15 Temmuz Derneğince "Hafızanda Ne Var? / Harbi Konuşmalar" programı düzenlendi

15 Temmuz Derneğince "Hafızanda Ne Var? / Harbi Konuşmalar" programı düzenlendi

15 Temmuz Derneğince 'Hafızanda Ne Var? / Harbi Konuşmalar' programı düzenlendi
Anadolu Ajansı / Güç Gönel - Haberler | Güncel

15 Temmuz Derneği ile Marmara Üniversitesinin her ay ortaklaşa düzenlediği "Hafızanda Ne Var? / Harbi Konuşmalar" programının ekim ayı konukları, Gazeteci-Yazar Nedim Şener ve Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar oldu.

15 Temmuz Derneği ile Marmara Üniversitesinin her ay ortaklaşa düzenlediği "Hafızanda Ne Var?/ Harbi Konuşmalar" programının ekim ayı konukları, Gazeteci-Yazar Nedim Şener ve Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar oldu.

15 Temmuz Derneğinden yapılan açıklamaya göre, moderatörlüğünü Prof. Dr. Ali Köse'nin yaptığı program, 15 Temmuz Derneği YouTube kanalından canlı olarak yayınlandı.

15 Temmuz'un darbe değil bir "işgal girişimi" olduğunu vurgulayan Yarar, şöyle konuştu:

"O gece başarılı olsalardı Türkiye bugünkü senaryolarla karşılaşmayacaktı. Çünkü tamamen yurt dışına bağlı, kendi içinde parçalanmış bir coğrafyaya dönecekti. Asker ve polisin sokakta çatışması, ülkenin dermanını tüketecek, diğer terörist gruplara bekledikleri fırsatı sunacaktı. Türkiye'nin belli bölgeleri parçalara ayrılmış olacaktı. O gece Allah'ın yardımıyla atlattık. Halkın sokağa çıkmasını beklemiyorlardı."

"FETÖ istihbaratın içindeydi"

Yarar, 17/25 Aralık sürecinin iyi okunmadığını, sadece "Yargı ve polis içindeki bir grup" şeklinde algılandığını anlatarak, bu süreçte polislerin meslekten atılmak yerine Doğu ve Güneydoğu'ya gönderildiklerine dikkati çekti.

Sonrasında ise barikatlar sürecinin başladığını ifade eden Yarar, "6-8 Ekim olayları da yeterince anlaşılamadı. Çünkü FETÖ istihbaratın içindeydi." dedi.

Yarar, barikatlar döneminde gittiği Doğu ve Güneydoğu'da yaşadıklarını aktararak, "Keşke o dönemin şahitleri olan ve şerefleriyle görevlerini yapan emniyet müdürleri ile askerler bunları hatıra olarak yazsalar. Bu anılar ve belgeler FETÖ-PKK işbirliğini çok net ortaya koyacaktır." değerlendirmesini yaptı.

15 Temmuz'dan sonar FETÖ ile mücadelede belli bir aşamaya gelindiğine dikkati çeken Mete Yarar, toplumdaki yanlış algılara değindi. Yarar, şöyle konuştu:

"Zaman zaman tuhaf şeyler duyuyoruz. 'Adam çaycı neden tutuklanıyor' diyorlar. İyi de adam üniversitenin imamı. Adil Öksüz mesela TSK ile ne ilgisi olabilir: Adam TSK imamı. Öğretmenler mesela 'Neden tutuklanıyor' deniyor. Bu örgütün imamlarının büyük çoğunluğu öğretmen. FETÖ ile mücadelede polis, asker ve yargı ayağında önemli aşama kaydedildi. Ancak eğitim ve finans ayağı unutuldu. Bu işin başlangıcını unuttuğumuz için doğru yerde değiliz. Siz eğitimi temizlemezseniz yine kişiler alttan alta daha derin bir yapılanmayla 40 yıl sonrası için aynı planları yaparlar. Bu örgüt eğitimden ve buradaki üyelerinden güç alıp diğer kısımlara sızmaya devam ediyor. Finans alanında işadamlarını iyi organize edip para aktarıyor."

"Her türlü insan hakları ihlali açık açık yapıldı"

Gazeteci-Yazar Nedim Şener ise 15 Temmuz gecesi sokağa çıkıp halka ateş açan askerler ve darbe karşısında durmayan sivilleri "vicdani olarak affetmediğini" dile getirdi.

Bazı kesimlere karşı halen "kızgın" olduğunu belirten Şener, şöyle devam etti:

"O günden beri bazı kesimlere kızgınlığım, kendilerini siyasi olarak yere göğe sığdıramayanlara olan kızgınlığımın sebebi, sokak eylemlerinde TOMA'yı görünce aslan kesilen bu insanların 15 Temmuz gecesi kediye dönmeleri, bırakın karşı durmayı o gece sela okudu diye 120 tane müezzini darp etmeleridir. Bunu yapanlar bugünlerde ağızlarından insan hakları kelimesini düşürmüyorlar. O gece her türlü insan hakları ihlali açık açık yapıldı. İnsanların bedenleri tankların altında kalıp asfalta yapıştı. Bazı polislerin DNA'ları bulunamadı, tabutlarına ağırlık olsun diye taş toprak kondu. Buna karşı durmayanlar hiç beğenmedikleri, bulgurcu, makarnacı diye aşağıladıkları insanların F-16'ların, tankların, silahların karşısına dikilmelerini kabul edemediler. O yüzden kontrollü darbe yalanına sığındılar."

"FETÖ'nün çözülmesi ancak Gülen'in ölümü sonrası gerçekleşebilir"

Şener, FETÖ'nün bir istihbarat örgütü olduğunu vurgulayarak, "Bugünlerde de Türk Cumhuriyetleri'nde yaşananlar bunun ispatı. Kırgızistan'daki halk ayaklanmasının başını çekip yeni yönetimde bakanlık aldılar. 15 Temmuz FETÖ'nün kavgası değil. ABD ve İsrail'in 'One Minute' olayından sonra Türkiye ile olan kavgası. Asıl kavga 17/25 Aralık'tan sonra başladı. O kavgada FETÖ kendi hareket etmedi. Talimat alarak bu operasyona girdi." diye konuştu.

"FETÖ'nün çözülmesi ancak Gülen'in ölümü sonrası gerçekleşebilir." diyen Şener, "Gülen'in kendine bağlı kriptoları var. Mesela Adil Öksüz'ü kendi yanında yer alanlar bile tanımıyor. Bu isimler Gülen'in ölümü sonrası yerine geçecek kişiye itaat etmezler." dedi.

Kaynak: Anadolu Ajansı / Güç Gönel

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title