DHA İSTANBUL BÜLTENİ-3 - Haberler
Haberi Paylaş

DHA İSTANBUL BÜLTENİ-3

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
DHA İSTANBUL BÜLTENİ-3

8 AYDA 2 BİNİN ÜZERİNDE KORONAVİRÜS HASTASI İZLENDİ; DÜNYADAKİ ARAŞTIRMALARA IŞIK TUTACAK VERİLER- AYLAR SONRA BİLE ETKİSİ SÜRÜYOR- İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde Nisan'da açılan 'Covid-19 Hastaları İzlem Merkezi'nde aylardır izlenen koronavirüs hastalarında veriler ortaya...

8 AYDA 2 BİNİN ÜZERİNDE KORONAVİRÜS HASTASI İZLENDİ;  DÜNYADAKİ ARAŞTIRMALARA IŞIK TUTACAK VERİLER

- AYLAR SONRA BİLE ETKİSİ SÜRÜYOR

- İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde Nisan'da açılan 'Covid-19 Hastaları İzlem Merkezi'nde aylardır izlenen koronavirüs hastalarında veriler ortaya çıkmaya başladı.

-İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek,

"Burada en çok gözümüze çarpan bulgu, bu hastaların bir kısmında akciğer damarlarında bir pıhtı oluşmasıydı"

"Hastaların tiroidlerinin fazla ya da az çalıştığı şeklinde fonksiyon bozuklukları olduğunu gördük. Bu da aslında önemli bir bulgu. Bunu zaten 3'üncü ayda da söylemiştik ama 6'ncı aya geldiğimizde bunun artığını ve artarak devam ettiğini gözlemliyoruz"

-Nisan ayında koronavirüse yakalanan Gülden Yılmaz, "Hala halsizlik ve boğazda hırıltı var. Yapacağım bazı şeyleri unutuyorum. Doktor bazı tahlil sonuçlarımın çıkmasını bekliyor. Ona göre değerlendirme yapacak"

Haber -Kamera: Beyza Nur GÜLER-Güven USTA/İstanbul,  - İSTANBUL Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde Nisan ayında açılan 'Covid-19 Hastaları İzlem Merkezi'nde önemli veriler alınmaya başlandı.

8 ayda 2 binin üzerinde kişinin takibi sonucu ulaşılan verilere göre hastalığı ağır geçirenlerde rastlanan yeni bulgular var. İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, " Burada en çok gözümüze çarpan bulgu, bu hastaların bir kısmında akciğer damarlarında bir pıhtı oluşmasıydı. Yani pıhtı atması değil, pıhtının kendisinin bu damarlar içinde oluşması ki bu da aslında kovid hastalığının gözlemlediğimiz yeni bir bulgu" dedi. Bunun yanında son zamanlarda tiroid fonksiyonlarıyla alakalı bozukluklar da görmeye başladıklarını dile getiren Tükek, "Özellikle bu izlem merkezine gelen hastaların tiroidlerinin fazla ya da az çalıştığı şeklinde fonksiyon bozuklukları olduğunu gördük. Bu da aslında önemli bir bulgu. Bunu zaten 3'üncü ayda da söylemiştik ama 6'ncı aya geldiğimizde bunun artığını ve artarak devam ettiğini gözlemliyoruz" diye konuştu.

HASTALAR SÜREKLİ TAKİP EDİLİYOR

İstanbul Tıp Fakültesi'nde 28 Nisan'da "Covıd-19 Hastaları İzlem Merkezi" açıldı. Türkiye'de ve dünyada bir ilk olduğu belirtilen merkezde koronavirüsü ağır geçirmiş ve geçirdikten sonra takibe alınması gereken hastalar gün gün izlendi.

Hastalarda, taburcu olduktan sonraki 1, 3, 6, 9 ve 12'nci aylarda meydana gelecek bazı problemleri tespit etmek için kurulan merkez, koronavirüsün bilinmeyen pek çok yanını ve hastalar üzerindeki etkilerini gözler önüne sermek için büyük rol oynadı.

Koronavirüse yakalanan ve atlatan kişilere çeşitli tahlil ve tetkikler yapılarak, hastalarda kalıcı bir hasar oluşup oluşmadığının araştırıldığı merkezde, dünyadaki çalışmalar ışık tutacak yeni bulgular tespit edildi.

İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, verileri Demirören Haber Ajansı'na değerlendirdi.

İzledikleri bazı hastalarda halsizlik, çabuk yorulma ve efor kapasitesindeki azalmanın ciddi boyutta devam ettiğinin altını çizen Prof. Dr. Tükek, "Aşağı-yukarı 8 ay oldu bu merkezi açalı ve ilk 3 aylık verilerin ardından, 6 aylık verileri de burada inceleme fırsatı bulduk. Burada kovid-19 geçirip takip edilen hastalarda ne gibi semptomların devam ettiği ya da hangi semptomların ortaya çıktığı önemliydi bizim için. Burada gözlemlediğimiz aslında, kovid'in en çok semptom olarak ortaya çıkan halsizlik, yorgunluk, boğaz ağrısı, ishal ve koku kaybı gibi şikayetler içerisinde ishal şikayetinin çok çabuk ortadan kalktığı, koku almanın birkaç ay içinde tekrar yerine geldiği ancak çabuk yorulma ve halsizlik şikayetinin 6 aydan beri bazı hastalarımızda devam ettiğini gözlemledik. Özellikle efor kapasitesindeki azalma bazı hastalarımızda ciddi boyutta devam etmekteydi ki, bunlar daha çok ağır kovid geçiren kişiler. Ayakta, hafif geçirenlerde bu kadar ciddi bir nefes darlığı ve halsizlik şikayeti olmuyor" diye konuştu.

"AKCİĞERDEKİ DAMARLARDA PIHTI OLUŞUMU GÖZLEMLEDİĞİMİZ YENİ BİR BULGUö

8 ayda 2 binin üzerinde hastanın takibini yaptıklarını ifade eden Tükek, 6 aylık verilerden elde etikleri yeni bulguların olduğundan da bahsederek,  "Bunlar içinde hastaneye yatmış olup, ağır pnömoni geçiren hastalar ayrıca değerlendirildi. Burada en çok gözümüze çarpan bulgu, bu hastaların bir kısmında akciğer damarlarında bir pıhtı oluşmasıydı. Yani pıhtı atması değil, pıhtının kendisinin bu damarlar içinde oluşması ki bu da aslında kovid hastalığının gözlemlediğimiz yeni bir bulgu. Bu pıhtı başka yerden gelmiyor bizim tahminimize göre, pıhtının kendisi akciğer damarlarında oluşuyor. Buna trombüs diyoruz. Muhtemelen bu çabuk yorulmalar ve efor kapasitesindeki azalmalar buna bağlı olarak çıkabilir. Yine uzun vadede akciğerdeki basınç yükselmesi tablosunun ortaya çıkması ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilir" dedi.

"TİROİD FONKSİYONLARINDA BOZUKLUKLAR GÖRMEYE BAŞLADIK"

Ayrıca, 6. ay verilerine bakıldığında tiroid bozuklukları yaşayan hastaların sayısının giderek arttığını dile getiren Tufan Tükek, şunları söyledi:  "Son zamanlarda tiroid fonksiyonlarıyla alakalı bozukluklar görmeye başladık. Özellikle bu izlem merkezine gelen hastaların tiroidlerinin fazla ya da az çalıştığı şeklinde fonksiyon bozuklukları olduğunu gördük. Bu da aslında önemli bir bulgu. Bunu zaten 3. Ayda da söylemiştik ama 6. Aya geldiğimizde bunun arttığını  ve artarak devam ettiğini gözlemliyoruz. Zaten böyle viral hastalıklar, bu tarz problemlerin de başlangıcını oluşturuyor, tetik çekiyor ve onun sonucu olarak da bu tip problemler ortaya çıkabiliyor."

İKİNCİ DEFA YAKALANAN KİŞİLER VAR

Genellikle hastalığı hafif atlatan kişilerin koronavirüse ikinci defa yakalanabildiğini söyleyen Tükek,  "İkinci defa yakalanan kişiler var gerçekten. Bu hastalığı geçirdikten sonra bir antikor düzeyi oluşmuyorsa, hastalığı tekrar geçirme ihtimaliniz var demektir. Bizim de gözlemlediğimiz zaten ayakta hafif geçiren kişilerde antikor düzeyleri çok yükselmiyor. Korunmadıkları takdirde bu kişilerin tekrar kovid-19'a yakalanma ihtimalleri var. bu kişiler de aşı programına alınacak diye düşünüyorum" ifadelerini kulllandı.

HASTALIĞI AĞIR GEÇİREN KİŞİLERİN TAKİBİ ÇOK ÖNEMLİ

Hastalığı ağır geçiren kişilerin, ileriye dönük oluşabilecek rahatsızlıkları için tedavilerinin planlaması gerektiğini anlatan Tükek,  "Bu çok yaygın olan bir hastalık ve bu hastalığı ciddi geçirenlerin sayısı da oldukça arttı.  Ciddi geçiren kişilerin, önümüzdeki dönemde halk sağlığı açısından ciddi takipleri gerekli. Çünkü anlaşılan o ki, bu kişilerin organlarında ciddi problemler ileride ortaya çıkabilecek gibi görünüyor. Özellikle akciğerlerinde. Bu açıdan göğüs hastalıkları, halk sağlığı uzmanlarının olduğu bir konsorsiyum  tarafından ileriye dönük olarak bu kişilerin de planlamalarının yapılması gerekecek gibi görünüyor. Bir süre sonra bu hastaların nefes darlığı, kronik bronşit, koah problemleriyle tekrar polikliniklere  gelme ihtimalleri var gibi görünüyor" diye konuştu.

BAZI HASTALARIN DOSYALARINI AYIRARAK  İZLİYORLAR

Merkezde görevli Dr. Huzeyfe Arıcı ise, hastalığı orta ya da ağır geçiren bazı hastaların dosyalarını ayrı incelediklerini ifade ederek, "Bir gördüğümüz problem de kovid geçirmiş hastalarda hastalık esnasında veya sonra, damar içi pıhtılaşma. Bu, hastalıktan 1, 2, 3 ay sonra da olabiliyor. Ki zaten şu anda yatan hastalara kan sulandırıcı tedavi de veriliyor. Birçok hastanın tarif ettiği nefes darlığı, çabuk yorulma şikayetleri bu hastalarda da oluyor ancak daha çok kan sonuçlarındaki değişikliklerden şüpheleniyoruz. Şüphe üzerine giderek, bazı hastalarda akciğer damarlarında pıhtı olduğunu tespit ediyoruz. Onlarda aylar sonra bile tekrar kan sulandırıcı tedavilere başlıyoruz. Bu hastaların dosyalarını ayrı bir yere ayırıyoruz. Bu durum tedavi edilmezse, akciğer problemlerine yol açabilirö dedi.

"BÖYLE BİR BİRİMİN AÇILDIĞINI HABERLERDE GÖRÜP GELDİM"

Nisan ayında hastanede 10 gün boyunca tedavi gören ve izlem merkezindeki 3. randevusuna gelen 70 yaşındaki Süleyman Çağlar "Haberler i dinlerken televizyonda, burada bir birimin açıldığını gördüm. Korona geçirenlerde herhangi bir tahribat var mı diye bakıldığını duydum. Randevu aldım, geldim, Haziran'ın başlarıydı. Önce bir şey yok dediler. İkinci defa çağırdıklarında baktılar, akciğerdeki damarlarda pıhtı oluşma tehlikesinden bahsettiler. Hemen film çekildi ve orada görüldü zaten o şeyler.  Kan sulandırıcı kullanıyorum. Sürekli çağırıyorlar şu zaman gel diye, takip ediliyorum" şeklinde konuştu.

"BU SİSTEM BİZDEN SONRAKİ HASTALARA IŞIK TUTACAK"

Ekim ayında taburcu olduktan sonra izlem merkezindeki ilk randevusuna gelen Bülent Çiftkaya, "13 günlük bir hastaneye yatış sürecim oldu. Daha sonra taburcu olduktan sonra ilaç ve iğneyle devam ettim tedavime. 30 gün sonra  kovid izleme merkezine gelmem söylenmişti. Bugün randevuma geldim. Ciğer tomografim çekildi, kan tahlilleri yapıldı. Bunların sonucuna tekrar bakılacak. Sanırım izlemek için tekrar çağıracaklar. Gayet güzel bir sistem. Bizden sonraki hastalara da ışık tutacaktır. Biz de tedavimizin neresinde olduğumuzu görüyoruz çünkü ben şu anda hala nefes almakta zorlanıyorum, hala bazen sırtımda ve kemiklerimde ağrı oluyor" ifadelerini kullandı.

"KOVİD BENDE UNUTKANLIĞA NEDEN OLDU"

Nisan ayında tedavisini evde gören 35 yaşındaki hasta Gülden Yılmaz "Ben koku almıyordum, tat duyum da kaybolmaya başlamıştı. Korona olduğumu öğrendim ve tedavi oldum. Atlattıktan sonra izlem merkezine 3 kez çağırıldım. Bu 3. gelişim.  Doktorlarla bilgi alışverişi yapıyoruz. Her şeye bakıyorlar. Hala halsizlik ve boğazda hırıltı var. Yapacağım bazı şeyleri unutuyorum. Doktor bazı tahlil sonuçlarımın çıkmasını bekliyor. Ona göre değerlendirme yapacak" dedi.

Görüntü dökümü:

---------------------------

-İzlem merkezinden görüntüler

-Tufan Tükek ile röp.

-İzlem merkezindeki görevli Dr. Huzeyfe Arıcı ile röp.

-İzlem merkezine gelen hastalar ile röp.

-Muhabir anonsu(Beyza Nur Güler)

-Genel ve detay

========================

2- KADIKÖY'DE "BALIK BOYU" DENETİMİ

Elif YAVUZ-Buğra BENLİOĞLU/İSTANBUL, İSTANBUL İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından Kadıköy'deki balık tezgahları tek tek denetlendi. Satışa sunulan balıkların boyları ölçüldü, balıkçılar belirlenen boyun altında satış yapmamaları konusunda uyarıldı.

Denizlerdeki balık bolluğunun devam edebilmesi için İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından perakende satış yapan tezgahlara sıkı denetimler yapılıyor. İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürü Ahmet Yavuz Karaca beraberindeki ekiple,   Kadıköy'de bulunan balık çarşısında denetim yaptı. Denetimlerde satışa sunulan balıkların yasal boyda olup olmadığı kontrol edildi. Sofraların en çok tükeltilen türlerinden hamsinin avlanma boyu 9, istavritin ise 13 santimetre.

SATANA 5,  DEPOLAYANA 10 BİN LİRA CEZA

Balık tezgahlarını tek tek kontrol eden  İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca, "Sürdürülebilir balıkçılık için bu denetimler şart. Her balık belirli büyüklüğe geldiğinde yumurta bırakabiliyor. Her bir balığa bir kere üreme fırsatı vereceğiz ki bizden sonraki nesiller bu balıkları yesinler. Herhangi  bir usulsüzlükle karşılaştığımız zaman balıklara el koyuyoruz. Geçtiğimiz yıllarda bu el konulan balıkların tekrar satışı yapılıyordu. Şimdi direkt mülkiyeti kamuya geçirilip, hayır kurumlarına bağışlanıyor. Satana 5 bin lira, depolayana da 10 bin lira ceza yazılıyor. Eğer denizde tespit edilirse teknenin büyüklüğüne göre 5 ile 50 bin lira arasında para cezası veriliyor" dedi.

BALIKLARIMIZ BÜYÜDÜ

Balıkçılar ise yapılan denetimlerden memnun olduğunu dile getirdi. Kadıköy'de balıkçılık yapan Ercan Erdoğan, "Bu sene her şeyden memnunuz. Geçen sene hiçbir şey yoktu. Küçük balıkları tutuyorlardı ama almıyorduk. Hem cezası ve sürekli denetim oluyor. İstavrit kadar çinekop geliyordu. Bu sene balıkların boyu güzel, fiyatlar cazip. Bu denetimlerin olması bizim için de iyi. Ufak balık ucuz balık demek. Ucuz balık çarşıya girdiği zaman iri balığı satamazsın" dedi.

Bir başka balıkçı ise "Yeni denetimlerden çok memnunuz. Çok faydasını görüyoruz. Balıklarımız denizlerde büyüdü. Kontroller, denetimler çok sıkı. Bu sene bu denetimlerin çok faydasını gördük" diye konuştu.

Demirören Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri
Haberi Kaydet
title