Yoksulluktan Kurtuluş Reçetesi

Yoksulluktan Kurtuluş Reçetesi
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Mikro Kredi Sistemini Hayata Geçiren İsim Olan Grameen Bankası Kurucusu ve Nobel Barış Ödülü Sahibi Prof. Dr. Muhammed Yunus, Yoksulluktan Kurtuluş Reçetesini Anlattı.

Mikro kredi sistemini hayata geçiren isim olan Grameen Bankası Kurucusu ve Nobel Barış Ödülü Sahibi Prof. Dr. Muhammed Yunus, yoksulluktan kurtuluş reçetesini anlattı.

İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi  Komitesinin (İSEDAK) 23. Toplantısında konuşan Yunus, kurucusu olduğu  Grameen Bank hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Mikro finansmanın artık yeni bir kavram olmadığını ve burada temsil  edilen ülkelerin büyük çoğunluğunda küçük ya da büyük mikro finansman  programları bulunduğunu belirterek, bilinirlik kazanan kavramların zaman  zaman suistimal edilebildiğine ya da asıl misyonunda sapmalar  yaşanabildiğine dikkati çekti.

Kendisinin bir bankacı olmadığını, üniversitede ekonomi öğrettiği sırada  çevresindeki aşırı yoksulluk koşullarının kendisini böyle bir banka  kurmaya ittiğini anlatan Yunus, köyde tefecilerden kredi alan köylüleri  serbest bırakmak için ne kadar borçları olduğunu hesapladığını, bunun  için 42 kişinin toplam 28 dolara ihtiyaç duyduğunu gördüğünde çok küçük  miktarlarda paranın bu insanlara büyük yardımı dokunabileceğini  anladığını söyledi.

Yunus, önce bu parayı ihtiyacı olan insanlara verdiğini, sonrasında  insanları daha mutlu etmek için bankaları bu insanlara para vermeye ikna  etmeyi düşündüğünü aktararak, ancak klasik bankacılık sisteminin böyle  bir işleyişe sıcak bakmadığını ve sonunda kendisinin yoksul insanlara  küçük miktarlarda kredi verecek bir banka kurmaya karar verdiğini dile  getirdi.

        

MÜŞTERİLERİNİN YÜZDE 97'Sİ KADINLAR

        

Köy bankası anlamına gelen Grameen Bank'ta kredi alacaklardan herhangi  bir teminat istemediklerini, karmaşık evrak işleri olmadığı için  avukatlara ihtiyaç duyulmadığını ifade eden Yunus, güvene dayalı bu  bankacılık sistemi ile sürekli büyüdüklerini, şu anda müşterilerinin  yüzde 97'sini kadınların oluşturduğunu belirtti.

Yunus, bankanın sahiplerinin kredi alanlar olduğunu, kurulda  temsilcileri bulunduğunu, bankanın kurallarının onlar tarafından  belirlendiğini ve Grameen Bankasının kar edebildiğini belirterek,  “İnsanlar bana 'Bu kurallara nasıl karar verdiniz. Araştırma yaptınız  mı' diyor. Biz bir şey yapmak istiyorsak, klasik bankalar ne yapar diye  bakıyor ve bunun tam tersi kurallar oluşturuyoruz. Mikro kredi, tam  tersine dönmüş bir bankacılık sistemidir” diye konuştu.

Klasik bankalarda zengin müşterilerin cazip olduğunu, işinin uzmanı  kişileri aradığını belirten Yunus, kendileri için ise hiçbir şeyi  olmayanların en iyi kredi müşterileri olduğunu, parayı kullanmayı  bilmediğini söyleyen, bir uzmanlığı olmayan kadınları cesaretlendirerek  müşterileri arasına katmaya çalıştıklarını kaydetti.

Yunus, “27 bin personelimiz var. Onları eğitiyoruz, 'Para kullanmayı  bilmeyenlere cesaret verin' diyoruz. Klasik bankalar geçmişteki  performansınızla da ilgilenir, biz ise kişinin geçmişte ne yaptığıyla  ilgilenmiyoruz, yeni bir gelecek inşa etmek istiyoruz” dedi.

Baştan beri kredi alanları, çocuklarını okula göndermeye ikna etmeye  çalıştıklarını, her yıl 30 binden fazla yoksul çocuğa burs verdiklerini  ve bu çocuklar içinde yüksek öğrenimine devam edenler dahi olduğunu  anlatan Muhammed Yunus, yüksek öğrenimine devam eden çocuklara da  öğrenim kredisi vermeye başladıklarını ifade ederek, “Yeni bir nesil  yaratmak istedik ki yoksulluk kısır döngüsü devam etmesin” dedi.

Bütün yoksulların girişimci olmadığı eleştirisine karşı, bütün  insanların girişimci olduğunu, ancak bazılarının toplumsal koşulları  nedeniyle bunu keşfedemediğini savunan Yunus, dilencilere bile kredi  vererek, dilenmek yerine, gittikleri yerlerde küçük şeyler satmaya  başlamaları için bir program başlattıklarını, bu programa katılan 27 bin  dilenciden 10 bininin dilenciliği bıraktığını ve 9 bininin bırakma  aşamasında olduğunu söyledi.

Yunus, “Neden dünyadaki yoksulluğa odaklanıyoruz? Yoksulluk, yoksul  kişiler tarafından yaratılan bir sorun değil, sistemin yarattığı bir  sorun. Kurumlar, politikalar ve konseptlerden ibaret. Neden dünya  çapında bankalar dünya nüfusunun üçte ikisini reddetsin ki? Bu nasıl bir  bankacılık sistemi?” diye konuştu.

        

“YOKSUL İNSANLAR BONZAİ AĞAÇLARI GİBİ...”

        

Şu anda 25 bin şubeleri bulunduğunu ve açtıkları her şubede yerel  mevduatları harekete geçirerek kendi kaynaklarını yarattıklarını  belirten Yunus, mikro finansman uygulayan sivil toplum kuruluşlarının  mevduat toplama yetkisi olmadığı için sıkıntı yaşadığını, bu konuda  devletlerin özel bir yasa geçirmesi gerektiğini aktardı.

Muhammed Yunus, neden yoksulluk üzerine çalışmayı seçtiği konusunda  bonzai ağacı örneğini verdiğini, ormandaki bir ağacın evde bir çiçek  gibi yetiştirilemeyeceğini, bonzai ağacı için ise küçük bir yetişme  alanının yeterli olduğunu kaydederek, “Yoksul insanlar bonzai  ağaçlarıdır. Tohumlarında bir sorun yok. Aynı derecede girişimci ve  yetenekliler ama toplum onlara fırsatları vermemiş. Bu nedenle ufak  kalıyorlar ama bu onların suçu değil” görüşünü aktardı.

Yunus, Bangladeş'te siyasi sorunlara rağmen, yoksulluğun azaldığını,  90'lı yıllarda yüzde 1, 2000'lerin ilk 5 yılında yüzde 2 hızla azalan  yoksulluğun önce yarıya indirilmesini, 2030'da da tamamen sona  erdirilmesini amaçladıklarını dile getirdi. Yunus, “Kurumlarımızı, politikalarımızı ve kavramlarımızı  değiştirebilirsek yoksulluğu müzeye kaldırırız. 2030 yılında  Bangladeş'te fakir insan kalmayacak. Eğer yoksulluğu yüzde 50'ye  indirebiliyorsanız, sıfıra da indirebilirsiniz” diye konuştu.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı