AFAD Kamplarında bir takım olanaklar olsa da daha önce basında da yer aldığı üzere cinsel şiddete maruz bırakılma, kadın ticaretine zorlama gibi durumlarla karşı karşıya kalma endişesiyle birçok kadın kamp dışında yaşamayı tercih ediyor. Genç mülteci kadınlar para karşılığı evlendirilmektedir. Bununla birlikte, yaşları 13- 18 arasında değişen kadınlar insan tacirlerince fuhuşa sürüklenmektedir. Özellikle Karkamış’taki AFAD çadır kentinde 8 bin sığınmacının yaşadığı belirtmektir. Basında çıkan iddialara göre; İmam nikâhı adı altında kadın satışı ve mağdurlar üzerinde fuhuş yapıldığı söylenmektedir. Aynı zamanda Karkamış Kampında dayı başı olarak da adlandırabilecek 31 muhtar bulunduğu belirtilmektedir. Bir tercümanın iddiasına göre kampa giriş ve çıkış saatlerinin sabah 8.00 ile akşam 21. 00 olduğu söylenmektedir. Ne var ki bu saatler idarenin izniyle esnetile biliniyor. Şöyle bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu saatlerin esnetilmesine, kadınların ticaretini yapan kişiler karar vermektedir. Karkamış Kaymakamı Yusuf Osman Diktaş ise bu konuda özetle şunları söylüyor: “8 bin insanın yaşadığı bir yerde aksaklıklar olacaktır. Elimizden geldiğince çözmeye çalışıyoruz. Kısa bir süre önce sığınmacılara termal içlikler dağıttık. Kampta yaşananlara karşı duyarsız değiliz. Kötü niyetli durumlar yaşanabilir. Görürsek, duyarsak müdahale ederiz. Hiçbirini inkâr etmiyoruz!" dedi.

Bu bağlamda Toğrul, şu soruları yöneltti:

Suriye’de iç savaşın başlamasıyla beraber Türkiye’ye ne kadar Suriyeli mülteci gelmiştir? Mültecilerin yüzde kaçı kadın ve kız çocuklarından oluşmaktadır? Mültecilerin kadın ve kız çocuklarından ne kadarı AFAD kamplarında yaşamaktadır?

AFAD, BM ve Uluslararası insanı yardım kuruluşlarından, günümüze kadar almış olduğu yardımların miktarı ne kadardır? Yardımlar hangi kriterlere göre dağıtılmaktadır? Verilen yardımlar kadınların sağlığı ve ihtiyaçlarını karşılıyor mu?

“Geçici koruma statüsü” mültecilere ne gibi haklar vermektedir? AFAD koruması altında yaşayan kadın ve kız çocuklarının güvenliğini neden sağlayamamaktadır? Gaziantep’teki AFAD kamplarının güvenliği nasıl ve kimler tarafından sağlanmaktadır?

Kamplardaki kadınları fuhuşa zorladığı iddia edilen kamp personellerinin ve “dayı başı” olarak ifade edilen “muhtarlar” olduğu söylenmektedir. AFAD kamplarında çalışan personeller ve ‘dayı başı’ olarak ifade edilen muhtarlar üzerinde bir denetim mekanizmanız var mıdır? Basında yer alan haberler doğru ise ‘dayı başı’ olarak ifade edilen muhtarlar ve kamp personellerine uygulamış olduğunuz hukuki bir yaptırım söz konusu mudur?

Kamp içinde yaşayan mülteci kadın ve kız çocuklarından ne kadarı fuhuşa, imam nikâhı yoluyla evliliğe ve cinsel şiddete maruz kalmıştır? Ve fuhuşa sürüklenen, imam nikâhıyla evlenip kampa geri dönen şiddete maruz kalan kadınlara psikolojik destek ve sağlık hizmetleri sunulmakta mıdır? Bu konuda sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde bulunmakta mısınız?

Kaymakamın sözünü ettiği kötü niyetli durumlar nelerdir? Kaymakamın görüp, duyduğu ve müdahale ettiği kötü niyetli durumlar var mıdır? Başbakanlığınız, bu konuda kaymakamlıktan, kamptaki yaşanan olumsuz olaylarla ilgili düzenli bilgi almakta mıdır? Eğer almakta ise bu bilgiler nelerdir?

Kaynak: Cİhlas Haber AjansıN

Manşet Haberler

title