AB'den 54 Milyar Euro Proje Desteği

AB'den 54 Milyar Euro Proje Desteği

Devlet Bakanı Ali Babacan, Orta ve Uzun Vadede Türkiye'nin Cari Açığının Azalmasının Yolunun Daha Yüksek Katma Değer Üreten Bir Sanayiden Geçtiğini Söyledi. Babacan, Vize Sorunu da İçeren Bir Eylem Planı Hazırladıklarını Duyurdu.

AB'den 54 Milyar Euro Proje Desteği

Avrupa Birliği(AB), "7. Çerçeve Programı" kapsamında, araştırma ve geliştirme projelerine 7 yıl süresince 54 milyar euro tutarında bütçe ayıracak. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye'nin rekabet gücünü arttırabilmesi için bu fonlardan yararlanması gerektiğini söyledi. Babacan, başta vize sıkıntısı olmak üzere, pek çok konuda "Eylem Planı" hazırladıklarını, 7. Çerçeve Program mutabakat zaptında nihai aşamaya geldiklerini kaydetti.

TÜBİTAK, TOBB ETÜ ve TURBO-ppp işbirliğiyle düzenlenen "AB 7. Çerçeve Programı Türkiye Forumu" konferansına katılan Devlet Bakanı Ali Babacan, Türkiye'nin Çerçeve Programı'nın Türkiye'ye büyük fırsatlar sunduğunu söyledi. Babacan, AB ve Türkiye arasında kırk yılı aşan sürede ortaklık ilişkisinin 3 Ekim 2005 tarihinde başlayan katılım süreci ile yeni bir boyut kazandığını belirtti. Müzakerelerin ilk aşaması olan tarama sürecinin bir yıllık kısa süre içinde başarıyla tamamlandığını anlatan Babacan, bu sürede 33 fasılda AB müktesebatının ilk kez bir bütün olarak görüldüğünü, buna karşın gelen mevzuatın ortaya koyularak, farklılıkların tespit edildiğini kaydetti.

BİLİM VE ARAŞTIRMA FASLI

Babacan, 7. Çerçeve Programıyla direk bağlantılı olan araştırma faslının tamamlandığını, bu faslın geçici olarak kapatıldığını anımsattı. Lizbon Stratejisi'nin AB'nin 2010 yılına kadar, bilgi toplumuna dayalı rekabet ve istihdam gücü gelişmiş en büyük ekonomisi durumuna gelmesini hedeflediğini belirterek, istihdamı arttırmaya yönelik olarak Ar-Ge'yi teşvik etmenin bu stratejinin temeli olduğunu ifade etti. Ekonomide, yönetimde, demokraside olduğu kadar bilim ve teknolojide de atılıma ihtiyaç bulunduğunu kaydeden Babacan, bu stratejiye göre GSMH'nin yüzde 3'ü oranında Ar-Ge harcaması yapmayı hedeflemek zorunda olduklarını belirtti. Bu harcamaların yüzde 2'si özel sektör, yüzde 1'inin de kamuya ait olduğunun altını çizdi.

CARİ AÇIĞI AZALTMANIN YOLU

Bakan Babacan, Türkiye'nin cari açığının azaltılması için daha yüksek katma değer üreten bir sanayiye ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Babacan, "Orta ve uzun vadede Türkiye'nin cari açığının azalması, daha yüksek katma değer üreten bir sanayiden geçer" diye konuştu. Geçici girdi maliyet destekleriyle kalıcı bir rekabetin sağlanmayacağını anlatan Babacan, bilgi ve ileri teknoloji ile güçlü ve kalıcı bir rekabetin sağlanmasının mümkün olduğunu anlattı.

Babacan, 6. Çerçeve Programı ile son iki yılda önemli bir ilerleme elde edildiğini belirterek, ancak bunun yeterli olmadığını ifade etti.

Babacan, 7. Çerçeve Programı'nı AB ile entegrasyonun ileri bir aşaması olarak nitelendirerek, Türkiye'nin, ileri teknoloji ürünleri ihracatının da artacağını söyledi.

PROJELER GERİ DÖNDÜ

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin rekabet gücünü arttırmasının bilgi teknolojileri ve yenilikçiliğe yapılacak yatırımlarla mümkün olduğunu söyledi. Bu programlarımlar KOBİ'lere önemli fırsatlar sunduğunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, "Bunlardan yararlanmak ya da seyretmek bizim elimizde. 6. Çerçeve Programı'na yapılan başvuruların sadece yüzde 17'si küçük işletmelere ait" diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, 6. Program'a başvuran 1217 projeden 847'sinin geri çevrildiğini anımsatarak, şunları söyledi:

"Demek ki proje hazırlamanın teknik altyapısında, çözmemiz gereken sorunlar var. Toplam 370 proje için

sağlanan yaklaşık 50 milyon euro, Türkiye'nin programa sağladığı maddi katkının ancak dörtte biri düzeyinde kalması üzüntü vericidir. Yani biz kendi cebimizden, AB ülkelerinin araştırma geliştirme projelerini finanse etmişiz."

Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin araştırma ve geliştirme konusunda çok geride kaldığını, üniversitelerdeki akademisyen başına düşen bilimsel yayın sayısının, yılda ancak 0.52 düzeyinde, yani yılda bir tane bile olmadığını vurguladı.

TEKNOLOJİ PAYI ÇOK DÜŞÜK

Türkiye'nin toplam ihracatı içindeki yüksek teknoloji ürünleri payının yüzde 7 olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, orta teknolojinin payının yüzde 31, düşük teknolojinin payının yüzde 44 olduğunu kaydetti. Hisarcıklıoğlu, "Dış ticaretteki açığımızı azaltmak ve küresel rekabet ortamında ayakta kalabilmek için bu yapıyı iyileştirmek zorundayız" dedi.

AR-GE ENTEGRASYON İÇİN ÖNEMLİ

AB Komisyonu Araştırma Genel Müdürü Jose Manuel Silva Rodriguez de, araştırmanın Türkiye'nin AB'ye entegrasyonu açısından önemli olduğuna dikkat çekti. Rodriguez, etkin bir araştırmanın, büyüme ve istihdam açısından çok önemli olduğunu vurguladı. AB'nin, 2010 yılında, araştırma harcamalarına, toplam GSYH'nin yüzde 2.6'sı oranında bir kaynak aktaracağını belirten Rodriguez, 2013'ten itibaren ise araştırma harcamalarına AB'nin yapacağı yıllık katkının 10 milyar Euro'yu geçeceğini söyledi.

TÜBİTAK ÇALIŞMALARA HIZ VERDİ

TÜBİTAK Başkan Vekili Prof. Dr. Nüket Yetiş, küresel teknolojik bir güç olmaya çalışan ABD'de, Türk beyin gücünün vazgeçilmez bir unsur olduğunu kaydetti. Yetiş, program süresince Türkiye'den 3 bine yakın ortaklık başvurusu yapıldığını, bunlardan 500'e yakınının fon aldığını belirtti. Türkiye'den 2002-2004 yılları arasında konsorsiyum ortağı olarak yapılan bin 214 başvurudan 128'inin, 2004-2006 arasında da bin 768 başvurudan 331'inin kabul edildiğini ifade etti.

Türkiye'nin en fazla ortaklık oluşturduğu ülkelerin ise İtalya, Fransa, Almanya ve İngiltere olduğunu anımsatan Yetiş, 7. Çerçeve Programına daha fazla sayıda proje ile katılma konusunda kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirtti.(ANKA)