ABD'nin Kudüs'ü "İsrail'in Başkenti" Olarak Tanımasına Tepkiler

ABD'nin Kudüs'ü "İsrail'in Başkenti" Olarak Tanımasına Tepkiler

68 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle oluşturulan Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Platformu, ABD'nin Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanımasına tepki gösterdi.

ABD'nin Kudüs'ü

68 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle oluşturulan Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Platformu, ABD'nin Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanımasına tepki gösterdi.

Vali Osman Kaymak'ın katılımıyla Samsun Öğretmenevi'nde, kentte bulunan 68 Sivil Toplum Kuruluşu bir araya gelerek Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Platformu İstişare Toplantısı gerçekleştirildi.

Memur-Sen Samsun İl Başkanı Nejdet Güneysu, toplantının ardından "Davamız Kudüs" başlıklı ortak basın açıklamasını okudu.

Bir yandan gönül coğrafyalarına ölüm yağdırılırken bir yandan da kutsallarının çiğnenip topraklarına el uzatıldığını belirten Güneysu, Müslümanların ilk kıblesi Kudüs'ün işgalci İsrail'in Siyonist emelleri doğrultusunda ABD Başkanı Donald Trump aracılığıyla başkent ilan edildiğini hatırlattı.

Filistin'in 1948 yılından bu yana adım adım işgal edildiğine dikkati çeken Güneysu, şöyle devam etti:

"TV'lerden naklen Müslüman semtleri bombalanırken, masum çocuklar, kadınlar, erkekler cami avlularında dünyanın gözü önünde katledilirken bunu yapan işgalci güruhu şımarıklıkla nitelendirip şirin göstermeyi alçaklık olarak nitelendiriyoruz. Alem-i İslam'ı reel politik kaygılardan arınarak Amerika'dan, İsrail'den değil, Allah'tan korkmaya çağırıyoruz. Dünya güvenliği ve barışının teminatı olarak kendisini gören, aynı zamanda dünyanın en büyük silah üreticisi olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini dünyadaki bütün bu düzensizliğin müsebbibi olarak görüyoruz."

Müslümanlar hunharca katledildiğinde sessiz kalan, güçlünün haklı olduğu bir uluslararası hukuk sistemi ve onun ikiyüzlü kullanışlı araçlarını reddettiklerini vurgulayan Güneysu, "Filistin'de, Suriye'de, Mora'da, Cezayir'de, Doğu Türkistan'da, Etiyopya'da, Bosna'da, Arakan'da yapılan kıyımlar gözümüzün önünde iken, terör ve İslam dininin aynı cümlede zikredilmesinin vahşi ve saldırgan bir medeniyetin kullandığı bir algı aracı olduğunu çok iyi biliyoruz. Sömürgeci ülkeler, ırkçı Siyonizm ideası merkezinde ilkel, barbar ve bencilce daha fazla tüketim ve İslam düşmanlığı motivasyonları ile yeni bir küresel sömürge amacıyla dünyayı çıkmaz bir yola sürüklemektedirler." ifadelerini kullandı.

Güneysu, Türkiye'nin tarihin kendisine yüklediği kutsal misyonu ifa edeceğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Okyanus ötesinden iftira, tiyatral operasyonlar ve karalama kampanyasıyla engellenmek istense de dil, din ve ırk ayrımı gözetmeksizin tüm mazlumların hakkını daha gür bir sesle savunmaya devam edecektir. Kendisini dünyanın efendisi, kalanını da kölesi gibi gören, kendinden başkasına yaşam hakkı tanımayan, bencil, vahşi ve saldırgan medeniyetin mensuplarını insanlığa davet ediyoruz. İslam coğrafyasının üzerinde yeni üretilen silahların tatbik edilmesine göz yuman, kimseye hesap vermeden çocukları öldürülen, kadınlarının namuslarına tecavüz edilen, ilk kıblesine el uzatılan İslam dünyası mensuplarına sesleniyoruz. Daha neyi bekliyorsunuz? Daha ne kadar kardeşlerinize, ümmetin meselesine sağır, dilsiz kalacak, görmezden geleceksiniz? Filistin, dar bir coğrafyada birtakım insanların meselesi değil, tüm İslam aleminin namusudur."