22 Mayıs Cuma Hutbesi yayınlandı! 22 Mayıs Cuma Hutbesi tam metni!

22 Mayıs Cuma Hutbesi yayınlandı! 22 Mayıs Cuma Hutbesi tam metni!

Diyanet İşleri Başkanlığı 22 Mayıs Cuma günü okunacak Cuma Hutbesi'ni yayınladı. Cuma'yı idrak etmeyi ve birlik beraberlik ruhunu pekiştiren Cuma Hutbesi ile Müslümanlar bilinçleniyor ve dini bilgiler konusunda farkındalıkları artıyor. İşte 22 Mayıs Cuma Hutbesi tam metni!

22 Mayıs Cuma Hutbesi yayınlandı! 22 Mayıs Cuma Hutbesi tam metni!
22.05.2020 12:58 | Son Güncelleme: 22.05.2020 14:15

Müminleri bir araya getiren ve birlik beraberliğin feyzini almayı sağlayan Cuma Namazı, Cuma Hutbesi ile anlamlı hale geliyor. Diyanet İşleri Başkanlığının yayınladığı 22 Mayıs Cuma Hutbesi ile önemli konularda bilgilendirmeler yapılırken inanlar bu konuları öğreniyor; unutulanlar hatırlanıyor.

22 MAYIS CUMA HUTBESİ

22 Mayıs Cuma Hutbesi yayınlandı! 22 Mayıs Cuma Hutbesi tam metni!

BİR ÖMRÜ RAMAZAN GİBİ YAŞAMAK

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Rabbimizin, müminlere lütfu olan

Ramazan; bereketiyle, esenliğiyle, rahmetiyle bir ay

boyunca bizi kuşattı. İlâhi tedrisatıyla eğitti. Edâ edilen

ibadetlerle, kulluğun zirvesine eriştirdi. Ötelerden

haber verdiği muştularla, gönüllerimizde ümidi

yeşertti. Şimdi ise getirdiği müjdelerle bizi sevindiren

rahmet ayına veda etmenin hüznü içerisindeyiz.

Ramazan-ı şerif'in bu son günlerinde her

birimizin niyazı, bağışlanmış bir kul olarak Rabbimizin

rızasına nail olmaktır. Bu ayda kazandığımız tüm güzel

hasletleri bir ömür muhafaza ederek, istikamet üzere

hayatımızı idâme ettirmektir. Zira Allah'a kulluk

vazifemiz, "Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine

ibadet et."1 ayetinde buyurulduğu üzere son

nefesimize kadar bir ömrü Ramazan gibi yaşamaktır.

Aziz Müminler!

Kur'ân ayı Ramazan'da, hayat rehberimiz

Kitâbullâh'ı okumaya ve anlamaya her zamankinden

daha fazla gayret gösterdik. Hak ve bâtılın ayrımını

daha çok idrâk ettik. Gönül ve zihin dünyamızı

Kur'ân'ın nuruyla aydınlattık. Onun uyarılarıyla dünya

ve ahiret sorumluklarımızı yeniden hatırladık.

Kelâmullâh'ın sadrâ şifa, gönüllere rahmet olduğunu

en derinden hissettik. Kurân ahlâkını kuşanmanın ne

yüce bir mertebe olduğunu anladık.

O halde geliniz! Kur'ân'ın bize öğrettiği

değerleri bir ömür yaşayalım, yaşatalım. Ramazan'dan

sonra da Yüce Kitabımızla irtibatımızı koparmayalım.

Her gün bir miktar okuyalım. Öğütlerine kulak

verelim. Hayatımızı onun ilkeleri doğrultusunda inşa

edelim.

Kıymetli Müslümanlar!

Bir ay boyunca tuttuğumuz oruçla irade eğitimi

ve sabır imtihanından geçtik. Orucumuzu nefsimizin

heva ve heveslerine kalkan eyledik. Her türlü kötülüğe

karşı Sevgili Peygamberimizin tavsiyesiyle "Ben

oruçluyum"2 dedik. Kendimizi tutarak elimize,

dilimize, kalbimize hâkim olduk. Oruç tutmanın

rikkatiyle sevgiyi, şefkâti, merhameti kuşandık.

Rabbimizin bize bahşettiği sayısız nimetlere karşı

şükrümüzü artırdık.

Öyleyse geliniz! Orucun eğittiği iradelerimizin

değerini bilelim. Nefsimizin arzu ve isteklerine karşı

kendimizi tutalım. Dilimizi yalan, iftira gıybet,

koğuculuk gibi çirkin sözlerden uzak kılalım.

Kalbimizi her türlü kin, haset, nefret, bencillik, öfke

gibi kötü duygulardan arındıralım. Ailemize,

çevremize ve tüm mahlûkâta şiddetle değil,

merhametle yaklaşalım. Zihnimizi hakikat, gönlümüzü

muhabbet üzere tutalım.

Değerli Müminler!

Ramazan'da can u gönülden edâ ettiğimiz

ibadetlerle Cenâb-ı Hakk'a olan kurbiyyetimizi

artırmaya çalıştık. Bu ibadetlerden birisi de "Secde et

ve Rabbine yaklaş."

3 ayetinde buyurulduğu üzere

namazdır. Bu sene camilerimizde terâvih namazlarını

birlikte edâ edememenin üzüntüsü içerisindeydik.

Fakat evlerimizde aile fertlerimizle cemaat oluşturarak

hanelerimizi mescide çevirmenin sevincini ve

coşkusunu yaşadık. Ailece kıldığımız namazlarla

çocuklarımızda namaz bilinci oluşturduk. Namazın,

Rabbimizle buluşma anı olduğunu kalben hissettik.

Şimdi geliniz! Yüce Rabbimizin "Ailene namazı

emret; kendin de ona sabırla devam et.4 emri gereği

aile fertlerimizle birlikte "dinimizin direği" olan

namazlarımızı kılmaya özen gösterelim. Gözümüzün

nuru, gönlümüzün süruru olan namazı, günlük

telaşlarımız arasına sıkıştırmayalım. Aksine tüm bu

hengâmeden kaçmak için ona sığınalım. Namazı, zikir

ve şükür vesilesi kılalım.

Aziz Müslümanlar!

Hayır hasenatı çoğaltma mevsimi olan rahmet

ayında, Allah'ın bize ihsan ettiği maddî mânevî

nimetlerden, ihtiyacı olan kardeşlerimize ikrâm ettik.

İnfakla iyilikleri çoğalttık, kalplerimizi birleştirdik.

İnfakın verdikçe bereketlenen bir iyilik damarı

olduğunu gördük. Daha çok biriktirme ve tüketme

hırsımıza, infakla dur dedik. Allah Resûlü (s.a.s)'in,

"Her iyilik bir sadakadır."

5 hadis-i şerifini ilke

edinerek, nice iyilikler biriktirdik.

Geliniz! Malımızı, ilmimizi, sevgimizi,

şefkatimizi, tecrübemizi, emeğimizi kardeşlerimizle

paylaşmayı sürdürelim. Tüm hayatımızı, infak

bilinciyle yaşayalım. Mümin kardeşimizin derdiyle

dertlenip, hayır duasını alalım. Sadakalarımızla

kazalardan, belalardan, hastalıklardan korunalım. İnfak

anlayışıyla güzîde vatanımızın dört bucağından, yedi

kıtaya uzanan gönül köprüleri kuralım. Şu fânî

dünyada yaptığımız iyiliklerle kubbede hoş bir sadâ

bırakalım.

Muhterem Müminler!

Mağfiret ayında merhametlilerin en merhametlisi

olan Yüce Allah'a iltica ettik. İşlediğimiz günahlardan

pişman olup, Gaffâr olan Rabbimizden af diledik.

Settâr ismiyle ayıplarımızı, kusurlarımızı örtmesini

niyaz ettik. Rahmân'ın katında affa mazhar olmanın,

O'nun kullarını affetmekten geçtiğini öğrendik. Dargın

olduğumuz mümin kardeşimizi bağışlayarak,

affetmenin şerefine nail olduk.

O halde, Resûl-i Ekrem (s.a.s)'in, "Bir daha

dönmemek üzere günahı terk etmek"6 olarak

nitelendirdiği nasuh tevbemizi bozmayalım. Tevbeyle

yeni açtığımız tertemiz sayfamızı salih amellerle

süsleyelim. Cenab-ı Hakk'ın kıyamet gününde

kusurlarımızı örtmesini istiyorsak öncelikle biz

birbirimizin kusurlarını örtelim. Mümin kardeşlerimizi

en güzel üslupla ve özel olarak uyarıp günahlarını asla

ortaya dökmeyelim. Hataları affederek, aramızdaki

gönül mesafelerini kaldıralım.

Değerli Müslümanlar!

Ramazan ayında manevî duygularımız

yoğunlaştı. İbadetlerimiz, hayır hasenatımız arttı,

hamdolsun! Ancak kulluk vazifemiz sadece bu

mübarek ayla sınırlı değildir. Zira Peygamber

Efendimiz (s.a.s), "Allah'a en sevimli gelen amel, az

da olsa devamlı olanıdır."7 buyurmaktadır.

Kulluk sorumluluğumuzun bir ömür devam

ettiğini unutmayalım. Takva bilinciyle her an

kendimizi Allah'ın huzurunda hissederek

davranışlarımıza yön verelim. O'nun emir ve

yasaklarına riayet ederek dünyada mutluluğa, ahirette

kurtuluşa erelim. "Ey iman edenler! Allah için takva

sahibi olun. Herkes yarın için ne hazırladığına

baksın!"8 ayetine kulak verip, ebedi hayatımız için

bugünden hazırlık yapalım.

Kıymetli Müminler!

Onbir ayın sultanı Ramazan'da edâ ettiğimiz

ibadetlerle, Cenâb-ı Hakk'a yakınlığımızı artırdık. Bu

yakınlığı kaybetmeyelim. Rahmet ayında tattığımız

kulluk lezzetini, gönül huzurunu, bir ömre yayalım.

İşte o zaman dünya hayatımız Ramazan, ahiretimiz de

bayram olacaktır.

Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in şu

duasıyla bitiriyorum: "Allah'ım! Her işimin

koruyucusu olan dinim ile beni ıslah eyle, kurtuluşa

erdir. İçinde yaşadığım, geçimimi sağladığım

dünyamı benim için ıslah eyle, hayırlı kıl. Gidip

ebedî yaşayacağım ahiret hayatımı benim için

hayırlı eyle. Hayatımda her türlü hayrı ziyadesiyle

ihsan eyle. Ömrümü de her türlü şerlerden

muhafaza eyle."

,

İlgili Haberler

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Şu an buradasınız: 22 Mayıs Cuma Hutbesi yayınlandı! 22 Mayıs Cuma Hutbesi tam metni! - Haber
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 22.5.2020 14:15:26. #1.14#
title