2020 yılı bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

2020 yılı bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

18.11.2019 21:02 | Son Güncelleme: 18.11.2019 21:02
2020 yılı bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora, "Bizim FETÖ'yle mücadelemiz Türklerle; bizim DAEŞ'le mücadelemiz Araplarla mücadele değildir.

AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora, "Bizim FETÖ'yle mücadelemiz Türklerle; bizim DAEŞ'le mücadelemiz Araplarla mücadele değildir. Biz terör örgütleriyle mücadele ediyoruz." dedi.

Milletvekilleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Dışişleri Bakanlığının 2020 yılı bütçesi üzerinde görüşlerini dile getirdi.

AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın, Türkiye'nin yakın çevresinin zafiyetler barındırmaya, küresel ve bölgesel şoklara dayanıksız olmaya devam ettiğini belirtti. Türkiye'nin, kendini bu zorluklardan soyutlama lüksüne sahip olmadığını ifade eden Aydın, kendilerini doğrudan etkileyen zor uluslararası ve bölgesel koşullarda arkalarına yaslanıp gelişmeleri hariçten izlemenin, bir seçenekleri olamayacağını vurguladı.

Aydın, Türkiye'yi etkileyen meselelere müdahil olmanın, katkı sağlamanın bir zorunluluk olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin girişimci ve insani dış politikasının, bu ihtiyaca cevap verdiğini anlattı.

Suriye'den kaynaklanan tüm terör tehditlerine karşı milli güvenliğin gerektirdiği önlemleri almanın, uluslararası hukuka dayanan en temel hakları olduğunu belirten Aydın, Türkiye'nin, Fırat'ın doğusunu teröristlerden temizleyerek kendi bekasını ve güvenliğini korumak, Suriye'nin huzur, barış, istikrar ve toprak bütünlüğüne katkı sağlamak için Barış Pınarı Harekatı'nı başlattığını anımsattı.

Türkiye'nin, harekat alanının demografisini değiştirmek gibi bir amacının olmadığını bildiren Aydın, "Bu suçlamalarda bulunanlar PKK/PYD-YPG terör örgütünün, Kürtler başta olmak üzere, bölge halkına karşı baskı ve yıldırma politikası uyguladığını, yerel halkı zorla evlerinden ettiğini göz ardı etmektedirler. Barış Pınarı Harekatı'nın Suriye'de siyasi süreç çabalarına zarar vereceği iddiası da gerçeklerden uzaktır." dedi.

-"Karşı taraf için incitici"

CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, muhalefet olarak ne kadar eleştirel yaklaşsalar da dış politikada, uluslararası ilişkilerde Türkiye'nin başarısını, başının dik olmasını her zaman istediklerini ve desteklediklerini kaydetti.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır'ın, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye yönelik mektubunu, Johnson'ın mektubuyla karşılaştırdığına işaret eden Emecan, mektubun, hiçbir karşılaştırma kaldıramayacağını savundu.

İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, YPG/PKK tehdidinin ortadan kalkmadığını, süreç devam ederken zafer naraları atmanın son derece zararlı olduğunu söyledi.

MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Türkiye'nin Kıbrıs'ta 60 bine yakın öğrencisi bulunduğunu, çok ciddi yurt sorunu yaşandığını, uçak biletlerinin çok pahalı olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

"Kıbrıs'ta okuyan öğrenciler Türkiye'ye yatay geçiş yapmak istediklerinde, onlar adına daha kolaylaştırıcı şeyler yapmamız gerekmektedir. Türkiye yalnızca Kıbrıs'a para veren bir ülke konumunda değildir. Biz yılda yaklaşık 1,5 milyon vatandaşımızı turist olarak göndermekteyiz, 60 bin öğrencimiz orada mevcut, 60 bine yakın çifte vatandaş var. Yalnızca para veren veya para alan ülke görüntüsünün dışına çıkmamız lazım. Bu, karşı taraf için incitici, bizim için de aşağılayıcı bir şeydir. Daha geniş ve daha büyük düşünmemiz lazım. Kıbrıslı vatandaşlarımız Türkiye'de okuduktan sonra, belli bir kota veya bir kısmı, Türkiye'de devlet memuru yapılmalıdır."

-"Silah bırakmalarını tavsiye edin"

HDP Adana Milletvekili Tulay Hatımoğulları Oruç, bütçede 82 milyonun hakkı olan paradan "rejimi kurtarma operasyonu" adı altında Türkiye'nin

ve dünyanın dört bir yanında yapılan operasyonlara haklarını helal etmek istemediklerini söyledi.

Oruç'un "30 kilometrelik bir derinlikte yaşananlar üzerinden konuşmalar oluyor. Orada Kürt halkı yaşıyor. Bu etnik temizlik değil, demografik yapıyı değiştirmek değil de nedir?" sözlerine AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora tepki gösterdi.

Cora, Türkiye'nin Zeytin Dalı Harekatı, Fırat Kalkanı operasyonu ve Barış Pınarı Harekatı ile beraber bölgedeki terör koridorunu tamamen ortadan kaldırdığını anlattı.

Türkiye'nin başlattığı Barış Pınarı Harekatı'nı bir işgal harekatı olarak göstermenin, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir üyesine, bir milletvekiline yakışmadığını vurgulayan Cora, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti orada kendi sınır güvenliğini korumak amacıyla oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yerle yeksan etmek için bir mücadele ortaya koydu. Orada zulüm yapan YPG/PYD terör örgütüdür. Türkiye orada bulunduğu yerlerde hep huzuru, barışı getirmiştir. Türkiye'nin hiçbir ülkenin toprağında gözü yoktur, tamamen kendi ülkesine yönelik olarak tehditleri bertaraf etmek için bir mücadele ortaya koymuştur. Afrin'deki zeytinlerle alakalı olarak yalan yanlış bilgilerle kamuoyu oluşturmaya, bilgi, belgeleri çarpıtmaya çalışmak Meclis kürsüsünde ant içmiş bir milletvekiline yakışmamaktadır. Bu ifadeler milli ifadeler değildir.

Eğer Türkiye'yi seviyorsanız yapılacak tek bir iş vardır. PKK'ya, YPG'ye her birine bize tehdit olmaktan uzak durmalarını istirham edin, onlara bunu, siz onlarla bir şekilde görüşüyorsunuz, silah bırakmalarını tavsiye edin. Silahlarını bıraktıkları zaman, çekildikleri zaman zaten bizim oradaki misyonumuz sona ermektedir. Bizim PKK/YPG'yle mücadelemiz Kürtlerle mücadele değildir, bizim FETÖ'yle mücadelemiz Türklerle mücadele değil, bizim DEAŞ'la mücadelemiz Araplarla mücadele değildir. Biz terör örgütleriyle mücadele ediyoruz."

-"Çatlasanız da patlasanız da"

AK Parti Kocaeli Milletvekili Sami Çakır, Türkiye'nin terörle mücadele kapsamında en doğal hak kullanımını "etnik temizlik" olarak nitelemenin, kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Çakır, Suriye'yi değerlendirirken tüm dinamikleri göz önünde bulundurma mecburiyetinin yanında güvenlik endişelerinin öne çıkmasının yadırganmaması gerektiğini vurguladı.

MHP Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy, Türkiye'nin, özellikle son yıllarda coğrafi konumu gereği tam bir karmaşa, belirsizlik ve çatışma düzeninin ortasında kaldığına işaret ederek, "Kuzeyimizden güneyimize birçok kriz bölgesinin arasında olsak da dış ilişkilerde istikrarlı ve kararlı duruşumuzla saygınlığı olan bir uluslararası aktör olma durumuna gelmiş bulunuyoruz." diye konuştu.

AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik, Türkiye'nin dış politikasının, Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh." ilkesine dayandığına dikkati çekerek,

"Elbette terörün olduğu yerde sulhtan bahsedilemez ama bu sorun çözülmeliydi. Bu sorunu güvenlik kuvvetlerinin marifetiyle maalesef çözemedik. O halde yeni bir devlet politikası gerekiyordu. İşte, bu devlet politikasını da Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığındaki Türkiye Cumhuriyeti Devleti gerçekten en iyi şekilde uyguladı. Bu, terörü kaynağında kurutma politikasıydı. Artık şunu bilmemiz lazım; Türkiye küresel bir güçtür. Türkiye her ülkenin görüşmek istediği, iş birliği yapmak istediği küresel bir güçtür. Beğenseniz de beğenmeseniz de içiniz yansa da çatlasanız da patlasanız da bu böyle." değerlendirmesinde bulundu.

-"Türkiye'nin tezlerini anlatması gerekiyordu"

AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, FETÖ'nün yurt dışındaki okullarının kapatılması, FETÖ unsurlarından arındırılması, devri sürecinde Türkiye Maarif Vakfının çalışmalarının takdire şayan olduğunu anlattı.

CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, Suriye politikasının Türkiye'ye verdiği en büyük zararın, Türkiye'de yurttaşlar arasında duygusal ayrışım meydana getirmesi olduğunu, bunu son derece tehlikeli gördüklerini ifade etti.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, geçen yılki bütçe görüşmelerinden bugüne kadar, dış politikada çözülen bir sorun olmadığı gibi bunlara yenilerinin eklendiğini iddia etti.

Dışişleri Bakanlığının, Barış Pınarı Harekatı öncesinde Türkiye'nin tezlerini anlatması gerektiğini belirten Kuşoğlu, "Diplomatik alanda müthiş bir tepki gördük. İslam İşbirliği Örgütüne, KKTC'ye de mi anlatamazdık?" diye sordu.

CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, "Doğu Akdeniz konusunda yalnız bırakılmamızın temelinde acaba Akdeniz'de sahili olan ülkelerle iyi ilişkileri kuramamış olmamız mı yatıyor? Mısır'da büyükelçiliğimiz yok, ilişkimiz kesik. İsrail ile bu anlamda ilişkimiz kesik. Suriye ile ilişkimiz kesik. Bunların tamamı Doğu Akdeniz'de sınırı olan ülkeler ve Doğu Akdeniz'le ilgili politikalar tartışıldığında söz sahibi olacak ülkeler." dedi.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Manşet Haberler

title