2. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi

2. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesince düzenlenen 2. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi "Şehrin Dili" programına katıldı.

2. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesince düzenlenen 2. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi "Şehrin Dili" programına katıldı.

İstanbul Üniversitesi Rektörlük binasındaki kongreye, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, AK Parti İstanbul Milletvekili Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan da katıldı.

Kongrede konuşan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Ekrem Erdem, şehirlerin birer medeniyet merkezi olduğunu ifade ederek, medeniyetlerin kendi tahvillerini şehirler üzerinden inşa ettiklerini söyledi.

İslam medeniyetinin inşa ettiği şehirlerin, çok kültürlü, çok dilli ve birlikte yaşama imkanı sağladığını kaydeden Erdem, şehirlerin mimarileri, semt ve mahalleleri, cadde ve sokaklarıyla milletlerin kültürünün aynası olduğunu dile getirdi.

Geçmişimiz, kültürümüz ve dinimizle bağımızı koparmak için dilimizi tahrip etmek amacıyla programlı çalışmalar yapıldığını belirten Erdem, "Tahribatı kurumsallaştırdılar. Hemen herkes bu yıkımın birer mimarı haline getirildi. Türkçe ve Türkçeleşmiş kelimeleri yabancı dil kurallarına göre yazar ve söyler olduk. Dildeki yabancılaşma ve yozlaşmanın en yoğun yaşandığı alanların başında tabela kirliliği gelmektedir." ifadelerini kullandı.

Şehirlerin, cadde ve sokaklarda dolaşıldığında tabelaların tamına yakınının yabancı kelimelerin işgali altında olduğunu vurgulayan Erdem, şöyle devam etti:

"Sayın Cumhurbaşkanım Millet Bahçeleri projeniz şehirlerimizi gülistana dönüştürecek, nefes aldıracak ve kimlik kazandıracaktır. Ana dilimizin nefesini kesen gerekli, gereksiz yabancı kelimeler kullanma hastalığına karşı yerli ve milli bir duruştur. Millet Bahçeleri kadar önemli projeniz de kıraathanelerdir. Hayatta yeniden geçirilecek kıraathaneler geçmişte olduğu gibi bir kültür ocağı bir mektep olacaktır. Zatıalinizin bu yaklaşımından herkesin özellikle de yöneticilerimizin ders çıkartması gerektiğine inanıyorum. Belediyelerden beklentimiz park kelimesinin yerine bahçe yapmaları, Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nü Bahçeler Müdürlüğüne dönüştürmeleridir. Belediye başkanlarımızın bu konudaki duyarlılıkları tabela kirliliğiyle mücadelede bir milat olacaktır."

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğimizin yoğun uğraşları ve kararlı takibi sonucunda yön levhaları ile kurum ve kuruluşlarda kullanılan tabelalar için kurallar standardının 19 Mart 2012'de Türkiye Standartları Enstitüsünce kabul edildiğini kaydeden Ekrem, "Gelişigüzel ve düzensiz yön levhaları ile kurum ve kuruluşların tabelalarına bir takım kurallar getirilmekte, binaların dış yüzeylerine, cadde ve sokaklara asılmadan görüntü kirliliğinin önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Tabela kirliliğinin bu boyutlara gelmesinin sebebi yerel yöneticilerimizin duyarsızlığı ve mevzuatın günün ihtiyaçlarına cevap verememesidir. Mevzuatta yapılacak ufak bir düzenleme ile tabela ve markalardaki yabancılaşmanın önüne geçilecektir." dedi.

"Sözün hakikatini sizden öğrendik"

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, dünyanın en kadim şehirlerinden İstanbul'da şehrin dilini konuştuklarını belirterek, "Dil yalnızca dil değildir. Dil ruhun aynasıdır. En önemlisi beşerin imtihanıdır." ifadelerini kullandı.

Dilin söz olarak kullanıldığında sözün bir hakikati olduğunu belirten Şahin, "Sayın Cumhurbaşkanım sözün hakikatini sizden öğrendik. Sözünde durmayı, sözün namus olduğunu, söz verdiğin zaman geri dönmemeyi gerektiğini sizden öğrendik. Siz bizim başöğretmenimizsiniz. Yerel yönetimin baş mimarısınız." diye konuştu.

Türkçe'nin zengin bir dil olduğuna vurgu yapan Şahin, şöyle devam etti:

"Ekrem başkanımın bu duruşunun, verdiği mücadelenin şahidiyim. Teşkilat başkanıyken ben genel merkez kadın kolu başkanıyken Sayın Cumhurbaşkanımızın burada nasıl sağlam durduğuna şahidiz. O yüzden Türkiye Belediyeler Birliği olarak insana dair olan bütün yatırımlarda yanınızdayız, yakınındayız. Akıllı şehirlerde, hanımefendinin sıfır atık projesinde bütün gücümüzle yanınızda olacağız. Sayın Cumhurbaşkanım diliniz dilimiz, istikametiniz istikametimiz, sözünüz sözümüzdür."

İstanbul Üniversitesi Rektörü Mahmut Ak ise üniversitelerin yetiştirdiği insan gücünün yanında ürettiği bilgi ve yaptığı araştırmalar ile ülkenin kalkınmasına katkıda bulunduğunu dile getirerek, toplum ve insanlığın meselelerine çözüm üretmekle yükümlü kurumların başında üniversitelerin geldiğini belirtti.

Kuruluşu İstanbul'un fethine dayanan en eski ve en köklü üniversite olan İstanbul Üniversitesi'nin geçmişte olduğu gibi bugün de bu misyonun bilinciyle hareket etttiğini kaydeden Ak, "Yürüttüğü bilimsel faaliyetlerde başta diğer devlet kurumları ve yabancı üniversiteler olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğine önem vermektedir. 18-20 Eylül tarihlerinde Şehrin Dili alt başlığıyla yerli ve yabancı 250 den fazla bilim insanının katıldığı kongre iş birliği örneklerinden birisidir. Kongre üst başlığında yer alan dil kavramı günlük hayatta yazılı ve sözlüm anlatım etrafında kullandığımız anlamının yanında üslup, tarz ve yorum başta olmak üzere hayatın her alanında özel anlatım biçimlerini, tarihi süreç ile mevcut durumu da içerecek şehirde, şehir ölçeğinde geniş manda düşünülmektedir." değerlendirmesini yaptı.

Ak, Kongrede, edebiyat, müzik, mimari, resim, fotoğraf ve sinema başlığı olmak üzere bütün güzel sanatlardan, iletişim bilimlere kadar şehir temelinde sosyal bilimler etrafında bütün yönleriyle ele alınması amaçlandığını da anlattı.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Ekrem Erdem ve Mahmut Ak tarafından İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi Mushaf-ı Şerif Koleksiyonu, Sultan 2. Abdülhamid Han Fotoğraf Koleksiyonu'ndan Seçmeler ve Nurhan Atasoy'un "Kara Memi" kitapları hediye edildi.

Kaynak: AA