2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, gıda, perakende sektörlerinde ambalajsız ürün alınmaması tavsiyesinde bulunarak, "Ambalajsız ürünlerin hepsi sahtekarlığa açık. Ben ambalajlı üründen yanayım. Ambalajlı ürünün en azından bir denetimi var." dedi.

2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, gıda, perakende sektörlerinde ambalajsız ürün alınmaması tavsiyesinde bulunarak, "Ambalajsız ürünlerin hepsi sahtekarlığa açık. Ben ambalajlı üründen yanayım. Ambalajlı ürünün en azından bir denetimi var." dedi.

Pakdemirli, Bakanlığının 2019 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Türkiye'nin toplam protein açısından bir eksiğinin olmadığını dile getiren Pakdemirli, Türkiye'de yıllık et tüketiminin kişi başına 6 kilogramdan 15 kilograma çıktığını, Avrupa'da ise domuz ve diğerleri çıkarıldığında et tüketiminin ortalama 17-20 kilogram olduğunu belirtti.

Balıkta ise yıllık kişi başına tüketimin 6 kilogramdan 5 kilograma indiğini ifade eden Pakdemirli, "Benim balıkla ilgili bir tavsiyede bulunmamam söz konusu olur mu? Ette eksiğimiz var ama balıkta 1 milyar dolar ihracatımız var ve 2023 hedeflerini tuturmuşuz." diye konuştu.

Pakdemirli, 2023 hedeflerini revize ederek, balık ihracatında 2 milyar dolara çıkılması gerektiğine dikkati çekerek, kendisini ziyarete gelen hindi üreticilerine de yararlı ve sağlıklı olan hindi etinin tüketimini artırmak için kamu spotu yapılmasını önerdiğini anlattı.

Bakan Pakdemirli, "Tarım tamamen liberal olmalı mı? Ben serbest piyasa ekonomisinden gelen bir insanım ama tarım tamamen liberal olmamalı. Yeri geldiğinde biz bu işlere müdahale etmeliyiz diye düşünüyorum." ifadesini kullandı.

"Sudan'da yerli yatırımcıların tarım yapmalarını isteyeceğiz"

Sudan konusunun çok speküle edildiğini belirten Pakdemirli, şunları söyledi:

"Türkiye'de bir kıtlık olsa ne yapacağız arkadaşlar? Olabilir mi? Olabilir. İklimler değişiyor. Biz Türkiye'nin toplam tarım alanının yüzde 10'u kadar bir alanı bedelsiz bir şekilde Sudan hükümetinden aldık. Şimdi ne işin var, diyebilirsiniz. Sudan'da bulunmamızın sebebi Türkiye'nin ihtiyacı, Sudan'ın ihtiyacı olursa onu da karşılarız, oradan da üçüncü ülkelere ihracat yapılacak. Arazilerin tahsisi aşamasındayız. Arazilerimizin koordinatlarını henüz aldık. Bunları da devlet olarak cebimizden yatırım yapmadan, yerli yatırımcılara açarak burada tarım yapmalarını isteyeceğiz."

Sudan'ın geniş arazilere sahip olduğunu belirten Pakdemirli, sulak ve sulak olmayan yerlerin bulunduğunu, ne gerekiyorsa o ürünün üretileceğini, sulak olmayan yerlerde daha çok susam üretiminin yapılacağını, diğer yerlerde ise pamuktan soyaya kadar birçok ürünün üretileceğini ifade etti.

"Ambalajsız ürünlerin hepsi sahtekarlığa açık"

Bal üretiminin çok sıkı denetlendiğinin altını çizen Pakdemirli, "Balda bir aralar televizyonlarda garip tipler, sahte balları pazarladılar. Şimdi laboratuvarlarımızda bu anlamda çok iyi bir denetim var. Herkesin başına polis dikmek mümkün değil. Benim size tavsiyem, gıda, perakende sektörlerinde 25 yılını harcamış kardeşiniz olarak ambalajsız ürün almayın. Ambalajsız ürünlerin hepsi sahtekarlığa açık. Ben ambalajlı üründen yanayım. Ambalajlı ürünün en azından bir denetimi var. Tarım Bakanlığı korkusu var, regülasyon korkusu var." değerlendirmesinde bulundu.

Et ve Süt Kurumunca gerçekleştirilen ihaleye ilişkin kendisinin bazı gazeteciler ve siyasiler tarafından hedef alındığını dile getiren Pakdemirli, "Benim için iki kriter vardır; biri, boğazından geçti mi, doğru fiyatla aldı mı? Ben bürokratlarımın arkasında olmazsam iş yapamam. 100 bin liralık bir iş yapılmış. Hata varsa, hatayı yapan cezayı çeker. Gereksiz uzattılar. Devlet bir şey söylüyorsa tereddüt etmeden inanmak lazım." diye konuştu.

"Şu anda et ithalatına ihtiyaç yok"

Şarbon konusuna de değinen Pakdemirli, yurt dışından gelen bir deri hastalığı olan şarbonun, antibiyotikle tedavisinin yapıldığını anlattı.

İnsana da bulaşan şarbon nedeniyle 150 hayvanın telef olduğunu, ölen bir insanın bulunmadığını ifade eden Pakdemir, şunları bildirdi:

"Bizim o dönem Brezilya'dan getirdiğimiz hayvanlarla ilgili bir şey söylendi. Şarbon, kuluçka evresi 5 gün olan bir hastalık. 5 gün içinde gemiye bindirirseniz, 5 gün içinde hayvan telef olur. Bu hayvanların oradan şarbonlu binmiş olma ihtimali yok. Brezilya'da şarbon vakası yok. O kadar speküle edildi ki biz burada iletişimin dozunu bilerek düşürdük. Medyaya çıkarak bu işin bir tehlikesi yok, hayvanlar karantinaya alınmıştır, vatandaşımız et yiyebilir, dedik."

Pakdemirli, Kurban Bayramı dolayısıyla şu anda et ithalatına ihtiyaç duyulmadığını dile getirdi.

Konuşmaların ardından, Tarım ve Orman Bakanlığının 2019 yılı bütçesi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığının 2017 yılı kesin hesabı ve Sayıştay raporu ile bağlı kuruluşların 2019 yılı bütçesi kabul edildi.

(Bitti)