2021 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda - Haberler
Haberi Paylaş

2021 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

AA / İsmail Çimen - Haberler | Politika
2021 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, "Sanayi ve teknoloji, AK Parti hükümetlerinin tercihleri sıralamasında en önde yer almıştır.

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, "Sanayi ve teknoloji, AK Parti hükümetlerinin tercihleri sıralamasında en önde yer almıştır." dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2021 yılı bütçesinin görüşmeleri sürüyor.

Komisyonda milletvekilleri görüş ve önerilerini dile getirdi.

CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, üretimin bütün sektörlerinde dönem dönem yapılan yanlış uygulamaların, ekonomide sorunları bir yumak haline getirdiğini ileri sürdü.

Karar organının tek bir kişiye terkedilmesinin ne ekonomik üretimde, ne hukukta, ne de sosyal yaşamda başarı getirmeyeceğini iddia eden Sındır, "Gelin yeniden bir anayasa ile güçlendirilmiş parlamenter sistemi getirelim, yüksek teknoloji üretimine dayalı politikaları esas alalım." ifadesini kullandı.

Türkiye'de Ar-Ge'ye ayrılan payın arttığını, ancak bu kaynağın birçok ülkenin gerisinde kaldığını öne süren Sındır, bu şartlar altında büyümenin gerçekçi olamayacağını vurguladı.

Cari açığın, yüksek teknolojik ürün ihracatı ile azaltılabileceğinin altını çizen Sındır, "İmalat sanayinde dünyadaki ihracat payımız sadece binde 8,9'dur. Bu şartlarda büyüme sözünden bahsetmemiz çok gerçekçi değildir. Kilogram başına yüksek teknolojik bir ürün ihracatımız birçok gelişmekte olan ülkenin gerisinde. İhracatımızdaki artış genellikle ithalatın yüksek oranda arttığı aylarda artmakta, bu de girdi ürünlerindeki dışa bağımlılığın bir göstergesidir. 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefinin hayal olduğunu görüyoruz." diye konuştu.

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu da teknolojiden ziyade sanayi kesiminin sorunlarının hala yerinde durduğunu söyledi.

Sanayi ile merkez arasında bir kopukluk olduğunu düşündüğünü belirten Katırcıoğlu, "Ekonomide, bankalar ile şirketler arasındaki ilişki de çözülebilmiş değil. Sayın Cumhurbaşkanı 'Serbest piyasa ekonomisine bağlıyız' dedi ama serbest piyasa ekonomisi Türkiye'de çalışmıyor. Kişi başına milli gelir faktöründen giderek 'çok iyi işler yaptık' diyorsunuz ama başka ülkelere baktığımızda bizden daha hızlı koşanlar olmuş. Türkiye'nin yükselişe girmesinin yolu sanayi ve teknoloji alanlarının dışındaki alanlara da ağırlık vermesinden geçiyor." dedi.

Katırcıoğlu, KOBİ'lerin dünya örnekleriyle ele alınacak bir konu olmadığına dikkati çekti.

KOBİ'lerin en önemli sorunlarının başında finans sorunu geldiğini, bu konuyu ilk gündeme getiren kişinin de Necmettin Erbakan olduğunu anlattı.

AK Parti'nin tüm teşvikleri sanayiye verdiğini, KOBİ'lerin direncinin ise düştüğünü ileri süren Katırcıoğlu, "2011 den itibaren AK Partinin kimyasının bozulduğu düşüncesindeyim. Bu tarihten sonra tekelleşme artmıştır. Çünkü bağımsız kuruluşlar bir bakanlığa bağlanmıştır. Türkiye'de hala sanayinin yapılaşma sorununun çözüldüğü kanaatinde değilim. İş dünyasının karlılığını artırarak üretimi artıramazsınız." diye konuştu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı da Türkiye'de 2018 yılının Ağustos ayından itibaren daralan toplam sanayi üretiminin 2019 Eylül ayından itibaren genişlemeye başladığını ancak bu sene mart ayında görülün Kovid-19 salgını nedeniyle alınan tedbirler karşısında tekrardan daralmaya gittiğinin görüldüğünü söyledi.

Atılan normalleşme adımlarıyla birlikte sanayi üretiminin haziran ayı itibarıyla artışa geçtiğinin altını çizen Kalaycı, şu değerlendirmede bulundu:

"Bakanlıkça hazırlanan ve ağırlıklı olarak teknolojik dönüşümü tasarlayan 2023 sanayi ve teknoloji strateji belgesini çok önemli görüyoruz. Türkiye bir teknolojik dönüşüm yaşamakla birlikte katma değeri yüksek ürün üretmekte zorlanan, katma değeri orta, yüksek ve düşük teknolojilerle sıkışmış bir ülke görünümündedir. Bu süreçte yaratıcılığın yeterince desteklenmediği ya da bu desteğin sürece yansımadığı görülmektedir. Orta ve yüksek teknoloji sektörlerinin üretim ve ihracat içindeki payı artırılmalı, nispeten düşük teknolojilerde tasarım, markalaşma ve etkin pazarlama yoluyla katma değeri yüksek bir yapıya geçiş sağlanmalıdır."

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta da bölge kalkınma idarelerinin sanayi ve teknoloji bakanlığına bağlı olması durumunu uygun bulmadığını söyledi.

Bölge kalkınma idarelerinin daha çok Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı olmasının daha doğru olacağını ifade eden Usta, "Çünkü bu alan daha çok o bakanlığı ilgilendiriyor." dedi.

Türkiye'nin imalat sanayisinin milli gelir içerisindeki gelişmişliğinde bir başarı hikayesinin olmadığını iddia eden Usta, şunları kaydetti:

"İmalat sanayisinin milli gelir payına baktığımızda geçmişten bugüne yüzde 20'nin üzerinde kalmayı başaramamışız. Gelişmiş ülkelerin bu rakamın üzerinde uzun yıllar kaldığını görmekteyiz. Sanayideki gelişmeyi tamamlayamadan bu dönemlere geldik. AK Parti beton üzerinden kalkınmayı tercih ettiği için sanayide geri kaldık. Rekabet gücüne bakıldığında 2023 hedefi 500 milyar dolar ama şimdiki rakamlara bakıldığında daha yarısına dahi ulaşamamışız."

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk ise Türkiye'nin büyük hayalleri olan bir ülke olduğunun altını çizdi.

21. yüzyılın ilk çeyreğinden geçilen bu dönemde son 18 yılda devrim niteliğinde çalışmaların hayata geçirildiğini vurgulayan Öztürk, şöyle konuştu:

"Türkiye temel hizmet alanlarında gelişmiş ülkelerin seviyesine ulaşmıştır. Sanayi ve teknoloji alanında da giderek büyük mesafeler katediyoruz. Sanayi ve teknoloji, AK Parti hükümetlerinin tercihleri sıralamasında en önde yer almıştır. Türkiye günden güne gücünü ve etkisini artırmaya devam etmektedir. Bugün Türkiye küresel tedarikçilerin çıkardığı tüm zorluklara, uyguladığı gizli açık ambargoları kendi imkanlarıyla aşabilen bir ülke haline gelmiştir. Bu imkanlar sayesinde terörle mücadele operasyonları rahatlıkla yapabilmektedir. Sınırlarımız dışında barış harekatları yürütülebilmektedir. Tüm bunlar özellikle savunma sanayinde sağlanan gelişmeler sayesinde yapılabilmektedir. Ayrıca kara ve deniz araçlarında kendi ihtiyaçlarımızın yanı sıra dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayabilen bir ülke haline geldik. Bugün Türkiye kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer almaktadır."

AA / İsmail Çimen - Son Dakika Haberleri
title