Ziraat Bankası Genel Müdürü
Can Akın Çağlar,
ABD'den başlayarak dünyaya yayılan likidite krizinin dalga dalga yayıldığını belirti. Çağlar, "Amerika'daki gelişmeler Avrupa piyasasında 1 ya da 2 yıllık gecikmeyle takip ediliyor. 'Bu kriz Amerika'da çıkan bir krizdir, bizi ilgilendirmez' anlayışı içinde olmamalıyız. Avrupa Birliği'ndeki duraklamanın bizi de yavaşlatacağını bilmemiz gerekiyor. Herkes hesabını ona göre yapmalıdır" dedi.
Kayseri Sanayi Odası'nın Nisan ayı olağan toplantısına katılan Ziraat Bankası Genel Müdürü Çağlar, ABD'den başlayarak dünyaya yayılan finans krizi hakkında işadamlarına önemli uyarılarda bulundu.
ABD'de ortaya çıkan ekonomik durgunluğun mortgage kredilerinin geri ödemelerindeki sıkıntılar nedeniyle ortaya çıktığını belirten Çağlar, "Kriz öncesini tüm dünyada güçlü bir ekonomiden bahsediyorduk. 2001 yılında başlayan bu serüven 2007'nin ortalarından itibaren bir parça değişmeye başladı ve özellikle Amerika'da başlayan faizlerin yükselmesiyle değişken faizli konut kredisinde ciddi sorunlar başladı. Kredi kuruluşları alacaklarını tahsil edemedikleri için likidite sorunu yaşadılar. Sonuç olarak bu kredilere dayanan tahvillerin değer kaybetmesi sonucunda büyük fonların zarar etmesine neden olundu. Son dönem de bu küresel piyasalara sıçramaya başladı" dedi.
ABD'de ortaya çıkan mali krizin dalgasal bir seyirle Avrupa ve dünya piyasalarına yansıdığını vurgulayan Ziraat Bankası Genel Müdürü, "Son 5 yıl içerisinde gölge bankacılık ortaya çıktı. Dünyadaki genel trendi göz önün getirmek gerekirse, 2001 yılında yüzde 2,5'lar civarında olan büyüme hızı, 2004 yılına gelindiğinde 5,3'lere kadar yükseldi. Bu tarz makro ekonomik verilere bakmanın önemli olduğunun altını çizmek adına biz bu gidişatı 2004'te tersine dönmeye başlamış ama biz bankacılar olarak fark etmemişiz. Dünyadaki genel dönüş 2004 yılında en yüksek noktaya gelmiş ve ondan sonra trend ivmelenmeye başladı. Amerika'daki gelişmeler Avrupa piyasasında 1 ya da 2 yıllık gecikmeyle takip ediliyor. 'Bu kriz Amerika'da çıkan bir krizdir, bizi ilgilendirmez' anlayışı içinde olmamalıyız. Bu krizin dalga dalga bize yansıyacağının bir temel göstergesidir. Avrupa bölgesindeki yavaşlama da 2 yıl gecikmeli bir periyotla bize doğru gelmeye başladığında sanayi ve bankacı olarak ders çıkarmamız gerekiyor. Avrupa Birliği'ndeki duraklamanın bizi de yavaşlatacağını bilmemiz gerekiyor. Sonuçta bugün Türkiye'nin en fazla alışveriş yaptığı ülkeler AB ülkeleridir. Alırken, satarken buna göre hesabımızı yapmak adına bunu söylüyorum" diye konuştu.
Çağlar, gelişmelerin bundan sonraki dönemde Türkiye'ye, büyümenin yavaşlaması ve cari açığın finansmanının zorlaşması olarak yansıyabileceğini ifade etti. Özelleştirme ve halka arzlara yurtdışından ilginin azalabileceğine de dikkat çeken Çağlar, mali disiplin ve yapısal reformların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.
"ANAYASA MAHKEMESİ, YABANCILARIN TAŞINMAZ ALMASINA İZİN VEREN YASAYI İPTAL ETMEMELİYDİ"
Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mustafa Boydak ise Anaysa Mahkemesi'nin, yabancı şirketlerin taşınmaz almalarına izin veren yasayı iptal etmesine tepki gösterdi. Yabancı sermayeyi Türkiye'ye getirmek için günlerce emek verildiğinin altını çizen Boydak, iptal kararının tüm emekleri heba ettiğini vurguladı.
Dünyanın hızlı bir küreselleşme süreci yaşadığını anlatan Boydak, "Türkiye'nin de söz konusu yasayla globalleşmeye ayak uyduracağını ümit ediyorduk. Yasanın iptali hayal kırıklığına neden oldu" şeklinde konuştu.