2016 Bütçesi TBMM Genel Kurulunda - Haberler
Haberi Paylaş

2016 Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

AA - Haberler | Politika
2016 Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Paran kadar sağlık anlayışı, piyasalaştırılmış sağlık hizmeti üzerinden hayata geçirilmiştir" dedi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Paran kadar sağlık anlayışı, piyasalaştırılmış sağlık hizmeti üzerinden hayata geçirilmiştir" dedi.

TBMM Genel Kurulunda, 5. turda yer alan İçişleri, Sağlık ile Kültür ve Turizm Bakanlıklarının 2016 yılı bütçeleri üzerine HDP Grubu adına konuşmalar yapıldı.

İlk sözü alan HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Genel Kurulda 2 Mart 1994'te DEP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karar verildiğini, daha sonra bu milletvekillerinin tutuklandığını anımsattı.

Bazı medya kuruluşları tarafından kendisinin hedef gösterildiğini ileri süren Kaya, "28 Şubat'ın o kanlı vahşet sürecinde acımasızca katledilenlerden biri olan sevgili dostum, arkadaşım Konca Kuriş'i rahmetle anıyorum" dedi ve Kuriş'in fotoğrafını kürsüye bıraktı.

Sokağa çıkma yasağının uygulandığı yerlerde insanların göç etmek zorunda kaldığını belirten Kaya, "Cizre'de son 2 aylık süreçte yaklaşık 100 bin insan yaşadığı mahalleleri terk etmek zorunda kaldı" iddiasına bulundu.

"Hukuk devleti esas kılınmalı"

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, kötülüğün sıradanlaştığı günlerden geçildiğini ifade ederek, Çözüm Sürecinde kendilerinin bir arada nasıl yaşanacağını gösterdiklerini ileri sürdü.

Paylan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Bingöl'e yaptığı ziyareti hatırlatarak, "Başbakan şöyle diyor: 'Birinci Dünya Savaşı'nda da Ermeni çeteleri Ruslarla işbirliği yapmıştı.' Yazıklar olsun. Bir ülkenin Başbakanı bunu diyebiliyor, 'Ermeni çeteleri Ruslarla işbirliği yapmıştı' diyebiliyor ve aslında Kürtlere, 'Ermenilerin başına ne geldiğini hatırlıyorsunuz' diye aba altından sopa gösteriyor. Bir nefret suçu olarak bunu kullanıyor" diye konuştu.

Güvenlik güçlerine dokunulmazlık yasasının öngörüldüğünü, bunun devletin bittiği anlamına geldiğini öne süren Paylan, suçun cezasız kalması durumunda tekrarlanacağını söyledi.

Paylan, nüfus işleri müdürünün, soy kodunun kalktığını kendisine şifahen söylediğini aktardı.

Bostancı'dan Paylan'a cevap

Ak Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Paylan'ın; Başbakan Davutoğlu'nun, 1. Dünya Savaşı'na ilişkin olarak Taşnak ve Hınçak çetelerine ve onların ilişkilerine dair anlatımını bağlamından çıkarttığını söyledi. Bostancı, Başbakan Davutoğlu'nun hiçbir biçimde hiçbir millete karşı herhangi bir nefret suç işlemesinin, topyekun suçlama ve genelleme yapmasının söz konusu olmadığını kaydetti.

Bostancı şöyle devam etti:

"Terörle mücadele bir tarafıyla sahada güvenlik güçleriyle sürdürülür ama aynı zamanda, bu terörle mücadele yapılırken işin ikinci bir mecrası vardır, o da propaganda alanı. Maalesef terör örgütleri, dünyanın her yerinde ve Türkiye'de şiddet yöntemlerine başvururken aynı zamanda kendilerini mazlum ve masum göstermek, kendilerine dayanak teşkil edecek çevreleri genişletmek, farklı kesimlerden destek alabilmek amacıyla yaşananı başka bir bağlama taşımaya çalışırlar. Türkiye'nin terörle mücadelesi hiçbir kimlikle, hiçbir çevreyle, hiçbir kimlik adına bir mücadele değildir. Türklerin yürüttüğü bir mücadele olarak asla takdim edilemez, Kürtlere karşı bir mücadele olarak da gösterilemez. Devletin teröriste karşı verdiği mücadeledir."

Paylan ise Başbakan Davutoğlu'nun sözlerini bağlamından saptırmadığını savunarak, "Ermeni çeteleri' demiştir. Bu ırkçılıktır" dedi.

Söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise, "Bu kürsüler Taşnak, Hınçak ve PKK çetelerini savunma kürsüsü olamaz. O yüzden bu usluba dikkat etmek gerekir. Burada herkes, hangi etnik kökenden ya da nereden olursa olsun, önce temsil ettiği aziz Türk milletinin iradesine ve egemenliğine ve onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti devletine saygı göstermek durumundadır. Devletimize ve milletimize 'katliamcı' sıfatını yakıştırmak bırakın temsili, gönül bağı bile olmadığını ortaya koymaktadır" diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı bütçesi üzerine konuşan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, kürsüden Hipokrat yeminini okudu. Baluken, Sur'da 200'e yakın insanın hastaneye nakledilmeyi beklediğini ve bugüne kadar herhangi bir çalışma yapılmadığını iddia etti.

AK Parti hükümeti döneminde sağlık alanının tamamen piyasaya açıldığını, hastanelerin ticarethaneye, hastaların ise müşteriye dönüştürüldüğünü savunan Baluken, "Paran kadar sağlık anlayışı, piyasalaştırılmış sağlık hizmeti üzerinden hayata geçirilmiştir" dedi.

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise "Dolmabahçe mutabakatında" yer alan aktörlerin çoğunun şu an Genel Kurulda olduğunu söyledi.

Önder, "Türk milliyetçisi olduğunu zanneden birçok arkadaşımız aslında devlet milliyetçisidir. Devlette bu kadar kutsanacak bir şey yok. Bir insan icadıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığının internet sitesine bakın. Bakanlığın sitesinde 'destinasyon' diye bir şey niye var? Bunun dışında yabancı kavramlar var. Ne işi var bunların? Başbakan, Sur için 'Toledo' diyor. Yerli bir yer bulamadınız mı?" ifadesini kullandı.

Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Toledo" denildiği zaman kendilerinin aklına Franko'nun gelmeyeceğini belirterek, "Toledo deyince bizim aklımıza Endülüs Emevileri ve İspanya'daki o kadim medeniyete ilişkin birçok hatıra gelir" dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, milliyetçilerin her zaman kültür emperyalizmine karşı tepkisini ortaya koyduğunu söyledi.

Sataşma gerekçesiyle söz alan Önder, "Türk milliyetçiliği deyince AK Parti, CHP sıralarından kimse üstüne alınmadı. Bu kürsüden Türk milliyetçiliği adına yapılan konuşmalar sadece Kürt ve Ermeni karşıtlığı içeren bir fukaralık içeriyor. Benim dikkat çektiğim budur" değerlendirmesini yaptı.

MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy ise "Tersten anlayan birinden milliyetçilik dersi dinlemek mümkün değildir" diye konuştu.

AA - Son Dakika Haberleri