10. Uluslararası İstanbul Bienali'nin Mersin Ayağı Sürüyor

10. Uluslararası İstanbul Bienali'nin Mersin Ayağı Sürüyor

10. Uluslararası İstanbul Bienali'nin Mersin Ayağı, "Hafıza, Tarihsellik ve Kentsel Yenileme" Başlıklı Seminer ile Devam Etti.

10. Uluslararası İstanbul Bienali'nin Mersin Ayağı Sürüyor

10. Uluslararası İstanbul Bienali'nin Mersin ayağı, "Hafıza, Tarihsellik ve Kentsel Yenileme" başlıklı seminer ile devam etti.

Koç Holding sponsorluğunda İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 10. Uluslararası İstanbul Bienali'nin Mersin ayağında sanatseverlere 'hafıza, tarihsellik ve kentsel yenileme' anlatıldı. İçel Sanat Kulübü Nevit Kodallı Salonu'nda düzenlenen seminere ABD'den, İstanbul'dan ve Mersin'den sanatçılar ve sanatseverler katıldı. Seminerde Sanatçı Teddy Cruz ve Daniel Faust, Sanat Eleştirmeni Susan Platt ve Celal Soycan, katılımcılara, hafıza, tarihsellik, modernlik ve şehircilik ile ilgili fikirleri

hakkında bilgi vererek, hafıza ve tarihselliğin kentsel yenilenmedeki rolünü tartıştı. Yerel ve uluslararası sanat uygulamaları çerçevesinde bu konuyu nasıl anlayıp, deneyimlediklerini anlatan sanatçılar, izleyiciler tarafından dikkatle izlendi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington ve İstanbul'daki ABD Başkonsolosluğu'nun desteğiyle gerçekleştirilen seminerde, konsekütif çeviri de yapıldı.

Bienal kapsamında hazırladığı bostan korkuluklarından oluşan eserlerini Sanat Sokağı'nda sergileyen Sanatçı Ahmet Karabulak, küçük yerlerde evlerin yakınlarında bostanların kurulduğunu hatırlatarak, "Bunlar daha çok ailelerin yararlandığı geçim alanlarıdır. Bireylerin kişisel, sosyal yaşam alanlarını da bir bostan alanı olarak ele alırsak, bölgeyi de bir bostan alanı olarak ele alırsak, aslında emekle yaratılan her şey tehlike alındadır" dedi. Küresel yayılma çağında, liberal kapitalizmin bütün

bostanlarda gözü olduğunu kaydeden Karabulak, "Küresel kapitalizm bütün her yeri talan etmeye çalışıyor. Bu anlamda bostan korkuluklarının bostanlardan çıkıp sokaklara, sosyal yaşam alanlarımıza getirilmesi, buradan tehlike alanlarımızın da korunması gerektiği anlamı çıkıyor. Aslında neyi ne kadar koruyabildiğimizin tartışılması gerekiyor. Bu anlamda herksin kendi bostanlığını koruması gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Bienal sanatçılarından heykeltraş Yasemin Arslantaş ise, "Durduğun yer, durduğum yer mi?" sloganı ile hazırladığı eserlerlerini İçel Sanat Kulübü'nde sergiledi. Arslantaş, yaptığı açıklamada, 5 fotoğrafla "Durduğun yer, durduğum yer mi?" sloganıyla bienalde yer aldığını belirterek, "Fotoğraflarımda, Paris Anıt Heykeli'ni, mumya filminden heykeli ve bir kadının savaşta neler yapabileceğini anlatıyorum. Ayrıca, Berlin yıkımları, Amerika'daki kuzey savaşından kesitler yer alıyor. 100 fotoğraftan eleme

sonucu 5 fotoğraf ortaya çıktı. Savaşı kadınların nasıl durduracağını anlatmaya çalışıyorum aslında. Bütün savaşları kadınlar başlatır, kadınlar durdurur" diye konuştu.

(ÖT-OK-Y)