Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın Açıklaması

Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, bankanın özelleştirme, halka arz gibi bir duruma 3-4 ay sonra hazır hale geleceğini söyledi.

Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın Açıklaması

Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, bankanın özelleştirme, halka arz gibi bir duruma 3-4 ay sonra hazır hale geleceğini söyledi.

Bankanın önümüzdeki dönem hedef ve stratejilerini açıkladığı basın toplantısında konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Aydın, özelleştirmeyle ilgili sorular üzerine, özelleştirme için herhangi bir takvim bulunmadığını belirtti.

Aydın, "Bu konuda patron isteyecek, Özelleştirme Yüksek Kurulu karar alacak. Biz, her an bu iş olacakmış gibi bankayı hazır hale getiriyoruz. Ben Hüseyin Aydın olarak bankanın belli bir payının halka açılmasının bankada müthiş bir disiplin, şeffaflık yaratacağını, sorumluluk doğurduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

Ziraat Bankası halka açık olmadığı halde herşeyi kamuoyuyla paylaşacağını, bunun sözünü verdiklerini dile getiren Aydın, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Özelleştirme, halka arz gibi birşey olursa Ziraat Bankası'nın buna 3-4 ay sonra hazır olduğunu herkese çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Yani 3-4 ay sonra biz bu meyandaki herhangi bir operasyona hazır halde oluruz. Ziraat Bankası, bu yaptığımız yeni değişim ve dönüşümlerle piyasaya daha entegre hale gelecektir. Eğer bankanın sahipleri, banka için herhangi bir özelleştirme, halka arz gibi bir uygulama içine girerlerse Ziraat Bankası böyle bir operasyonu yönetecek yetkinlik ve güçtedir. Ancak şu anda bize iletilmiş, bu konuda yapılmış herhangi birşey yok."

-"Özkaynak karlılığı başarılı yerde"-

Liderlikle ilgili soru üzerine de liderliğin sadece büyüklük olmadığını, büyüklüğün ciddi bir şey olduğunu ifade eden Aydın, özkaynak buna elverdiği sürece büyük olmak istediklerini vurguladı.

Aydın, "Büyük olacağız. Özkaynağımız da buna imkan verecek hale dönüşecek, dönüştüreceğiz. Daha çok kazanacağız. Şimdilik ikincilikteki yerimizi muhafaza etmeyi düşünüyoruz. Şahsen üçüncü olmayı da hiç düşünmüyorum. Ama 'üçüncü mü, daha verimli, daha karlı bir banka mı-' dediğiniz zaman, ben verimli ve karlı bankayı tercih ederim" şeklinde konuştu.

Karlılığa bakarken, genelde sonuç rakamlarına bakıldığına dikkati çeken Aydın, "Ama hangi özkaynakla, hangi büyüklükle bunu kazanmış- Özkaynak ve aktif karlılığı önemli rasyolardır. Şu anda Ziraat Bankası'nın özkaynak karlılığı, ciddi anlamda başarılı bir yerdedir" yorumunu yaptı.

-"Aşırı rekabetin içinde olmayacağız"-

Hüseyin Aydın, kredi büyümesinde nasıl bir politika izleyeceklerine ilişkin soru üzerine de kesinlikle istikrarlı bir büyümeden yana olduklarını, kredide de aktif büyüklüğünde de bu politikayı izleyeceklerini ifade etti.Kredinin bir kültür, süreç işi olduğunun, bununla ilgili insan kaynağı ve teknoloji donanımı yapmadan 'ver teminatı, al parayı' gibi bir yapının içinde olmayacaklarının altını çizen Aydın, şöyle devam etti:

"Dolayısıyla agresif bir büyümeyi asla düşünmüyoruz. Bilançomuza baktığınız zaman yılın başı ile bugün itibariyle kredilerde sektörün altında bir performans gösterdiğimizi söyleyebilirim. Bu böyle devam etmeyecek. Ama bilhassa 2013 yılında reel sektör yönüyle etkin bir Ziraat Bankası göreceksiniz. Çünkü o hazırlığı, o altyapıyı hazırladık. Yaklaşık 150 kadar şubemiz iyi kredi yapabilecek, sektörün normlarına göre hareket edebilecek bir yapıya kavuşmuş durumda. Bu hazırlığı yaptık, iyi de antrenmanlıyız. 2013'te piyasada Ziraat'i göreceksiniz, ama ne fiyatlamada ne sair şeyde kırıp dökmeden sektörün genel yapısını muhafaza ederek mutlaka orada kendimize düşen payı alacağız. Mevduat payımızı muhafaza etmeye çalışacağız. Ama aşırı bir rekabetin içinde olmayacağız."

Sendikasyon ve seküritizasyonda, başka türev ürünlerde sektör ve dünya neyi yapıyorsa onu yapacaklarını kaydeden Aydın, yetkin bir hazine yönetimine sahip olduklarını, iyi bir pasif yönetimi yaptıklarını vurguladı.

Sendikasyonun birbirine kazandırma, uygun fiyatla borçlanma operasyonu olduğunu belirten Aydın, "Bankamız da oraya gidiyor. Bu enstrümanı da kullanacağız" dedi.

-"Ortağımızla risk iştahı konusunda mutabık olmalıyız"

Ziraat Bankası Genel Müdürü Aydın, yurt dışında ilk pazar olarak Uzakdoğu'yu düşündüklerini, bu yönde çalışmaları bulunduğunu belirtti.

Ortak banka yönetmenin çok zor bir kültür olduğuna, bazen birlikte yönetmekte güçlükler olabildiğine işaret eden Aydın, "Onun için biz kendimizin yönettiği bankaları tercih ediyoruz. Bu bir tercih nedenidir. Doğal olarak, birincil olarak Uzakdoğu'yu düşünüyoruz. Ama Körfez de her zaman sıcak baktığımız bölgelerden biri" dedi.

Yüzde 50-50 oldukları Asya'daki bazı bankaları yönetme konusunda ciddi sıkıntılarla karşılaştıklarına dikkati çeken Aydın, "Arzu ederiz ki eğer olursa kalan payların bir bölümünü daha almak veya talepleri olursa kendilerinin alması söz konusu olabilir ya da çalışma koşullarını yeniden gözden geçiririz" diye konuştu.

Asya'da 50-50 ortaklıkları olan iki banka bulunduğuna değinen Aydın, şu anda yönetmeyle ilgili sıkıntı yaşamadıklarını, sadece bulundukları noktayı kabullenemediklerini kaydetti. Aydın, "O ülkelerde etkin olmayı düşünüyoruz. Etkin olmayı engelleyecek herhangi bir husus olursa onu çözeceğiz. ya çoğunluğun tamamını alarak, ya da satarak... Ama mutlaka çözeceğiz" dedi.

Bu bölgede etkili olmak istediklerini dile getiren Aydın, "X Asya ülkesinde 20 banka varken, Ziraat Bankası'nın adının geçtiği bankanın 15. sırada olmasını arzu etmiyoruz. 5'e, 10'a gelebilmek için ortağımızla risk iştahı konusunda mutabık olmamız lazım" yorumunu yaptı.

Aydın, bu yöndeki çalışmaların devam ettiğini ve olumlu seyrettiğini, Asya'daki bankaların teknolojik altyapısını yenilediklerini, Avrupa'daki bankalar için devam ettiğini, buralardaki bütün yapılanmayı Türkiye ve dünyayla entegre hale getirdiklerini, doğal olarak yurt dışı operasyonlarının son derece başarılı olacağını vurguladı.

-"Sektörle aynı gemide, aynı yolda hareket edeceğiz"-

Belli rasyolar itibariyle sektörle farklılıkları bulunduğunu ifade eden Aydın, "Zaman içinde, agresif olmayan bir şekilde, piyasayı bozmadan, piyasaya da bir sıkıntı vermeden sektörle aynı gemide, aynı yolda hareket edeceğiz. Birkaç yıl içindeki bütün rasyolarımız, bütün aktif ve pasifteki yapılanmamız sektörle üç aşağı beş yukarı aynı minvalde olmalı. Aynı olmak durumunda değiliz, yakın noktada olmalıyız. Bulunduğumuz noktadan da aman aman şikayetçi değiliz" şeklinde konuştu.

Talep daralmasının olduğu bir ortamda menkul kıymetten krediye geçişin doğru tercih olup olmadığı yönündeki soruyu ise Aydın, şöyle yanıtladı:

"Zordur. Menkulden krediye geçmek demek, menkulden vazgeçmek demek değil. Kredilerde Ziraat Bankası, ciddi bir müşteri tabanı elde etmek zorunda. Emekli maaşı alanlara bireysel kredi kullandırmışız. Ama bizden maaş almayanlar, henüz Ziraat Bankası'yla tanışmamış reel sektörle de mutlaka iletişim kurmamız gerekiyor. Bizim büyüklüğümüz kadar bir müşteri tabanını kendimize taşımak istiyoruz."

-"İştiraklerin fonksiyonlarını elden geçiriyoruz"-

İştiraklerde azalma konusuyla ilgili ise Aydın, iştiraklerin birebir fonksiyonlarını elden geçirdiklerini, para kazanmayan, özkaynak getirisi düşük, verimli olmayan hiçbir şeyi tutmayacaklarını söyledi.

Birşeyi farklı şekilde yapabiliyorlarsa her konuda iştirak edinmeyi düşünmediklerinin altını çizen Aydın, halen sektörde bulunup kendilerinde bulunmayan gayrimenkul yatırım ortaklığı, faktoring gibi şirketleri kurabileceklerini bildirdi.

İstanbul'a taşınma konusunda da Aydın, bankanın dörtte üçünü İstanbul'a taşıdıklarını hatırlatarak, "Dörtte dördü ne zaman olur- Ataşehir'i yaptığımızda" dedi.

Logoyla ilgili ise herhangi bir değişimin söz konusu olmadığını belirten Aydın, dışarda Ziraat Bank, içerde Ziraat Bankası'nı kullanmaya devam edeceklerini, burada da herhangi bir değişim, dönüşüm yapılmayacağını ifade etti.

-"Bu sene de karlılığımızın içerde kalmasını istiyoruz"-

Bankanın düne göre stratejisinin farklı olduğunu, 149 yıllık süreçte bankanın başına gelen tüm genel müdürler ve yönetimin elinden gelenin en iyisini yaptıklarını vurgulayan Aydın, kendilerinin ise biraz daha farklı bir strateji izlediklerini söyledi.

Hüseyin Aydın, "Bu, sadece bir değişim. Bunu herkes yapmış. X bankası, Y bankası kağıttan krediye dönünce kimse eleştirmiş mi- Kurumsal bankacılıktan KOBİ bankacılığına dönmüş, kimse kimseyi eleştirmiş mi- Hayır. Gayet normal" dedi.

Özkaynağın kara katımıyla ilgili ise Aydın, şunları kaydetti:

"Parayı çok kazandığımız dönemler oldu. Ziraat, çok büyük paralar kazandı. Bu paraları Ziraat, patrona ve Hazine'ye verdi. Bu arkadaşlar güzel çalışmasalar, yüzyılın karlarını elde edebilirler miydi- Arkadaşlar çok güzel karlar elde etmişlerdir. Biz bundan sonra patron müsaade ederse, özkaynağın durumunu sizlerle paylaştığımız gibi patronla da paylaştık. Bunun bankanın içinde kalması gerekiyor. Geçen sene o karı içerde bıraktılar. Bu sene de karlılığımız iyi. Ümit ediyoruz, yine içerde kalacak. Böyle olunca özkaynağımız olması gereken yere kadar gelecek. Gelmezse, özkaynağa göre bir büyüklükle bankayı yönetmeye devam edeceğiz. Özkaynak böyle oldukça veya diğer bankaların özkaynağı bize nispetle hep arttıkça, bulunduğumuz yer hep bu olacak. Çünkü bu matematiksel bir kural."

-"Mağdur olan hiçbir arkadaşımız yok"-

Personelle ilgili sorular üzerine, 3 binin üzerinde yeni eleman alacaklarını, bin 700 kadar çalışanın da emekli olduğunu kaydeden Aydın, "Çok açık, net insan kaynakları politikası, maaş politikası uyguluyoruz. Çalışanlar bize ciddi anlamda destek veriyor. 23 bin kişinin çalıştığı yerde 23 arkadaşımız farklı düşünebilir. Bunu doğal karşılıyoruz. Mağdur olan hiçbir arkadaşımız yok" diye konuştu.

Hüseyin Aydın, Güneydoğu Anadolu'daki bazı şubelerin çıkan olaylarda zarar görmesiyle ilgili, "Bizim şubemizin bulunduğu alanda eylem, birşey olduğunda mutlaka etkileniyoruz. Ama şu ana kadar 'biz burada iş yapmayalım, ben burada durmak istemiyorum, kapatalım, gidelim' diye hiçbir talep gelmemiştir" şeklinde konuştu.

-28 milyar liralık mevduat çıkışı-

Aydın, "Geçen yıl 134 milyar lira olan mevduat şu anda 106 milyar lira. Bu, 28 milyar liralık mevduat çıkışı anlamına mı geliyor-" sorusunu ise şöyle yanıtladı:

"Evet tam o kadar mevduat çıkışı anlamına geliyor. Kime bıraktık- Bu ülkeye, sektörün diğer oyuncularına bıraktık. Eğer o mevduatı bizde tutmaya çalışsaydık, bugün gördüğümüz pasif maliyetinin daha üstünde pasif maliyetiyle karşılaşırdık. Bu ne demek- Bu, o kadar pahalı kredi demektir. 28 milyar lira, bazı bankalarımızın aktif büyüklüğünden büyüktür. Ne kadar şeyden vazgeçtiğimizi siz anlayın. Bunun, bilançoya olumlu yansıması görülmüştür."

(Bitti)

Muhabir: Medine Taşdelen Yıldırım

Yayıncı: Hülya Ertan - İSTANBUL