2018 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

2018 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, "Amerika'daki davadan medet umulmaya çalışılıyor, çok yazık çok acınılası bir durum.

2018 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, "Amerika'daki davadan medet umulmaya çalışılıyor, çok yazık çok acınılası bir durum." dedi.

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Maliye Bakanlığının 2018 yılı bütçeleri üzerinde HDP milletvekilleri söz aldı.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, son dönemde Man belgelerinin gündeme geldiğini ancak tartışılan konunun "paranın geldiği mi gittiği mi" yönünde olduğunu söyledi. Emekli öğretmen Ziya İlgen'in 15 milyonu bir yerden bir yere transfer ettiğini öne süren Paylan, Maliye Bakanlığının paraların nereden geldiğini sorması gerektiğini ifade etti.

Paylan, Amerika'daki davada Türkiye tarafından tutulan avukat Victor Rokko'nun "Zarraf, Arslan'ı satın almış" dediğini aktararak, "Bu o ayakkabı kutularındaki para satın almak için kullanılmış demek ki." diye konuştu.

"Man belgeleri ortada, ayakkabı kutuları ortada ama harekete geçmeyen bir Maliye Bakanı, Maliye Bakanlığı ve MASAK var, böyle bir ülkede vergi ahlakı olmaz." ifadesini kullanan Paylan, CHP belgeleri ortaya sürünce karşı atak olarak Ataşehir Belediyesinde görevden almalar olduğunu iddia etti. Paylan, "Son birkaç gündür değişik bir sükut görüyorum. Artık CHP daha az Man belgeleri diyor, AKP'de daha az Ataşehir' diyor ilginç bir sükut var ortada, bu sükut kabul edilemez. Amerikan yargısında bizim hırsızlığımızın, yolsuzluğumuzun yargılanması, bu Meclisin, ülkenin utancıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise CHP'nin bir şeyden korkmadığını, Man belgelerini iddialarının arkasında olduklarını belirterek, "Ataşehir Belediyesine yapılan hukuksuzluğun da karşısındayız, ve sonuna kadar takipçisi olacağız." diye konuştu.

Daha sonra sataşmadan söz alan AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, "Ahlak alacağımız son kişi Mecliste siz olabilirsiniz, olamazsınız. Konuşmalarınızı reddediyorum. Öyle çıkıp da kürsüde münferit ifadelerle iddialarda bulunmak, burada olmayan kişiler hakkında ilzam etmek, Maliye Bakanımızı sorgulamaya kalkmak sizin haddiniz olamaz; onu belirtmek istiyorum." dedi.

Ziya İlgen'in ticarete uğraştığını belirten İnceöz, "Amerika'daki davadan da medet umulmaya çalışılıyor, çok yazık, acınılası bir durum. Varsa elinde bir şeyin, iddianı, müddei iddiasını ispat etmekle mükelleftir. Hala ayakkabı kutuları, hala ayakkabı kutuları. Bu ayakkabı kutularından medet ummayı bırakın artık. 17-25 Aralık, Emniyetin ve yargının apaçık bir darbesiydi." diye konuştu.

Amerika'daki davada tanık olan Hüseyin Korkmaz'ın "FBI'dan 50 bin dolar aldım" dediğini anımsatarak, davanın savcısının da yargıcının da FETÖ'cülerle iç içe olduğunu vurgulayan İnceöz, Sarraf'ın da "Kurtulmak için yalan söylemekten başka çarem yok." şeklinde ifadesi bulunduğunu hatırlattı.

"Tanığa bakıyorsunuz FETÖ'cü, savcısına bakıyorsunuz FETÖ'cü"

İnceöz, "Tanığa bakıyorsunuz FETÖ'cü, savcısına bakıyorsunuz FETÖ'cü, ilişkileri var, iç içe girmiş, sonra da yazık, buradaki muhalefet, bir takım muhalefet oradaki davadan, hükümete yönelik davadan, Cumhurbaşkanımızın adı orada harf harf yazılacak, burada da bunlardan medet umulacak. Yazıklar olsun." dedi.

Tartışmaların devam etmesi üzerine TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, birleşime ara verdi. Verilen arada AK Parti ve HDP milletvekilleri birbirlerinin üzerine yürüdü. Tartışan milletvekillerini araya giren diğer milletvekilleri engelledi.

Aranın ardından söz alan HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, şunları söyledi:

"Bizi Amerika'dan meden ummakla suçlayanlar, çok iyi bilsinler ki çok şükür, biz Pensilvanya'dan hiçbir zaman medet ummadık.

Çakma bir tarikat liderinin karşısında hazır ola geçenler eğer bugün milletvekil değil memur olsalardı kendilerin KHK ile kapının önünde bulurlardı. Şimdi açıkça soruyorum, Sayın İnceöz o resimle birlikte, bir memur, öğretmen, doktor olarak bulunsaydı başına neler gelmişti? İktidar mensubu olmak, insanları bütün suçlardan azade kılmaz. Boğazına kadar bir çakma tarikat şeyhinin suç günahına kadar bulaşmış olanlardan bizim alacağımız ahlak dersi yoktur."

Altay da 17-25 Aralık'ın "darbe ve kumpas" olduğunun söylendiğini anımsatarak, öyleyse eski Bakanlar Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar'ın "neden bakanlıktan alaşağı" edildiğini sordu. Altay, "Bu ayıp değil mi? Çıkın ey Zafer Çağlayan, Muammer Güler özür diliyoruz' deyin ve adamların itibarını iade edin. Hakikaten 17-25 Aralık'ın bir darbe olduğunu düşünüyorsanız. Size yakışan bu dört bakanın itibarını iade etmektir." açıklamasında bulundu.

AK Parti'li İnceöz, eleştirinin sınırlarını aşmaması gerektiğine dikkati çekerek, "17-25 Aralık'tan önce, 2013'ten önce, üstelik öyle bir ziyaret olmaksızın o an çekilmiş bir fotoğraf karesi üzerinden, burada, çıktığımda her söylediğim söz canınızı yaktığını hissettiğinizde çıkıp bu fotoğraf gündeme gelecekse çok acı." diye konuştu.

HDP Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman, çalışanların cebinden alınacak vergilerle giderlerin karşılanmaya çalışıldığını, bu yıl toplanması hedeflenen 667 milyar verginin yüzde 75-80'ini dolaylı vergilerden oluştuğunu anlattı. Vergi sisteminde adalet bulunmadığını ve sömürüye dayalı olduğun savunan Adıyaman, "Bu olsa olsa sermayedarı koruyan bir bütçedir." dedi.

HDP İstanbul Milletvekili Celal Doğan da öğrencilerin barınma ve yemek sorunlarının devlet tarafından karşılanması gerektiğini vurgulayarak, "Başkalarının insafına Türkiye terk edilmemelidir." ifadesini kullandı.

Kaynak: AA