'15 TEMMUZ' GÜNDEMİ

15 TEMMUZ ŞEHİDİ 'TABUTA SIĞMAYAN FİDAN', MEZARI BAŞINDA ANILDI FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz'daki başarısız darbe girişimi sırasında Ankara Beştepe'deki bombalı saldırıda başından yaralanan ve 19 gün sonra şehit olan Oğuzhan Yaşar (23), ailesi tarafından Erzurum'un Şenkaya ilçesine bağlı Yaymeşe...

'15 TEMMUZ' GÜNDEMİ
14.07.2020 12:16 | Son Güncelleme: 14.07.2020 15:44

15 TEMMUZ ŞEHİDİ 'TABUTA SIĞMAYAN FİDAN', MEZARI BAŞINDA ANILDI

 

FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz'daki başarısız darbe girişimi sırasında Ankara Beştepe'deki bombalı saldırıda başından yaralanan ve 19 gün sonra şehit olan Oğuzhan Yaşar (23), ailesi tarafından Erzurum'un Şenkaya ilçesine bağlı Yaymeşe köyünde, mezarı başında anıldı. Baba Ahmet Yaşar (56), "Yavrum 1.98 boyundaydı. Heybetli bir delikanlıydı. Ona göre tabut bulamadılar. Bunun üzerine Cumhurbaşkanımız, 'Tabuta sığmayan fidan' demişti. Allah devlete zeval vermesin" dedi.

Erzurumlu Necmiye- Ahmet Yaşar çiftinin iki çocuğundan en küçüğü ve bekar olan Oğuzhan Yaşar, ailesi ile birlikte yazları Ankara'da, kışın ise köyünde yaşıyordu. 15 Temmuz akşamı darbe girişimcileri tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne uçaktan bomba atılması sırasında Oğuzhan Yaşar, şarapnel parçasının başına isabet etmesi sonucu yaralandı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne ait hastanede tedavi altına alınan Yaşar, 19 gün sonra yaşamını yitirdi. 1.5 ay önce askerden gelerek Ankara'daki bir mağazada tezgahtar olarak çalışan ve olay gecesi arkadaşları ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni korumaya gittiği belirtilen 'Demokrasi şehidi' Oğuzhan Yaşar'ı, 5 Ağustos'ta son yolculuğuna Erzurum'da yaklaşık 5 bin kişi uğurladı.

EVLADIMLA GURUR DUYUYORUM

Darbe girişimi sırasında şehit düşen oğlu ile gurur duyduğunu söyleyen Necmiye Yaşar (54), "Oğlumun yaralandığını duşunca Erzurum'dan Ankara'ya gittik. Yanıma gelen doktor, 'Necmiye hanım Maşallah sen bu beyaz kuzuyu nerede yetiştirdin. Hastaneden bugüne kadar böyle yakışıklı biri geçmedi. Ranzaya da sığmıyor bak ayakları dışarda' dedi. Gülümsedim. Oğlum dağ gibiydi. Şehit olduğu gün de Cumhurbaşkanımız hastaneye geldi. Morga gittik. Cumhurbaşkanımız  dedi ki, 'Maşallah barekallah. Fidan gibi delikanlı. Şehadet şerbetini içtikten sonrada bir başka yakışıklı olmuş. Ne mutlu size ki şehit annesisiniz, babasısınız. Onunla gurur duyun' dedi. Ben de hep evladımla gurur duyduğumu söyledim. Ben bir şehit annesi olarak diyorum ki; çocuklarımızın kanı yerde kalmasın. Allah Cumhurbaşkanımızı başımızdan eksik etmesin. O olmasaydı vatanımız şimdi kim bilir kimin elindeydi" diye konuştu.

OĞULLARI İÇİN ÖZEL ODA HAZIRLADILAR

 Konuşmasına oğlunun mezarı başında, "Vatan sağ olsun" diye başlayan baba Ahmat Yaşar, aradan 4 yıl geçtiğini ve çok özlediklerini söyledi. Oğlu için özel olarak hazırladıkları evin bir odasında evlatlarına ait kıyafetlerini ve eşyaları eşi ile birlikte öpüp okşayan Ahmet Yaşar şunları söyledi:

"Yaşadığımız Erzurum'un Şenkaya bölgesinde üç teröristi etkisiz hale getiren bütün asker, polis ve komutanlarımızı tebrik ediyorum. Onların hepsi benim bir Oğuzhan'ım gibi. Allah razı olsun. Bu vatan kolay kazanılmadı. Soyu bozuk olan insanlara bu vatanı bırakmayız. Atalarımız bu vatanı nasıl ki bize emanet ettiyse biz de aynı şekilde torunlarımıza teslim edeceğiz. Tabi 15 Temmuz hain darbe girişiminde olan kişiler halen yargılanıyor. Sayın Cumhurbaşkanımıza şöyle söyledim. 'Her yüz yılda bir ana Fatih doğurur. Son yüzyılın içerisinde de Cumhurbaşkanımızı Mevla'm gönderdi. Şu anda Türkiye'mizin her şeyi ile ilgilenen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hastaneye geldi ve birlikte morga indik. Yavrum 1.98 boyundaydı. Heybetli bir delikanlıydı. Ona göre tabut bulamadılar. Bunun üzerine Cumhurbaşkanımız, 'Tabuta sığmayan fidan' demişti. 2 metrelik özel bir tabut yapıldı ve oğlumu öyle Erzurum'a getirdik. Bu vatan uğruna bir oğlum şehit oldu. Ben de dahil hepimiz bu vatan için seve seve canımızı veririz." 

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

Murat AYDIN/ ŞENKAYA (Erzurum), - 

=========

BURSA'DA DARBECİ ALBAYI SÜRÜKLEYİP NİZAMİYEDEN ATAN KOMUTAN, O GECEYİ ANLATTI FETÖ'nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz 2016 gecesi, 81 ilde görevlendirilen sıkıyönetim komutanlarının listesinin ele geçirildiği ve ilk gözaltının yapıldığı Bursa'da, darbeci Albay Yurdakul Akkuş'u sürükleyerek nizamiyenin dışına çıkaran dönemin İl Jandarma Garnizon ve Bölge Komutanı emekli Tümgeneral Seyfullah Saldık, o gece yaşananları anlattı. Saldık, "36 yıl devletimin ekmeğini yedim. 36 yılın sonunda devletim bana ihtiyaç duyduğu anda, sonumun ne olacağını düşünmeden, vurduğum yumruklarla darbe girişimini önledim" dedi.

Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi Bursa'ya sözde sıkıyönetim komutanı olarak atanan Albay Yurdakul Akkuş, İl Jandarma Komutanlığı'na gelip tüm ilçelere telsiz üzerinden askerlerin silahlanarak sokağa çıkması emrini verdi. Dönemin Bursa Jandarma Garnizon ve Bölge Komutanı emekli Tümgeneral Seyfullah Saldık, kalkışma söylentilerini duyup, İl Jandarma Komutanlığı'nın nizamiyesine geldi. Tümgeneral Seyfullah Saldık, burada darbeci Albay Akkuş ile karşı karşıya geldi. Saldık, önce yanına gelen darbeci uzman çavuşu yumrukladı, ardından da Yurdakul Akkuş'u sürükleyerek nizamiyenin dışına çıkardı. Tümgeneral Saldık, askerleri, Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığı'na kaçan Akkuş'un peşinden gönderdi. Bursa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine de haber veren Tümgeneral Saldık, darbeci Albay Akkuş'u gözaltına aldırdı.

2000 yılında katıldığı operasyonda teröristlerin açtığı ateşle helikopterin düşmesi sonucu gazi olan Saldık, 15 Temmuz gecesi de Bursa'da darbe girişiminin seyrini değiştirdi.

'BEN VATANIMIN, MİLLETİMİN EMRİNDEYİM'

Darbe girişiminin üzerinden 4 yıl geçerken, Seyfullah Saldık, o gece yaşadıklarını Demirören Haber Ajansı'na anlattı. Kalkışma söylentilerini duyunca harekete geçtiğini belirten Saldık, "Emri duyar duymaz, bu emri kabul etmeyeceğimi söyledim. Garnizona geldiğim gibi nizamiyeyi kapattırdım. Valiyi arayarak, 'Sayın valim, nizamiyeye emir verdim. Nizamiyeyi kapattım. Ben asla buna müsaade etmem. Vatanın, milletin, sizin emrinizdeyim' diyerek duygularımı ifade ettim. 23.25 gibi nizamiyeye gittim. Hemen Jandarma Özel Harekat (JÖH) ekiplerine seslendim. Gittiğimde nizamiyede 5-6 kişi vardı. Oradaki askerlere, 'Bir emir gelmiş. Bu emir kanunsuzdur. Ben buna uymam. Ben vatanımın, milletimin emrindeyim. Bu ihanetin parçası olmam. Yasal komutanınız benim. Sakın yanlış yapmayın' diye bağırdım. O sırada silahlıkta bir hareketlenme gördüm. Can havliyle, 'Kimse silah almayacak. Garnizon içerisinde kimseye silah verilmeyecek. Kimse toplaşmayacak ve JÖH taburunu desteğe çağırın' dedim. Bu konuşmanın ardından komutanlık binasına doğru yürüdüm. O sırada önüme biri geldi. Bana, 'Komutanım, sıkıyönetim komutanı Yurdakul Albay'ın emri var. Odanıza gidecek, başka bir yere girmeyeceksiniz' dedi. O an kendimi kaybettim. Ben de kendisine, 'Ne sıkıyönetimi, ne emri? Ben az önceden beri ne konuşuyorum. Bana açıkça darbe emrine uyduğunu ve darbeci albayın emrini iletiyorsun. Ne emri, ne sıkıyönetimi' dedim ve kendisine yumruk attım. Yerde de tekmeledim. Herkesin gözü önünde oldu. Ben bunun bireysel bir eylem olduğunu sandım, ama eylem planlıymış" ifadelerini kullandı. 

'CESEDİMİ ÇİĞNEMEDEN İÇERİ GİREMEZSİN'

Nizamiyeye geldikten sonra darbeci Albay Yurdakul Akkuş ile karşılaştığını belirten Saldık, şöyle devam etti;

"Yurdakul Albay'ı gördüğümde, 'Sen kim oluyorsun da bana emir gönderiyorsun' diyerek üzerine yürüdüm. Yumruk atmaya çalıştım ama kendini geri doğru çekerek kaçtı. İleride merkez komutanlığının küçük binasına doğru kaçtı. Kaçınca 'yakalayın' diye bağırdım. Peşinden koştum, darbeci albayı yakaladım. İki elimle iki yakasına yapışarak nizamiyeye getirdim. Sürükleyerek darbeci albayı dışarı attım. Büyük bir yorgunluk, yüksek tansiyonla nizamiye demirlerine yaslandım. Bu şekilde emir komutayı ele geçirdim. Orada 4-5 dakika dinlendim. Sonra darbeci albay tekrar içeri girmek için nizamiyeye yöneldi. Kendisine, 'Cesedimi çiğnemeden içeri giremezsin' dedim. Saat 23.40'ta Bursa Jandarma Garnizonu'nun önüne darbeci albayın çağrısına uyan 300 rütbeli toplanmış. Süratle gelip verdiğim bu mücadeleyle, meğer yarım saattir devam eden, silahlı boyuta ulaşmış eylemleri kestim. Ardından bağırdım; 'Ben haram lokma yemedim. Vatanıma, milletime ihanet etmem. Gelen sıkıyönetim emrini tanımıyorum. Ben emri Cumhurbaşkanımdan, Genelkurmay Başkanımdan alırım. Dağılın' dedim. Hemen ardından döndüm, JÖH'e emir verdim, 'Zorla girmeye kalkan olursa ateş edin, vurun' dedim. Bu iradeyi gösterdim. Bu mücadeleyi yaptım. Sonra döndüm makama gittim. Nöbetçilerden biri, ilçelere darbe emrinin gönderildiğini söyledi. O zaman darbeci albayın fiili darbe yaptığını fark ettim."

ÇANTASINI TESLİM EDİP, GİRİŞİMİNİN BASTIRILMASINA KATKI SUNDUM

Darbe girişimini öğrendiği andan itibaren 7 dakika içerisinde hazırlanıp evden çıktığını belirten Saldık, "Devletimizin makamları, illerdeki gerçek sıkıyönetim komutanı denen darbe liderlerini öğreniyor ve onlara yönelik tek tek gözaltı operasyonları yapıyor ve bu şekilde darbe girişiminin beli kırılıyor. Ben Tümgeneral Seyfullah Sadık ve Jandarma Bölge Komutanı olarak, garnizondaki darbeyi önlediğim gibi ısrarla gözaltı kararı aldım, polise darbeci albayın çantasını da teslim ederek Türkiye'deki hain darbe girişimin bastırılması anlamında büyük bir katkı sundum. 36 yıl devletimin ekmeğini yedim. 36 yılın sonunda devletim bana ihtiyaç duyduğu anda 7 dakikada evden çıkarak, sonumun ne olacağını düşünmeden, vurduğum yumruklarla canımı ortaya koyarak darbe girişimini önledim" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

Huzeyfe ÖZDEMİR- Semih ŞAHİN/BURSA, - 

==============

ADANA'DA 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ MEZARLARI BAŞINDA ANILDI  ADANA Valisi Süleyman Elban ile kent protokolü, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ankara'da şehit edilen polis memuru ikizler Ahmet ve Mehmet Oruç, polis memuru Yunus Uğur ile piyade uzman çavuş Halit Yaşar Mine'nin mezarlarını ziyaret etti. 

Şehit aileleriyle birlikte önce Yüreğir ilçesi Ali Hocalı Mahallesi'ndeki Ahmet ve Mehmet Oruç kardeşlerin mezarına giden Elban, burada aile yakınlarına başsağlığı diledi. Ziyaretlere Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, 10'uncuTanker Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Gürel Özusta da katıldı.

Duaların edilmesinin ardından kent protokolü, Asri Mezarlığa giderek, şehit Halit Yaşar Mine'nin mezarını ziyaret etti. Oğlunun mezarına su döken anne Ayşe Mine, "Acımız taze ancak vatan ve milletimiz sağolsun" dedi.

Daha sonra kent protokolü, şehit polis memuru, Yunus Uğur'un mezarının bulunduğu Buruk Mezarlığı'na giderek burada da dua etti. Vali Süleyman Elban, gazetecilere yaptığı açıklamada, "4 yıl önce ülkemiz, insanlarımız hain darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı. Aradan 4 yıl geçmesine rağmen milletimizin acısı yüreklerde dinmedi. Yarın 15 Temmuz'u anacağız. Bugün de şehitlerimizin yanına geldik, dualar ediyoruz. Ailelerine taziyelerimizi iletiyoruz. Rabbim inşallah FETÖ ve hiçbir terör örgütüne fırsat vermesin. Rabbim bayrağımızı indirmesin, ezanımızı dindirmesin" dedi

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,-

=========

15 TEMMUZ ŞEHİDİNİN YEĞENİ: SEVE SEVE ŞEHADETE GİDERİZ 

FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine engellemeye çalışırken, İstanbul'daki Boğaziçi Köprüsü'nde şehit olan, 7 çocuk babası Askeri Çoban'ın Diyarbakır'da yaşayan yakınları, 15 Temmuz'un yıl dönümünde hüznü ve gururu bir arada yaşıyor. Şehidin yeğeni ve 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Derneği Başkanı Bedri Çoban, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısıyla sokağa çıkanların darbeyi engellediğini belirterek, "Biz seve seve şehadete gideriz" dedi.

Diyarbakır'ın Ergani ilçesinden 23 yıl önce ailesiyle birlikte İstanbul'a göç eden Askeri Çoban, inşaatta çalışırken 15 Temmuz 2016 gecesi, darbecilere karşı koymak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine Boğaziçi Köprüsü'ne gitti. Burada darbeciler tarafından açılan ateş sonucu şehit düşen Çoban, memleketinde toprağa verildi. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 4'üncü yıl dönümü dolayısıyla yakınları, Askeri Çoban'ı kabri başında andı. 15 Temmuz şehidi Askeri Çoban'ın yeğeni ve 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Derneği Başkanı Bedri Çoban, "Bu halk; Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i fark etmiyor, konu vatan olduğu zaman herkes üstüne düşen görevi yapıyor. Şehadet ise 1000 yıldan fazladır bu topraklarda. Biz millet olarak şahadete seve seve giden bir milletiz. 15 Temmuz'da Sayın Cumhurbaşkanı'mızın çağrısıyla sokağa çıkan milyonlar, bu darbe girişimini engelledi ve yapılmak istenen işgal girişimine engel oldu" diye konuştu. 

Bedri Çoban, 15 Temmuz'u unutmayacaklarını vurgulayarak, "Şahadet bizim için kaçınılmazdır. Biz seve seve şehadete gideriz. 15 Temmuz'u sadece 15 Temmuz tarihinde hatırlamak bir gaflet olur. 15 Temmuz'u biz her gün hatırlayacağız. 15 Temmuz sıradan bir gün değildir, Çanakkale Savaşı'nın bir benzeriydi. 100 yıl önce savaşlar meydanlarda yapılıyordu, bugün ihanetle yapılıyor" dedi. 

Kaynak: DHA

Manşet

Haberler

Haberler.com Ios Uygulaması Haberler.com Android Uygulaması Haberler.com Huawei Uygulaması
Şu an buradasınız: '15 TEMMUZ' GÜNDEMİ - Haber
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 20.9.2020 02:23:04. #1.15#
title