66 Aylık Çocuklar İçin Okul Tavsiyesi: Sabırlı Olun, Eğlendirerek Öğretin

66 Aylık Çocuklar İçin Okul Tavsiyesi: Sabırlı Olun, Eğlendirerek Öğretin

Yeni eğitim sistemiyle birlikte 66 aylık çocuklar da okula başladı.

66 Aylık Çocuklar İçin Okul Tavsiyesi: Sabırlı Olun, Eğlendirerek Öğretin

Yeni eğitim sistemiyle birlikte 66 aylık çocuklar da okula başladı. Yeni sistemde çocukların okula erken başlaması birçok tartışmayı da beraberinde getirirken, uzmanlar okula yeni başlayan çocuklar için aile ve öğretmenlerden sabır istedi, sağlıklı ruhsal gelişim için oyunun ön planda tutulmasını tavsiye etti.

Adana Dr. Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Çocuk Psikiyatri Uzmanı Dr. Alper Yılmaz, 5 yaş çocuğunun zihinsel, dikkatsel, fiziksel ve duygusal gelişiminin ilkokul müfredatına uygun olmayabileceğini belirterek, aile ve öğretmenlere sabır tavsiye etti.

Çocukların ilk zamanlar bekleme, sınıf içinde oturma, dikkatini sürdürme, anne babadan ayrılma korkusu gibi sıkıntılar yaşayabileceğinin altını çizen Yılmaz, ebeveyn ve öğretmenlere büyük sorumluluk düştüğünü, onların daha küçük bir çocuk olduğunu akıldan çıkarmamaları gerektiğini ifade etti.

Özellikle daha öncesinde okul öncesi ve anaokulu eğitimi almayan çocukların okula alışmakta zorluk çekebileceklerini vurgulayan Uzm. Dr. Yılmaz, "5 yaş çocuğunun duygusal, fiziksel dikkat gelişimi ve dürtüsel denetimi tam olarak olmadığı için sınıf içinde de belli problemler olabilir. Özellikle sınıfta sıraya oturmakta güçlük yaşayabilir, bununla beraber ders süresi ona uzun gelebilir. Ayrıca müfredatla birlikte özellikle aralık ayından itibaren okuma çalışmaları başlandığında çocuklarımızın dikkati belirgin bir şekilde dağılabilir. Bu beklediğimiz sorunlar. Burada hem ailelere hem öğretmenlerimize büyük iş düşüyor. Genel olarak 5 yaş ilkokul için erken bir dönem olduğu için çocuklarımız bu problemleri, bekleme, sırasını bekleme, sınıf içinde oturma, dikkatini sürdürme ile ilgili problemler olacaktır. Burada annelerin biraz sabır göstermesi gerekiyor. Çünkü bu çocuklarımız okulla yeni tanışıyor. Okulla tanışmakla beraber müfredatla ilgili sorunlardan dolayı da sınıfta öğretmenlerinden olumsuz geri bildirimler gelebilir." dedi.

"AYRILIK KAYGISINI GİDERMEK İÇİN BİR MÜDDET ONLARLA DERSE GİRİN"

Beş yaş çocuğunun zihinsel, dikkat, fiziksel ve duygusal yönden gelişiminin ilkokul müfredatına uygun olmayabileceğini söyleyen Alper Yılmaz, "Bu nedenle de sınıf içinde belli sorunlar yaşanabilir. Özellikle bu dönemde görebileceğimiz en önemli problemlerden biri ayrılık kaygısı olabilir. Yani çocuk anneden babadan ayrılmakta zorlanabilir, sınıfta yalnız başına kalmayabilir, okulda annesini babasını isteyebilir. Bu konuda hem öğretmenlerimizin hem de ebeveynlerimizin sabırlı olması ve bu süreci hızlandırması gerekmektedir. Bu süreç 1-2 ay içerisinde kendiliğinden geçirilebildiği gibi sonrasında belli yardımlarla da geçirilebilir. 'Anneni babanı hemen eve yollamamız gerekiyor, sen artık yalnız kaldın' gibi yaklaşımlar çok doğru değil. Çocuk alışana kadar anne baba okulun herhangi bir yerinde, bu koridor da olabilir, okulun bahçesi de olabilir, hatta çocuğun kaygısı çok yüksekse sınıfın içinde de belli bir zaman bekleyebilir. Buna dikkat etmemiz lazım." diye konuştu.

"ACELECİ OLMAYIN, ÇOCUKLAR OKUMA YAZMAYI KALDIRAMAYABİLİR"

Çocukların sırasına oturmak ve dersi dinlemekte de sıkıntı çekebileceklerini belirten Uzm. Dr. Yılmaz, "Çünkü daha dikkat gelişimleri tamamlanmamıştır. Bu konuda hem öğretmenlerimizin hem de ailelerimizin çok aceleci davranmaması gerekir. Aralık ayından itibaren okuma yazma faaliyetleri başlayacak. Yine çocuklarımız yaşı gereği bunu birazcık kaldırmakta zorlanabilir. ve anne babalarda belki de, 'Benim çocuğum öğrenemiyor mu, benim çocuğum yapamıyor mu, acaba bir problem mi var?' şeklinde korkular olabilir. Anne babalar bu konuda da sabırlı olmaları gerekir. Çünkü çocuklarımız henüz küçük yaştalar ve bu müfredat aralık ayından sonra onları zorlayabilir. Ayrıca sınıf içinde karşılaştırmalara da girmemek gerekir. Çünkü bu yıl 5 yaş çocuğu da aynı sınıfta olacak, 7 yaş çocuğu da aynı sınıfta olacak. Arada büyük bir uçurum, 1–1,5 yaşlık farklar olacak. Tabii ki bu diğer çocukların hızlı öğrenmesini, küçük çocukların daha yavaş öğrenmesine yol açabilir. Anne babaların 'Niye benim çocuğum daha geç öğreniyor?' gibi bir kaygıya kapılmamaları gerekiyor. Özellikle bu yıl geçiş yılı olduğu için anne babalara ve öğretmenlere çok iş düşüyor. Anne babaların ve öğretmenlerin onların daha küçük bir çocuk olduğunu unutmamaları gerekiyor." ifadelerini kullandı.

SAĞLIKLI RUHSAL GELİŞİM İÇİN ÇOCUKLARI OYUNA ADAPTE EDİN"

Okula yeni başlayan çocukların hala oyun çağında olduğunun altını çizen Yılmaz, oyunun onları ruhsal olarak rahatlatırken, paylaşmayı da öğrettiğinin altını çizdi.

Bu dönemde dersleri önemsemekle beraber çok fazla derslerle ilgili yaptırımlarda bulunmamak gerektiğini dile getiren Yılmaz, şöyle dedi: "Çünkü bu çocuklar daha okula adapte olma, arkadaşlık kurma, oyun oynamayı öğrenmeleri gerekiyor ki ruhsal gelişimleri sağlıklı bir şekilde devam etsin. Bu dönemde uyum sürecini arttıracak en önemli şeylerden biri anne babaların beklentisinin derslerle ilgili çok olmaması. Biraz daha fazla yani çocuğu eve geldiğinde bunun okulda ne öğrendin sorusu yerine 'Bugün okulda arkadaşlarınla ne oynadın, çocuklarla beraber ne yaptığınız?' bu tarz soruları sorması daha faydalı olacak ve çocuğun okulla ilgili beklentisini de değiştirecektir. Yani bizim çocuğumuzun okula alışması için en başta arkadaş ilişkileri bu çok önemli. Tabii ki öğretmenlerimizin de anne baba gibi çocukların daha tam okula hazır olmayabileceklerini, oyunun çok önemli olduğunu mutlaka vurgulamaları gerekiyor."