11. Kalkınma Planı TBMM Genel Kurulunda

11. Kalkınma Planı TBMM Genel Kurulunda

İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, 2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı'nın geçmişi de planladığını savunarak, "Bu plan atın arkasından koşan seyis gibi." dedi.

11. Kalkınma Planı TBMM Genel Kurulunda

İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, 2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı'nın geçmişi de planladığını savunarak, "Bu plan atın arkasından koşan seyis gibi." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, 11. Kalkınma Planı görüşmeleri sürüyor.

Kalkınma planının birinci bölümü üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, 11. Kalkınma Planı'nın, başarılı olabilmesi için iyi bir hazırlık dönemi geçirmesi gerektiğini ancak böyle bir hazırlığın söz konusu olmadığını savundu.

Kalkınma planının, toplumla buluşarak Türkiye'nin gündeminde günlerce konuşulması, ticaret odaları, sanayi odaları, sendikalar ve siyasi partiler gibi bütün mahallerde tartışılması gerektiğini söyleyen Tatlıoğlu, 11. Kalkınma Planı'nın medyada ilk 4'te dahi yer almadığını öne sürdü.

Tatlıoğlu, 11. Kalkınma Planı'nın, 2019-2023 dönemini kapsadığına işaret ederek, "2019 yılını kapsıyorsa bu planın 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girmesi lazımdı. Bu plan, atın arkasından koşan seyis gibi. Yetişecek de ata binecek de bunu sürecek de istikameti bulacak." dedi.

11. Kalkınma Planı'nın "ölü doğduğunu" savunan Tatlıoğlu, "planın geçmişi de planladığını" ifade etti.

Kalkınma planının "zamanın ruhuna uygun hedeflere vurgu yapan bir sloganı, mesajı bulunmadığını" iddia eden Tatlıoğlu, şöyle devam etti:

"Bu planı kim okursa okusun, plana kim bakarsa baksın bunun Türkiye'yi ileriye taşıyacak bir kapasitesi, hacmi, yönü, yöntemi yok. Bu plan kupkuru bir metin. Bu plan heyecanlandırıcı değil. 2023 hedefleri böyle değildi, heyecanlandırıcıydı, 'haydi Türkiye' diyordu. Bu plan adeta aç bir çocuğun ağzına verilmiş şekersiz ciklet gibi. İsteyen çiğnesin ama biz çiğnemeyeceğiz."

"Doğu Akdeniz'de önümüzü kesmek istiyorlar"

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, 11. Kalkınma Planı'nın, dünyada büyük sorunların yaşandığı, belirsizliklerin arttığı, ekonomik ve siyasi güç dengelerinin hızlı şekilde değiştiği, yeni güç ve çekim merkezlerinin oluştuğu bir dönemde hazırlandığını belirtti.

Türkiye'nin, coğrafyası itibarıyla hiçbir zaman bir sükunet halkası içinde olmadığı gibi özellikle son dönemde tam bir karmaşa, belirsizlik ve çatışma düzeninin ortasında kaldığını söyleyen Kalaycı, "Türkiye artan şiddette tehdit kuşağında tutulmuş, vatanımız tehlikeden tehlikeye girmiştir. 15 Temmuz 2016'da tarihin en şiddetli işgal ve ihanet teşebbüslerinden birine milletçe maruz kaldık. Hamdolsun Türk milleti istiklaline canıyla, kanıyla, imanıyla sahip çıkmıştır." dedi.

Küresel emperyalizmin, her türlü ayak oyunu, kirli senaryoyla Türkiye'ye cephe aldığını vurgulayan Kalaycı, şöyle konuştu:

"Suriye'nin kuzeybatısında artan tehlikeli gerilim milli güvenliğimizi tehdit etmektedir. Akdeniz'e adeta dünya üşüşmüş, ülkeler askeri çıkarma yarışına girmişlerdir. Bölgesel kutuplaşma giderek vahim seviyelere doğru genişlemektedir. Türkiye çok boyutlu bir mücadelenin içindedir. Doğu Akdeniz'de önümüzü kesmek istiyorlar. Ülkemizi açıktan tehdit ediyorlar. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki egemenlik haklarını ve milli çıkarlarını gasbetmeye hiçbir ülkenin gücü yetmeyecektir. S400 hava ve füze savunma sisteminin getirilmesinde olduğu gibi tehditlere aldırmadan milli güvenliğimiz ve milli menfaatlerimiz neyi gerektiriyorsa onu yaparız. Bir yanda terörle mücadele sürerken diğer yanda kuzu postuna bürünmüş, müttefiklik boyasına sürülmüş ülkelerin ekonomik ve diplomatik saldırılarına direnç gösterilmektedir."

Kalaycı, Türkiye ekonomisinin, son dönemde zorlu bir süreçten geçtiğini, ekonominin içinde bulunduğu durum değerlendirilirken son yıllarda yaşanan iç ve dış gelişmelerin ekonomik ve sosyal maliyetinin de dikkate alınması gerektiğine dikkati çekti.

"Ülkemize yapılan saldırılara karşı gıkı çıkmayanlar, Türkiye'ye karşı küstahça yapılan tehditlere sessiz kalanlar, ekonomideki sorunların dış saldırılarla hiç ilgisi olmadığını söyleyerek felaket tellallığına soyunmuşlardır." diyen Kalaycı, Türkiye'nin, karşı karşıya kaldığı 15 Temmuz hain darbe girişimi ve terör saldırılarıyla ekonomik kuşatmaya da maruz kaldığını belirtti.

Küresel güçlerin öncülüğünde kur ve faiz üzerinden Türkiye ekonomisi ve siyasetinin, yönlendirilmek istendiğini dile getiren Kalaycı, şunları kaydetti:

"Özellikle 24 Haziran seçimleri sonrasında Türkiye ekonomisinin çökertilmesi hedeflenmiştir. Türkiye ekonomisi halen çok cepheli bir kuşatma ve saldırı altındadır. Ekonomik tetikçiler, sermaye çeteleri, ulus ötesi şirket ve bankalar ekonomik operasyon içindedir. MHP, ülkemizin son dönemde maruz kaldığı iç ve dış saldırılarda olduğu gibi Türkiye'ye ekonomik olarak diz çöktürme girişimleri karşısında da devletin ve yürütmenin yanında olmuştur. Biz tarafız, Türkiye'nin tarafındayız."

Kaynak: AA