10. Uluslararası İstanbul Bienali'nin Mersin Ayağı

10. Uluslararası İstanbul Bienali'nin Mersin Ayağı

10. Uluslararası İstanbul Bienali'ne Katılan Bir Grup Sanatçı, Sanat Eleştirmeni ve Küratör, Mersin'de Sanatseverlerle Biraraya Geldi. Koç Holding Sponsorluğunda, İstanbul Kültür Sanat Vakfı Tarafından Düzenlenen 10. Uluslararası İstanbul Bienali'nin Mersin Ayağında İlk Gün "Bianeller ve Yerellikler" Başlıklı Konferans Düzenlendi. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (Mtso) Toplantı Salonu'nda Düzenl...

10. Uluslararası İstanbul Bienali'nin Mersin Ayağı

10. Uluslararası İstanbul Bienali'ne katılan bir grup sanatçı, sanat eleştirmeni ve küratör, Mersin'de sanatseverlerle biraraya geldi. Koç Holding sponsorluğunda, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 10. Uluslararası İstanbul Bienali'nin Mersin ayağında ilk gün "Bianeller ve Yerellikler" başlıklı konferans düzenlendi. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Toplantı Salonu'nda düzenlenen konferansa, ABD, İstanbul ve Mersin'den sanatseverler katıldı.

Bienal sanatçılarından Sam Samore ve Veli Mert ile küratörler Kris Kuramitsu'nun konuşmacı olarak katıldığı seminerde, yerellik, küreselleşme ve bu kavramların bienallerle ilişkisi anlatıldı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington ve İstanbul'daki ABD Başkonsolosluğu'nun desteğiyle gerçekleştirilen konferans öncesinde bir açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanlığı Görsel Programlar Direktörü Leanne Malla, Amerikalı sanatçıları Türkiye'de desteklemekten mutlu olduklarını belirterek, karşılıklı yapılan işlerin

görülmesi ve ortak yapılan işlerin geliştirilmesi için farklı ülkelerin sanatçılarının biraraya geldiğini söyledi.

Mersin ile ilgili izlenimlerini anlatan ABD'li Sanatçı Teddy Cruz ise, çok kısa bir süredir Mersin'de olmasına rağmen Mersin'i çok beğendiğini ve California'ya benzettiğini söyledi. Kentin hava durumu ve denizle olan ilişkisinin kendisine çok yakın geldiğini anlatan Cruz, "Kentin yoğunluğu beni çok şaşırttı. Buranın inanılmaz bir dokusu var ama beni kaygılandıran, yeni oluşmakta olan binaların yapısı oldu. Bunun da ekonomik politikalarla ilgili olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

Konferansın açılışında konuşan ABD Başkonsolosluğu İstanbul Basın ve Kültür Konsolosu Craig Kuehl de, Türkiye'de ve diğer ülkelerdeki amaçlarının hükümetler arası ilişkilerden daha öteye geçip, halklar arası ilişkileri güçlendirmek ve bunların oluşmasını sağlayacak organizasyonlar düzenlemek olduğunu söyledi. Amerika'nın Türkiye ile uyguladığı kültürel değişim programlarına sanatçıların da dahil edildiğini ifade eden Kuehl, İstanbul Bienal'i ile birlikte çalışmaktan büyük gurur duyduklarını vurguladı.

Konferansta konuşmacılardan ilk olarak Sanatçı Veli Mert söz alarak, yerelliğin zaman ve mekanla olan ilişkisi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kavramlara yaklaşıldığında bir tarafta coğrafya, bir tarafta felsefe ve bir tarafta psikolojinin olduğu çok katmanlı bir sürecin söz konusu olduğuna dikkat çeken Veli Mert, "Bedenin dışındaki olgulara baktığımızda, iki sınırla karşı karşıya kalırız. Kültür ve kültür dışındakiler. Kültürü tanımlarken, kültürün istediği yerle kültürün dışındaki yer arasında bir

sınır çizgisi çizmişizdir. Ama gerçekte bu kaybettikçe anladığımız negatif bir durumdur" dedi.

Daha sonra söz alan Küratör Kris Kuramitsu ise, özellikle kendi çevrelerinde ve kendi yerel toplulukları içerisindeki sorunlara odaklanan sanatçılar bulunduğunu belirterek, "Bu alandaki sosyal ve toplumsal konular, ırkçılar ve benzeri sanatçılar birlikte hareket ediyorlar ve birlikte düşünüyorlar" dedi. Birçok Amerikan kurumunun, bürokrasiden kaçınmak için uluslararası destekler vermekten uzak durmaya çalıştıklarını belirten Kuramitsu, "Aslında Amerikan kurumlarının küresel ölçekteki çeşitli etkinlikleri

desteklemeleri için çeşitli yollar mevcut. Sanatçıları projeleri için Amerika'ya davet etmek ve diyaloğu güçlendirmek için kullanılan yöntemlerden birisi" diye konuştu.

Konferansın konuşmacılarından Sanatçı Sam Samore ise, yazdığı fikirleri ve İstanbul Bienali'nde hazırladığı gösteriyi biraraya getirerek, bunu insanlara anlatmak istediğini kaydetti. Kullandığı parfümü de, salonda bulunun davetlilere vererek, elden ele uzatılarak koklanmasını isteyen Samore, sinevizyon eşliğinde, kendisinin yazdığı senaryonun filminden de kısa kesitler sundu.

Etkinlik kapsamında yarın da İçel Sanat Kulübü Nevit Kodallı Salonu'nda ''Hafıza, Tarihsellik ve Kentsel Yenileme'' adlı seminer düzenlenecek. 10. Uluslararası İstanbul Bienali film programı da, 11-18 Eylül tarihlerinde İçel Sanat Kulübü Teoman Ünüsan Resim Galerisi'nde gösterilecek.

(ÖT-OK-Y)