Ana Sayfaya DönAna Sayfaya Dön

Yöresel Peynirler Koruma Altında

Yöresel yemek kültürü açısından zengin bir ülke olan Türkiye aynı zamanda bir peynir cenneti.

Dünya'da çok büyük bir çeşitlilik gösteren aroma, tat, yapı ve şekle sahip peynirler tanındıkça, üreticiler ürünlerinin resmi olarak tanınması, patent enstitüsünce tescil edilmesi yoluna gitmeye başladılar. Fransa'da "AOC", "AOP" ya da "IGP" diye adlandırılan ve yiyecek ürünlerinin korunan, kontrol edilen coğrafi işaretini gösteren sistem, Türkiye'de Patent Enstitüsü tarafından farklı şekilde uygulanıyor. Türk Patent Enstitüsü, müracaat eden üreticilerin mallarını "coğrafi işaret" olarak "Menşe" adı ya da "Mahreç" işareti olarak tescil ediyor.

Ramazan geldi çattı. Pek çok kişi iftar ve sahur yemekleri için eksiklerini tamamlama telaşı içinde. Günün sonunda, ana yemek öncesi sizi sofrada iftariyelikler bekler, oruç onlarla açılır. Bir bardak su ve pide eşliğinde, zeytin ya da hurmayla başlanır iftara. Peynir çeşitleriyle devam edilir... Türkiye, dört bir köşesinde evlerde, modern tesislerde üretilen onlarca peynir türü ile adeta bir "peynir cenneti".

Dünya'da binlerce yıl önce üretilmeye başlanan peynir, Türkiye'de de pek çok türüyle ve adına düzenlenen festivallerle birlikte Türk mutfağında da önemli besin kaynakları arasında yer alıyor. Geleneksel yollarla ya da modern tesislerde binden fazla peynir çeşidi olmakla beraber, özellikle kırsal yerleşim alanlarında evlerde üretilen peynir çeşitleri, yalnızca üretildiği bölgede bilinen gizli bir lezzet olarak kalıyor. "Peynir cenneti" Türkiye'de, peynir, üretildiği yörelere de önemli ekonomik gelir sağlıyor.

Destek Patent A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, "Türkiye, yöresel yemekler açısından oldukça zengin bir mutfak kültürüne sahip. Yöresel yemeklerimiz iftar ve sahur sofralarına ayrı bir tat ve lezzet katıyor. Bu nedenle ramazan ayı boyunca muhakkak yöresel yemek kültürü devam ettirilir. Ramazan ayı boyunca her evde yöresel yemek görme şansına sahibiz. Özellikle yöresel peynirlerimiz çok lezzetli" dedi.

Yamankaradeniz ayrıca Türkiye'deki peynir çeşitleri araştırmasında tam 193 çeşit peynirin yer aldığını ve bunlardan sadece 9'unun tescil altında olduğunu dile getirdi. Destek Patent, Türkiye'de Türk Patent Enstitüsü tarafından coğrafi işaret olarak tescillenen peynir türlerini şu şekilde sıraladı;

"Kırklareli Peyniri, Malkara eski kaşar peyniri, Van otlu peyniri, Yozgat çanak peyniri, Diyarbakır örgü peyniri, Erzurum Göğermiş peyniri, Hatay Künefe peyniri, İzmir tulumu, Kabataş köy peyniri…"

Mutfak kültürüne çok önem veren Fransa'da 360 peynir olduğunu ve 56'sının koruma altında olduğunu söyleyen Yamankaradeniz, İngiltere ve Kanada vatandaşı olan Suzanne Swan'ın, Türkiye'deki yerel peynirler üzerine yazdığı "Türkiye'nin Peynir Hazineleri" başlıklı bir kitabı bulunduğunu söylüyor ve soruyor; "Madem böyle bir hazineye sahibiz neden bu kadar az sayıda geleneksel peynirimiz tescil altında?"

Destek Patent'in araştırmasına göre, Türkiye'de coğrafi işaret olarak tescili bulunmayan birçok yöresel peynir var. Bu yöresel peynirlerden en dikkat çekici olanlar ise şu şekilde sıralanıyor:

Konya'nın küflü peyniri, Berendi ve Livre tulum peyniri, Niğde mavi peyniri, Kayseri'nin çömlek peyniri, Kars gravyeri, Karın Kaymağı peyniri, Varto keçi peyniri, İkizdere tulum peyniri, Ardahan küflü peynir, Bingöl salamura peyniri, Şırnak'ın Sirikli peyniri, Küp peynir, Tokat kışlık salamura peyniri, Trabzon telli peynir, Edirne beyaz peynir, Sakarya Çerkez ve Abhaz peynirleri, Aydın tulum peyniri, Malatya peyniri, Tire'nin çamur peyniri, Seferhisar armola, Ege'nin ortak mirası kopanisti peyniri, Manyas peyniri, Antep peyniri, Çiğ kesik peyniri, Torba ve küp çökeleği, Amasya'nın köy peynirleri, cevizli kaşar peyniri…






Reklam